TBK Madde 547 Ticari temsilci: Tanımı ve yetki verilmesi

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 547, ticari temsilci, işletme sahibinin ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında kendisini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir; işletme sahibi bu yetkiyi ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır, ancak temsilcinin fiillerinden sorumluluğu tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir.

Resmi Metin

Tanımı ve yetki verilmesi

Madde 547- (1) Ticari temsilci, işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişidir.

(2) İşletme sahibi, ticari temsilcilik yetkisi verildiğini ticaret siciline tescil ettirmek zorundadır; ancak ticari işletme sahibinin ticari temsilcinin fiillerinden sorumluluğu, tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Ticari temsilci, işletme sahibinin ticari işletmeyi yönetmesi ve ticaret unvanı altında kendisini temsil etmesi için yetkilendirdiği kişidir; bu yetki açık olabileceği gibi işletme sahibinin davranışlarından anlaşılan örtülü bir yetki de olabilir. Uygulamada çok görülen yanılgı, tescil edilmeyen kişinin işletmeyi bağlamayacağı sanısıdır. Oysa işletme sahibi ticari temsilciliği ticaret siciline tescil ettirmek zorunda olsa da, onun ticari temsilcinin fiillerinden doğan sorumluluğu tescile bağlı değildir: bir kişiye fiilen işletmeyi yönettiren, tescil etmemekle üçüncü kişilere karşı sorumluluktan kurtulamaz. Bu nedenle işletme sahibi, örtülü yetki izlenimi yaratacak davranışlardan kaçınmalı; temsilcilik sona erdiğinde de sicil kaydını gecikmeden terkin ettirmelidir. Karşı taraf ise sicile güvenirken fiili görünüşü de değerlendirmelidir. Ticari temsilcinin iç ilişkisi ve genel yetki sınırları bakımından TBK m.502 vd. vekâlet hükümleri tamamlayıcı olarak uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 547. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 449 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 547 nci maddesinde, ticari temsilci tanımlanmakta ve ticari temsilciye yetki verilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 449 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Ticari mümessil / I. Tarifi, salahiyet itası” şeklindeki ibare, Tasarıda, “A. Ticari temsilci / I. Tanımı ve yetki verilmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 449 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “bir ticarethane veya fabrika veya ticari şekilde işletilen diğer bir müessese” şeklindeki ibare, 29/6/1956 tarihli ve 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11 inci maddesi göz önünde tutularak, Tasarıda “ticari işletme” şeklinde kısaltılmıştır. Yine aynı fıkrada kullanılan “müessesenin imzasını kullanarak bilvekale imza vazetmek üzere” şeklindeki ibare, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 458 inci maddesinin birinci fıkrasının almanca metni göz önünde tutularak, Tasarıda “işletme sahibinin, … ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 449 uncu maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “vekaletnameyi” sözcüğü, Tasarıda “ticari temsilcilik yetkisi verildiğini” şeklinde düzeltilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.547 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2019/258 K. 2022/138 Onama

Ticari temsilci, işletme sahibinin işletmeyi yönetmek ve onu temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetkilendirdiği kişidir. İşletme sahibinin, temsilcinin fiillerinden sorumluluğu ticaret siciline tescilin yapılmış olmasına bağlı değildir.

Detaylı özeti gör

Menfi tespit davasında davacı, dava dışı oğlunun kendisi adına vekaleten davalı lehine 200.000 TL bedelli bono düzenlediğini, buna yetki vermediğini ve 18.03.2013 tarihli azilname ile azlettiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiş, karar (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozulmuş, direnme üzerine dosya Hukuk Genel Kuruluna gelmiştir. Kurul, 23.05.2012 tarihli vekaletnamedeki işletmeyi yönetmeye ilişkin geniş yetkiler nedeniyle oğlunun mülga 818 sayılı BK m.449 (güncel TBK m.547) uyarınca davacının ticari mümessili olduğunu, açık kambiyo yetkisi bulunmasa da BK m.450 gereği onun adına kambiyo taahhüdünde bulunabileceğini belirterek, temyizi reddederek direnme kararını onamıştır.

Yargıtay HGK E. 2017/1648 K. 2021/1350 Onama

İşletme sahibince ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde temsil etmek üzere açık ya da örtülü biçimde geniş yetki verilen kişi ticari temsilci sayılır; bu sıfatla, taşınmaz işlemleri dışında ayrı bir yetkiye gerek olmadan işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunabilir.

Detaylı özeti gör

Menfi tespit davasında davacı, aleyhine takibe konu bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının dava dışı kişiye verdiği 22.10.2007 tarihli geniş yetkili vekâletnameyle bu kişinin ticari temsilci sıfatını kazandığını, taşınmaz işlemleri dışında ayrı yetkiye gerek olmaksızın kambiyo taahhüdünde bulunabileceğini belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi, vekâletnamedeki yetkilerin mülga 818 sayılı BK m.449 (güncel TBK m.547) anlamında ticari mümessile ait geniş yetkileri içermediği gerekçesiyle bozmuşsa da mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının temyizi üzerine davanın reddine dair direnmeyi onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.547 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/106 K. 2020/403 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Bono imzasının vekile ait olduğu savunması karşısında vekaletname kapsamının ticari temsilcilik yetkisi doğurup doğurmadığı tartışılmış; taşınmaz alım satımı yetkisiyle sınırlı vekaletnamenin ticari temsilci sıfatı vermediği, kişinin ticari vekil sayılacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, kambiyo senetlerine dayalı takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı, bonoları düzenlemediğini ve imzaların kendisine ait olmadığını; davalı ise senetlerin davacının noterden vekil tayin ettiği kişi tarafından imzalandığını, aynı kişinin imzaladığı önceki senetlerin ödendiğini ve bu nedenle imza itirazının kötü niyetli olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi imzaların davacının eli ürünü olmadığını ve vekaletnamede kambiyo taahhüdü yetkisi bulunmadığını saptayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, vekaletname kapsamına göre imzalayan kişinin ticari temsilci değil ticari vekil olduğunu, özel yetki olmadıkça kambiyo taahhüdünde bulunamayacağını, önceki senetlerin ödenmiş olmasının imza itirazına engel olmadığını belirterek davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!