TBK Madde 89 İfa yeri

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 89, borcun ifa yerini tarafların açık veya örtülü iradesine göre belirler; aksine anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, parça borçları sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki bütün borçlar ise doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse, borç alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.

Resmi Metin

İfa yeri

Madde 89- (1) Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;

  1. 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde,
  2. 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde,
  3. 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde,

(2) ifa edilir.

(3) Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.89 ifanın hangi yerde yapılacağını belirler ve uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Önce tarafların açık ya da örtülü iradesine bakılır; sözleşmede ifa yeri kararlaştırılmamışsa kanunun varsayılan kuralları devreye girer. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; yani para borcu götürülecek borçtur. Sık yapılan ve maliyetli hata, parayı borçlunun yerinde ödenir sanmaktır. Oysa borçlu, alacaklının bulunduğu yere parayı ulaştırmakla yükümlüdür. Parça borçları sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, diğer tüm borçlar ise doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde (aranacak borç) ifa edilir.

Avukat için bu ayrımın pratik değeri büyüktür: ifa yeri hem yetkili icra dairesi ve mahkemeyi hem de temerrüdün gerçekleştiği yeri belirler. Para alacaklarında alacaklının yerleşim yeri yetki dayanağı olarak dilekçeye yazılmalı, sözleşmede aksine bir ifa yeri kaydı varsa bu öncelikle ileri sürülmelidir. İspat yükü, iradeyle belirlenmiş özel bir ifa yeri iddia eden taraftadır. Ayrıca alacaklı borç doğduktan sonra yerleşim yerini değiştirir ve ifa önemli ölçüde güçleşirse, borçlu önceki yerleşim yerinde ifa edebilir; bu savunmayı zamanında ileri sürmek önemlidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 73. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 88. maddesinde, borcun ifa yeri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 73. maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Borcun İfa Edileceği Mahal” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. İfa yeri” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 73. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde kullanılan “alacaklının verme zamanında mukim bulunduğu yerde” şeklindeki ibare, Tasarıda “alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde” şeklinde; 818 sayılı Borçlar Kanununun aynı maddesinin (2) numaralı bendinde kullanılan “Borç muayyen bir şeye taalluk ediyorsa” şeklindeki ibare, Tasarıda “Parça borçları” şeklinde; nihayet 818 sayılı Borçlar Kanununun yine aynı maddesinin (3) numaralı bendinde kullanılan “borçlunun mukim bulunduğu yerde” şeklindeki ibare de, Tasarıda “borçlunun yerleşim yerinde” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.89 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/51 K. 2025/3583 Onama

Sözleşmeden kaynaklanan para borçlarında ifa yeri, TBK m.89 uyarınca alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olup, HMK m.10 ile birlikte bu yer mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir.

Detaylı özeti gör

Davacı alıcı, taraflar arasında haricen ve sözlü olarak yapılan taşınmaz satışı anlaşması gereğince davalı satıcının banka hesabına satış bedeline mahsuben 1.850.000,00 TL havale etmiş; taşınmaz devredilmediği gibi ödenen bedel de iade edilmediğinden, alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını istemiştir. Davalı, mahkeme ile icra dairesinin yetkisiz olduğunu ve satış bedelinin tamamının ödenmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi yetki itirazını reddederek, resmi şekilde düzenlenmeyen taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebileceğini ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilebileceğini belirterek davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı onamıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de gerekçeyi yerinde görerek davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve kararı ONAMIŞTIR.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/8975 K. 2022/295 Bozma

