Adana BAM, 6. HD., E. 2019/617 K. 2020/309 T. 10.6.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 508

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACILAR
:

1-
K1
:

2-
K2
:

3-
K3
:

4-
K4
:

5-
K5
:

6-
K6
:

7-
K7

VEKİLİ : Av. K8

DAVALI
: K9

VEKİLİ : Av. K10

DAVANIN KONUSU : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/02/2019 tarih ve 2017/198 Esas – 2019/25 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle taraf vekillerinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan istinaf karar incelemesinde;

DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davacılar murisi K4’ın 13/07/2011 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili K7 tarafından Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1597 esas 2011/1668 karar sayılı dosyası ile davacı müvekkillerinin mirasçı olarak kaldığını, murisin maliki olduğu taşınmazlarla ilgili satış yapmak üzere davalı K9’i tayin ettiğini, murisin ölmeden 4 ay önce, davalı K9’in vekalete istinaden Mersin Tapu Müdürlüğünde A1 Mahallesi, 628 ada 28 parselde 80/2000 arsa paylı zemin kat 2 nolu mesken için tapuda vekaleten işlem yaparak taşınmazı dava dışı 3.kişi olan K11e 36 bin TL satmış olduğunu, davalı K9’in dava konusu mesken satış bedelinin murise ödemediğini, söz konusu dava konusu taşınmazın 14/03/2011 tarihli satış bedelinin hesaplanarak işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:

Davalı vekilinin mahkememize sunduğu 14/06/2017 tarihli beyan dilekçesinde özetle; davanın, davalı müvekkilinin taşınmazı satarak bedelini aldığı ve zimmetine geçirdiği iddiasına dayandığını, K7 dışındaki mirasçıların ihtarname keşide etmediklerini, 11/03/2011 vekalet tarihi ile 14/03/2011 satış tarihine bakıldığında 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğunu, anlatılan sebeplerle zamanaşımı iddiasının kabulü ile haksız ve yersiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:

Gerekçesi ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında açıkladığı üzere;

Davanın kabulü ile, 36.000,00 TL’nin satış tarihi olan 14/03/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacılar vekili 08/04/2019 tarihli istinaf dilekçesinde;

1-Gerçek satış bedelinin müvekkillerince bilinmemesi nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava değerini satış senedine göre belirttiklerini, satış tarihindeki taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi suretiyle ödenmesi gerektiğini,

2-Vekilinin hesap verme yükümlülüğü olduğunu, vekilin vekalet verenin kendisine verdiği görevi özen ve sadakatle ifa etmesi gerektiğini, davalının taşınmazı düşük bedelle oğluna sattığının tapu kayıtları ile belirlendiğini,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 08/06/2013 tarih ve 2012/23496 E., 2013/18853 K., 01/02/2016 tarih ve 2014/47853 E., 2016/2312 K., 02/05/2016 tarih ve 2015/15621 E., 2016/11913 K., 20/05/2013 tarih ve 2012/17817 E., 2013/13144 K. Sayılı kararlarına göre davalının satışa konu taşınmazın satış tarihindeki gerçek değeri ile sorumlu olduğunu,

3-Yargıtay ilamlarında belirtildiği üzere taşınmazın rayiç bedelinin belirlenerek 2011 yılı itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkillerine ödenmesine karar verilmesi gerektiğini,
Sonuç itiabriyle; Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/198 E., 2019/25 K. Sayılı karara ilişkin istinaf nedenlerinin kabulü ile müvekkillerinin lehine olacak şekilde kararın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili 11/04/2019 tarihli istinaf dilekçesinde;

1-Davacıların murisinin müvekkiline verdiği vekaletnamenin dava konusu taşınmazı istediği kişiye istediği bedelle devir yetkisini içeren bir vekaletname olduğunu,

2-Davacıların murisinin müvekkiline gönderdiği iddia edilen Milas 2. Noterliği’ nin 2800 Yevmiye numaralı ihtarını tesadüfen evde misafir olarak bulunan müvekkilin gelini K12′ e tebliğ edildiğini, yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, bu durumun yerel mahkemece dikkate alınmadığını,

