T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ADANA 2.ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ
: 23.01.2018
NUMARASI
: 2014/844 E.-2018/96 K.
DAVACI : K4-N2
VEKİLİ: Av.
K21
–
A11
DAVALI : K5-N1
VEKİLİ: Av.
K6
–
A10
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Vekalet İlişkisinin Kötüye Kul. Kaynaklanan)
Dava Değeri
: 10.000,00 TL
Dava Tarihi
: 23.12.2014
Karar Tebliğ Tarihi(Davacı)
: 20.02.2019
İstinaf İstek Tarihi(Davacı)
: 27.02.2019 (süresinde)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: 13/10/2020
KARARIN YAZIM TARİHİ
: 13/10/2020
Adana2.AsliyeHukukMahkemesi’nin23.01.2018tarih ve 2014/844 E.-2018/96 K.sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;
Davacılar vekili 23.12.2014 tarihli dava dilekçesinde,davacının murisleri anne
K7 ve K8
‘dan intikal eden hisselerin satışı için Adana 13.Noterliği’nin 08.10.2009 tarih ve 19107 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davacının davalıya yetki verdiğini, davalının bir kısım hisseleri satarak parasını aldığını, bir kısım hisseleri ise annesi
K9
‘ye satış gösterip üzerine geçirdiğini, Adana ili,
A1 ilçesi,
A2 mahallesinde tapuya kain 70 ve 71 parseller, Adana ili, Yüreğir ilçesi,
A3
Mahallesinde tapuya kain 10930 ada 2 parsel ile 10932 ada 4 parsel, Adana ili, Sarıçam ilçesi,
A4
Mahallesinde tapuya kain 1, 2 ve 81 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi,
A12
Mahallesinde tapuya kain 33, 34, 102 ve 103 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi,
A5
Mahallesinde tapuya kain 285, 299, 329, 968 ve 969 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi,
A6
Mahallesinde tapuya kain 7 parsel, Adana ili, Sarıçam ilçesi,
A7
Mahallesinde tapuya kain 601 ve 602 parsellerde bulunan davacı hisselerinin davalı annesi
K9
‘ye veya 3. kişilere verdiği vekalet ile satıldığını, ancak müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalının aldığı vekalet görevini kötüye kullandığından fazlaya dair istek hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istediği ve 23.01.2015 tarihli dilekçeile,
K10
,
K11
,
K12 ve K13
‘in tanık olarak bildirildiği,
Davalı vekili cevap lahiyasında, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A2 Mahallesinde tapuya kain 70 ve 71 parsellerin 17.01.2012 tarihinde Adana 7. İcra Müdürlüğü’nün 2009/9006 E.sayılı icra dosyası üzerinden açık artırma ile satıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği diğer taşınmazların satışı ise kendi rızası ile satılarak davacı borçlarının ödendiğini, daha öncesinde de K14 isimli kişinin davacıya kefil olduğunu ve bu kefaletten dolayı maddi sıkıntıya düştüğünü, davacı taşınmazlarının satılması üzerine davacının talimatı ile K14’e ait kefalet borcunu ödemek için bankaya 06.11.2009 tarihinde 110.000,00 TL ve sonrasında ise 5.000,00 TL yatırararak borcun bir kısmını kapattığını, bu hususta banka dekontlarını sunduklarını, bir kısım taşınmazların ise arada nakit akışı olmadan davacının borçlarına mahsuben devredildiğini, tapuda yapılan devirler nedeniyle devir yapılan kişiler ile K14’in tanık olarak dinlenmelerini, haksız davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
; Davanın Reddine, harca, vekalet ücretine ve yargılama giderine karar verildiği,
DAVACI VEKİLİ İSTİNAF NEDENLERİ
;Yerel mahkeme gerekçesinde, ” davacı tanığı K10, davacının davalıya satış için vekalet verdiği yönünde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu halde, davalının vekaleti kötüye kullandığı ve davacının alacağının bulunduğunun ispatlandığından söz edilemez.” şeklinde ne demek istendiği anlaşılamayan bir gerekçe oluşturduğunu, tanık K10’nin davacı müvekkilinin davalıya satış için vekalet verdiği şeklinde beyanda bulunduğunu, zaten vekalet sözleşmesinin amacı da kanunda “vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir.” tanımlandığını, dava dilekçesinde müvekkilinin satış için vekalet verdiğini, ancak satış bedellerinin kendisine ödenmediğini iddia ettiklerini, davacı müvekkilinin davalıya tapuda işlem yapmak için vekalet verdiğini ve davalının da söz konusu işlemleri yapıp elde edilen bedelleri iade etmesi gerekirken iade etmediğini, davalı cevap dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla taşınmaz satış bedellerinin alındığının da açıkça ikrar edildiğini, vekalet ilişkisi, vekile hak kazandığı ücret dışında bir zenginleşmeye yol açtığından taşınmaz bedellerinin müvekkiline iade edildiği hususunu ispat yükünün davalıda olduğunu, davalı yan cevap dilekçesinde söz konusu bedel ile davacı müvekkilinin borçlarını ödediğini veya borçlarına mahsuben devredildiğini ifade ettiğini, davacının davalı K15’ye bu konuda herhangi bir yetki vermediğini, davada ispat yükünün vekil olan davalı K15 üzerinde olduğunu, 08.10.2009 tarihli vekaletnameye istinaden davaya konu taşınmazları dava dışı 3. kişilere satıp, satış bedelini tahsil ettiğine göre, bu hususta hesap verme yükümlülüğü bulunduğunun şüphesiz olduğunu, davalı taraf bu yükümünü herhangi bir delille ispat edememiş olması nedeniyle taşınmazların satış tarihindeki rayiç bedelinin, satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiğinden Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.01.2018 tarih ve 2014/844 E.-2018/96 K. sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istediği,
İstinaf dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği,
DELİLLER
: Tüm dosya.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Tapu kayıtları ve satış akit tabloları, vekaletname ve aizlname örnekleri dosyaya konmuş,
Adana 13. Noterliği’nin 08.10.2009 tarih ve 19107 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde genel vekaletname incelendiğinde,davacı K16’ın davalı K15’yi murislerinden gelen ve kendine ait tüm taşınmazları satmak üzere vekil tayin ettiği,
23.11.2009 tarihli Resmi senede göre,Adana ili, Sarıçam ilçesi,
A8 mahallesinde tapuya kain 102 parselin 1/240 hissesi 500,00 TL,
A8 mahallesinde tapuya kain 103 parselin 1/240 hissesi 1.000,00 TL,
A8
Mahallesinde tapuya kain 33 parselin 1/24 hissesi 1.200,00 TL,
A8
Mahallesinde tapuya kain 34 parselin 1/24 hissesi 4.000,00 TL,
A4
Mahallesinde tapuya kain 1 parselin 59/6000 hissesi 1.000,00 TL,
A4 mahallesinde tapuya kain 2 parselin 59/6000 hissesi 1.000,00 TL,
A13
Mahallesinde tapuya kain 7 parselin 1/24 hissesi 1.700,00 TL,
A7
Mahallesinde tapuya kain 601 parselin 1/24 hissesi 500,00 TL,
A5 mahallesinde tapuya kain 285 parselin 1/24 hissesi 800,00 TL,
A5
Mahallesinde tapuya kain 299 parselin 1/24 hissesi 800,00 TL bedelle
K16 adına vekaleten
K15 tarafından
K17
‘a satıldığı,
24.11.2009 tarihli Resmi senede göre, Adana ili, Sarıçam ilçesi, A7 Mahallesinde tapuya kain 602 parselin 1/24 hissesi 500,00 TL, A5 mahallesinde tapuya kain 329 parselin 1/24 hissesi 900,00 TL, A5 Mahallesinde tapuya kain 968 parselin 1/24 hissesi 900,00 TL ve A5 Mahallesinde tapuya kain 969 parselin 1/24 hissesi 900,00 TL, A4 Mahallesinde tapuya kain 81 parselin 1/24 hissesi 11.000,00 TL bedelle K16 adına vekaleten K15 tarafından K17’a satıldığı,
16.12.2009 tarihli Resmi senede göre, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 Mahallesinde tapuya kain 70 parselin 131/760 hissesi 1.000,00 TL, 71 parselin 1/4 hissesi 1.500,00 TL, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 mahallesinde tapuya kain 10930 ada 2 parselin 93/3154 hissesi 1.000,00 TL ile 10932 ada 4 parselin 50/2969 hissesi 1.000,00 TL bedelle K16 tarafından bizzat K9’ye satıldığı,
