Vekilin, vekâletle ilişkili olarak aldıklarını iade etmediği iddiasıyla tahsil edilen paranın iadesi istenen davada (TBK m.508); vekilin parayı gerçekten tahsil ettiğini ve vekâlet ilişkisinin bulunduğunu ispat yükü davacı vekâlet verendedir; soyut beyana dayanılarak hüküm kurulamaz.
Detaylı özeti gör
Davacılar (vekâlet verenler), dava dışı bir inşaat şirketi lehine yaptıkları ödemelerin tahsili için davalı avukatı vekil tayin ettiklerini, avukatın icra dosyalarında haricen tahsilat yapmasına rağmen kendilerine ödemede bulunmadığını, izinleri dışında borçlular lehine ibraname düzenleyip dosyalardan feragat ettirdiğini ileri sürerek, TBK m.508 kapsamında başlangıçta 10.000,00 TL, ıslahla 655.250,00 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı avukat ise davacıların alacaklarını dava dışı bir kişiye temlik ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi, davalı avukatın tahsil ettiği ödemeleri müvekkillerine iade ettiğine dair belge sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise, TBK m.508 uyarınca vekilin hesap verme ve vekâletle ilişkili olarak aldıklarını iade yükümlülüğü bulunsa da, vekilin parayı gerçekten tahsil ettiğini ve ilgili icra dosyalarında vekâlet ilişkisinin varlığını ispat külfetinin davacı vekâlet verende olduğunu vurgulamıştır. Dosyaya kazandırılan icra dosyalarının incelenmesinde davalı avukatın vekâletinin ve tahsilat yaptığına dair delilin bulunmadığı, soyut beyanlara dayanılarak hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar vermiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe