İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU :
İtirazın İptali
Mersin 2.Tüketici Mahkemesi’nin 08/05/2018 tarih ve 2017/337 Esas 2018/212 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalının istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davacı banka ile davalı arasında kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının borcunu davacı bankaya ödememesi nedeniyle ihtarname çekildiğini, ihtara rağmen ödeme yapmadığını, bunun üzerine Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11199 Esas sayılı takip dosyasında takibe koyduklarını davalının haksız olarak borca itiraz ettiğini, davalının itirazın iptaline takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Kendisinin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde devlet memuru olarak çalıştığını, 2011 yılından itibaren ödemelerin F1bank Liman / Mersin şubesinden yapıldığını, tüketici ödemelerinin maaş hesabından tahsil edildiğini, maaşı yattıktan sonra F2 banka olan borçlarının 1/4 oranında kesinti yapıldığını, davacı bankanın tüketici kredisi borçları için yakın zamana kadar icra takibi yapmaya gerek duymadan maaşının davacı bankaya yatırıyor olmasından yararlanarak 2004 sayılı icra iflas kanunun 83. Maddesine aykırı şekilde maaşından 1/4 icra kesinti üzerine mahsup yaptığını, bunun üzerine icra müdürlüğüne itiraz da bulunduğunu, tüm iyi niyetine rağmen ödemelerini 2011 yılından bu yana aksatmamasına rağmen davacı bankanın icra takibi yapmadan maaşının tamamına bloke koyduğunu, bu nedenle takibin reddi ile icranın kaldırılmasını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
”
Davanın Kısmen Kabul ve Kısmen Reddi ile Davalının Mersin 5. İcra Müdürlüğünün 2016/11599 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 5.988,35 TL asıl alacak, 94,31 TL işlemiş faiz, 4,72 TL BSMV , 4,58 TL masraf olmak üzere toplam 6.091,96 TL üzerinden devamına, Asıl alacak 5.988,35 TL nin %20 si olan 1.197,67 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Asıl alacağın hatalı olarak tespit edildiğini, davacı banka tarafından taraflarına gönderilen 13/06/2016 tarihli ihtarnamede toplam alacağın 6.039,89 TL olarak gösterildiğini, Mersin 5.İcra Müdürlüğü’nün 2016/11199 Esas sayılı dosyasında ise asıl alacağın 6.108,18 TL olarak gösterildiğini, alacak kalemleri yönünden ihtarname ile ödeme emri arasında bariz farklılıklar olduğunu, diğer yandan 02/04/2018 tarihli bilirkişi raporunda takip çıkışının toplam 6.091,96 TL olması gerektiğinin hesaplandığını, alacaklının açmış olduğu 2016/11199 Esas sayılı dosyada ise takip çıkışının 6.108,18 TL olduğunu, somut olayda alacağın likit olarak kabul edilebilmesinin, haliyle de taraflarına icra ve inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava dosyasında akdi ve temerrüt faizlerinin hatalı olarak tespit edildiğini, bilirkişi raporunun 4.sayfasının ilk paragrafında “TBK M.88/2’ye göre, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, 3095 sayılı kanun m.1/1’de belirtilen yıllık faiz oranının %50 fazlasını aşamaz.3095 sayılı kanun m.1/1, ticari olmayan işlerde faiz oranını %9 olarak belirlendiğinden, yürürlükteki bu orana göre ticari olmayan işlerde faiz belirlenmesi halinde bu oran%13,5’i aşamaz” denilmesine rağmen akdi ve temerrüt faizi hesaplamalarının %14,88 faiz oranı üzerinden yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle gerekçeler ve kamu düzeninden kaynaklanan hususlar uyarınca İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılması suretiyle davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, Mersin 5.İcra Dairesi’nin 2016/11199 Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK’nın 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili; davacı banka ile davalı arasında Sabit Faizli Tükeici Kredisi Sözleşmesi imzalandığını, davalının kredi taksitlerini ödememesi üzerine Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11199 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini iddia ederek icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı;
Mersin Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde mühendis olarak çalıştığını, maaş hesabının davacı bankada olduğunu, kredi borcunu zamanınde ödemeye gayret ettiği halde davacı bankanın maaş hesabından hukuka aykırı şekilde kesintiler yaptığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, takibin 5.988,35 TL asıl alacak, 94,31 TL işlemiş faiz, 4,72 TL BSMV, 4,58 TL masraf olmak üzere toplam 6.091,96 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu ve akdi ve temerrüt fazinin hatalı hesaplandığı gerekçeleriyle istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı banka ile davalı arasında imzalanan 19/09/2012 tarihli Sabit Faizli Tüketici Kredisi Sözleşmesi ile, davalının 15.000,00 TL tutarlı, 60 ay vadeli genel ihtiyaç kredisi kullandığı, banka tarafından düzenlenen ve davalı tarafından imzalanan ödeme planına göre aylık ödenecek tutarın (379,73 TL) ayrıntılı şekilde belirlendiği, davalının ilk 42 taksiti ödediği, 19/04/2016 tarihinde ödemesi gereken 43. taksit ve 19/05/2016 tarihinde ödenmesi gereken 44. taksiti ödemediği, davacı banka tarafından gönderilen 13/06/2016 tarihli ihtarname ile davalıya 30 günlük ödeme süresi verildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihine göre temerrüt tarihinin 17/07/2016 olduğu, borcun ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından Mersin 5. İcra Müdürlüğü’nün 2016/11199 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığı; davalının ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ettiği, davacı banka tarafından itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle asıl alacağının 5.988,35 TL, ferileriyle birlikte toplam alacağının 6.091,96 TL olduğunun belirlendiği, bilirkişi raporunda akdi faizin TBK’nın 88/2. maddesine, temerrüt faizinin ise TBK’nın 120/2. maddesi uyarınca sözleşmede kararlaştırılan faiz oranına göre hesaplandığı, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşıldığından, davalının akdi ve temerrüt faiz oranlarına ve dolayısıyla alacağın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip durduran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında, davacının davalıdan talep ettiği takip konusu bedel davalı tarafından imzalanan 19/09/2012 tarihli “Ödeme Planı Detay Bilgileri” başlıklı belge uyarınca belirli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerindedir. Davalının bu yöndeki istinaf sebebi de yerinde değildir. (Aynı yönde Yargıtay 13. HD 2016/25268 E. 2019/10346 K. sayılı ilamı)
Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin tarafların dayandığı tüm delilleri toplayıp, denetime elverişli rapor alarak vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-
Davalının İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tüketici harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yapılan istinaf yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-
Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin 6100 Sayılı HMK’nın 302/5 ve 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 08/06/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe