Belirli süre için kurulan ipotekte sürenin dolması rehni kendiliğinden sona erdirmez; kamuya açıklık gereği rehin sicilde göründükçe mevcut sayılır ve ancak rehinli alacaklının yazılı talebiyle yapılan terkinle son bulur; alacaklı kaçınırsa malik mahkemeye başvurabilir.
Detaylı özeti gör
Davacı, paydaşı olduğu taşınmaz üzerinde 1976 tarihli, bir yıl vadeli ve 70.000 TL bedelli ipoteğin terkini için bedeli kendisinin ödediğini ileri sürerek diğer paydaşın payına düşen 35.000 TL'nin tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, aradan geçen süre nedeniyle ipotek bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiğini, ancak 1976 tarihli senetteki 70.000 TL'nin alacağa esas alınamayacağını belirterek talebi hakkın kötüye kullanılması sayıp davayı reddetmiştir. Daire, TMK m.858 uyarınca taşınmaz rehninin ancak terkinle sona ereceğini, ipoteğin süreli kurulmuş olmasının sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erme sonucunu doğurmayacağını vurgulamıştır. Bu nedenle ipotek bedelinin kimin tarafından ödendiğinin taraf delilleri değerlendirilerek araştırılması ve davacı ödemişse bedelin dava tarihine güncellenerek payı oranında hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe