TBK Madde 420 Hizmet sözleşmesi: Ceza koşulu ve ibra

Özet 4 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 420, hizmet sözleşmesine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir; işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerliliği ise yazılı yapılmasına, sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmesine, alacağın tür ve miktarının açıkça belirtilmesine ve ödemenin hak tutarına göre noksansız ve banka aracılığıyla yapılmasına bağlı olup, bu unsurları taşımayan ibra kesin olarak hükümsüzdür.

Resmi Metin

Ceza koşulu ve ibra

Madde 420- (1) Hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersizdir.

(2) İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür.

(3) Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması zorunludur.

(4) İkinci ve üçüncü fıkra hükümleri, destekten yoksun kalanlar ile işçinin diğer yakınlarının isteyebilecekleri dâhil, hizmet sözleşmesinden doğan bütün tazminat alacaklarına da uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

İki ayrı işçi koruması bir arada durur. İlkinde, ceza koşulunun yalnızca işçi aleyhine kurulmuş olması onu geçersiz kılar; karşılıklı yani her iki tarafı da bağlayan cezai şart ayakta kalabilir, bu yüzden sözleşme metnindeki tek yönlü kayıtlar dikkatle ayıklanmalıdır. İkincisinde, ibranın hüküm doğurması dört şarta birlikte bağlıdır: yazılı olması, sözleşmenin sona ermesinden en az bir ay geçmesi, alacağın tür ve miktarının açıkça yazılması, ödemenin noksansız ve banka aracılığıyla yapılması. Şartlardan biri eksikse ibra kesin hükümsüz olur; gerçek tutarı içermeyen belge ise yalnızca içerdiği miktarla sınırlı makbuz sayılır. Bu güvenceler tazminat alacaklarını da kapsar. 4857 sayılı İş Kanunu ibrayı ayrıca düzenlemediğinden İş K. (4857) işçilerine de bu rejim uygulanır. Sık hata, TBK m.428 işyeri devri ile TBK m.429 sözleşme devrini karıştırmaktır; devirde işçinin yazılı rızası aranır, işyeri devrinde aranmaz.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 420. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanunu ile kaynak İsviçre Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “V. Ceza koşulu ve ibra” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının dört fıkradan oluşan 419 uncu maddesinde, işçinin ceza koşuluna ve ibraya karşı korunması düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulacak ceza koşulu geçersizdir. Buna karşılık hizmet sözleşmelerine işçi lehine ceza koşulu konulabilir. Böylece fıkra hükmü nispi emredici bir nitelik taşımaktadır.

Maddenin ikinci fıkrasında, işçinin işverenden olan alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin geçerliliği şu iki koşulun birlikte gerçekleşmiş olmasına bağlanmıştır:

1. İbra sözleşmesi yazılı şekilde yapılmış olmalıdır.

2. Sözleşmede ibra konusu alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmiş olmalıdır.

Maddenin üçüncü fıkrasında, hizmet sözleşmesinin devam ettiği sırada veya sona ermesinden başlayarak bir ay geçmeden, işçi aleyhine yapılan ibra sözleşmelerinin hükümsüz olduğu belirtilmektedir.

Maddenin son fıkrasında ise, ibra sözleşmesinin iptalinin istenebilmesinin koşulları düzenlenmektedir. Buna göre, ibra sözleşmesi işçinin haklarını yeterince korumuyor veya aşırı ölçüde sınırlıyorsa ve bu durumlar açıkça belli ise işçi, böyle bir ibra sözleşmesinin, hizmet ilişkisinin sona erdiği tarihten başlayarak iki yıl içinde iptalini isteyebilecektir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.420 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/524 K. 2023/210 Direnme Bozuldu

Hizmet sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulu kararlaştırılması, ancak işverenin de bu konuda bir karşı edim yüklenmesi hâlinde geçerlidir; kanun koyucu, işveren karşısında dezavantajlı konumdaki işçiye sözleşme kurulurken dayatılabilecek ceza koşulunun geçerliliğini, işveren aleyhine uygun bir karşı edimin varlığı koşuluna bağlamıştır.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, 26.03.2003 tarihinden beri yanında pazarlama elemanı ve müdür olarak çalışan davalının 09.09.2013 tarihli rekabet yasağı taahhütnamesi imzaladığını, 21.08.2014 tarihli noter ihtarnamesiyle ayrıldıktan sonra rakip şirkette çalışarak yasağı ihlal ettiğini ileri sürerek 250.000,00 TL cezai şart istemiştir. İlk derece mahkemesi ihlali sabit görüp bedeli 25.000,00 TL'ye indirerek davayı kısmen kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise taahhütnamede yalnız işçi aleyhine ceza koşulu öngörüldüğü, işverene karşı edim yüklenmediği gerekçesiyle TBK m.420/1 uyarınca hükmü geçersiz sayarak davayı reddetmiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, rekabet yasağı sözleşmesinin hizmet sözleşmesinden bağımsız niteliği ve TBK m.446'nın özel hüküm olması karşısında m.420/1'in burada uygulanamayacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/477 K. 2023/179 Direnme Bozuldu

Hizmet sözleşmelerine yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersizliğine ilişkin kural, rekabet yasağı sözleşmelerine uygulanmaz; rekabet yasağı, kapsadığı dönem ve koruduğu menfaatler bakımından hizmet sözleşmesinden bağımsız bir sözleşme olduğundan, bu sözleşmede yalnız işçi aleyhine öngörülen ceza koşulu, işveren bir karşı edim üstlenmemiş olsa bile geçerlidir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, petrol sektörüne tank imalatı yaptığını, davalının 18.08.2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesiyle tasarım ve üretim personeli olarak çalışıp 17.05.2014 tarihinde istifa ettiğini, çalışırken imzalanan 03.09.2011 tarihli gizlilik anlaşmasına aykırı biçimde rakip bir şirkette çalışmaya başladığını ileri sürerek 70.000,00 TL cezai şart istemiştir. Davalı, sözleşmenin boş imzalatıldığını ve coğrafi sınırlama içermediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi sözleşmeyi geçerli saymış; sözleşmede 150.000 USD ceza koşulu kararlaştırılmış olsa da talep edilen 70.000,00 TL üzerinden yüzde altmış tenkis yaparak 28.000,00 TL üzerinden davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi TBK'nın 420/1 inci maddesi uyarınca yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz sayıp davayı reddetmiş, Özel Daire bozmasından sonra direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, gizlilik anlaşmasının hizmet sözleşmesinden bağımsız bir rekabet yasağı sözleşmesi olduğu gerekçesiyle direnmeyi bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/642 K. 2020/372 Direnme Bozuldu

İşçinin işverenden alacağına ilişkin ibrada ödemenin banka aracılığıyla yapılması bir geçerlilik koşuludur; yazılı olma, fesihten sonra bir aylık sürenin geçmiş bulunması ve alacağın türü ile miktarının açıkça gösterilmesi koşulları gerçekleşse dahi ödeme banka dışı yolla yapılmışsa ibraname ve eki makbuz kesin olarak hükümsüz olur, içerdiği tutarlar mahsup edilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, başlattığı takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Davalı, küçülmeye gidilmesi üzerine tüm alacaklar ödenerek fesih yapıldığını, elinde makbuz ve ibraname bulunduğunu savunmuştur. İş sözleşmesi 31.10.2012 tarihinde ekonomik gerekçeyle feshedilmiş, davacı 08.02.2013 tarihli ibraname ve aynı tarihli makbuzda 19.422,84 TL kıdem, 2.969,06 TL ihbar tazminatı olmak üzere toplam 22.391,90 TL tahsil ettiğini imzasıyla beyan etmiştir. Yerel mahkeme bu belgelere değer vererek tutarları mahsup etmiş, Özel Daire ödemenin banka aracılığıyla yapılmadığı gerekçesiyle bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, banka şartına aykırılık sebebiyle ibraname ile eki makbuzun kesin hükümsüz olduğunu ve yazılı tutarların mahsup edilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.420 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/612 K. 2024/111 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Rekabet yasağı içeren hizmet sözleşmesinin, hizmet ilişkisi süresince hizmet sözleşmesi, sona ermeden sonrası için ise rekabet etmeme sözleşmesi sayılacağı; bu nedenle yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz kılan hükmün rekabet etmeme sözleşmesine uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş sözleşmesindeki rekabet yasağına aykırılık nedeniyle işverence ceza koşulu alacağı istenmiş; ilk derece mahkemesi takdiri indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, rekabet yasağı içeren hizmet sözleşmesinin aynı zamanda sözleşme sonrası için rekabet etmeme sözleşmesi sayılacağını, bu nedenle yalnız işçi aleyhine konulan ceza koşulunu geçersiz kılan hükmün burada uygulanmayacağını belirtmiştir. Satış destek personeli olan işçinin edindiği bilgileri üçüncü kişilere aktarma ihtimalini ceza koşulunun uygulanması için yeterli gören daire, aşırı ceza koşulunda yapılan takdiri indirimi ve buna bağlı vekalet ücreti uygulamasını da yerinde bularak her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/342 K. 2020/567 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İş sözleşmesinin sona erdiği tarihte imzalanan ve ibra konusu alacağın tür ile miktarını açıkça göstermeyen ibranamenin, bir aylık bekleme süresi geçmediğinden kesin hükümsüz olduğu; bu nedenle yıllık izin ücreti alacağı yönünden ibranameye itibar edilmemesinin isabetli bulunduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, emeklilikle sona eren iş ilişkisinde kullandırılmayan yıllık izin ücreti alacağına ilişkindir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş; işveren, kıdem süresinin hatalı belirlendiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını ve işçinin imzasını taşıyan ibraname ile ibra edildiğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, taşeron nezdindeki çalışmanın da kıdeme eklenmesini yerinde bulmuş, fesih tarihine göre zamanaşımının dolmadığını, iş sözleşmesinin sona erdiği gün imzalanan ve alacağın türü ile miktarını göstermeyen ibranamenin kesin hükümsüz olduğunu, yıllık izinlerin kullandırıldığının işverence usulünce ispatlanamadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/948 K. 2020/1190 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Rekabet yasağı sözleşmesinde yalnız işçi aleyhine ceza koşulu kararlaştırıldığı için geçersizlik iddiası, işçinin işe giriş tarihi itibarıyla 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri uygulanacağından TBK 420'nin somut olayda uygulanma imkânı bulunmadığı gerekçesiyle yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında teminat olarak alınan senede dayalı icra takibinde borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığını ve ceza koşulunun fahiş olmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Daire, sözleşmede süre ve bölge sınırı bulunduğundan geçerli olduğunu, işçinin işten ayrılmasından bir ay sonra aynı coğrafi bölgedeki rakip firmada çalışarak yasağı ihlal ettiğini, yalnız işçi aleyhine ceza koşulu bulunduğu yönündeki geçersizlik iddiasının işe giriş tarihi itibarıyla uygulanacak mevzuat karşısında yerinde olmadığını belirtmiş; ancak ceza koşulunu fahiş bularak senet bedelinden dörtte bir oranında indirim yapmış, ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/215 K. 2020/385 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İş sözleşmesinin sona ermesinden yalnızca iki gün sonra düzenlenen ve ibra edilen alacakların türü ile miktarı gösterilmeksizin genel ifadeler içeren ibranamenin, TBK m.420'deki bir aylık bekleme ve açıklık koşullarını taşımadığı, bu nedenle geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kurye olarak çalışan işçinin fazla mesai ücreti alacağı istemiyle açtığı davada ilk derece mahkemesi yüzde 30 hakkaniyet indirimiyle davayı kısmen kabul etmiş, işveren istinafa başvurmuştur. Daire, işçinin fazla çalışmayı dönem tanıklarıyla ispatladığını, imzasız bordrolardaki tahakkukların mahsubunun yerinde olduğunu, işverenin dayandığı ibranamenin ise iş sözleşmesinin sona ermesinden iki gün sonra düzenlenmesi ve ibra edilen alacakların tür ile miktarını göstermemesi nedeniyle geçersiz olduğunu; yargılamada ileri sürülmeyen zamanaşımı def'inin istinafta ileri sürülemeyeceğini belirterek başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/918 K. 2020/1617 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşverenin ibra savunmasına dayanak yaptığı ibranamenin TBK 420'de aranan yasal şartları taşımadığı belirlenerek geçerli sayılmamış; bu belgeye dayanılarak işçinin kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının karşılandığının kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Mikser operatörü olarak çalışan işçi, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve hafta tatili ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. İşveren vekili, alacakları bankaya yatırarak ödediğini ve işçinin imzaladığı ibranameyle ibra edildiğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, feshin tazminat gerektirmeyecek şekilde yapıldığının ispatlanamadığını, dosyadaki ibranamenin TBK 420'deki yasal şartları taşımadığını ve fazla çalışma ile genel tatil çalışmalarının kanıtlandığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 11. Hukuk Dairesi E. 2020/207 K. 2020/382 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İşçilik alacağından takas ve mahsuba dayanak yapılan tediye makbuzu ve ibra belgeleri bakımından, işçinin ödemeyi almadığını beyan etmesi halinde belgelerin TBK m.420 çerçevesinde değerlendirilmesi, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği belirtilerek karar kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla mesai, yıllık izin ve ödenmemiş ücret alacakları istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi istemleri kısmen kabul etmiş, her iki taraf da istinafa başvurmuştur. Daire, hükümde ücret alacağı yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmediğini, yıllık izin ücreti bakımından da açık hüküm kurulmadığını saptamış; ayrıca kıdem tazminatından yapılan takas ve mahsubun dayanağı olan belgeler yönünden işçinin beyanının yeniden alınması, gerekirse imza incelemesi yaptırılması ve TBK m.420 çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek kararı kaldırmış, dosyayı mahkemesine göndermiş, davalının istinafı hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/683 K. 2020/1392 Düzelterek Esastan Red

