Hazırlayan: Av. Saim İncekaş · Adana Barosu · Güncelleme: 31.10.2026
Özet8 fıkra · ~2 dk okuma
İİK m.72, borçlunun icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabileceğini düzenler. Takipten önce açılan davada mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir; takipten sonra açılan davada bu yolla takibin durdurulmasına karar verilemez.
Madde 72-(1) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
(2) İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
(3) İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(4) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(5) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
(6) Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
(7) Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
(8) Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur.
Bu maddede mevcut doğrulanmış değişiklik(ler) aşağıda gösterilmektedir. Madde yürürlüktedir; güncel ve yürürlükteki tam metin yukarıdadır. Önceki sürüm yürürlükte olmadığından bu sayfada ayrıca verilmemiştir.
Değişiklikmadde tamamı 538 s.K. m.43
Değişiklik4. fıkra 3494 s.K. m.6
Değişiklik5. fıkra 3494 s.K. m.6
Eski metnin tam karşılaştırması için mevzuat.gov.tr ve Resmî Gazete arşivini inceleyebilirsiniz.
Avukat Yorumu
Takibe itiraz etmemiş ya da itirazı kaldırılmış olduğu için borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek zorunda kalan kişi, ödediğini geri isteyebilir; fakat bu talep süresiz değildir. Sürenin başlangıcı takibin bitişi veya durumun öğrenilmesi değil, ödemenin yapıldığı tarihtir; bu tarihten itibaren bir sene içinde umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurulması gerekir. Süre geçtikten sonra, gerçekte borçlu olunmayan bir para söz konusu olsa bile geri alma yolu kapanır.
Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Borçlu menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmişse yeni bir dava açılması gerekmez; davaya istirdat davası olarak devam edilir. İstirdat davasında davacının ispat yükü de sınırlıdır: yalnız paranın verilmesi gerekmediğini ispatla yükümlüdür.
İlgili Yargıtay Kararları - İİK m.72 uygulaması
Seçilmiş Yargıtay içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.
Yargıtay · HGK•E. 2017/3128 K. 2021/1224•Direnme Bozuldu
İİK m.72'de düzenlenen menfi tespit davasında borçlu, icra takibinden önce, takip sırasında ya da takipten sonra borçlu bulunmadığının tespitini isteyebilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalı olup normal bir hukuk davası olarak açılır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Miktarı belirsiz ya da henüz doğmamış bir alacağı güvence altına alan ipoteğin TMK m.851 uyarınca üst sınır (limit) ipoteği niteliği ve ipotek veren üçüncü kişinin "doğmuş ve doğacak her türlü borç" için sorumluluğu. Değerlendirme: Alacağın miktarı belirsizse üst sınır ipoteği kurulur; senette doğmuş ve doğacak borçları teminat gösteren üçüncü kişi, limit miktarınca sorumludur ve tek taraflı kefillikten vazgeçme ipotek borcunu etkilemez. Sonuç: Direnme kararının Özel Daire bozma gerekçesiyle BOZULMASINA karar verilmiştir.
İİK m.72 uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında takibin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. Takipten sonra açılan davada ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Anapara (karz) ipoteğinin geçerli bir temel borç ilişkisine bağlı olup olmadığı; alacak yoksa ipoteğin terkininin gerekip gerekmediği. Değerlendirme: İpotek alacağa bağlı (fer'i) bir haktır; tescil alacağı doğurmaz, yalnızca ayni hakka karine teşkil eder. Somut olayda davacı ile davalı arasında ipoteğe temel teşkil eden borç ilişkisi bulunmadığı, davalının da alacaklı olmadığı kendi beyanıyla sabit olduğundan ipotek dayanaksızdır. Sonuç: Direnme uygun bulunarak ipoteğin kaldırılması ve borçlu olunmadığının tespiti talebi yerinde görülmüş, dosya esas incelemesi için Özel Daireye gönderilmiştir.
İİK m.72'de düzenlenen menfi tespit davası, davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespiti için açılan davadır. Bu dava normal bir hukuk davası gibi açılır ve hem maddi hukuk hem de usul hukuku bakımından genel hükümlere tabidir.
Detaylı özeti gör
Kombi alım satımından doğan borç için davacı şirket, davalıya yedi adet ileri tarihli çek vermiş; borcunu zamanında ödeyemeyeceğini anlayınca taraflar eski çekler yerine vade farkıyla üç yeni çek düzenlenmesi konusunda anlaşmıştır. Davacı, davalının üç yeni çeki aldığı hâlde eski yedi çeki iade etmeyip bankaya ibraz ettiğini, kendisinin bu eski çekleri ödeyerek geri aldığını ve böylece mükerrer tahsil yapıldığını ileri sürerek üç yeni çek yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Özel Daire hükmü bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, taraflar arasındaki yenileme anlaşması karşısında direnme kararının onanması yönünde karar vermiştir.
Yargıtay · HGK•E. 2017/918 K. 2020/472•Direnme Bozuldu
Menfi tespit davası sırasında ihtiyati tedbir kararı alınmamış ve takip konusu borç ödenmişse dava, İİK m.72 uyarınca kendiliğinden istirdat davasına dönüşür; bu hâlde davanın konusuz kaldığından söz edilemeyip işin esasına girilerek deliller değerlendirilir.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: İpotekli taşınmazı ipotek yükümü ile sonradan satın alan ve borçtan şahsen sorumlu olmayan malike, alacaklının TMK m.887 kapsamında ödeme istemi/ihtar yapmamasının bozma sebebi oluşturup oluşturmadığı ve menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilip edilemeyeceği. Değerlendirme: İhtiyati tedbir alınmadığından menfi tespit davası istirdada dönüşmüştür; ayrıca borçtan şahsen sorumlu olmayan malike m.887 kapsamında ihtar yapıldığına dair belge bulunmaması kamu düzenine ilişkindir. Sonuç: Direnme kararının genişletilmiş gerekçeyle BOZULMASINA karar verilmiştir.
Yargıtay · HGK•E. 2017/606 K. 2017/532•Direnme Bozuldu
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kapatılan kredilerin teminatı olan ipoteklerin sonradan kullanılan kredi borcu nedeniyle icra yoluyla paraya çevrilmesi üzerine açılan borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir. Tarafların istirdat davasının koşullarını tartıştığı bu değerlendirme içinde İİK m.72 anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Bir kredi sözleşmesi çerçevesinde "kullanılmış ve kullanılacak kredilere teminat olmak üzere" üst sınır ipoteği kurulan taşınmazın, dayanak kredi borcu tamamen ödenip kapansa dahi, sonradan doğan başka bir borcun teminatı olarak kullanılıp kullanılamayacağı. Değerlendirme: TMK m.851, alacağın miktarı belli olmadığında tarafların bir azami meblağ belirtmesiyle üst sınır ipoteği kurulmasını caiz kılar; ipotek senedindeki "fekki bildirilinceye kadar" ve müstakbel kredileri kapsayan ibare geçerlidir. Sonuç: Direnme kararının Özel Daire bozma kararındaki nedenlerle BOZULMASINA oybirliğiyle karar verilmiştir.
Diğer kararlar (3)Yargıtay · HGK•E. 2013/2402 K. 2015/1532•Direnme Bozuldu
Borçlunun İİK m.72 uyarınca açtığı menfi tespit davasında da bir vakıadan kendi lehine hak çıkaranın onu ispat etmesi yolundaki genel kural (TMK m.6) uygulanır; hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü kural olarak davalı alacaklıdadır. Borçlu bir hukuki ilişkiyi kabul edip bunun senette görülenden farklı olduğunu ileri sürerse, kendi ileri sürdüğü ilişkiyi ispat külfeti davacı borçluya düşer.
Detaylı özeti gör
Davacı borçlular, "malen" kayıtlı 6.000-TL bedelli bono nedeniyle takip edilen miktarın bir kısmından borçlu olmadıklarının tespitini istemiş; uyuşmazlık, "malen" kaydını içeren bonoda ispat yükünün hangi tarafta olduğu noktasında toplanmıştır. HGK, TMK m.6'daki "bir vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafın o vakıayı ispatla yükümlü olduğu" genel kuralının menfi tespit davalarında da geçerli olduğunu, bonodaki "malen" kaydının malın teslimine karine teşkil ettiğini ve aksini (malın teslim edilmediğini/bedelsizliği) borçlunun yazılı delille ispat etmesi gerektiğini benimsemiştir. İspat külfetinin tayininde hataya düşen yerel mahkemenin direnme kararı, ispat yükü davacı-borçlularda olduğu ve onlar bedelsizliği yazılı delille kanıtlayamadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Yargıtay · HGK•E. 2013/1622 K. 2015/1238•Direnme Bozuldu
İİK m.72 uyarınca açılan menfi tespit davasında da ispat yüküne ilişkin genel kural (TMK m.6) değişmeden uygulanır; borçlu borcun varlığını inkâr ediyorsa ispat yükü, davalı konumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu ise varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa bunu ispat yükü kendisine düşer.
Detaylı özeti gör
Davacı-borçlu, aleyhine icra takibine konu edilen "malen" kayıtlı bononun muvazaalı olarak verildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş; yerel mahkeme ispat yükünü davalı-alacaklıya yükleyerek davayı kabul etmiştir. HGK, TMK m.6'daki "bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran tarafın o vakıayı ispat etmeye mecbur olduğu" temel kuralından hareketle, muvazaa iddiasını ileri süren davacı-borçluya ispat yükünün düştüğünü ve senedin tarafı olan davacının bu iddiayı ancak yazılı delille kanıtlayabileceğini belirlemiştir. Senet metninden muvazaa anlaşılamadığı ve davacı yazılı delil sunmadığı için bononun geçerli kabulü gerektiğini vurgulayan HGK, yerel mahkemenin hatalı gerekçeyle verdiği direnme kararını bozmuştur.
Mirası hükmen reddetmiş sayılan kişinin, borç tehdidi altında tereke alacaklıları aleyhine açtığı tespit davası İİK m.72'de düzenlenen menfi tespit davası niteliğindedir ve bu kişi aynı hususu def'i yoluyla da ileri sürebilir. Dava, borçtan kurtulma bakımından diğer davalardaki usuli prosedür çerçevesinde incelenip karara bağlanır.
Detaylı özeti gör
Hukuki mesele: Murisin iadeye tâbi tasarruflarına müracaat imkânını düzenleyen TMK m.558'in, taraflarca ileri sürülmeden hâkimce re'sen dikkate alınıp alınamayacağı ve mirası reddeden mirasçıya alacaklıların başvurusunun niteliği. Değerlendirme: m.558 uyarınca iadeye müracaat ile İİK m.278'e dayalı iptal, terekenin sahiplenildiğini göstermez ve hâkim bunları re'sen gözetemez; ancak şartları oluşunca ve iddia edilince alacaklılar mirasçıya başvurabilir. Sonuç: Böyle bir iddia ortaya konmadan, davacının iktisaplarına ait tasarrufun iptal edilebileceğinden söz ederek menfi tespit davasının reddi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - İİK m.72 uygulaması
Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Özetler ilgili kararlardan derlenmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi•E. 2025/853 K. 2026/1084•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İİK m.72 uyarınca menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması üzerine kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için takibin haksız olması tek başına yetmez; takibin ayrıca kötü niyetli olması ve bu yönde talep bulunması gerekir, kötü niyetin ispat yükü ise bunu ileri süren taraftadır.
Detaylı özeti gör
Dava, abonelik öncesi dönemde önceki kullanıcı adına düzenlenen kaçak elektrik tutanağı nedeniyle elektriğin kesilmesinden doğan muarazanın giderilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, yeni abone ile tutanak düzenlenen kişi arasında organik bağ bulunmadığını kabul ederek borçlu olunmadığının tespitine karar vermiştir. Daire, dağıtım şirketinin muvazaa savunması karşısında kira sözleşmesinin vergi dairesine bildirilip bildirilmediğinin ve iki işletme arasında organik bağ bulunup bulunmadığının araştırılması, tutanaklar ile tanık beyanlarının değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca nitelendirme hâkime ait olduğu hâlde muaraza istemi yerine yalnız menfi tespit hükmü kurulmasının hatalı olduğunu belirterek istinafı kabul edip kararı kaldırmıştır.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2022/2807 K. 2026/1113•İstinaf Kabulü / Kaldırma
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, kredi borcunun teminatı olarak tesis edilen ipoteğin alacaklı bankaca terkin edilmesinin kefilin sorumluluğuna etkisine dayanan menfi tespit davasının istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.72, istinafta kaldırılan ilk derece kararının özetinde davacının kötü niyet tazminatı talebinin bu maddenin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle karşılanmadığı aktarılırken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Kredi borcuna müteselsil kefil olan kişi, borcun teminatı olan ipoteğin alacaklı bankaca fek edilmesi nedeniyle sorumluluğunun sona erdiğini ileri sürerek icra takibinde borçlu olmadığının tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, ipoteğin terkin edildiği tarihte taşınmazın değeri belirlenmeden ve bu değer kadar tahsilat yapılıp yapılmadığı saptanmadan kefilin sorumluluğunun tamamen kalktığının kabul edilemeyeceğini ve eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek davalıların istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2025/3221 K. 2026/1084•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İİK m.72'de düzenlenen menfi tespit davası maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır; davacı bu davayı birbiriyle çelişmemek üzere birden fazla nedene dayandırabilir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, icra takibine konu üç bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkin menfi tespit istemidir. Borçlu, senetlerin tehdit ve baskı altında boş olarak imzalatıldığını, ayrıca ödeme ve ibra nedeniyle bedelsiz kaldığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi, dairenin önceki kaldırma kararı üzerine yaptığı yeniden yargılama sonucunda davayı yine reddetmiştir. Daire, tehdide dayalı iddianın bir yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmediğini, suç duyurusundan yaklaşık dokuz yıl sonra dava açıldığını, haricen tahsil bildirimi ile ibra makbuzunun ise başka bir icra dosyasına konu bonolara ilişkin olup dava konusu üç bonoyu kapsamadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2022/2306 K. 2025/2842•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İİK m.72/5 uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, borçlunun talebi üzerine dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir; bu zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Bu koşullar oluştuğu hâlde borçlu lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesi doğru değildir.
Detaylı özeti gör
Bonoya dayalı icra takibinin borçlusu, senedin cebir ve tehditle imzalatıldığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, korkutmanın etkisinin kalkmasından sonra bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş ve alacaklı lehine tazminata hükmetmiştir. Daire, davacının ceza soruşturması ve icra hukuk mahkemesindeki beyanlarıyla süresinde geçersizlik iddiasını ileri sürdüğünü, ayrıca senedin cebirle imzalatıldığının kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına hükmetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2025/1371 K. 2025/1547•Karar Verilmesine Yer Olmadığı
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, çeke dayalı takibe ilişkin menfi tespit davasında takibin durdurulması yönündeki tedbir isteminin reddine ilişkin ara kararın istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.72, ilk derece ara kararında davanın takipten sonra açıldığı kabul edilerek ihtiyati tedbirle takibin durdurulamayacağı belirtilirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasında davacılar icra takibinin durdurulmasını, aksi kanaate varılması halinde TBK m.590/2 uyarınca ayni teminat karşılığında takibin durdurulmasını istemiş; ilk derece mahkemesi İİK m.72/3 uyarınca takibin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulamayacağını ve takipte kefalete dayalı bir işlem bulunmadığını belirterek talebi ara kararla reddetmiştir. İstinaf incelemesinde, tek istinaf dilekçesi üzerine ilk derece mahkemesince iki ayrı istinaf formu düzenlendiği ve aynı ara kararın iki ayrı dosya olarak daireye gönderildiği, dilekçenin dairenin diğer esasına kayıtlı dosyasında karara bağlandığı anlaşılmıştır. Daire, aynı ara kararın istinafen incelenmiş olması nedeniyle bu dosya bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.
Diğer kararlar (16)Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi•E. 2023/759 K. 2025/605•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İİK m.72/6 uyarınca menfi tespit davası açan borçlu bu dava dolayısıyla tedbir kararı almamış ve dava sürerken takip konusu borç da ödenmişse, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Detaylı özeti gör
Kiralananı tahliye eden kiracı, hor kullanma tazminatı için hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş, takip sırasında ödeme yapılması üzerine dava istirdat davasına dönüşmüştür. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, kiracının olağan kullanımdan doğan eskimelerden sorumlu olmadığını, hasarların olağan incelemeyle belirlenebilir nitelikte olduğunu ve kiraya verenin taşınmazı teslim aldığı tarihten hemen sonra yazılı bildirimde bulunmadığını saptayarak kiracının hor kullanma tazminatından sorumlu tutulamayacağını belirtmiş; istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırarak davanın kabulüne hükmetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2022/2683 K. 2024/2351•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İİK m.72 uyarınca borçlu, icra takibinden önce, takip sırasında ya da takipten sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir; bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalı olup birbiriyle çelişmemek üzere birden fazla nedene dayandırılabilir.
Detaylı özeti gör
Korku ve tehdit altında imzalatıldığı ileri sürülen bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istenmiş; ayrıca senetlerin ödeme sonucu bedelsiz kaldığı ve ibra makbuzu verildiği ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesi, tehdit nedenine dayalı davanın TBK 39 gereğince bir yıllık süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Daire, davacının birden fazla hukuksal nedene dayandığını, bedelsizlik ve ibra makbuzuna ilişkin iddialar incelenmeden karar verilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.
Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi•E. 2020/1483 K. 2024/1303•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, şifahi eser ve hizmet sözleşmesine dayanan faturadan kaynaklanan bakiye alacak için başlatılan ilamsız takipten sonra borçlunun açtığı menfi tespit ve istirdat davasının istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.72, ilk derece mahkemesinin davayı bu madde uyarınca takipten sonra açılmış menfi tespit ve istirdat davası olarak nitelendiren kararının aktarımında anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, yurt dışında kurulan bir hastane laboratuvarına ilişkin sözlü eser ve hizmet sözleşmesinden doğan bakiye bedel için başlatılan takibe karşı açılan menfi tespit ve istirdat davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, iş sahibinin borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Daire, taraflar arasında götürü bedelli sözlü eser ve hizmet sözleşmesi bulunduğunu, yüklenicinin edimini eksiksiz teslim ettiğini, iş sahibinin eksik ve ayıplı ifa iddiasını resmi tespit veya ihtarname ile değil yalnızca tek taraflı tutanaklarla desteklediğini belirterek iş sahibinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2021/718 K. 2024/132•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İİK m.72/5 uyarınca menfi tespit davasında kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde hem haksız hem de kötü niyetli olması, bu iki şartın bir arada bulunması gerekir. Taraflar arasındaki sözleşmenin yorumu yargılamayı gerektiriyorsa, takibinde haksız olduğu anlaşılan alacaklının kötü niyetle takip başlattığından söz edilemez.
Detaylı özeti gör
Daire satış sözleşmesine arsa sahibi sıfatıyla imza atan kişi, inşaat malzemesi tedarikçisinin başlattığı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş ve alacaklıyı kötü niyet tazminatına mahkûm etmiştir. Daire, arsa sahibinin sorumluluğunun sözleşmenin 7 ve 8. maddelerinde şarta bağlandığını, şartların gerçekleştiğinin ispatlanamadığını, TBK m.128 anlamında garantör sıfatının ve kefil sorumluluğunun bulunmadığını belirterek menfi tespit yönünden kabul kararını yerinde bulmuş; ancak takipte haksızlığın yanında kötü niyet koşulunun da gerçekleşmesi gerektiğini, sözleşmenin yorumunun yargılamayı gerektirdiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış ve kötü niyet tazminatı talebini reddeden yeni hükmü kurmuştur.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2021/187 K. 2023/1158•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, mal teslimi karşılığında avans olarak verildiği ileri sürülen çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılıp istirdat davasına dönüşen davaya ilişkindir; İİK m.72/2, davacı vekilinin dava dilekçesinde çeklerin icra takibine konu edilmesinin ihtiyati tedbirle durdurulması istenirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Keşideci, dört adet çekin ambalaj malzemesi teslimi karşılığında avans olarak verildiğini, mal teslim edilmediği için çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek menfi tespitten dönüşen istirdat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi ispat yükünün davacıda olduğunu ve iddianın kanıtlanamadığını belirterek davayı reddetmiştir. Daire, çekin ödeme aracı olduğunu ve peşin satışın asıl sayıldığını, bu karinenin aksini ileri süren keşidecinin iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerektiğini belirtmiş; yazılı delil sunulmadığını, ticari defterlerde kayıt bulunmadığını ve yemin deliline dayanılmadığını saptayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2023/332 K. 2023/706•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İİK m.72 uyarınca açılan menfi tespit davası birbiriyle çelişmeyen birden fazla nedene dayandırılabilir ve HMK m.111'de düzenlenen biçimde terditli dava olarak açılabilir. Davacı kademeli olarak iradeyi sakatlayan tehdit ve bedelsizlik nedenlerine dayanmışsa mahkeme öncelikle tehdit, ardından bedelsizlik iddiasını incelemelidir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, oğlunun borcu nedeniyle tehdit altında bono imzalatıldığını ileri süren borçlunun, kambiyo senetlerine mahsus takibe karşı açtığı menfi tespit davasından doğmuştur. İlk derece mahkemesi, TBK m.39'daki bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, davacının tehdit yanında bononun oğlunun borcu için teminat olarak verildiği ve bedelsiz kaldığı iddiasına da kademeli olarak dayandığını, bedelsizlik iddiasında ispat yükünün borçluda bulunduğunu, bu iddia araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine göndermiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2020/1265 K. 2023/78•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, icra dosyasına mahsuben yapıldığı ileri sürülen ödemeler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir; İİK m.72, davacıların bu maddede öngörülen tazminat isteminde ve ilk derece mahkemesinin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle tazminat istemini reddeden kararında anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, iki ayrı icra takibiyle takip edilen borçlunun yaptığı ödemelerin hangi takip dosyasından düşüleceği ve buna bağlı menfi tespit istemine ilişkindir. Borçlular, ödeme belgelerinde gösterdikleri dosya yerine alacaklının ödemeleri başka bir dosyaya bildirdiğini ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek 55.000 TL yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar vermiştir. Daire, ödeme belgelerinde hangi takip dosyasına ödeme yapıldığının açıkça belirtildiğini, ödemelerin o dosya borcundan mahsubu gerektiğini ve alacaklının bunları borçlunun iradesinin aksine başka dosyaya bildirmesinin sonuç doğurmadığını belirterek alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2020/617 K. 2022/730•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
İİK m.72/5 uyarınca menfi tespit davasında davacı lehine tazminata hükmedilebilmesi için, borçluyu bu davayı açmaya zorlayan takibin hem haksız hem de kötü niyetli olması gerekir. Takibin yalnızca haksız olması, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için yeterli değildir.
Detaylı özeti gör
Vasi aracılığıyla hareket eden kısıtlı davacı, kefil sıfatıyla imzalandığı kredi sözleşmesine dayanan icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, kefaletin vesayet makamı izni alınmadan ve vasinin onayı olmaksızın kurulduğunu, kredinin de davacı menfaatine kullanılmadığını belirleyerek davanın kabulüne karar vermiştir. Karara karşı her iki taraf da istinaf yoluna başvurmuştur.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2021/775 K. 2021/1285•İstinaf Kabulü / Kaldırma
İcra baskısı altında fazladan yapıldığı ileri sürülen ödemelerin bir kısmı icra takibi dışında yapılmışsa, iade istemine İİK m.72/7'deki süre değil, sebepsiz zenginleşmeye ilişkin TBK m.82'deki zamanaşımı süresi uygulanır.
