Toplu rehin şartları gerçekleşmediği hâlde sicile toplu rehin tescil edilmişse, rehin verenler rehnin tümüyle terkinini isteyemez; birlikte kurulan rehin paylı rehin sayılır ve rehin yükünün taşınmazlara değeri oranında dağıtılması yoluna gidilir.
Detaylı özeti gör
İpotek veren üçüncü kişi konumundaki davacılar, kredi borçlusu şirketin banka ile yaptığı sözleşmelerden doğan borçlar için çok sayıda taşınmazları üzerine 2014 yılında kurulan 30.000.000,00 TL bedelli üst sınır ipoteğinin, toplu rehin şartları bulunmadığı gerekçesiyle fekkini istemiş; davalı banka karşı davada ipoteğin rehin konusu taşınmazlara dağıtılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi asıl davanın kabulü ile ipoteğin fekkine, karşı davanın reddine karar vermiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, davacıların kredi sözleşmesinin borçlusu olmadığı gibi kefil olarak da sorumlu bulunmadıklarını, dolayısıyla toplu rehnin şartlarının mevcut olmadığını saptamakla birlikte, bu hâlde paylı rehin hükümlerinin geçerli olacağını ve rehnin tümüyle terkininin istenemeyeceğini belirtmiştir. Karşı dava yönünden ise, dağıtımı yapmaya yetkili merciin tapu müdürlüğü olması ve yolsuz tescilin bu yolla düzeltilebilecek olması karşısında ilk derece kararı yerinde görülmüştür.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe