Adana BAM, 5. HD., E. 2022/479 K. 2022/1076 T. 14.4.2022

İlgili TBK maddeleri: TBK Madde 329, TBK Madde 347, TBK Madde 353

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1
– N1

VEKİLİ:

Av. K2

DAVALI:

K3
– N2

DAVANIN KONUSU :

Kiralananın Tahliyesi (Borçlar Yasasından Kaynaklanan)

İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:

K1 – N1
VEKİLİ
:

Av. K2

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 27/05/2021tarih ve 2020/1624 Esas 2021/898 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Müvekkili ile karşı taraf arasında müvekkiline ait A2 adresinde bulunan taşınmaza ilişkin 1 yıl süreli kira sözleşmesi imzaladıklarını, işbu kira sözleşmesi sürenin bitiminden sonra devam ettiğini, belirsiz süreli hale geldiğini, kira ilişkisi müvekkili tarafından görülen lüzum üzerine 6098 s.TBK Md. 329 uyarınca feshedilmiş olduğunu, buna ilişkin Adana 14. Noterliğinin 21.06.2019 Tarihli 11422 Yevmiye Numaralı fesih ve tahliye ihbarı gönderilerek karşı tarafa 01.07.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, dava açma süresi sonraki kira yılı sonuna dek geçerli olduğundan dava açma süresinin korunduğunu, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yargıda süreler 3 ay süreyle durdurulmuş olduğunu, davanın açılmasına ilişkin süre de sonraki kira yılının sonu olan 01.12.2020 tarihinden itibaren 3 ay uzadığını, bu nedenle işbu davanın süresinde açıldığını, huzurdaki davamızın kabulü ile müvekkiline ait A2 adresinde bulunan taşınmazın tahliyesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

Davanın USULDEN REDDİNE, ” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İlk derece mahkemesince dava konusu kira sözleşmesinin belirsiz süreli kira sözleşmesi olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, dava konusu kira sözleşmesi 6098 s. TBK md. 327/II uyarınca belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünü, işbu kararın kanunun amir hükmüne açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkiline ait A2 adresinde bulunan taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi 01.12.2014 tarihli olup 1 yıl süreli imzalandığı, akabinde ise tarafların, açık bir anlaşma olmaksızın sözleşmeyi sürdürdükleri ve böylelikle kira ilişkisinin 6098 s. TBK Md. 327/II uyarınca belirsiz süreli kira sözleşmesine dönüştüğünü, zira hükme göre; “(1) Açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesi bu sürenin sonunda kendiliğinden sona erer. (2) taraflar, bu durumda, açık bir anlaşma olmaksızın kira ilişkisini sürdürürlerse, kira sözleşmesi belirsiz süreli sözleşmeye dönüşür.” belirtildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak davanın kabulü ile müvekkiline ait “A2” adresinde bulunan taşınmazın tahliyesine, aksi halde bu yönde karar verilmek üzere bozulmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.

İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı tarafça davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesi talep edilmiş ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

Davacı K1 ile davalı K3 arasında aylık 500,00.-TL bedelli 01.12.2014 başlangıç tarihli 2 yıl süreli meskenin kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesi bulunmaktadır.

Davacı Adana 14. Noterliği’nin21.06.2019 tarihli 11422 sayılı ihbarnamesi ile kira sözleşmesinin 01.12.2019 tarihinde sona ereceğini ve yenilenmeyeceğini davalıya ihbar etmiş olup söz konusu tebligat 01.07.2019 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça 17.12.2020 tarihinde eldeki dava açılmıştır.

Açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nın 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
6098 sayılı TBK.’nun 347. maddesine göre; konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracı belirli süreli sözleşmelerin süresinin bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadıkça sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzatılmış sayılır.

Davacı dava dilekçesinde tahliye sebebini bildirmemiş mesken niteliğindeki taşınmazda kira süresinin dolmuş olmasıyla birlikte davacının tahliye hakkının doğmadığı ayrıca kanunda belirtilen diğer şartlardan birisinin gerçekleşmesi gerekse de; taraflar arasında 01.12.2014 tarihli kira sözleşmesi uyarınca 2 yıllık belirli kira sözleşmesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki kira sözleşmesinin 01.12.2016 tarihinden itibaren birer yıl uzadığının kabul edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafından davalıya gönderilen 21.06.2019 tarihli ihbarname ile 01.12.2019 tarihinden itibaren kira sözleşmesinin yenilenmeyeceği bildirilmiştir. Söz konusu ihbarname uyarınca dava açma süresi 01.12.2019 ile 01.12.2020 tarihleri arasında korunmuştur. Oysa davacının eldeki davayı 17.12.2020 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.

Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK.’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1-İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b(1) maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70.-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30.-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30.-TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4-Kararın tebliği, harç ve diğer işlemlerin Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/3 md. uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!