TBK Madde 121 Temerrüt faizi: b. Faizlerde, iratlarda ve bağışlamada temerrüt faizi

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 121, faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür. Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar ceza koşulu hükümlerine tabi olur ve temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.

Resmi Metin

b. Faizlerde, iratlarda ve bağışlamada temerrüt faizi

Madde 121- (1) Faiz veya irat borcunu ya da bağışladığı bir miktar parayı ödemekte temerrüde düşen borçlu, icra takibine girişildiği veya dava açıldığı günden başlayarak, temerrüt faizi ödemekle yükümlüdür.

(2) Buna aykırı olarak yapılan anlaşmalar, ceza koşulu hükümlerine tabi olur.

(3) Temerrüt faizine, ayrıca temerrüt faizi yürütülemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu maddenin pratik özü iki kuralda toplanır. Faiz, irat veya bağışlanan bir miktar parayı ödemede temerrüde düşen borçlu için temerrüt faizi, genel temerrüt kuralındaki gibi muacceliyet ya da ihtar anından değil, icra takibine giriştiğiniz veya dava açtığınız günden başlar. Sahada en sık görülen hata, faiz alacağında temerrüt faizini takip yahut dava tarihinden önceye taşıyıp fazla talep etmektir; alacaklı vekiliyseniz hesabı bu başlangıç tarihine oturtun, başlangıç gününü dilekçede açıkça gösterin. Başlangıcı öne çeken veya oranı şişiren aksi anlaşmalar geçersiz sayılmaz; ceza koşulu hükümlerine tabi olur (TBK m.182) ve hâkim aşırı cezayı indirebilir.

Maddenin çekirdek yasağı şudur: temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez, yani faize faiz (bileşik faiz) işletilemez. Takip ve dava açısından en kritik hata, işlemiş temerrüt faizini anaparaya ekleyip oluşan toplam üzerinden yeniden temerrüt faizi hesaplamaktır; bu, takibin kısmen iptaline veya fazla talebin reddine yol açar. Talep ettiği faizi dayanaklandırma ve hesabı doğru kurma yükü alacaklıdadır. Dilekçe taktiği: anapara ile temerrüt faizini ayrı kalemler hâlinde gösterin, faiz başlangıç gününü tek tek yazın ve hiçbir kalemde faize faiz yürütmeyin.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 121. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 104. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 120. maddesinde, faiz, irat ve bağışlamalarda temerrüt faizi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 104. maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Faizin, mütedahil taksitlerin, bağışladığı mebaliğin tediyesinde mütemerrit olan borçlu” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Faizlerde, iratlarda ve bağışlamada temerrüt faizi” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.121 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/8120 K. 2022/5269 Onama

Gecikme zammı esasen bir temerrüt faizidir; TBK m.121/son uyarınca faiz niteliğindeki gecikme zammına ayrıca temerrüt faizi (faize faiz) yürütülemez.

Detaylı özeti gör

Fabrikayı 11/09/2013 tarihinde satın alan davacı, enerji aboneliğinin kendi adına tesisini istemiş; davalı dağıtım şirketi ise iş yerini aktif ve pasifiyle devralan davacının önceki aboneye ait tüketim borcundan da sorumlu olduğunu, devrin muvazaalı olduğunu savunarak eski borç ödenmeden yeni abonelik kurulamayacağını ileri sürmüştür. Mahkeme, davacının önceki aboneye ait borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle aboneliği davacı adına tesis etmiş, birleşen alacak davasını kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, aboneliğe ilişkin sair temyiz itirazlarını yerinde görmemiş; ancak birleşen davada yerel mahkemenin faizi yalnızca asıl alacağa (tüketim bedeline) değil, asıl alacak ile gecikme zammı toplamına yürütmesini faize faiz sonucunu doğurduğundan usul ve kanuna aykırı bulmuştur. Bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, faizin yalnızca 1.118.518,77 TL tüketim bedeline dava tarihinden işletileceği biçiminde hüküm düzeltilerek onanmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/5152 K. 2019/3954 Bozma

Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez; asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı üzerinden bulunan tutara dava tarihinden itibaren yeniden temerrüt faizi işletilmesi, yani faize faiz yürütülmesi, TBK m.121 son fıkraya aykırıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı belediye, davalı şirketin ana isale hattına boru ekleyerek 1999 ila 15/04/2011 arasında kaçak su kullandığını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL, ıslahla 249.643,39 TL tazminat istemiş; davalı, 15/04/2011 tarihli protokolle su abonesi olduğunu savunarak reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, davalı vekili temyize gitmiştir. Yargıtay, hükme esas alınan 14/10/2014 tarihli bilirkişi raporunun kaçak kullanımın 1999'da başladığını doğrulamadığını, davacının yalnızca tutanağın düzenlendiği 31/05/2010 ile 15/04/2011 arasındaki kullanımı ispatlayabildiğini belirterek bu dönem için yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca kabule göre, asıl alacak ile işlemiş faiz toplamı üzerinden dava tarihinden faiz yürütülmesinin faize faiz niteliğinde olup TBK m.121 son fıkraya aykırı bulunduğunu belirterek hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/15063 K. 2017/18288 Bozma

TBK'nın 121. maddesindeki faize faiz işletilmesi (temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülmesi) yasağına aykırı biçimde düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınamaz; bu yasağa aykırı faiz hesabına dayalı hüküm bozmayı gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı idare, yardımcı hizmetler sınıfında çalışan davalıya 2009, 2010 ve 2011 yıllarında fazla ve yersiz ek gösterge ödemesi yapıldığını ileri sürerek toplam 3.148,46 TL kamu alacağının yasal faiziyle tahsilini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur. İlk kararın alacağın sebepsiz zenginleşme (BK m.66) hükümlerine göre araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine yerel mahkeme davanın kabulüne hükmetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hükme esas alınan bilirkişi raporunun faize faiz işletme yasağına aykırı biçimde işlemiş faiz hesabı içermesini ve borçlu davalı dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği halde faizin ödeme tarihinden başlatılmasını isabetsiz bularak kararı davalı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.121 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1362 K. 2020/414 Düzelterek Esastan Red

Haksız ihtiyati tedbir nedeniyle istenen tazminatın konusu işlemiş temerrüt faizi olduğunda, TBK 121/son'daki faize faiz yasağı gereği hükmedilen tutara dava tarihinden itibaren dahi faiz yürütülemeyeceği, bu yasağın kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, davalının talebi üzerine konulan ihtiyati tedbir nedeniyle hakedişini geç tahsil eden davacı şirketin faiz zararının tazminine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip tazminata dava ve ıslah tarihlerinden itibaren avans faizi yürütmüştür. Daire, icra edilen tedbirin sonradan haksız olduğunun anlaşıldığını, tedbiri koydurtan yanın maddi zarardan kusursuz sorumlu olduğunu ve mükerrer tahsil bulunmadığını belirterek bu yöndeki istinaf sebeplerini yerinde görmemiş; ancak hükmedilen miktarın asıl alacak değil işlemiş temerrüt faizi olduğunu, faize faiz yürütülemeyeceğini ve bu yasağın kamu düzenine ilişkin olduğunu gözeterek kararı kaldırmış, faiz yürütülmeksizin yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/952 K. 2020/404 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Dava konusu edilen alacağın kendisi işlemiş temerrüt faizi olduğunda, TBK 121/son uyarınca faiz alacağına yeniden temerrüt faizi yürütülemeyeceği, dava tarihinden itibaren dahi faiz istenemeyeceği ve faize faiz yasağının kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, maddi tazminatı sigortacıdan tahsil ettiği önceki davada hüküm altına alınmayan kaza tarihi ile dava tarihi arasındaki işlemiş faizi ve manevi tazminatı, sürücü ile işletenden istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek faiz alacağı ve manevi tazminata hükmetmiştir. Daire, eldeki davanın asıl alacak ödenmeden açıldığını belirleyerek zamanaşımı itirazını yerinde görmemiş, kusur raporları arasında çelişki bulunmadığını saptamış, dava dilekçesinde yasal faiz istendiğinden reeskont avans faizine hükmedilemeyeceğini ve hükmedilen miktarın kendisi işlemiş temerrüt faizi olduğundan faize yeniden faiz yürütülemeyeceğini belirtmiş; manevi tazminat miktarını da yerinde bulup taraf vekillerinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!