Adana BAM, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Hazinenin TMK m.1007 uyarınca kusursuz sorumlu olabileceğini gözeterek, idarenin yolsuz tescilin iptali davasını açıp sonuçlandırmakta hukuki yararının bulunduğunu belirtti.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Uyuşmazlık, TAKBİS üzerinde usulsüz işlemlerle değiştirilen tapu kaydının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kayıt sonradan gerçek malik (Hazine) adına düzeltildiğinden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Adana BAM, hukuki sebepten yoksun işlemlerin TMK m.1024 uyarınca yolsuz tescil sayılabileceğini ve Hazinenin m.1007 sorumluluğu karşısında davada hukuki yarar bulunduğunu değerlendirmiştir.
Kararı incele →
TMK m.1007, tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğunun dayanağıdır. Adana BAM, taşınmaz halen davacı adına kayıtlı ve zarar doğmadığından Hazinenin bu kapsamda sorumluluğu bulunmadığını belirleyerek davayı reddetmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, tapuya güvenerek satın aldığı taşınmazın sonradan orman sayılan yerden çıktığını ileri sürerek satış bedelinin iadesi/tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi taşınmazın halen davacı adına kayıtlı olması ve davacının henüz zararının doğmaması nedeniyle Hazine yönünden, kusur bulunmaması nedeniyle Belediye ve satıcı yönünden davayı reddetmiştir. Adana BAM, davacının istinafını esastan reddetmiş; Belediye ve Hazinenin pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, satıcı yönünden sebepsiz zenginleşme koşullarının oluşmadığını saptayarak ilk derece kararını kaldırıp düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.
Kararı incele →
Adana BAM, TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumlu olduğunu belirterek, husumetin Devlete yöneltilmesini yerinde gördü.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, 2009'da satın aldığı taşınmazın orman vasfında olduğu gerekçesiyle açılan dava sonucu tapusunun iptal edilip Hazine adına tescil edilmesi üzerine TMK 1007 uyarınca tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüyle maddi tazminata hükmetmiş, davalı Hazine husumet ve kusursuzluk iddiasıyla istinafa başvurmuştur. Adana BAM, tapu satın alındığında kütükte orman şerhi bulunmadığını, davacının iyiniyetli olduğunu ve tapu sicilinin tutulmasından doğan zarardan Devletin kusursuz sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Adana BAM, tapu sicilinin hatalı tutulması (yüzölçümünün sehven yanlış kaydı) nedeniyle TMK 1007 uyarınca Devletin kusursuz sorumluluğunun doğduğunu ve davacının gerçek zararının karşılanması gerektiğini kabul ederek, zararın taşınmazın arsa değeri üzerinden hesaplanmasıyla tazminata hükmetmiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, tapuya güvenerek 2697 m2 satın aldığı taşınmazın yüzölçümünün sehven hatalı olduğu gerekçesiyle sonradan 700 m2'ye düşürülmesi nedeniyle TMK 1007'ye dayalı tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi taşınmazı arazi kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş; Adana BAM ise daha önce kesinleşmiş kararla aynı parsele arsa değeri biçildiğinden taşınmazın arsa olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirleyerek davacının istinafını kabul etmiş, kararı kaldırmış ve düzelterek davayı kısmen kabulle 94.000 TL tazminata hükmetmiştir.
Kararı incele →
Adana BAM, TMK m.1007 kapsamında tapu sicilinin hatalı tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde tazminat tutarının doğru belirlenip belirlenmediğini denetledi.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacı, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istedi; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti ve hüküm her iki tarafça istinaf edildi. Adana BAM, TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumluluğu çerçevesinde tazminat tutarını inceledi.
Kararı incele →
Diğer kararlar (5)
Adana BAM, Hazinenin tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan TMK m.1007 uyarınca kusursuz sorumlu tutulabileceğini gözeterek, idarenin yolsuz tescil işlemlerinin iptali davasında hukuki yararının bulunduğunu vurguladı.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Uyuşmazlık, TAKBİS üzerinde usulsüz işlemlerle değiştirilen tapu kaydının yolsuz tescil nedeniyle iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kayıt sonradan gerçek malik (Hazine) adına düzeltildiğinden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Adana BAM, hukuki sebebe bağlılık ilkesi gereği bu işlemlerin TMK m.1024 anlamında yolsuz tescil niteliğini ve Hazinenin m.1007 kapsamındaki hukuki yararını ele almıştır.
Kararı incele →
Adana BAM, TMK m.1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararlardan Devletin kusursuz sorumlu olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin tespiti yönünden esas aldı.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacının mülkiyetindeki taşınmazın kadastro tespiti sonrası açılan tapu iptali ve tescil davasıyla orman vasfıyla Hazine adına tescili üzerine, TMK 1007 uyarınca tapu sicilinin tutulmasından doğan zararın tazmini istenmiştir. Adana BAM, Devletin kusursuz sorumluluğunun kadastro işlemlerini de kapsadığını, husumetin Maliye Hazinesine yöneltilmesinin doğru olduğunu ve bilirkişi raporlarının değerlendirmesine ilişkin davalı itirazlarını yerinde görmemiştir. Ancak ilk derece mahkemesinin %6 yerine %7 kapitalizasyon faiz oranı uygulanması gerektiğinden kararı kaldırıp düzelterek davanın kısmen kabulüne ve 60.382,00 TL tazminata hükmetmiştir.
Kararı incele →
Daire, TMK m.1007 ile tapu sicilinin mevzuata uygun tutulmasının devlet garantisi altında olduğunu, kanuna aykırı tutulmadan doğan zararlardan devletin sorumlu olduğunu çerçeve olarak anmış; tapu sicilinin doğruluğu ilkesiyle dayanaksız şerhin terkini gerekçesini desteklemiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Mersin'deki taşınmaz maliklerinin tapu beyanlar hanesindeki "sahtecilikle satışa konu edildiği" şerhinin terkini talebi ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, davalı idare istinafa başvurmuştur. Adana BAM, terkini istenen şerhin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nce konulduğunu ve dayanak bir hukuki işlem/hak bulunmadığını, dolayısıyla kararın usul ve yasaya uygun olduğunu saptamıştır. Daire, davalı vekilinin istinaf talebini esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
TMK 1007 (tapu sicilinin yanlış tutulmasından Devletin sorumluluğu) uyarınca Adana BAM, gerçek zararın tapu iptalinin kesinleştiği tarihteki değere göre arsa/arazi vasfı belirlenerek hesaplanması gerektiğini saptamış; bilirkişi raporunu elverişsiz bulup kararı kaldırmış, dosyayı yerele göndermiştir.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacıların murisine ait taşınmazın tapu kaydının iptali nedeniyle TMK m.1007'ye dayalı maddi ve manevi tazminat istemli davada ilk derece mahkemesi maddi ve manevi tazminatı kısmen kabul etmiş; her iki taraf istinafa başvurmuştur. Adana BAM, makul sürede yargılanma kaynaklı manevi tazminatın idari yargıda tam yargı davasına konu olması gerektiğini, tapu iptalinin kişilik haklarına saldırı sayılamayacağından bu yönden manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, maddi tazminat için ise taşınmazın arsa/arazi vasfı belirlenmeden hüküm kurmaya elverişsiz bilirkişi raporuna dayanıldığını saptamıştır. Davalı vekilinin istinafını kabul ederek kararı kaldırmış ve eksik araştırma nedeniyle dosyayı yerel mahkemeye geri göndermiştir.
Kararı incele →
BAM, tapu sicilinin güvenilirliğini açıklarken TMK 1007'yi devletin tapu sicilinin mevzuata uygun tutulmasını garanti ettiği, sicilin kanun ve nizama aykırı tutulmasından doğan zararlardan sorumlu olduğu çerçeve dayanak olarak anmış; bu güvence ışığında dayanaksız şerhin terkinini doğru bulmuştur.
Detaylı özeti gör
Karar özeti: Davacılar, taşınmazlarının tapu kaydı beyanlar hanesindeki idarece konulan 'sahtecilikle satışa konu edildiği' şerhinin geçerli bir hukuki dayanağı kalmadığını ileri sürerek terkinini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Adana BAM, şerhe dayanak olan sahtecilik davasının açılmamış sayıldığını, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre şerhin dayanağı bir hukuki işlem veya hak bulunmadığını saptamıştır. Bu nedenle ilk derece kararını usul ve yasaya uygun bularak davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararı incele →
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Bilgilendirme amaçlıdır.