İşçinin kıdem tazminatı hesabından, bordroda yazılı olmakla birlikte banka aracılığıyla ödendiği ispatlanamayan tutarın mahsup edilmesi TBK 420/2'ye aykırı bulunmuş; bu nitelikteki belgeye dayanan mahsubun kanuna uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İşçilik alacakları davasında ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, kıdem tazminatı hesabından bordroda yazılı bir ödeme tutarını mahsup etmiştir. Karara karşı her iki taraf vekili de istinafa başvurmuştur. Daire, kıdem süresi, ücret, yıllık izin ve fazla çalışma yönündeki tespitleri yerinde bularak bu yöndeki istinaf sebeplerini esastan reddetmiş; ancak banka aracılığıyla ödendiği ispatlanamayan tutarın kıdem tazminatından mahsubunu TBK 420/2'ye aykırı bulmuştur. İlk derece hükmü düzeltilmek üzere kaldırılarak kıdem tazminatı daha yüksek tutarda yeniden hüküm altına alınmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/757 K. 2020/1375 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Havale yoluyla ödenip hesaptan mahsup edilen kıdem tazminatı dışındaki alacak kalemlerinin ibranamede ayrı ayrı ve tek tek gösterilmemesi nedeniyle, TBK m.420'ye uygun olmayan ibranamenin geçerli sayılamayacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İşçilik alacakları (kıdem, ihbar, izin ücreti, hafta tatili, fazla mesai, ulusal bayram genel tatil) davasıdır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş; işveren, önceki unvanlı şirketlerdeki çalışmadan sorumlu tutulamayacağını ve imzalanan ibranameler nedeniyle borcu kalmadığını, işçi ise kabul edilen ücretin düşük belirlendiğini ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, alacak kalemleri ibranamede ayrı ayrı ve tek tek gösterilmediğinden ibranameyi geçerli saymamış, işyeri adresinin aynı kalması karşısında son işverenin en azından devralan işveren olarak sorumlu olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücretinin zamanaşımına uğramadığını, ücretin tanık beyanlarıyla sabit olduğunu belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/577 K. 2020/1243 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İş sözleşmesine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz sayılırken, işçi ve işveren için karşılıklı kararlaştırılan koşul geçerli görülmüş; haklı neden ispatlanmadan yapılan işveren feshinde işçi lehine öngörülen ceza koşuluna hükmedilmesi isabetli bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Belirli süreli iş sözleşmesi süresinden önce işverence feshedilen işçi, sözleşmedeki dört maaş tutarındaki ceza koşuluna dayanarak başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, çalışılan süre ile çalışılması gereken süre arasında oran kurarak indirdiği tutar üzerinden davayı kabul etmiş, icra inkar tazminatı istemini reddetmiştir. Daire, karşılıklı kararlaştırılan ceza koşulunun geçerli olduğunu, işverenin haklı fesih olgusunu ispatlayamadığını ve oranlama yoluyla indirimin yerinde bulunduğunu belirtmiş; yalnız hükümdeki tutarın brüt olduğunun açıklanması için ilk derece kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2018/2527 K. 2020/812 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Belirli süreli iş sözleşmesinde, öğretmenin kurumun yazılı uygun görüşünü almadan ayrılması hâlinde on aylık brüt ücret ödemesini öngören ceza koşulunun, işveren uygun görüş vermediğinde işçiyi her hâlde ödemeye zorlaması nedeniyle işçi aleyhine olduğu ve geçersiz sayıldığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, belirli süreli iş sözleşmesine konulan ceza koşulunun geçerliliğine ilişkindir. Özel eğitim kurumu, öğretmenin görev süresi dolmadan işi bıraktığını ileri sürerek sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsilini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, hizmet sözleşmelerine sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun geçersiz olduğunu, sözleşmedeki 'kurumun yazılı uygun görüşünü alma' şartının işveren uygun görüş vermediğinde işçiyi her hâlde ödemeye zorladığını, bakıma muhtaç annesi nedeniyle iş akdini fesheden işçi yönünden bu düzenlemenin işçi aleyhine olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!