Resmi Metin
Temsil yetkisinin sona ermesi
Madde 550- (1) Temsil yetkisinin verildiği ticaret siciline tescil edilmemiş olsa bile, sona erdiği tescil edilir.
(2) Temsil yetkisinin sona erdiği ticaret siciline tescil ve ilan edilmediği sürece, bu yetki iyiniyetli üçüncü kişiler için geçerliliğini korur.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Uygulamada en çok gözden kaçan nokta, temsil yetkisini geri almanın (azil) yalnız iç ilişkide yeterli sanılmasıdır. Oysa TBK m.550, yetkinin sona erdiğini üçüncü kişilere karşı ancak ticaret siciline tescil ve ilan ile ileri sürebileceğinizi ortaya koyar: bu işlem yapılmadıkça, artık yetkisi kalmayan temsilcinin iyiniyetli üçüncü kişilerle kurduğu işlemler işletmeyi bağlamaya devam eder. Buradaki temel, görünüşe güvenin korunmasıdır; azledilen kişinin elindeki eski vekâletnameye veya sicildeki kayda güvenen karşı taraf zarar görmemelidir. Dikkat edilecek husus şu: yetki verilirken sicile tescil ettirmemiş olsanız bile, sona erme mutlaka tescil edilebilir ve edilmelidir. Bu yüzden bir ticari temsilci (TBK m.547-549) veya ticari vekili (TBK m.551) görevden alırken, yazılı azille yetinmeyip aynı gün sicil ve ilan başvurusunu yapın, mühür-kaşe ve imza yetkilerini geri alın. Aksi halde ilana kadar geçen sürede doğan borçtan işletme sorumlu kalır; iyiniyetli olmadığını ispat yükü ise size döner.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 550. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 452 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 550 nci maddesinde, ticari temsilcinin temsil yetkisinin sona ermesi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 452 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. İstirdadı” şeklindeki ibare, Tasarıda, “IV. Temsil yetkisinin sona ermesi” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 452 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında temsil yetkisinin “istirdadından” söz edildiği halde, Tasarıda “istirdat” sözcüğü yerine “sona erme” sözcükleri kullanılmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 452 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında kullanılan “ticaret siciline kayıt” ibaresi yerine, Tasarıda “ticaret siciline tescil” ibaresinin kullanılması yerinde görülmüştür.
Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.