3-Yerel mahkemece HMK 176. Maddesinde belirtilen şartlara uygun davranılmadığını, ilgili maddede zamanaşımı itirazının ıslah yolu ile yapılabileceğini, bu bağlamda süresinde cevap dilekçesi verilmese dahi davayı inkar etmiş sayılan müvekkil için zamanaşımı ve usulsüz tebligat ile kesilmeye çalışılan zamanaşımı iddialarının incelenmeden karar verilmesinin hatalı olduğunu,

4-Dava konusu 3 adet taşınmaza çok düşük bir teminatla tedbir konulmasının hatalı olduğunu,

5-Müvekkilinin mal kaçırmaya yönelik bir eyleminin olmadığını, hiç bir taşınmazını devretmediğini,
Sonuç itibariyle; Yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olarak verildiğinden mahkemenin kararının kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER :

İstinaf incelemesine esas;

Yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava;

Vekalet
Sözleşmesinden
Kaynaklanan
Alacakdavasıdır.

Tapu kaydına göre;Mersin ili, Yenişehir ilçesi, A1 Mahallesi, 628 ada, 28 parselde kayıtlı taşınmazın 80/200 arsa paylı zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün K4 adına kayıtlı iken 14/03/2011 tarih ve 4827 yevmiye nolu satış akdi ve Ankara 37. Noterliği’nin 11/03/2011 tarih ve 6808 yevmiye nolu vekaletname ile yetkili kılınan K13 oğlu K9 tarafından K11e 36.000,00 TL’ye satıldığı, bedelin nakten ve tamamen alındığını belirtildiği, taşınmazın son malikinin K9 oğlu K14 olduğu anlaşımıştır.

Ankara 37. Noterliği’nin 11/03/2011 tarih ve 6808 yevmiye nolu vekaletname örneğinin incelenmesinde vekalet verenin K15 oğlu K4, vekilin K13 oğlu K9, vekalete konu taşınmazın Mersin ili, Yenişehir ilçesi, A1 Mahallesi, 628 ada, 28 parselde kayıtlı taşınmazın 80/200 arsa paylı zemin kat 2 nolu bağımsız bölüm olduğu,
Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/1597-1668 E ve K. Sayılı veraset ilamının incelenmesinde;mirasçıların K1, K2, K3, K4, K5, K6 ve K7 olduğu,
Davacı tanıklarının dinlendiği,
Mahkemece 27/02/2018 tarihinde taşınmaz başında keşif yapıldığı,
Mimar K16 ve İnşaat Mühendisi Gayrimenkul Değerleme Uzmanı K17’ın 20/07/2018 tarihli raporlarına göre; Dava konusu Mersin ili, Yenişehir ilçesi, A1 Mahallesi, 628 ada, 28 parselde kayıtlı taşınmazın 80/200 arsa paylı zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün K4 adına vekaleten 14/03/2011 tarihinde üzerindeki şerh ve ipotek yükümlülükleri ile beraber 36.000,00 TL bedelle K11’e satıldığı, keşif tarihi ile taşınmazın değerinin 140.000,00 TL, dava tarihi itibariyle değerinin 80.274,85 TL olduğunun belirtildiği,
Bilirkişi heyetinin 15/11/2018 tarihli ek raporuna göre;Davaya konu taşınmazın keşif tarihi 27/02/2018 tarihinde 140.000,00 TL, dava tarihi 23/03/2017 tarihinde 124.390,41 TL, satış tarihi 14/03/2011 tarihinde ise 80.274,85 TL olduğu, bilirkişi kurulumuzda taşınmaz bedelinin dava ve satış tarihine kadar getirilerek ulaşacağı değern çeşitli ekonomik etkenlerin (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar, gayrimenkul fiyatlarındaki artış oranları vs.) ortalamaları alınmak suretiyle uzmanlık alanı “hesap uzmanı” olan bilirkişi tarafından incelenmesi gerektiğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

SOMUT OLAYDA;

Vekalete konu taşınmazın davacıların murisine ait iken, muris tarafından davalıya verilen vekaletnameye istinaden 14/03/2011 tarihinde 36.000,00 TL bedelle K11’e satıldığı, satış tarihinden sonra 13/07/2011 tarihinde vefat ettiği, davacıların satış bedelinin murise ve kendilerine ödenmediği, taşınmazın vekalet görevi kötüye kullanılarak taşınmazı düşük bedelle oğluna sattığı, taşınmazın satış tarihindeki gerçek değerinin belirlenerek yasal faizi ile birlikte karar verilmesi talebini içeren eldeki davanın açıldığı sabittir.
6100 sayılı HMK’nın 141.maddesine göre;”taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise anca karşı tarafın muvafakatı ile idda ve savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia ve savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.

