TBK Madde 88 İfanın konusu: Faiz

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 88, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranını sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirler; sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranı ise birinci fıkraya göre belirlenen oranın yüzde elli fazlasını aşamaz.

Resmi Metin

Faiz

Madde 88- (1) Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

(2) Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.88 akdi (anapara) faizini düzenler; temerrut faiziyle (TBK m.120) karıştırmayın. Taraflar sözleşmede faiz oranı kararlaştırmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre belirlenen kanuni oran uygulanır. Dilekçede oranı dayandırırken bu tarihi net gösterin; yanlış tarihten oran istemek talebinizi zayıflatır. Müvekkiliniz yüksek faizli bir sözleşmenin alacaklısıysa, oranın geçerli sınır içinde kaldığını; borçlu tarafındaysa sınır aşımını mutlaka inceleyin.

Kritik üst sınır: sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz, kanuni oranın yüzde elli fazlasını aşamaz (TBK m.88/2). Aşan kısım geçersiz olup oran yasal sınıra çekilir; bu emredici bir kural olduğundan def’i değil itiraz niteliğindedir ve borçlu lehine re’sen dikkate alınması gerektiği savunulabilir. Borçlu vekiliyseniz, sözleşmedeki kararlaştırılmış oranı kanuni oranla karşılaştırıp aşım itirazını cevap dilekçesinde açıkça ileri sürün; alacaklı vekiliyseniz hesabınızı baştan sınır içinde yapın. Bileşik faiz (faize faiz) ise ayrı rejime tabidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 88. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 72. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 87. maddesinde, yasal faiz düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 72. maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranının sözleşmede kararlaştırılmaması durumunda, bu oranın faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği öngörülmektedir. Faiz oranının, zaman içinde sıkça değiştirilebildiği göz önünde tutularak, temel bir kanun olan Türk Borçlar Kanununda sabit bir oranın belirtilmesi uygun görülmemiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, sözleşmede kararlaştırılacak yıllık faiz oranının, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamayacağı öngörülerek, bu emredici hükümle, uygulamada örnekleri sıkça görülen olağanüstü faiz oranları karşısında, borçluların korunması amaçlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.88 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/5744 K. 2022/103 Kısmi

Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre belirlenir; bu düzenlemeyi göz ardı eden bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı avukatlar, davalılarla imzaladıkları avukatlık ve müşavirlik sözleşmesinden doğan maktu ve başarı ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir; taraflar arasında düzenlenen sulh ve ibranamede borcun temerrüt tarihinden itibaren aylık %1 dolar faiziyle taksitle ödenmesi kararlaştırılmış, davalıların ödemede yeniden temerrüde düşmesi üzerine dava açılmıştır. Uyuşmazlık, alacağa uygulanacak akdi ve temerrüt faizinin oranına ilişkindir. Yargıtay, halen görülmekte olan davalarda da uygulanması gereken TBK m.88 ve m.120 hükümlerinin emredici nitelikte olduğunu ve taraflarca ileri sürülmese de re'sen gözetilmesi gerektiğini, mahkemenin bu düzenlemeleri göz ardı eden bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı davalı müflis şirket yararına bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/608 K. 2019/810 Onama

Sözleşmede kararlaştırılmamışsa uygulanacak yıllık faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuata göre belirlenir; bu oran hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle saptanacağından bilirkişi raporuna gerek yoktur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıyla imzaladığı güvenlik hizmeti sözleşmesi kapsamında verdiği hizmetin bakiye alacağının, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ödenmediğini ileri sürerek faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; davalı ise ayıplı hizmet nedeniyle sözleşmeyi haklı feshettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Ankara 10. Tüketici Mahkemesi davayı kısmen kabul ederek asıl alacak üzerinden takibin devamına ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine hükmetmiş, karar davalının temyizi üzerine bozulmuş, mahkemenin direnmesiyle uyuşmazlık Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Kurul, uygulanacak faiz oranının bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmadan hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle belirlenebileceğini, gerekçeli karar başlığındaki dava tarihi yanlışlığının ise düzeltilebilir maddi hata olduğunu belirterek direnme kararının ilave gerekçelerle onanmasına kesin olarak karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/2722 K. 2017/2010 Kısmi

Sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir ve alacağa bu esasa göre faiz hesaplanmalıdır.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini ve kiracının tahliyesini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi kira alacağına ilişkin davayı kısmen kabul ederek tahliyeye karar vermiş, gecikme bedeli ile icra inkar tazminatı istemlerini reddetmiştir. Her iki taraf da hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay tahliye hükmünü onamış; ancak sözleşmede kira bedelinin her ayın beşine kadar ödeneceğinin kararlaştırılması nedeniyle kiracının ihtara gerek olmaksızın temerrüde düştüğünü, işlemiş faizin takip tarihi yerine vade tarihinden itibaren TBK m.88 ve 120 uyarınca hesaplanması gerektiğini belirlemiştir. Ayrıca takip konusu kira alacağının sözleşmede açıkça yazılı olup likit ve muayyen olması nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini saptayan Daire, hükmü gecikme bedeli ve icra inkar tazminatı yönünden bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/736 K. 2017/285 Onama

Taraflar tacir olup ilişki ticari iş niteliğinde ise, TBK m.88'in akdi faiz oranına getirdiği (yasal oranın yüzde elli fazlasını aşamama) sınırı uygulanmaz; ticari işlerde faiz oranı TTK uyarınca serbestçe kararlaştırılabilir.

