TBK Madde 347 Bildirimle sona erme: Genel olarak

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 347, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı belirli süreli sözleşmenin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır ve kiraya veren yalnızca süre bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez; on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 347- (1) Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı, belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça, sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır. Kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Ancak, on yıllık uzama süresi sonunda kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir.

(2) Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde, kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilirler.

(3) Genel hükümlere göre fesih hakkının kullanılabileceği durumlarda, kiraya veren veya kiracı sözleşmeyi sona erdirebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kira ilişkisinin gerçek omurgası budur: sürenin dolması tek başına tahliye sebebi değildir. Süre bitse de sözleşme yıldan yıla kendiliğinden uzar; kiraya veren “süre bitti” diyerek çıkaramaz, ancak kiracı bitiminden en az 15 gün önce bildirimle çıkabilir. Bu yüzden çoğu tahliye, m.350-352’deki tahliye sebeplerine veya tahliye taahhüdüne dayanır; saf süre argümanı ile açılan davalar reddedilir.

Asıl güçlü silah 10 yıllık uzama süresi kuralıdır: ilk dönem + on uzama yılı dolduktan sonra, kiraya veren her uzama yılının bitiminden 3 ay önce yazılı bildirim yaparak sebep göstermeden tahliye davası açabilir. Pratikte tarih hesabı ve bildirimin süresinde ve yazılı yapılması belirleyicidir; bir gün gecikme bütün yılı kaçırtır. Tahliye davası öncesi arabuluculuk dava şartı olduğu da gözden kaçırılmamalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 347. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 11 inci maddesini kısmen karşılayan, “F. Konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmenin sona ermesi / I. Bildirim yoluyla / 1. Genel olarak” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 346 ncı maddesinde, genel olarak bildirim yoluyla kira sözleşmesinin sona ermesi düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, belirli süreli konut ve çatılı işyeri kiralarında, 6570 sayılı Kanunun 11 inci maddesinde olduğu üzere kiracı, süresinin bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunarak kira sözleşmesinin sona ermesini sağlayabilecek; böyle bir bildirim yapılmazsa, sözleşme aynı koşullarla bir yıl uzatılmış olacaktır. Kiraya veren ise, kural olarak, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremeyecektir. Ancak, 6570 sayılı Kanunun 11 inci maddesinden farklı olarak, Tasarıda, onbeş yıllık uzama süresi sonunda kiraya verenin, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebileceği öngörülmüştür. Böylece, kira sözleşmesi sebebiyle, kiraya verenin, aradan uzun yıllar geçse bile, kiralananın dolaysız zilyedi olamamasının toplumda yarattığı huzursuzluk dikkate alınmış ve kiraya verene, fıkrada belirtilen koşullar gerçekleşince, tazminat ödemekle yükümlü olmaksızın, sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilme hakkı tanınmıştır.

Maddenin ikinci fıkrasına göre, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise, yine sadece kiracı, bu defa Tasarının 327 ve 328 inci maddelerindeki düzenleme çerçevesinde fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilecektir. Buna karşılık, belirsiz süreli kira sözleşmelerinde kiraya veren, onbeş yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşme ilişkisini ortadan kaldırabilecektir.

Maddenin son fıkrasında, kiraya verenin veya kiracının fesih hakkının bulunduğu durumlarda, sözleşmeyi sona erdirebileceği belirtilmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.347 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/5593 K. 2022/7159 Onama

Konut ve çatılı işyeri kiralarında belirli süreli sözleşme, süresinin bitiminden sonra TBK m.347 gereği aynı koşullarla yıldan yıla uzayarak devam eder; sözleşme ancak tarafların uygun fesih bildirimi, mahkeme kararı ya da kiralananın yok olması ile sona erer.

Detaylı özeti gör

Davacı, taşınmaza yönelik müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi de davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasında 01/07/2008 başlangıç tarihli on yıl süreli imzalanan kira sözleşmesinin süre bitiminden sonra devam edip etmediği noktasında toplanmıştır. Yargıtay, sözleşmenin TBK 347 gereği aynı koşullarla yıldan yıla yenilenerek devam ettiğini ve fesih bildirimi, mahkeme kararı ya da kiralananın yok olması gibi bir sona erme hâlinin bulunmadığını, dolayısıyla kira ilişkisinin sürdüğünü belirtmiştir. Bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş ve usul ve kanuna uygun bulunan bölge adliye mahkemesi kararı HMK m.370/1 uyarınca oy birliğiyle onanmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7827 K. 2017/18433 Bozma