Sözleşmeden kaynaklanan para borçları, aksi kararlaştırılmadıkça alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir; bu nedenle alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi de takip yönünden yetkilidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirketlere borç olarak verdiği 150.000 TL'nin iade edilmemesi üzerine Denizli 3. İcra Müdürlüğünde ilamsız takip başlatmış; borçluların takibe itirazı, özellikle bir davalının icra dairesinin yetkisine itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip itirazların iptaline karar verirken, bölge adliye mahkemesi istinaf üzerine kararı kaldırarak yetki itirazını haklı bulmuş ve bu davalı yönünden davayı, yetkili icra dairesinde takip başlatılmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddetmiştir. Yargıtay ise takibe konu para alacağının götürülecek borç niteliğinde olduğunu, alacaklının seçimlik hakkı gereği kendi yerleşim yeri olan Denizli icra dairelerinin de yetkili sayılması gerektiğini belirtmiş; yetki itirazının reddedilerek uyuşmazlığın bu davalı yönünden de esastan incelenmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararını davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/21855 K. 2018/8947 Bozma

Para borçları götürülecek borçlardan olup, aksi kararlaştırılmadıkça ifa yeri alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeridir; bu nedenle alacaklı, seçimlik hakkı gereği kendi yerleşim yeri icra dairesinde takip yapmakta yetkilidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya ait iştirak halinde malik olunan tarlanın satışı konusunda anlaştıklarını, kapora olarak 5.000 TL peşin ödediğini, ancak davalının devri gerçekleştirmediği gibi ödenen bedeli de iade etmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı istemiştir. Davalı, kendi yerleşim yerindeki icra dairesinin yetkili olduğunu savunmuş; yerel mahkeme, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı ve usulüne uygun geçerli bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay ise iadesi istenen para alacağının götürülecek borç niteliğinde olduğunu, bu nedenle davacı alacaklının kendi yerleşim yerindeki icra dairesinde takip yapmakta yetkili bulunduğunu, yetki itirazının reddiyle uyuşmazlığın esastan incelenmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/372 K. 2013/1606 Bozma

Para borçlarında ifa yeri (TBK m.89) alacaklının yerleşim yeridir; ancak alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesinin yetkisi, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğu ve takibin gerçekte para alacağına dayandığı belirlendikten sonra saptanabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıya sattığı inşaat malzemesinin bedelini tahsil için kendi ikametgahı Osmaniye'de icra takibi başlatmış, borçlunun takibe itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Davalı, yetkili yerin ikametgahı Antalya olduğunu savunmuş; yerel mahkeme davacının yetkili yerde takip yapmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Özel Daire, satım sözleşmesinden doğan para alacağının alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden Osmaniye'yi yetkili görerek kararı bozmuş, mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise davalının taraflar arasında hiçbir akdi ilişki bulunmadığı yönündeki itirazına işaret ederek, yetkinin saptanabilmesi için öncelikle bu itirazın, yani akdi ilişkinin ve takibin gerçekte bir para alacağına dayanıp dayanmadığının incelenmesi gerektiğini belirtmiş ve direnme kararını bu değişik gerekçeyle bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.89 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2026/680 K. 2026/961 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Muhatap bankaya ibraz edilip karşılıksız kalan çeke dayalı borcun aranma aşaması tükendiğinden götürülecek borç niteliği kazandığı, bu nedenle TBK 89/1 uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de ihtiyati haciz talebinde yetkili hale geldiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Karşılıksız çıkan çeke dayanarak ihtiyati haciz kararı alan alacaklıya karşı, hakkında karar verilen taraf yetki yönünden itiraz etmiş ve ilk derece mahkemesi ek kararla itirazı kabul etmiştir. Alacaklı vekili istinafa başvurmuştur. Daire, muhatap bankaya ibraz edilip karşılıksız kalan çeke dayalı borcun aranma aşamasının tükendiğini, bu andan sonra götürülecek borç niteliği kazandığını ve dolayısıyla alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili hale geldiğini belirlemiştir. Alacaklının yerleşim yeri karar veren mahkemenin bulunduğu yerde olduğundan itirazın reddi gerektiğini kabul ederek ek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurarak itirazı reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2074 K. 2025/2123 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticari satımdan doğan bakiye bedel takibinde, akdi ilişki sabit olduğundan para borcunun ifa yeri olan alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesinin de yetkili sayıldığı, borçlunun yetki itirazının reddinin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Seracılık ekipmanı satan şirket, bakiye fatura bedeli için alıcı şirket aleyhine ilamsız takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Alıcı, arabuluculuğun usulsüz olduğunu, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını ve araçlarda gizli ayıp bulunduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, arabuluculuk yetkisindeki eksikliğin sonradan tamamlandığını, para borcunun ifa yeri kuralı gereği alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi ve mahkemenin de yetkili olduğunu, tacir alıcının teslimden bir yıl sonra çektiği ihtarname ile ayıp ihbar süresine uymadığını belirleyerek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1800 K. 2025/1655 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kambiyo senedine dayalı takipte alacağın aranılacak borç niteliğinde olduğu ve çeke karşılıksızdır şerhi vurulmasının bunu değiştirmediği belirtilerek, para borçlarının alacaklının yerleşim yerinde ifasını öngören TBK m.89/1’in bu alacaklara uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Çeke dayanılarak alınan ihtiyati haciz kararı, borçlunun yetkisizlik itirazı üzerine ilk derece mahkemesince kaldırılmış; ihtiyati haciz isteyen alacaklı bu karara karşı istinafa başvurmuştur. Daire, kambiyo senedine bağlı alacağın aranılacak borç niteliğinde olduğunu, çeke karşılıksızdır şerhi vurulmasının borca götürülecek borç niteliği kazandırmadığını, bu nedenle götürülecek borçlar için öngörülen TBK m.89/1’in uygulanamayacağını ve alacaklının kendi yerleşim yerinde takip yapamayacağını belirtmiş; çekin düzenleme yeri, muhatap banka şubesi ve borçlunun adresinin aynı ilde bulunmasını da gözeterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/1880 K. 2025/1664 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İtirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisi belirlenirken, para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceği kuralına dayanılabilmesi için akdi ilişkinin kabul edilmiş olması arandığından, borçlunun yerleşim yeri ve teslim yeri esas alınarak davanın usulden reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Cari hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsili için Mersin'de başlatılan takibe borçlunun yetkiye ve borca itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Daire, itirazın iptali davasının görülebilmesi için yetkili icra dairesinde geçerli bir takip bulunmasının ön şart olduğunu, para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifasına ilişkin kuralın ancak akdi ilişkinin kabulü halinde işletilebileceğini, borçlunun yerleşim yeri ile taşımada teslim yerinin İstanbul olduğunu ve şubece yapılmış bir işlem bulunmadığını belirterek alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1228 K. 2025/876 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşıma sözleşmesinden doğan para alacağında akdi ilişki sabit olduğundan, borcun ifa yeri kuralı gereği alacaklının yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesinin de yetkili bulunduğu, borçlunun yetki itirazının reddinin usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, uluslararası karayolu taşıma sözleşmesinden doğan bekleme bedeli faturasının ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taşıma sözleşmesinde bekleme müddetine ilişkin süre kararlaştırılmadığı ve gecikmenin taşıyıcının sorumluluk alanında kaldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, borçlunun icra dairesi ve mahkeme yetkisine itirazının reddini ifa yeri kuralı bakımından yerinde bulmuş; gecikmenin olumsuz kış şartlarından kaynaklandığını ve mücbir sebep niteliğindeki bu durumda gönderici konumundaki tarafa kusur yüklenemeyeceğini belirterek taşıyıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/1366 K. 2025/801 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Faturaya dayalı para borcu için başlatılan ilamsız takipte, TBK m.89 uyarınca para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edilmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer icra müdürlüğü yetkili sayılmış, borçlunun yetki itirazının reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tereyağı satışından doğan iki faturaya dayalı ilamsız takibe itirazın iptali istenmiştir. Alıcı şirket, takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, bir faturanın muaccel olmadığını ve malın gizli ayıplı bulunduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceği gerekçesiyle yetki itirazının reddini yerinde bulmuş; taraflar arasında vadeli ödeme anlaşması bulunmadığından alacağın muaccel olduğunu, ayıbın açık nitelikte olduğunu, gizli sayılsa dahi süresinde ihbar edilmediğini saptayarak alıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1019 K. 2025/283 Düzelterek Esastan Red

Eser sözleşmesinden doğan para alacağında, yetkiyi alacaklının yerleşim yerine bağlayan ifa yeri kuralının uygulanamayacağı, yetkinin borçlunun yerleşim yeri ile akdin ifa yerine göre belirleneceği kabul edilmiş; yetkisiz icra dairesinde başlatılan takip nedeniyle dava usulden reddedilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ticari mal satışı ve eser sözleşmesine dayanan fatura alacağının tahsili için Adana'da başlatılan takibe borçlunun borca ve yetkiye itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, defter kayıtlarına dayanarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, arabuluculuk davetinin elektronik postayla gönderilmesinde usulsüzlük bulunmadığını, ancak eser sözleşmesinden doğan para alacağında yetkinin borçlunun yerleşim yeri ile akdin ifa yerine göre belirleneceğini, işin İstanbul'da yapıldığını ve borçlunun yerleşim yerinin de başka ilde olduğunu belirterek takibin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını saptamış; istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek kararı kaldırmış, düzelterek davanın usulden reddine hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2024/1901 K. 2024/1721 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinden doğan alacağa ilişkin itirazın iptali davasında TBK m.89 uyarınca para borcu alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğinden o yer mahkemesi de yetkili sayılmış; dava bu yerlerin hiçbirinde açılmadığından yetki itirazının kabulü yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İhale ile alınan asfalt yama işini taşeron olarak yapan alt yüklenici, ödenmeyen fatura bedeli için ilamsız takip başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, davalının yerleşim yerinin başka ilde olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı vermiştir. Davalı, davanın yetkisizlikten değil tümden reddi gerektiğini ve lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, icra dairesinin yetkisinin kesinleşmesinin o yerdeki mahkemeyi itirazın iptali davası yönünden yetkili kılmadığını, davanın genel ve özel yetkili mahkemelerin hiçbirinde açılmadığını belirterek yetki itirazının kabulünü yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/200 K. 2024/2275 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Faturaya dayalı navlun alacağında akdi ilişki inkar edilmediğinden, para borcunun ifa yeri kuralı gereği alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde de icra takibi başlatılabileceği ve dava açılabileceği kabul edilerek, borçlunun yetki itirazının reddi yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşıyıcı şirket ödenmeyen navlun faturası için, yük sahibi ise antrepoda oluşan yük hasarı için başlattıkları icra takiplerine yapılan itirazların iptalini istemiş, davalar birleştirilmiştir. İlk derece mahkemesi her iki davayı da bir yıllık zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, faturaya dayalı alacakta akdi ilişki inkar edilmediğinden alacaklının yerleşim yerinde takip ve dava yolunun açık olduğunu, icra takibiyle kesilen zamanaşımının takibe ilişkin her işlemden sonra yeniden işlediğini, itirazla duran takipte başka işlem yapılmadığını ve arabuluculukta duran süre eklendiğinde bir yıllık sürenin dolduğunu belirterek tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/172 K. 2024/2267 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Faturaya dayalı itirazın iptali davasında akdi ilişki inkâr edilmediğinden, para borcunun alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edileceği kuralı uyarınca alacaklının kendi yerleşim yerinde takip başlatıp dava açmasında usulsüzlük bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, iplik satışından doğan faturaya dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Alıcı, icra dairesinin yetkisiz olduğunu ve aldığı ipliklerdeki lot farkı nedeniyle zarara uğradığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, akdi ilişki inkâr edilmediğinden para borcunun alacaklının yerleşim yerinde ifa edileceğini ve alacaklının kendi yerleşim yerinde takip yapmasında usulsüzlük bulunmadığını; faturayı ticari defterlerine işleyen tacir alıcının derhal ayıp ihbarında bulunduğunu kanıtlayamadığını ve malı mevcut haliyle kabul etmiş sayılacağını belirterek borçlunun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!