İİK Madde 68 - İlamsız takip: İtirazın kesin olarak kaldırılması
Hazırlayan: Av. Saim İncekaş · Adana Barosu · Güncelleme: 31.10.2026
Özet7 fıkra · ~2 dk okuma
İİK m.68, talebine itiraz edilen alacaklının, takibi imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, itirazın tebliğinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebileceğini düzenler; bu süre içinde istenilmezse yeniden ilamsız takip yapılamaz.
Madde 68-(1) Talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenitse, alacaklı itirazın kendisine tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu süre içerisinde itirazın kaldırılması istenilmediği takdirde yeniden ilâmsız takip yapılamaz.
(2) Borçlu itirazını varit gösterecek hiçbir belge ibraz edemezse icra mahkemesi itirazın kaldırılmasına karar verir.
(3) İtiraz birinci fıkrada gösterilen senet veya makbuz yahut belgeye müstenit ise itirazın kaldırılması talebi reddolunur.
(4) Borçlu murisine ait bir alacak için takibedilmekte olup da, terekenin borca batık olduğunu ileri sürerse bu hususta ilam getirmesi için kendisine münasip bir mühlet verilir. Bunun dışında itirazın kaldırılması talebinin kabul veya reddi için ileri sürülen iddia ve savunmalar bekletici mesele yapılamaz.
(5) Borçlunun gösterdiği belge altındaki imza alacaklı tarafından inkar edilirse hakim, 68/a maddesinde yazılı usule göre yaptığı inceleme neticesinde imzanın alacaklıya ait olduğuna kanaat getirdiği takdirde alacaklının itirazın kaldırılması talebini reddeder ve alacaklıyı sözü edilen belgenin taalluk ettiği değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa bu para cezasının infazı dava sonuna kadar tehir olunur ve alacaklı bu davada alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını ispat ederse bu ceza kalkar.
(6) Alacaklı duruşmada bizzat bulunmayıp da imza vekili tarafından reddolunduğu takdirde vekil mütaakıp oturumda müvekkilini imza tatbikatı için hazır bulundurmaya veya masraflarını vererek davetiye tebliğ ettirmeye mecburdur. Kabule değer mazereti olmadan gelmiyen alacaklı borçlunun dayandığı belgede yazılı miktar hakkındaki itirazın kaldırılması talebinden vazgeçmiş sayılır.
(7) İtirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Borçlu, menfi tespit ve istirdat davası açarsa, yahut alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hükmolunan tazminatın tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve dava lehine sonuçlanan taraf için, daha önce hükmedilmiş olan tazminat kalkar.
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
Değişiklikmadde tamamı 538 s.K. m.38
Değişiklik1. fıkra 4949 s.K. m.16
Değişiklik5. fıkra 3494 s.K. m.2
Ekfıkra 3222 s.K. m.6
Değişiklik7. fıkra 3494 s.K. m.2
Değişiklik1. cümle 4949 s.K. m.16
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
İtirazın kaldırılması aşamasında parasal risk tek tarafa ait değildir. Talebin esasa ilişkin nedenlerle kabulü hâlinde borçlu, aynı nedenlerle reddi hâlinde ise alacaklı, yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. İki kayıt atlanmamalıdır: kabul ya da ret esasa ilişkin bir nedene dayanmalı ve tazminata hükmedilebilmesi için diğer tarafın talebi bulunmalıdır. Talep edilmemiş bir tazminat, koşulları oluşsa bile kendiliğinden hüküm altına alınmaz.
Borçlunun dayandığı belgedeki imzayı alacaklı inkar ederse inceleme 68/a maddesindeki usulle yapılır; imza alacaklıya ait çıkarsa talep reddedilir ve alacaklı belgedeki değer veya miktarın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilir. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa cezanın infazı dava sonuna kadar ertelenir; alacağını ve imzanın kendisine ait olmadığını bu davada ispat ederse ceza kalkar. Duruşmada bulunmayan alacaklının vekili imzayı inkar etmişse, vekil sonraki oturumda müvekkilini imza incelemesi için hazır bulundurmak ya da masrafını vererek davetiye tebliğ ettirmek zorundadır; kabule değer mazereti olmadan gelmeyen alacaklı, belgedeki miktar bakımından talebinden vazgeçmiş sayılır.
İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.68 uygulaması
Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.
Yargıtay · HGK•E. 2019/731 K. 2022/1317•Bozma
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, mirasın reddi kararı bulunan mirasçılar aleyhine yapılan takip işlemlerine karşı başvurunun niteliği ve süreye bağlı olup olmadığı uyuşmazlığına ilişkindir. Karşı oyda kanunun sistematiği tartışılırken İİK m.68 bu çerçevede anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Murisin ölümünden sonra mirası reddeden mirasçılar aleyhine başlatılan icra takibine karşı başvurunun borca itiraz mı yoksa süresiz şikâyet mi olduğu. Değerlendirme: Mirası ret kararı alan mirasçı hak/taraf ehliyetini kaybetmez; mirasın reddi maddi hukuka dayalı borca itiraz sebebidir ve İİK m.62/1 uyarınca süresinde icra dairesine yapılmalıdır. Sonuç: Alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının BOZULMASINA oy çokluğuyla karar verilmiştir.
İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.68 uygulaması
Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2022/200 K. 2024/2275•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İİK m.68 ve m.67'de itirazın kaldırılması ve iptali için öngörülen süreler hak düşürücü olup itirazın alacaklıya tebliğinden başlar; tebliğ yapılmamışsa yalnız bu süreler başlamaz, davalar tebliğden önce de açılabilir. Zamanaşımı ile hak düşürücü süre birlikte işleyip aynı uzunlukta ise, zamanaşımı dolduktan sonra fakat hak düşürücü süre içinde açılan dava alacağın zamanaşımına uğramasını engellemez.
Detaylı özeti gör
Taşıyıcı şirket ödenmeyen navlun faturası için, yük sahibi ise antrepoda oluşan yük hasarı için başlattıkları icra takiplerine yapılan itirazların iptalini istemiş, davalar birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi her iki davayı da bir yıllık zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, faturaya dayalı alacakta akdi ilişki inkar edilmediğinden alacaklının yerleşim yerinde takip ve dava yolunun açık olduğunu, icra takibiyle kesilen zamanaşımının takibe ilişkin her işlemden sonra yeniden işlediğini, itirazla duran takipte başka işlem yapılmadığını ve arabuluculukta duran süre eklendiğinde bir yıllık sürenin dolduğunu belirterek tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2022/998 K. 2024/16•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, yargı kararıyla kurulduğu ileri sürülen kira ilişkisine dayanan kira alacağı takibinde itirazın kaldırılması ve tahliye talebine ilişkindir; İİK m.68, davacı vekilinin istinaf sebepleri arasında davalının ikrarını içeren mahkeme kararlarının bu madde anlamında belge olduğu ileri sürülürken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, ihaleyle taşınmazı alan alacaklının kira alacağının tahsili ve tahliye istemiyle yürüttüğü ilamsız takibe yapılan itirazın kaldırılmasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunmadığı ve uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözülmesi gerektiği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, kira sözleşmesinin şekle bağlı olmadığını, ancak tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamalarıyla kurulabileceğini belirtmiş; kira ilişkisinin yargı kararıyla kurulduğu ve karşı tarafın başka dosyada kira ilişkisini kabul ettiği yönündeki iddiaları, davacının aynı dosyada karşı tarafı hiçbir hakka dayanmayan işgalci olarak nitelemesi ve kira sözleşmelerini sahte saymış olması karşısında yerinde görmemiş, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2021/142 K. 2023/1060•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Vadesiz kredilerden doğan alacaklarda takip yolu, İİK m.68/b'deki koşullara uygun çıkarılmış ve kesinleşmiş hesap özetinin bulunup bulunmamasına göre belirlenir; böyle bir hesap özeti varsa İİK m.68/1'deki belgelere, yoksa kredi sözleşmesi ile banka defter veya kayıtlarına dayalı olarak ilamsız takip yapılır.
Detaylı özeti gör
Genel kredi sözleşmesine dayalı takibe itirazın iptali davasında borçlu, talep edilen yıllık yüzde 94,5 temerrüt faizinin ve faiz üzerinden hesaplanan verginin yasaya aykırı olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, bankacılık işinin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle TBK m.88 ve 120'deki faiz sınırlamalarının ticari kredilerde uygulanmayacağını, TTK m.8 uyarınca temerrüt faizi oranının serbestçe belirlenebileceğini kabul ederek borçlunun esasa ilişkin istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; alacaklı bankanın miktar itibarıyla kesin olan karara yönelik başvurusunu usulden, borçlunun başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2020/1575 K. 2020/1356•Düzelterek Esastan Red
İİK m.150/e'nin son fıkrası yollamasıyla kıyasen uygulanan m.78/2'deki itiraz kavramından, icra mahkemesine İİK m.68 ve 68/a uyarınca yapılan itirazın kaldırılması talebi anlaşılır.
Detaylı özeti gör
Davacı borçlular, asıl borçlu şirketin borcu için ipotek vermedikleri taşınmazın icra ihalesiyle satıldığını, kefalet limitinin aşıldığını ve takibin düştüğünü ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, tebligat ve kapak hesabında usulsüzlük bulunmadığını belirleyerek davayı reddetmiştir. Karara karşı davacı borçlular istinaf yoluna başvurmuştur.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2020/1582 K. 2020/1358•Düzelterek Esastan Red
İİK m.150/e son fıkrasının göndermesiyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte kıyasen uygulanan m.78/2'deki “itiraz” kavramından, icra mahkemesine İİK m.68-68/a uyarınca yapılan itirazın kaldırılması talebi anlaşılır. Bu nedenle icra mahkemesinde kıymet takdirine itiraz edilmesi satış isteme süresinin işlemesini durdurmaz.
Detaylı özeti gör
İpotek veren üçüncü kişi konumundaki davacı borçlular, asıl borçlunun borcu için taşınmazlarının ihaleyle satıldığını, alacağın teminatı olan taşınmazların toplu rehin oluşturduğunu ve yalnız bir kısmının satışa çıkarılmasının usulsüz olduğunu ileri sürerek ihalenin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddederek para cezasına hükmetmiştir. Davacılar karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.
Diğer kararlar (4)Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2019/991 K. 2020/1109•Kısmen Kabul
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, limit ipoteğine dayanan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takipte hesap kat ihtarının tebliğinden sonra takip başlatılabilmesine ilişkindir; İİK m.68, takibe dayanak ihtarnamenin bu maddenin birinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı yolundaki istinaf sebebinde anılmış, daire bu sebebi İİK m.150/ı koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle yerinde görmemiştir.
Detaylı özeti gör
Borçlular, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte takibin iptalini istedi; ilk derece mahkemesi şikayeti kısmen kabul ederek asıl alacağı ipotek limiti üzerinden sınırladı. Adana BAM, İİK m.150/ı ve TMK m.887 çerçevesinde, ipotek veren üçüncü kişi yönünden borcun muaccel kılınması koşulunu inceleyerek borçluların istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2019/573 K. 2020/550•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İİK m.68/son uyarınca itirazın kaldırılması talebinin esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde borçlu, talebin aynı nedenlerle reddi halinde ise alacaklı, diğer tarafın talebi üzerine yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, işyeri kirasından doğan kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiracının tahliyesi istemine ilişkindir. İcra hukuk mahkemesi, ödemenin ispat edilemediğini ve kiralananın işyeri olması nedeniyle sözleşmedeki %15 artış oranının uygulanacağını belirterek itirazın bilirkişi hesabı kadarki kısmının kaldırılmasına, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatına ve tahliyeye karar vermiştir. Daire, kiracının sözleşmedeki imzaya itiraz etmediğini ve ödemeyi ispatlayamadığını, işyeri kiralarında TBK'nın Geçici 2. maddesi gereği sözleşmedeki artış şartının geçerli olduğunu, İİK m.68/son uyarınca tazminata hükmedilmesinde de aykırılık bulunmadığını belirterek kiracının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2018/2612 K. 2019/1680•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, ölen kiracının mirasçılarına karşı kira alacağı için yapılan takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir; İİK m.68, davalı mirasçıların cevap ve istinaf dilekçelerinde, dayanak belgenin bu maddede sayılan belgelerden olmadığı ve kira sözleşmesine itiraz edildiği ileri sürülürken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Kiraya veren, yazılı kira sözleşmesine dayalı icra takibinde 134.000,00 TL kira alacağının ödenmediğini, kiracının ölümü üzerine takibin mirasçıları yönünden sürdürüldüğünü belirterek itirazın kaldırılmasını ve tahliyeyi istemiştir. İcra mahkemesi davayı kabul ederek itirazların kaldırılmasına, tahliyeye ve %20 icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Davalı mirasçılar, kira ilişkisinin ölümle sona erdiğini ve sözlü yeni anlaşma uyarınca verilen 17.000,00 TL bedelli çekle ödeme yapıldığını ileri sürmüştür. Daire, külli halefiyet gereği kira ilişkisinin mirasçılar bakımından devam ettiğini, ödeme ve sona erme iddialarının İİK m.269/c'de sayılan belgelerle ispatlanamadığını, ödeme belgesinde takip dayanağına açıkça atıf bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2018/1741 K. 2019/587•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, çeke dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte birinci ciranta borçlunun borca itiraz niteliğindeki başvurusuna ilişkindir; İİK m.68, alacaklının cevap dilekçesinde, borçlu olmadığı yönündeki iddianın bu madde ve devamına göre yazılı delille ispat edilmesi gerektiği savunulurken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yürütülen çek takibinde, ciranta konumundaki borçlunun icra mahkemesine başvurusu borca itiraz olarak nitelendirilmiştir. İlk derece mahkemesi, takip alacaklısının ibrazdan önce ciro silsilesinde yer almaması ve çeki bankaya ibraz eden cirantanın ibrazdan sonra temlik hükmünde bir ciro yapmamış olması nedeniyle takibi şikayetçi borçlu yönünden iptal etmiştir. Daire, alacaklının, borçlunun dava dilekçesindeki beyanının alacağın temlikini içerdiği yönündeki istinaf sebebini, alacağın devrinin yazılı şekle bağlı olması ve dosyaya bu yönde belge sunulmaması nedeniyle yerinde görmemiş; takip hakkının resen incelenmesi gerektiğini de belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.
Hukuk Asistanı
Bu konu hakkında hukuki sorularınızı yanıtlıyorum. Konuşma geçmişiniz her sayfaya özel devam eder.
Merhaba! 👋
Bu sayfadaki konu hakkında hukuki sorularınızı yanıtlayabilir, dilekçe ve başvuru metni hazırlayabilirim.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
⏳
Günlük ücretsiz hakkınız doldu
Yarın yeniden sorabilirsiniz. Sorunuz bekleyemiyorsa büroyla doğrudan görüşün.