Detaylı özeti gör

Her ikisi de tacir olan taraflar arasında düzenlenen 2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, zamanında ödenmeyen kira bedelleri için günlük gecikme faizi kararlaştırılmış; kiralanan taşınmaz davalının ticari faaliyetinde kullanılmıştır. Erken tahliye nedeniyle açılan alacak davasında yerel mahkeme hükmü, faizin TBK m.120 çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; mahkeme ise tarafların tacir olması nedeniyle akdi ve temerrüt faizinin TTK uyarınca serbestçe belirlenebileceği, TBK sınırlamalarının ticari işlere uygulanmayacağı gerekçesiyle direnmiştir. Yargıtay, davanın her iki tarafının da tacir olduğunu ve taşınmazın davalının ticari faaliyeti için kiralandığını gözeterek faizin serbestçe kararlaştırılabileceğini kabul etmiş, davalı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek direnme kararının onanmasına hükmetmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.88 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/142 K. 2023/1060 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bankacılık işi ticari iş niteliğinde olduğundan, sözleşmeyle kararlaştırılacak faiz oranına TBK m.88 ile getirilen üst sınırın ticari kredilerde uygulanmayacağı ve oranın TTK m.8 uyarınca serbestçe belirlenebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesine dayalı takibe itirazın iptali davasında borçlu, talep edilen yıllık yüzde 94,5 temerrüt faizinin ve faiz üzerinden hesaplanan verginin yasaya aykırı olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, bankacılık işinin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle TBK m.88 ve 120'deki faiz sınırlamalarının ticari kredilerde uygulanmayacağını, TTK m.8 uyarınca temerrüt faizi oranının serbestçe belirlenebileceğini kabul ederek borçlunun esasa ilişkin istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; alacaklı bankanın miktar itibarıyla kesin olan karara yönelik başvurusunu usulden, borçlunun başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1505 K. 2020/1730 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Banka kredisinden doğan takipte, TBK'nın sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık faiz oranına getirdiği üst sınırın ticari işlerde uygulanmayacağı belirtilerek, kredi sözleşmesindeki orana göre hesaplanan faize yönelik borçlu şirketin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu şirket, takibin mükerrer olduğunu, süresinde satış istenmediğinden takibin düştüğünü, uygulanan temerrüt faizinin fahiş olduğunu ve icra emrinin usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, kredi sözleşmesindeki orana göre hesaplanan temerrüt faizinin ticari işte geçerli olduğunu ve icra emrine yedi günlük sürede itiraz edilmediğini belirterek istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; ancak aynı şikayetlerin daha önce açılmış derdest bir davada görülmesi nedeniyle bunların usulden reddi gerekirken esastan reddedilmesini isabetsiz bularak ilk derece kararını resen kaldırmış ve yerine yeni hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1587 K. 2020/354 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sabit faizli tüketici kredisinde akdi faizin, sözleşmede kararlaştırılan orana göre TBK m.88/2 çerçevesinde hesaplanmasında isabetsizlik görülmemiş; kredi borçlusunun akdi faiz oranının ve buna bağlı takip alacağının hatalı belirlendiğine ilişkin istinaf sebebi reddedilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, sabit faizli tüketici kredisi taksitlerini ödemeyen kredi borçlusu hakkında ilamsız takip başlatmış; itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kısmen kabul ederek takibin belirlenen asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına ve asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına karar vermiştir. Borçlu, akdi ve temerrüt faizinin hatalı hesaplandığını ve alacağın likit olmadığını ileri sürmüştür. Daire, akdi faizin TBK m.88/2, temerrüt faizinin ise m.120/2 uyarınca sözleşmede kararlaştırılan orana göre hesaplandığını belirterek faiz oranlarına yönelik istinaf sebebini yerinde görmemiş; imzalı ödeme planı nedeniyle alacağın likit olduğunu kabul ederek icra inkar tazminatını da yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2017/13 K. 2017/11 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Akdî ve temerrüt faizine ilişkin sınırlamaların ticari işlerde uygulanmadığı, ancak düzenleniş amaçları gereği emredici nitelik taşıdıklarından ticari nitelik taşımayan işlerde uygulanmasının zorunlu olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi kartı borcu nedeniyle kesinleşen ilamsız takipte borçlu, takipten sonra düşen faiz oranlarına göre hesap yapılmasını istemiş, icra müdürlüğü talebi reddetmiş, icra hukuk mahkemesi ise şikayeti duruşma açmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan sonuçlandırmıştır. Daire, akdî ve temerrüt faizi sınırlarının ticari nitelik taşımayan işlerde emredici olduğunu, takipte istenen oranın ticari ya da yasal faiz oranlarına denk gelmediğini, bu nedenle kredi kartı sözleşmesi getirtilip uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak ve duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiş; istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!