Ön inceleme duruşmasının 08/06/2017 tarihinde yapıldığı,
Dava dilekçesinin davalıya ” muhatab adreste hazır olmadığından eşi K18’ya 29/03/2027 tarihinde tebliğ edildiği, davalının vekili aracılığıyla 14/06/2017 tarihinde yasal cevap süresi geçtikten sonra beyan , delil bunlar kabul görmediği takdirde cevap dilekçesi verilmemesinin sonuçları “İNKAR” sonucunu doğurduğundan ISLAH ve ZAMANAŞIMI” itirazına ilişkin dilekçe sunduğu, 11/03/2011 vekalet tarihi ile 14/03/2011 satış tarihi dikkate alındığında, dava tarihi 23/03/2017 tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili, davalı vekilinin tahkikat aşamasına geçildikten sonra 14/06/2017 tarihinde verdiği dilekçesine karşı 12/102017 tarihli celsede, karşı tarafın süresinde olmayan cevap dilekçesi ve delillerine muvafakat etmediklerini, davalı vekilinin ıslah dilekçesi ile yaptığı zamanaşımı itirazlarını da kabul etmediklerini beyan etmiştir.

Türk Borçlar Kanunu’nun 508. Maddesine göre, vekil vekalete verenin istemi üzerine yürüttüğü işin hesabını vermek ve vekaletle ilişkili olarak aldıklarını vekalet verene vermekle yükümlüdür. Vekil, vekalet verene tesliminde geciktiği paranın faizini de ödemekle yükümlüdür.

Vekil, vekalet görevini yerine getirirken vekalet verenin menfaatini gözetme, sadakat ve özen göstermek zorundadır.

İspat yükü, vekil olarak davacı adına işlem yapan davalıdadır. Davalı, taşınmazın bedelini davacıya ödediğini, kesin deliller ile ispat edememiştir. Öyleyse, davacı taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerini davalıdan istemekte haklıdır.
(Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 20/02/2017 tarih ve 2015/36157 E., 2017/2022 K. Sayılı ilamı).

Davalı davaya süresinde cevap vermemiştir. Ön inceleme aşaması tamamladıktan sonra zamanaşımı ilk itarazında bulunmuştur. Davacı vekili 12/10/2017 tarihli celsede davalı vekilinin zamanaşımı itirazına ve ıslaha muvafakat etmedikleri açıkça beyan etmiştir. Davalı tapudaki satış bedelini kayıt maliki davacıların murisine veya mirasçı davacılara ödediğini kesin deliller ile ispat edememiştir.

Davacılar vekalete konu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerini istemekte haklıdır.

Mahkemece yapılacak iş; Davaya konu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değerinin belirlenmesi, gerektiğinde belirlenen değer üzerinden ıslah ve harcın tamamlanması için davacılara süre verilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekir.

Sonuç itibariyle;

Davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
Davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, 6100 HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılması, yargılamanın yeniden yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun
ESASTAN REDDİNE

2-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a.6 maddesi uyarınca davacılar vekilinin
İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE,

3-
Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/02/2019 tarih ve 2017/198 Esas – 2019/25 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,

4-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren yerel mahkemeye
GÖNDERİLMESİNE,

5-
İstinaf talep eden davalıdan alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı 2.459,20-TL olmakla peşin alınan 614,80-TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 1.844,40 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye
İRAD KAYDEDİLMESİNE,
6
-Davacıdan alınan 44,40-TL maktu istinaf karar harcını talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya
İADESİNE,
7

İstinaf talep eden taraflardan peşin alınan 121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye irad
KAYDEDİLMESİNE
,

8-
İstinaf masraflarının, başvuran davalı üzerinde
BIRAKILMASINA
,

9-
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacılar yararına vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
10

Kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-ç bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!