İçeriğe geç

İİK Madde 71 İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

İİK m.71, borçlunun, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat etmesi halinde takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden isteyebileceğini düzenler. Borçlu aynı devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerse 33 a maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

Yürürlükte Değişiklik var Son değişiklik: · 538 s.K. m.42
İçindekiler

Sayfa içeriğiİİK Madde 71 - İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali

Resmi Metin

İcra mahkemesinin karariyle takibin talik veya iptali

Madde 71- (1) Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun ve ferilerinin itfa edildiğini yahut alacaklının kendisine bir mühlet verdiğini noterden tasdikli veya imzası ikrar edilmiş bir belge ile ispat ederse, takibin iptal veya talikini her zaman icra mahkemesinden istiyebilir.

(2) Borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürecek olursa, 33 a. Maddesi hükmü kıyasen uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Değişiklik Bilgisi

Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.

  1. Değişiklik madde tamamı 538 s.K. m.42

Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.

Avukat Yorumu

Takibin iptali veya taliki istemi, kesinleşmeden sonraki dönemde doğan itfa ya da mühlet iddiasına dayanır ve icra mahkemesine yöneltilir. İddia, noter onaylı veya imzası ikrar edilmiş belgeyle kanıtlanmalıdır. İspat yalnız ana borcu değil, hükmün borcun ve ferilerinin itfa edildiğini sözleri gereğince ferileri de kapsar. Bu istem her zaman ileri sürülebilir.

Zamanaşımı iddiası ise ikinci fıkrada ayrı bir hâl olarak ele alınmıştır. Borçlu kesinleşmeden sonraki dönem için zamanaşımı ileri sürerse madde ayrıntılı bir kural kurmaz; 33/a maddesinin kıyasen uygulanacağını belirtir.

İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.71 uygulaması

Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Yargıtay · HGK E. 2018/67 K. 2021/1672 Bozma

Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, ilamsız takipte borçluların takibin iptali ve borca itiraz istemleriyle icra mahkemesine yaptığı başvurunun niteliğine ilişkindir. Başvurunun dayandırıldığı hüküm belirtilirken İİK m.71 bu çerçevede anılmıştır.

Detaylı özeti gör

Alacaklı banka, reşit olmadan (12.04.1999, 18 yaş altı) kredi sözleşmesi imzalayan asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine genel haciz yoluyla takip başlattı. Borçlular icra mahkemesinde sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek takibin iptalini istedi. HGK, asıl borçlunun reşit olmaması nedeniyle borcun doğmadığı iddiasının borca itiraz niteliğinde olduğunu, İİK m.62/1 uyarınca yedi gün içinde icra dairesine bildirilmesi gerektiğini, icra mahkemesine yapılamayacağını belirtti. Sonuç: Direnme kararı bozuldu.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.71 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/869 K. 2020/1038 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İİK m.71/2 uyarınca borçlu, takibin kesinleşmesinden sonraki devrede borcun zamanaşımına uğradığını ileri sürerse İİK m.33/a hükmü kıyasen uygulanır ve istem icra mahkemesince çözümlenir.

Detaylı özeti gör

Tüketici kredisi sözleşmesinden doğan alacak için başlatılan ilamsız icra takibinde borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasını ve haczin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi hem zamanaşımı itirazını hem de haczin kaldırılması talebini reddetmiştir. Daire, sözleşmeden doğan alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve ödeme emrinin tebliğinden dava tarihine kadar bu sürenin dolmadığını; ayrıca alacaklının bir yıllık süre içinde haciz talebinde bulunmuş olması nedeniyle haciz isteme hakkının düşmediğini ve yenileme emri tebliğine gerek bulunmadığını belirterek borçlunun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.