TBK Madde 120 Temerrüt faizi: a. Genel olarak

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 120, temerrüt faizi oranını belirler: sözleşmede kararlaştırılmamışsa uygulanacak yıllık temerrüt faizi, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre saptanır; sözleşmeyle kararlaştırılacak yıllık oran ise bu şekilde belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdî faiz oranı kararlaştırılmış ama temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı birinci fıkradaki orandan fazlaysa, temerrüt faizi bakımından akdî faiz oranı geçerli olur.

Resmi Metin

a. Genel olarak

Madde 120- (1) Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

(2) Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.

(3) Akdî faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdî faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı hakkında akdî faiz oranı geçerli olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, temerrüt faizinin oranını belirler ve uygulamada en sık yapılan hata, onu sözleşmedeki akdî (anapara) faiziyle karıştırmaktır. Temerrüt faizi, borçlu temerrüde düştükten sonra işleyen gecikme faizidir; akdî faiz ise vade içinde paranın kullanım karşılığıdır ve ayrı bir kurumdur. Taraflar sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırmamışsa oran, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre, yani yasal temerrüt faizi üzerinden hesaplanır; dilekçede talebi bu ayrımı gözeterek kurmak gerekir.

Üst sınır farkını atlamamak kritiktir: Sözleşmeyle kararlaştırılacak temerrüt faizi, yasal oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz; oysa TBK m.88’deki akdî faiz tavanı yasal oranın yüzde elli fazlasıdır. İki tavanı karıştırmak, fahiş orana dayanıp talebin reddedilmesine yol açabilir. Ancak bu tavanlar adi işler içindir; ticari işlerde faiz oranı TTK’nın 8. maddesi uyarınca serbestçe belirlenir ve bu tavanlar uygulanmaz, dolayısıyla ticari alacakta tavan-aşımı itirazını otomatik kurmayın. Ayrıca akdî faiz kararlaştırılmış ama temerrüt faizi belirlenmemişse ve akdî oran yasal faizden yüksekse, temerrüt faizi de o akdî oran üzerinden yürür. Faiz başlangıç tarihini ve oranını TBK m.120 çerçevesinde net göstermek, ispat ve hesap açısından tarafınıza güç katar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 120. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 103. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 119. maddesinde, genel olarak temerrüt faizi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 103. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Geçmiş günler faizi / a. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, Tasarıda “2. Temerrüt faizi / a. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun iki fıkradan oluşan 103. maddesi, Tasarının 119. maddesinde üç fıkra halinde, tamamen farklı bir hüküm olarak düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 103. maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkrada, faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranının sözleşmede kararlaştırılmaması durumunda, bu oranın, Tasarısının 87. maddesinde olduğu gibi, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirleneceği öngörülmektedir. Faiz oranının, ekonomik koşullara göre, zaman içinde sıkça değiştirilebildiği göz önünde tutularak, temel bir kanun olan Türk Borçlar Kanununda, sabit bir oranın belirtilmesi uygun görülmemiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında, sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranının, aynı maddenin birinci fıkrası uyarınca belirlenen yıllık ortalama faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamayacağı kabul edilmiştir. Bu emredici hükümle, temerrüde düşmüş olsa bile, Anayasanın 2. maddesinde ifadesini bulan sosyal devlet ilkesinin bir gereği olarak, uygulamada örnekleri sıkça görülen olağanüstü faiz oranları karşısında, borçluların korunmaları amaçlanmıştır.

Maddenin son fıkrasına göre, taraflarca akdi faiz oranı kararlaştırıldığı halde sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamış ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faizi oranı olarak akdi faiz oranı uygulanır. Böylece, temerrüde düşen borçlunun, sözleşmede temerrüt faizi oranına ilişkin bir düzenleme yapılmadığı gerekçesiyle, akdi faizden daha düşük bir temerrüt faizi ödemek suretiyle, temerrüdünden yarar sağlamasının önlenmesi amaçlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.120 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/608 K. 2019/810 Onama

Sözleşmede temerrüt faizi oranı kararlaştırılmamışsa, uygulanacak oran faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir; bu oran hâkimin hukuki bilgisiyle saptanabildiğinden bilirkişi incelemesine gerek yoktur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalıyla imzaladığı güvenlik hizmeti sözleşmesi kapsamında verdiği hizmetin bakiye alacağının, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle ödenmediğini ileri sürerek faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; davalı ise ayıplı hizmet nedeniyle sözleşmeyi haklı feshettiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Ankara 10. Tüketici Mahkemesi davayı kısmen kabul ederek asıl alacak üzerinden takibin devamına ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine hükmetmiş, karar davalının temyizi üzerine bozulmuş, mahkemenin direnmesiyle uyuşmazlık Hukuk Genel Kurulu önüne gelmiştir. Kurul, uygulanacak faiz oranının bilirkişi incelemesine ihtiyaç duyulmadan hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle belirlenebileceğini, gerekçeli karar başlığındaki dava tarihi yanlışlığının ise düzeltilebilir maddi hata olduğunu belirterek direnme kararının ilave gerekçelerle onanmasına kesin olarak karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6421 K. 2019/2594 Bozma

Temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükteki mevzuata göre belirlenir; sözleşmeyle kararlaştırılan oran bu oranın yüzde yüz fazlasını aşamaz, ancak taraflar tacir ise bu sınırlama etkili olmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, 07.05.2009 tarihli kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen kira bedelleri ve işlemiş faiz için kiracı ile müteselsil kefil aleyhine icra takibi başlatmış; itirazın iptalini ve inkar tazminatını istemiştir. Davalılar asıl alacağa değil, sözleşmedeki aylık %10 gecikme faizine dayanılarak işletilen faizin fahiş olduğuna itiraz etmiştir. Yerel mahkeme takibi işlemiş faiz yönünden kısmen kabul edip diğer istemleri reddetmiş, davacı hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, tarafların tacir olması hâlinde TTK m.8/1 uyarınca faiz oranının serbestçe belirlenebileceğini ve TBK m.88 ile 120'deki sınırlamaların uygulanmayacağını vurgulayarak, davalının tacir olup olmadığı araştırılmadan hüküm kurulmasını hatalı bulmuş ve kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/9085 K. 2018/6024 Onama

TBK m.120 uyarınca temerrüt faizi oranı sözleşmeyle kararlaştırılabilir; tarafların her ikisi de tacir olduğunda, ticari işlerde faiz serbestçe belirlenebileceğinden faiz oranı yasal sınırlamaya tabi olmaksızın serbestçe kararlaştırılabilir.

Detaylı özeti gör

Her ikisi de tacir olan taraflar arasında, davalının ticari faaliyetinde kullanmak üzere kiraladığı taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında, uyuşmazlık icra takibine konu alacağa uygulanacak faiz oranında toplanmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi hükmü faiz yönünden TBK m.120/2 çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle bozmuş; yerel mahkeme ise tarafların tacir olması ve kira ilişkisinin ticari iş niteliği taşıması nedeniyle akdi faizin TTK m.8/1 uyarınca serbestçe belirlenebileceğini, TBK m.120/2 sınırlamasının tacirler için uygulanamayacağını belirterek aylık %12 işlemiş faize hükmedilmesi yönünde direnmiştir. Direnme kararını davacılar temyiz etmiş, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafların tacir oluşunu dikkate alarak faizin serbestçe kararlaştırılabileceği sonucuna varmış, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarını reddederek hükmün onanmasına karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/1999 K. 2017/8415 Onama

Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120. maddeleri uyarınca faiz indirimine gidilemez; mahkemece TBK m.120 uyarınca faize ilişkin indirim uygulanarak karar verilmesi doğru değildir.

Detaylı özeti gör

Davacı, iş makinesi kira sözleşmesinden doğan alacağının tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatmış, davalının kısmi itirazı üzerine itirazın iptalini istemiştir; uyuşmazlık icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarında toplanmıştır. Sözleşmede aylık %4 faiz kararlaştırılmış, taraflar tacir olmasına rağmen mahkeme faizi yasal orana indirerek 1.185,69 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına hükmetmiştir. Yargıtay, tacirler arasında TTK m.8 gereği faiz indirimine gidilemeyeceğini, davacı vekilinin de 2.169,43 TL işlemiş faizi kabul ettiğini belirterek bu miktar üzerinden takibin devamı gerektiğini saptamış; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmü düzelterek onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.120 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/142 K. 2023/1060 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticari kredide temerrüt faizi oranına TBK m.120'nin getirdiği tavanın uygulanmayacağı, TTK m.8 gereğince oranın serbestçe kararlaştırılabileceği kabul edilerek, yıllık yüzde 94,5 temerrüt faizinin fahiş olduğuna dayanan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesine dayalı takibe itirazın iptali davasında borçlu, talep edilen yıllık yüzde 94,5 temerrüt faizinin ve faiz üzerinden hesaplanan verginin yasaya aykırı olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, bankacılık işinin ticari iş niteliğinde olması nedeniyle TBK m.88 ve 120'deki faiz sınırlamalarının ticari kredilerde uygulanmayacağını, TTK m.8 uyarınca temerrüt faizi oranının serbestçe belirlenebileceğini kabul ederek borçlunun esasa ilişkin istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; alacaklı bankanın miktar itibarıyla kesin olan karara yönelik başvurusunu usulden, borçlunun başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1159 K. 2022/1721 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kooperatif genel kurulunda aidatını geç ödeyen ortaklar için aylık %10 gecikme faizi kararlaştırılmış olsa da, TBK m.120'deki üst sınır gözetilerek yıllık %18 oranı üzerinden faiz hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kooperatif ortağının geçmiş dönemlere ait ödenmemiş aidat ve işlemiş faiz borcu için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi bilirkişi ek raporunu esas alarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, ödeme savunmasının def'i değil itiraz olduğunu ve yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağını belirterek istinaf dilekçesine eklenen dört ödeme belgesini incelemiş; takip tarihinden sonraki ödemelerin ve belediyeye yapılan ödemenin borçtan mahsup edilemeyeceğini, aidat ödemesinin ise hükme esas raporda zaten mahsup edildiğini saptamış, genel kurulda kararlaştırılan aylık %10 faiz yerine yasal üst sınıra göre yıllık %18 üzerinden faiz hesabını yerinde bularak ortağın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1505 K. 2020/1730 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kredi sözleşmesinde belirlenme yöntemi kararlaştırılan temerrüt faizi bakımından, TBK'nın temerrüt faizi oranına getirdiği yasal üst sınırın ticari işlerde uygulanmayacağı; bu yöntemle bulunan yüzde 94,50 oranının takip talebinde istenmesinin yerinde olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte borçlu şirket, takibin mükerrer olduğunu, süresinde satış istenmediğinden takibin düştüğünü, uygulanan temerrüt faizinin fahiş olduğunu ve icra emrinin usulsüz olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, kredi sözleşmesindeki orana göre hesaplanan temerrüt faizinin ticari işte geçerli olduğunu ve icra emrine yedi günlük sürede itiraz edilmediğini belirterek istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; ancak aynı şikayetlerin daha önce açılmış derdest bir davada görülmesi nedeniyle bunların usulden reddi gerekirken esastan reddedilmesini isabetsiz bularak ilk derece kararını resen kaldırmış ve yerine yeni hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/501 K. 2020/754 Kısmen Kabul

Dava açılmasıyla temerrüde düşen bankanın, dava tarihinden ödeme tarihine kadar geçen dönem için TBK m.120'ye dayanılarak temerrüt faizinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu; dava öncesine ilişkin faiz talebi bulunmamasının bu dönem faizine engel olmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, banka çalışanının usulsüz işlemleriyle mudinin hesabından çekilen paranın tazminine ilişkin davada hükmedilen harç, vekalet ücreti ve yargılama giderinin doğruluğudur. İlk derece mahkemesi, yargılama sırasında ödenen anapara yönünden karar verilmesine yer olmadığına, faiz yönünden kısmen kabule karar vermiştir. Daire, dava tarihi ile ödeme tarihi arasındaki faize hükmedilmesini yerinde bularak bankanın bu yöndeki istinaf sebebini esastan reddetmiş; buna karşılık red oranına göre hesaplanması gereken yargılama giderinin maddi hata ile tamamen davacıya yüklendiğini, ön inceleme öncesi kısmi kabul nedeniyle harcın üçte biri ile vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesi gerektiğini belirterek her iki tarafın bu yönlerdeki istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp esas hakkında yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1587 K. 2020/354 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tüketici kredisi borcunda temerrüt faizinin, TBK m.120/2 uyarınca sözleşmede kararlaştırılan faiz oranı üzerinden hesaplandığı belirtilerek, borçlunun temerrüt faizi oranına ve takip konusu alacağın miktarına yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, sabit faizli tüketici kredisi taksitlerini ödemeyen kredi borçlusu hakkında ilamsız takip başlatmış; itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporu doğrultusunda davayı kısmen kabul ederek takibin belirlenen asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına ve asıl alacağın yüzde yirmisi oranında icra inkar tazminatına karar vermiştir. Borçlu, akdi ve temerrüt faizinin hatalı hesaplandığını ve alacağın likit olmadığını ileri sürmüştür. Daire, akdi faizin TBK m.88/2, temerrüt faizinin ise m.120/2 uyarınca sözleşmede kararlaştırılan orana göre hesaplandığını belirterek faiz oranlarına yönelik istinaf sebebini yerinde görmemiş; imzalı ödeme planı nedeniyle alacağın likit olduğunu kabul ederek icra inkar tazminatını da yerinde bulmuş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (1)
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2017/13 K. 2017/11 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Takipte istenen faiz oranı, takip tarihinde geçerli ticari ya da yasal faiz oranlarından hiçbirine denk gelmiyorsa talebin ticari faiz sayılamayacağı; iş de ticari nitelikte olmadığından faizin TBK m.120 sınırlamaları gözetilerek hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi kartı borcu nedeniyle kesinleşen ilamsız takipte borçlu, takipten sonra düşen faiz oranlarına göre hesap yapılmasını istemiş, icra müdürlüğü talebi reddetmiş, icra hukuk mahkemesi ise şikayeti duruşma açmadan ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan sonuçlandırmıştır. Daire, akdî ve temerrüt faizi sınırlarının ticari nitelik taşımayan işlerde emredici olduğunu, takipte istenen oranın ticari ya da yasal faiz oranlarına denk gelmediğini, bu nedenle kredi kartı sözleşmesi getirtilip uzman bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak ve duruşma açılarak karar verilmesi gerektiğini belirtmiş; istinaf başvurusunu kabul ederek ilk derece kararını kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!