Adana BAM, 5. HD., E. 2021/292 K. 2021/866 T. 13.4.2021

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

DÖRTYOL SULH HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI :

K.H.

VASİ:

K1
– -N1

KISITLI:

K2
– -N2
MÜDAHALE TALEP EDEN

İLGİLİ :

K3
– N3

DAVANIN KONUSU :

VESAYET
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN MÜDAHALE TALEP EDEN

İLGİLİ :

K3 – N3

TALEP KONUSU :

Mahkeme Kararının Kaldırılması
Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20/11/2020 tarih ve 2020/442 Esas 2020/930 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle müdahale talep eden K3’ın istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :

Oğlu K2’ın zihinsel rahatsızlığı nedeniyle, kendi ihtiyaçlarını giderebilecek ve işlerini görebilecek durumda bulunmadığını belirtmiş ve mahkememizden oğlunun kısıtlanmasını ve kendisinin oğluna vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :

“1- Davanın KABULÜNE, Ankara ili A3’de nüfusa kayıtlı, K3 ve K1 oğlu, Altındağ-29/03/2002 doğumlu K2’ın TMK 405 maddesi uyarınca KISITLANMASINA, Kısıtlının TMK’nın 419/3 maddesi uyarınca Osmaniye ili merkez ilçesi A4 Mah/köyü, cilt:53 hane:123’de nüfusa kayıtlı, K4 ve K5 kızı, Osmaniye-12/06/1983 doğumlu annesi K1’ın SÜRESİZ VELAYETİ ALTINDA BIRAKILMASINA, 2-Kısıtlama kararının 4721. sayılı TMK:nın 410 ve 421. maddeleri gereğince kısıtlının yerleşim yerinde ve nüfusa kayıtlı olduğu yerde İLANINA,” şeklinde karar verildiği görülmüştür.

MÜDAHALE TALEP EDEN K3
TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

İlk derece mahkeme kararında baba olarak tarafının dosyaya eklenmemesi ve hiçbir şekilde tarafına tebligat yapılmaması nedeniyle verilen kararın hukuksuz olduğunu, kısıtlanan çocuğunun 18 yaşını dava tarihinden çok önce doldurduğunu ve kendi yanında kaldığının göz ardı edilerek davacı annenin yanında kalıyormuş gibi hüküm kurulduğunu, davacı anne tarafından kısıtlı cocuğunun babasının yanında kendi iradesiyle kaldığının bildirilmediğini, bu eksikliklerin yargılamada bildirilmemiş ve taraf olarak eklenmeyerek eksik soruşturma ile hüküm kurulduğunu, kısıtlı cocuğu hakkında sağlık kuruluşundan denetime elverişli ve usulüne uygun herhangi bir rapor alınmadığını, bu nedenlerle müdahillik talebinin kabulüne, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:

Dava, kısıtlanma-vasi atanması talebine ilişkindir.

Vasi adayı, oğlu olan kısıtlı adayı K2’ın zihinsel engelli olduğunu, kendisinin bakım ve gözetimi altında yaşadığını, resmi işlemlerini yapamadığını beyan ederek, K2’ın kısıtlanmasına, kendisinin vasi olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile K2’ın TMK’nın 405. maddesi gereğince kısıtlanmasına, annesi K1’ın velayeti altında bırakılmasına karar verilmiş, kısıtlı adayının babası K3 tarafından karar istinaf edilmiştir.

TMK’nın 404-408 maddeleri arasında vesayeti gerektiren haller düzenlenmiştir.

TMK’nın 405. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebi ile işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.”

TMK’nın 409/2. maddesinde “Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlamaya ancak resmî sağlık kurulu raporu üzerine karar verilir. Hâkim, karar vermeden önce, kurul raporunu göz önünde tutarak kısıtlanması istenen kişiyi dinleyebilir.” şeklinde düzenlemeler bulunmaktadır.

Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan Dörtyol Devlet Hastanesi’nin 09/06/2020 tarihli “Erişkinler İçin Engellilik Sağlık Kurulu Raporu”nda kısıtlı adayının epilepsi ve hafif mental retardasyon rahatsızlıkları nedeniyle %76 oranında engelli olduğunun tespit edildiği, ancak kişiye vasi ya da yasal danışman atanmasının gerekip gerekmediği hususunda tespit bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Vesayete ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendirmesi sebebiyle re’sen araştırmayı gerektirmekte olup; dava açılmadan önce alınan engelli sağlık kurulu raporunda kısıtlı adayının kısıtlanmasının ya da kendisine yasal danışman atanmasının gerekip gerekmediği hususunda tespit bulunmadığından, kısıtlı adayının tam teşekküllü bir devlet hastahanesine sevki ile akıl hastalığı ve akıl zayıflığı sebepleriyle kısıtlanması gerekip gerekmediği hususunda resmi sağlık kurulu raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi; kısıtlama için yeterli sebep bulunmadığı kanaatine varıldığı takdirde TMK’nın 429. maddesi kapsamında yasal danışman atanmasının gerekip gerekmediği yönünden araştırma ve inceleme yapılıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.

Mahkemece deliller toplanmadan ve eksik inceleme ile karar verilmiş olması nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
İstinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 20/11/2020 tarih ve 2020/442 Esas 2020/930 sayılı kararının esası incelenmeden
KALDIRILMASINA,

2-Dosyanın, gerekçede bahsedilen eksiklikler giderilerek, deliller toplanarak davanın yeniden görülüp, yeni bir karar verilmesi için mahkemesine İADESİNE,

3-Davanın niteliği gereği harç alınmasına yer olmadığına,

4-İstinaf eden K3 tarafından yapılan istinaf giderlerinin yargılama masrafı olarak ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,

5-
Kararın tebliği, harç vb. hususların 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 353/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 13/04/2021

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!