Mahallinde 12.11.2015 tarihinde keşif yapıldığı,
Fen Bilirkişisi 26.11.2015 tarihli Raporunda, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 Mahallesinde tapuya kain 70 ve 71 parseller, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 Mahallesinde tapuya kain 10930 ada 2 parsel ve 10932 ada 4 parsel ile Adana ili, Sarıçam ilçesi, A7 mahallesinde tapuya kain 601 ve 602 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi, A4 mahallesinde tapuya kain 1, 2 ve 81 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi, A8 Mahallesinde tapuya kain 33, 34, 102 ve 103 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi, A5 mahallesinde tapuya kain 285, 299, 329, 968 ve 969 parseller, Adana ili, Sarıçam ilçesi, A6 Mahallesinde tapuya kain 7 parsel mesahası, davacının satışa konu hisse miktarının gösterildiği ve krokide gösterildiği,
İnşaat ve Ziraat Mühendisinden oluşan Bilirkişi Kurulu
28.12.2015 tarihli Rapor unda, dava konusu parsellerde davacı hisseleri değerinin dava ve satış tarihi itibariyle değerlendirildiği,
İnşaat ve Ziraat Mühendisinden oluşan Bilirkişi Kurulu
31.10.2016 tarihli Rapor unda,Adana ili, Sarıçam ilçesi, Dedeler mahallesinde tapuya kain 81 parsel üzerinde muhdesat yönünden ek rapor alındığı,
Davacı tanığı K10 duruşmadaki beyanında,”Davacı eşimin babasıdır, davalı eşimin babasının kız kardeşinin oğludur, yani eşimin halasının oğludur, ben davacının vekaleti ile işlem yapılma olayını biliyorum, davacı ticarette sıkıntı yaşadı, işlerini takipte zorlandı, davalıya güvendi, vekalet verdi, vekalet alım satım için verildi, ben bizzat görmedim ancak davacı vekili olan davalıya satış yap diyordu, dava dışı K17 davacının akrabasıdır, amcası diye biliyorum, 81 parsel sayılı taşınmazın A9 köyündedir, üzerinde kuyu, ev ve ahır vardır, bu muhdesat davacıya aittir diye biliyorum,taşınmazları kimin kullandığını bilmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.” dediği,
Davacı tanığı K18 duruşmadaki beyanında,”Ben davacının davalıya verdiği vekaleti bilmem, ayrıca vekaletle yapılan satışlardan da haberdar değilim,” dediği,
Davacı vekilinin talebi üzerinesorulduğunda,”Ben bu husus hakkında da bilgi sahibi değilim, benim ücret talebim yoktur.” dediği,
Davacı tanığı K11 talimat ile alınan beyanında,”Davacı davalının dayısı olur, köyde K16’ın bir evi vardı, bu eve 3 km geride bir şeftali ve limon bahçesi olan benim kalabileceğim şekilde ev vardı, bu evde ben 3 ay kadar kaldım, az önce bahsettiğim köydeki evede farklı zamanlarda giderdim, bu bahsettiğim yapıların K16’a ait olduğunu biliyorum, kimin yaptırdığını bilmiyorum, K16 ve ailesi hafta sonu benim çalışdığım yere geldiklerinde sürekli köydeki eve gideceklerini söylerlerdi, benim hatırladığım bu zamanlarda K16 ‘ın maddi durumu gayet yerindeydi, davacının davalıya vermiş olduğu vekaletnameye ilişkin bir bilgim yoktur, bilgim görgüm bundan ibarettir.”dediği,
Davacı vekili 06.06.2016 tarihli
1.ıslah dilekçesi ile,dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak bildirilen müddeabihin 193.443,39 TL arttırarak 203.443,39 TL’ye çıkardığı,
Davacı vekili tarafından 06.06.2016 tarihinde 3.303,53 TL ıslah harcı yatırıldığı,
Davacı vekili 20.01.2017 tarihli
2.ıslah dilekçesi ile, 81 parsel yönünden alınan ek rapor nedeniyle ıslah dilekçesinin kabulü ile dava değerinin 148.890,00 TL daha arttırıldığı,
Davacı vekili tarafından 20.01.2017 tarihinde 2.508,52 TL daha ıslah harcı yatırıldığı, belirlemiştir.
Dava, hukuki niteliği itibariyle vekalet görevinin kötüye kullanılması nedeniyle alacak isteğidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176/2 . maddesi hükmü uyarınca aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilirler.
(Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 17.05.2018 tarih ve 2015/40473 E.-2018/5979 K.sayılı kararı, Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 10.01.2018 tarih ve 2015/6847 E.-2018/79 K.sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 13.03.2018 tarih ve 2015/7570 E.-2018/2294 K.sayılı kararı, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 04.07.2018 tarih ve 2017/8501 E.-2018/14785 K.sayılı kararı)
Taraflar arasındaki hukuki ilişki vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 508. maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu 392) gereğince vekilin müvekkile hesap verme zorunluluğu vardır. Vekil, müvekkil nam ve hesabına tahsil ettiği paraları ödemek zorundadır. (Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 22.02.2012 tarih ve 2011/15765 E.-2012/3566 K.sayılı kararı)
Vekalet sözleşmesi ile müvekkilin yetkilendirdiği kişi müvekkil adına iş görmeyi veya işlem yapmayı taahhüt eder. Vekilin yapacağı iş ve işlemler vekaletname kapsamından anlaşılmaktadır. TMK’nın 504/1 maddesi gereğince,”Vekaletin kapsamı, sözleşmede açıkca gösterilmemişse, görülecek işin niteliğine göre belirlenir.” (Yargıtay 14.Hukuk Dairesinin 03.05.2016 tarih ve 2016/525 E.-5407 K.sayılı kararı)
Dava, Türk Borçlar Kanunu 508 (818 sayılı Borçlar Kanunu m.392) maddesine dayanan vekilin hesap verme yükümlülüğünden kaynaklanmaktadır. Bu madde, vekilin vekaleti ifa için veya ifa dolayısıyla aldığı şeyleri derhal müvekkile verme borcu ile borç para borcu ise zamanında yerine getirilmemesi yüzünden faiz ödeme borcunu düzenlemiştir. Geniş anlamda hesap verme yükümlülüğünün diğer bir görüntüsü de vekilin vekaleti dolayısıyla üçüncü kişilerden müvekkil nam ve hesabına para tahsil ettiği hallerde söz konusu olur. Vekil, müvekkilden veya üçüncü kişilerden aldığı değerler ve kendi ücret, masraf ve tazminat alacakları hakkında hesap vermek zorunluluğundadır. Hesap verme borcu hukuksal nitelikçe bir yapma borcudur. Davaya konu taşınmazın satış tarihindeki rayiç bedeli belirlenmelidir.(Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 16.03.2015 tarih ve 2014/17323 E.-2015/8357 K.sayılı kararı, Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarih ve 2014/26034 E.-2015/17629 K.sayılı kararı)
Somut olayda,
Adana 13.Noterliğinin 08.10.2009 tarih ve 19107 yevmiye sayılı vekaletnamesi ile davacının davalıya taşınmazlarını satması için satış yetkisi verdiği, alınan bu vekaletname ile Adana ili, Sarıçam ilçesi, A12 mahallesinde tapuya kain 33, 34, 102 ve 103 parseller, A4 Mahallesinde tapuya kain 1, 2 ve 81 parseller, A13 mahallesinde tapuya kain 7 parsel, A7 Mahallesinde tapuya kain 601 ve 602 parseller, A5 Mahallesinde tapuya kain 285, 299, 329, 968 ve 969 parsellerin davacı K16 adına vekaleten K15 tarafından 23-24.11.2009 tarihlerinde K17’a satıldığı, davacının da verilen vekaletnameye rağmen satış bedelinin kendisine ödenmediğinden bahisle 23.12.2014 tarihinde işbu davayı açtığı, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 mahallesinde tapuya kain 70 ve 71 parseller, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 Mahallesinde tapuya kain 10930 ada 2 parsel ve 10932 ada 4 parselin bizzat davacı tarafından 16.12.2009 tarihinde dava dışı K9’ye satıldığı sabittir.
Aynı davada taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceğinden bu davada başvurulan ikinci ıslah nazara alınmamıştır.
Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 Mahallesinde tapuya kain 70 ve 71 parseller, Adana ili, Yüreğir ilçesi, A3 Mahallesinde tapuya kain 10930 ada 2 parsel ve 10932 ada 4 parselin bizzat davacı tarafından 16.12.2009 tarihinde dava dışı K9’ye satıldığından bu parseller yönünden sorun yoktur. Ancak diğer parseller yönünden davalı, davacı adına vekaleten satışı yaptığına göre satış bedelini davacıya ödediğini ispat etmelidir. Bu bedel ise satış tarihindeki rayiç bedeldir. Rayiç bedele ise ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebilir.
Adana ili, Sarıçam ilçesi, A8 Mahallesinde tapuya kain 33, 34, 102 ve 103 parseller, A4 Mahallesinde tapuya kain 1, 2 ve 81 parseller, A6 Mahallesinde tapuya kain 7 parsel, A7 mahallesinde tapuya kain 601 ve 602 parseller, A5 Mahallesinde tapuya kain 285, 299, 329, 968 ve 969 parsellerde bilirkişi kurulu rapor ve ek raporuna göre davacı hisseleri rayiç bedeli sırası ile; 3.474,99 TL+22.418,76 TL+2.280,00 TL+2.305,84 TL+3.841,88 TL+16.250,56 TL+3.313,33 TL+6.894,84 TL+1.675,00 TL+906,66 TL+8.354,15 TL+6.116,68 TL+2.037,51 TL+137,49 TL+37,50 TL=80.045,19 TL’dir.
Bilirkişi kurulu ek raporuna göre A4 Mahallesinde tapuya kain 81 parsel üzerindeki muhdesatın satış tarihindeki toplam rayiç değeri 364.082,42 TL’dir. Bu parselde davacı hissesi 1/24 olduğuna göre satış tarihindeki davacı hissesine düşen muhdesat bedeli 15.170,10 TL’dir.
Buna göre genel toplam; 80.045,19 TL+15.170,10 TL=95.215,29 TL olduğundan bu bedel üzerinden davanın kısmen kabul, kısmen reddi gerektiğinden
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Kanunu 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile kararın kaldırılması ve yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden düzelterek yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M
; İzah edilen nedenlerle,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kabulü ile,
Adana 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 23.01.2018 tarih ve 2014/844 E.-2018/96 K. sayılı kararının
KALDIRILMASINA ve YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN DÜZELTEREK YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile,
95.215,29 TL’nin 10.000,00 TL’si için dava tarihi olan 23.12.2014 tarihinden, 85.215,29 TL’si için ıslah tarihi olan 06.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan 6.504,15 TL harçtan peşin alınan 170,80 TL ve 3.303,53 TL ıslah harcının mahsubu ile 3.029,82 TL harc ın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacıdan peşin alınan
3.303,53 TL harc ın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacıdan ikinci kez alınan
2.508,52 TL harc ınistek halinde, yerel Mahkeme tarafından DAVACIYA İADESİNE,
Davacı vekille temsil edildiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen değer üzerinden hesaplanan
10.367,22 TL nispi vekalet ücreti nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı vekille temsil edildiğinden AAÜT uyarınca reddedilen değer üzerinden hesaplanan
11.408,24 TL nispi vekalet ücreti nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 25,20 TL başvuru harcı, 6 davetiye gideri 9,00 TL üzerinden 54,00 TL, 1 davetiye gideri 10,00 TL, 5 davetiye gideri 11,00 TL üzerinden 55,00 TL, 1 davetiye gideri 12,50 TL, 2 davetiye gideri 14,00 TL üzernden 28,00 TL, 195,40 TL keşif harcı, 360,00 TL keşif aracı ücreti, 2.300,00 TL bilirkişi ücreti, 64,30 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.104,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red kısmı nazara alınarak (% 46,80)
1.452,86 TL yargılama gideri nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Karar kesinleştiğinde, artan gider avansınınistek halinde, yerel Mahkeme tarafından İLGİLİSİNE İADESİNE,
İstinaf yönünden;
İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan
121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı nın hazineye irat kaydına, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan
44,40 TL peşin maktu istinaf karar harcı nınistek halinde, yerel Mahkeme tarafından DAVACIYA İADESİNE,
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf aşamasında yapılan
35,00 TL yargılama gideri nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 359/3 maddesi gereğince, kararın Dairemiz tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355, 353/1-b-2, 361/1, 362/1-a ve 365/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Dairemize veya hükmü veren İlk Derece Mahkemesi’ne veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesi’ne verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/10/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe