TBK Madde 85 Bölünemeyen borç

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 85, bölünemeyen bir borçta birden çok alacaklı varsa her alacaklı borcun tüm alacaklılara ifasını isteyebilir ve borçlu edimini alacaklıların hepsine birden ifa etmek zorundadır; birden çok borçlu varsa borçluların her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür ve durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça ifada bulunan borçlu alacaklıya halef olarak diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir.

Resmi Metin

Bölünemeyen borç

Madde 85- (1) Bölünemeyen bir borcun birden çok alacaklısı varsa, alacaklılardan her biri, borcun alacaklıların tamamına ifasını isteyebilir. Borçlu, edimini alacaklıların hepsine birden ifa etmek zorundadır.

(2) Bölünemeyen borcun birden çok borçlusu varsa, borçlulardan her biri borcun tamamını ifa etmekle yükümlüdür.

(3) Durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça, ifada bulunan borçlu, alacaklıya halef olur ve diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.85, edimi parçalanamayan borçlarda tarafların çokluğu halinde kimin neyi isteyebileceğini ve kimin neyle yükümlü olduğunu düzenler. Pratikte en kritik nokta şudur: birden çok borçlu varsa, her biri borcun yalnız kendi payını değil, tamamını ifa etmekle yükümlüdür; çünkü edim bölünemez. Müvekkili borçlu olan avukatın sık düştüğü hata, “payıma düşeni öderim” savunmasıdır; bu savunma dinlenmez. Borçlu önce edimin tamamını yerine getirir, sonra iç ilişkide rücu eder. Alacaklı tarafında ise her bir alacaklı, ifanın yalnız kendisine değil, alacaklıların tamamına yapılmasını isteyebilir; borçlu da hepsine birden ifa etmek zorundadır.

Dava ve talep taktiği açısından: alacaklı vekiliyseniz, talebi tek borçluya yöneltip tamamını isteyebilirsiniz; ispat yükü, alacağın varlığı ve borcun bölünemez niteliği noktasındadır (muacceliyet bu maddenin unsuru değildir). Borçlu müvekkili ifa eden taraf yapacaksanız, ifa belgesini titizlikle saklayın; zira TBK m.85 uyarınca durumun gereğinden aksi anlaşılmadıkça ifada bulunan borçlu alacaklıya halef olur ve diğer borçlulardan payları oranında alacağını isteyebilir. Rücu davasında ödeme kanıtı ve halefiyet en güçlü dayanağınızdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 85. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 69. maddesini karşılamaktadır. Tasarının üç fıkradan oluşan 84. maddesinde, bölünemeyen borç düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 69. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Taksimi kabil olmayan borç” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Bölünemeyen borç” şeklinde değiştirilmiştir.

Tasarının 84 üncü maddesinin birinci fıkrasında, bölünemeyen bir borcun alacaklılarından her birinin, ancak, borcun alacaklılardan birine değil, tamamına ifasını isteyebileceği, borçlunun da, ancak alacaklıların tamamına ifada bulunarak borcundan kurtulabileceği ifade edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 69. maddesinin üçüncü cümlesi, Tasarının 84. maddesinin ikinci fıkrasına alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.85 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/5801 K. 2021/10444 Bozma

Bölünemeyen bir borcun birden çok alacaklısı varsa, alacaklılardan her biri borcun alacaklıların tamamına ifasını isteyebilir ve borçlu edimini alacaklıların hepsine birden ifa etmek zorundadır; birden fazla kiraya verenin bulunduğu kirada kiracının kiralananı geri verme borcu bölünemeyen borç olduğundan, kiracı bu borcu tek bir kiraya verene ifa etmekle borcundan kurtulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalı kiraya verenlerle 01.02.2014 başlangıç tarihli 8 yıl süreli kira sözleşmesi yapmış; 06.01.2015 tarihli noter ihtarnamesiyle sözleşmeyi sürdürmeyeceğini bildirmiş, anahtarlar teslim alınmayınca tevdi mahalli tayin ettirerek 15.04.2015 tarihinde sulh hukuk mahkemesine bırakmıştır. Buna rağmen 324.280 TL kira alacağı ve 3.118,42 TL işlemiş faiz için hakkında icra takibi başlatılınca borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi kiraya verenlerin iyiniyetli davranmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul edip 391.092,58 TL tahsiline hükmetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Daire, birden fazla kiraya veren bulunduğundan geri verme borcunun bölünemez olduğunu, tahliyenin itirazın kaldırılması davasındaki 11.06.2015 tarihli ilk oturumda öğrenildiğini belirterek bu tarihin esas alınıp makul sürenin ek bilirkişi raporuyla yeniden belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!