Detaylı özeti gör
Kooperatiften kredi kullanan borçlu, hakkında yürütülen icra takipleri kapsamında fazladan tahsil edildiğini ileri sürdüğü paranın iadesini istemiş, yargılama sırasında talebinin bir bölümünden açıkça vazgeçmiştir. İlk derece mahkemesi davanın tümünü zamanaşımından reddetmiştir. Daire, ödemelerin bir kısmı icra takibi dışında yapıldığından sebepsiz zenginleşme zamanaşımının uygulanmasını doğru bulmuş; ancak vazgeçilen bölüm yönünden feragat nedeniyle ret kararı verilmesi ve fazla yatan nispi harcın iadesine hükmedilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmış, yeniden hüküm kurarak alacağın bir bölümünü zamanaşımından, diğer bölümünü feragat nedeniyle reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2019/2063 K. 2021/1202•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, genel kredi sözleşmelerinin müteselsil kefillerinin kefaletten dönme nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir; İİK m.72, istinaf dairesinin gerekçesinde davanın bu maddeye göre açılmış bir menfi tespit davası olduğu belirtilirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri, asıl borçlu şirketteki paylarını devrettikten sonra bankaya ihtarname göndererek kefaletten döndüklerini bildirmiş ve sonraki kredi kullandırımından borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, TBK m.599'un kefaletten dönmeyi borçlunun mali durumunun önemli ölçüde bozulması koşuluna ve borcun henüz doğmamış olmasına bağladığını, ödemesi yapılan faturaların cayma bildiriminden önce düzenlenip asıl borçlunun ticari defterlerine kaydedildiğini, süresiz kredi sözleşmesindeki cari hesap ilişkisinin sona ermediğini belirterek kefalet sorumluluğunun devam ettiği sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi•E. 2018/3422 K. 2020/2036•
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, tüzel kişiliği sona eren belediye aleyhine işçi alacağı için başlatılıp kesinleşen ilamsız takip nedeniyle, belediyenin hak ve borçlarının kendisine geçtiğini belirten idarenin açtığı menfi tespit davasına ilişkindir; İİK m.72, davacının bu maddeye dayanarak istediği ihtiyati tedbir ve kötü niyet tazminatı ile davalı lehine hükmedilen tazminat bakımından dava ve istinaf dilekçelerinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kapatılarak tüzel kişiliği sona eren bir belediyenin hak ve borçlarını devralan il özel idaresinin, eski işçi tarafından başlatılan ilamsız icra takibinde asıl alacağın bir kısmı ile işlemiş faizden borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek 4.000,00 TL ücret alacağı ile 107.974,31 TL işlemiş faizden sorumlu olunmadığını tespit etmiştir. Daire ise dosyada bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı 20/07/2016 tarihinden önce görevsizlik kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçtiğini, dolayısıyla HMK geçici 3/2 uyarınca nihai kararın istinafa değil temyize tabi olduğunu, kanun yolunun yanlış gösterilmesinin bu sonucu değiştirmeyeceğini belirterek dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.
Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi•E. 2019/786 K. 2020/507•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, belediyenin, yüklenicinin alacağını temlik alan davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir; İİK m.72, davacının icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir isteminde ve ilk derece mahkemesinin menfi tespit davasını reddederken ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve davacı aleyhine tazminata ilişkin gerekçesinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Kamu ihalesiyle üstlenilen konut ve dükkan yapım işinde yüklenicinin idareden olan alacağını üçüncü bir şirkete devretmesi üzerine devralanın başlattığı icra takibine karşı idare menfi tespit davası açmış; devrin ön izin alınmadan yapıldığını, geçici hakedişlerin kesin alacak doğurmadığını ve sözleşmenin yüklenici kusuruyla feshedildiğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi devri geçerli sayarak davayı reddetmiştir. Daire, temlikin idareye bildirilmesi üzerine idarenin devralana yazdığı ve alacağın varlığını, üzerinde takyidat bulunmadığını, takas ve mahsup hakkından feragat edildiğini bildiren yazının kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi•E. 2019/653 K. 2020/365•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, yüklenicinin alacağını devralan şirkete karşı idarenin açtığı menfi tespit davasına ilişkindir; İİK m.72, dava dilekçesinde ihtiyati tedbir istenirken ve istinaf incelemesine konu ilk derece kararında ihtiyati tedbirin kaldırılması ile davacının tazminata mahkûm edilmesi gerekçelendirilirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, kamu ihalesiyle üstlenilen yapım işinden doğan hakediş alacağını yükleniciden temlik alan şirkete karşı, iş sahibi idarenin borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, temlike idarece onay verildiği ve temlik anında alacağın mevcut olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, temlik sözleşmesinin idareye bildirilmesi üzerine idarenin bunu kayıtlarına işlediğini, devredenin alacağı bulunduğunu, alacak üzerinde takyidat olmadığını, takas ve mahsup haklarından feragat ettiğini ve temlik tutarının devralana ödeneceğini çekincesiz bildirdiğini saptayarak bu yazıyı kayıtsız şartsız borç ikrarı saymış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi•E. 2018/1965 K. 2020/11•
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, tüzel kişiliği sona eren belediyenin borçlarının intikal ettiği kurumun, işçi alacağı için başlatılıp kesinleşen ilamsız takipte borçlu olmadığının tespiti istemiyle açtığı davaya ilişkindir; İİK m.72, davacının dava dilekçesinde icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir istenirken anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Dava, kapatılan bir belediyenin hak ve borçlarını devralan il özel idaresince, işçi alacağına dayalı ilamsız takipte kesinleşen asıl alacak ve işlemiş faiz yönünden borçlu olunmadığının tespiti istemiyle açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş, davacı idare istinafa başvurmuştur. Daire, dosyada bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce görevsizlik kararı verildiğini ve bu kararın Yargıtay incelemesinden geçtiğini, bu nedenle HMK geçici 3/2 uyarınca nihai kararın istinafa değil temyize tabi olduğunu, kanun yolunun yanlış gösterilmesinin sonucu değiştirmeyeceğini belirterek istinaf başvurusu hakkında bir tasarrufta bulunmaksızın dosyanın temyiz incelemesi için mahkemesine geri çevrilmesine karar vermiştir.
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi•E. 2018/1519 K. 2019/1225•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, emlak şirketinin gayrimenkul gösterme ve komisyon sözleşmesine dayanarak başlattığı ilamsız takipte, belgenin ev gösterme amacıyla imzalatılıp boş kısımlarının sonradan doldurulduğunu ileri süren borçlunun menfi tespit davasının istinaf incelemesine ilişkindir; İİK m.72, davacının haksız ve kötü niyetli takip nedeniyle alacaklının tazminata mahkûm edilmesi talebinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, emlak komisyon sözleşmesine dayalı icra takibi nedeniyle açılan menfi tespit davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, alıcının imzasını taşıyan sözleşme ve yemin delili karşısında komisyon ücretinden sorumlu olduğunu kabul etmiş, kararlaştırılan yüzde 3 ceza koşulunu fahiş bularak yüzde 1'e indirmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, taşınmazın gösterilmediği iddiasının ispatlanamadığını, alıcının tüketici olduğu gözetildiğinde ceza koşulunun fahiş olduğunu ve yapılan takdiri indirimin yerinde bulunduğunu belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir. Karar oyçokluğuyla verilmiştir.
Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi•E. 2018/2100 K. 2019/64•İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Bu kararda madde yalnızca anılmıştır. Karar, taşınmazın aynı ile ilgili bulunan takip dayanağı ilamın kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceği yolundaki şikâyete ilişkindir; İİK m.72, kesinleşmeden infaz edilemeyen ilamlar sayılırken menfi tespit davasına ilişkin ilamlar bakımından parantez içinde anılmıştır.
Detaylı özeti gör
Davacı, aleyhine başlatılan ilamlı takibe dayanak Men'i Müdahale ve Ecrimisil ilamının taşınmazın aynına ilişkin olması ve kesinleşmemesi nedeniyle takibin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi şikayetin kabulü ile takibi iptal etmiştir. Adana BAM, takip dayanağı ilamın yargılaması sırasında davalının TMK 724. maddeye dayanarak temliken tescil def'i ileri sürüp taşınmazın aynını ihtilaflı hale getirdiğini, bu nedenle ilamın taşınmazın aynı ile ilgili olup kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceğini belirlemiştir. Davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, başvuru esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. Tam karar metni esas alınmalıdır.
Hukuk Asistanı
Bu konu hakkında hukuki sorularınızı yanıtlıyorum. Konuşma geçmişiniz her sayfaya özel devam eder.
Merhaba! 👋
Bu sayfadaki konu hakkında hukuki sorularınızı yanıtlayabilir, dilekçe ve başvuru metni hazırlayabilirim.
Size nasıl yardımcı olabilirim?
⏳
Günlük ücretsiz hakkınız doldu
Yarın yeniden sorabilirsiniz. Sorunuz bekleyemiyorsa büroyla doğrudan görüşün.