Konut ve çatılı işyeri kirasında belirli süreli sözleşme, kiracı süre bitiminden en az onbeş gün önce bildirimde bulunmadıkça aynı koşullarla bir yıl uzatılmış sayılır; sözleşme belirsiz süreli hâle gelmez, birer yıllık dönemlerle yenilenir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 20.02.2014'te satın aldığı ve davalının 1993'ten beri kiracı olduğu taşınmazı işyeri ihtiyacıyla tahliye ettirmek istemiş; yerel mahkeme, kira sözleşmesinin 01.01.2014'ten itibaren belirsiz süreli hale geldiği ve ihtiyaç ihtarının üç aylık fesih süresine uyulmadan tebliğ edildiği gerekçesiyle davayı süreden reddetmiştir. Yargıtay ise konut ve çatılı işyeri kirasında sözleşmenin belirsiz hale gelmeyip yıllık yenilendiğini, 01.01.2013 başlangıçlı bir yıllık sözleşmenin 01.01.2015'te sona erdiğini ve 26.01.2015'te açılan davanın süresinde olduğunu belirterek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5692 K. 2017/16889 Onama

TBK m.347 uyarınca konut ve çatılı işyeri kirasında on yıllık uzama süresi dolduktan sonra kiraya veren, uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunarak, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirip kiralananın tahliyesini isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, kiracının kahvehane olarak işlettiği dükkânı 07/07/2014'te satın almış ve on yılı aşkın süredir kendiliğinden yenilenen kira ilişkisi nedeniyle TBK m.347 uyarınca noter ihtarıyla kira dönemi sonu olan 02/10/2015'te tahliye istemiş, kiracı çıkmayınca tahliye davası açmıştır. Mahkeme davayı kabul etmiş, davalı temyiz etmiştir. Yargıtay esasa yönelik itirazları yerinde görmemiş; ancak harç ve vekalet ücretinin davacının bildirdiği 6.000 TL yıllık kira bedeli yerine kesinleşmemiş kira tespiti raporundaki 36.000 TL üzerinden hesaplanmasını Harçlar Kanunu m.43/1'e aykırı bularak hükmü bu yönden düzeltmiş ve düzeltilmiş şekliyle onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7456 K. 2017/16896 Bozma

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiraya veren, ancak on yıllık uzama süresi sonunda bildirim yoluyla kira sözleşmesine son verebilir; kanunda yazılı olmayan bir sebep, kiraya verene tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, 18/08/2010 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinin belirli süreli olması nedeniyle tarafınca feshedildiğini ve feshin noter ihtarnamesiyle davalı kiracıya bildirildiğini belirterek sözleşmenin feshi ile kiralananın tahliyesini istemiş, davalı ise davanın reddini dilemiştir. Mahkeme davayı kabul ederek akdin feshine ve tahliyeye karar vermiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Yargıtay, kiralananın mesken olarak kiralandığını, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih ve tahliye sebeplerinin sınırlı olduğunu ve kanunda yazılı olmayan bir nedenin tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermediğini belirterek, davanın reddi gerekirken kabulünü usul ve yasaya aykırı bulmuş ve hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/15765 K. 2017/14902 Bozma

TBK m.347/1 son cümlesindeki kiraya verenin sebepsiz fesih hakkı; yürürlükte 10 yıllık uzama dolmamış fakat kalan süresi 5 yıldan kısa sözleşmelerde yürürlükten 5 yıl sonra uygulanır; bu tarihten önce açılan davada dava hakkı doğmamıştır.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 20/05/2002 tarihli kira sözleşmesiyle kiracı olan davalıların taşınmazını 13/09/2011'de satın almış, 30/01/2015 tarihli ihtarnameyle sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirerek fesih ve tahliye istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi davayı kabul ederek kiralananın tahliyesine karar vermiştir. Yargıtay ise bir yıl süreli sözleşmenin on yıllık uzama süresinin 20/05/2013'te dolduğunu, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte bu sürenin henüz gerçekleşmediğini ve 6101 sayılı Kanun geçici m.2 uyarınca davacının dava hakkının 01/07/2017'den sonra doğacağını saptamıştır. Dava 09/06/2015'te açıldığından m.347 son cümlesinin henüz uygulanma olanağı bulunmadığı ve davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 347 - Bildirimle sona erme:…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!