Adana BAM, 10. HD., E. 2018/2100 K. 2019/64 T. 15.1.2019

İlgili madde: TMK Madde 724

İ S T İ N A F K A R A R I

DAVANIN KONUSU :Takibin İptali

Adana 5.İcra İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20/06/2018 tarih, 2018/28 Esas 2018/114 Karar sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna davalı vekili tarafından başvurulması üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için düzenlenen inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisinde bulunan tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 26/11/2014 tarih ve 2013/40 Esas 2014/573 Karar sayılı ilamına konu alacağın tahsili amacıyla Adana 5. İcra Dairesi’nin 2018/4947 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe dayanak ilamın Müdahalenin Men’i ve Ecrimisil dışında ayrıca def’i yoluyla ileri sürülen ve harcı da yatırılan temliken Tescil istediğini içeren ilam olduğunu, mahkemece temliken tescil talebinin reddine karar verilmiş olup bu kararın Yargıtay 1.Hukuk Dairesi’nce onanmakla birlikte Taşınmazın Aynına ilişkin hüküm de içeren kararın henüz kesinleşmediğini, HMK 367/2 maddesi gereğince kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararların kesinleşmedikçe yerine getirilemeyeceğini, takibe dayanak yapılan kararın icra takip tarihi itibariyle kesinleşmemiş ve ayni haklara dair kararı da kapsadığından icra takibine konu edilmesinin mümkün olmadığına, bu nedenle usul ve yasaya aykırı açılan takibin iptali ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu ilamın verildiği davanın Ecrimisil ve El Atmanın Önlenmesi davası olup, ilamda hükmedilen ecrimisil bedelinin para ile ölçülebildiğinden, kararda Gayrimenkulün Aynına ilişkin bir hüküm bulunmayıp bulunsa dahi icra takibine konu edilmemiş olduğunu, buna ilişkin Yargıtay kararının mevcut olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatı, yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

Mahkemece, şikayetin kabulü ile, Adana 5.İcra Dairesi’nin 2018/4947 Esas sayılı takip dosyasında davacı hakkında yürütülen takibin iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

Adana 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/40 Esas 2014/573 Karar sayılı dosyasından müvekkili lehine karar verilip icra takibine konu ilamda da belirtildiği üzere, dava Ecrimisil ve El Atmanın Önlenmesi davası olup, ilamda hükmedilen Ecrimisil bedelinin para ile ölçülebildiğinden kararda Gayrimenkulün Aynına ilişkin bir hüküm bulunmayıp ve bulunsa dahi icra takibine konu edilmediğini, dilekçeleri ekinde sunduklarını belirtikleri, ancak dilekçe ekinde olmadığı anlaşılan 27/06/2011 tarihli 2011/699 Esas 2011/663 Karar sayılı Yargıtay ilamının da bu konuyu detaylı bir şekilde açıklığa kavuşturup bu Yargıtay ilamı da dikkate alındığında takip konusu Men’i Müdahale ve Ecrimisil davasına dayanan ilamın Gayrimenkulün Aynına ilişkin olmadığı belirlenmiş olup, bu Yargıtay ilamı dahi dikkate alınmadan eksik inceleme ve değerlendirme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

UyuşmazlıkİİK. 41.maddesi yollamasıyla İİK. 16. maddesine dayalı şikayete ilişkindir.
6100 Sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanması gereken HUMK.nun 443/1 (HMK. 367/1 m.) maddesi gereğince, temyiz kararın icrasını durdurmaz. Yani kural olarak kararın kesinleşmemiş olması, kararın yerine getirilmesini önlemez. Bu kuralın istisnaları da yine yasalarda düzenlenmiştir.

Taşınmaza ve buna ilişkin ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar, (HUMK.443/4 m.)

Mahkumiyete ilişkin ceza ilamlarının tazminat ve yargılama giderlerine ilişkin kısımları,(5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun’un 4.maddesi)

Kira tespit ilamları,(12.11.1979 tarih 1979/1-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı)

Menfi Tespit davasına ilişkin ilamlar,( İİK 72. Madde)

Yabancı Mahkeme ilamlarının tenfizi hakkındaki kararlar,( MÖHUK. 41/2)

Sayıştay Kararları, (832 sayılı Sayıştay Kanunu 64. Madde)

İdare aleyhine açılan haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar, (2577 sayılı İYUK 28/1)

Mülkiyetin tespitine ilişkin olmaları nedeniyle istihkak davasının kabulüne dair ilamlar, kesinleşmeden infaz edilemez.

Somut olayda; takip dayanağı ilamın yargılaması sırasında davalı TMK’nun 724. maddesine dayanarak, taşınmazın adına temliken tescilini def’i yolu ile talep ederek, aynını ihtlaflı hale getirmiş, Mahkemece de bu husus değerlendirilerek tescili talebi reddedilmiştir. Anılan haliyle ilam, taşınmazın aynı ile ilgili olup kesinleşmeden takibe konu edilemeyeceğinden (Yargıtay 8. HD.nin 2013/16892 E. 2013/12884 K., 2013/22836 E. 2013/20166 K., 2013/12055 E. 2013/19278 K. sayılı emsal nitelikteki kararları) davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin icranın geri bıkarılması istemi yönünden yapılan incelemede;

Takip hukukuna yönelik kararların temyizinde, hangi konuyu içerenler hakkında İİK.nun 36.maddesi gereğince icranın geri bırakılmasına karar verilebileceği yasada ayrı ayrı yazılıdır. (Örneğin; İİK.nun 69/4, 97/3, 97/14, 269/c-3, 276/3 gibi)Ayrıca, İİK.nun 364/3.maddesinde temyizin satıştan başka icra işlemlerini durdurmayacağı hükme bağlanmıştır. Temyiz edilen karar İİK. 41.maddesi yollamasıyla İİK. 16. maddesine dayalı takibe dayanak ilamın kesinleşmeden icra takibine konu edilemeyeceği şikayeti hakkında verilen bir karar olup, yukarıda yazılı maddelerde öngörülen koşulları içermediği için yasal şartlar oluşmadığından tehiri icra kararı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Dairemizce yapılan değerlendirmeler neticesinde; HMK.nın 355.maddesine göre istinaf incelemesinin dilekçede belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun resen nazara alınabileceği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu dikkate alındığında, mahkemenin vaka ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.’nın 353/1-b.1maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Adana 5. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2018/28 Esas 2018/114 Karar sayılı kararına ilişkin davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 44,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 8,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir
KAYDINA,

3-İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, istinaf eden üzerinde
BIRAKILMASINA,

4-HMK.nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatırana
İADESİNE,

5-Kararın yerel mahkemesince taraflara
TEBLİĞİNE,
Dair, 6763 Sayılı Yasanın 4. maddesiyle Değişik İİK.nun 364/1. maddesi gereğince
KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 15/01/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!