Adana BAM, 11. HD., E. 2020/215 K. 2020/385 T. 19.11.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 420

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:

CEYHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVACI:

K1 – -N1

VEKİLİ:

Av. K2

DAVALI:

K3
-N2

DAVANIN KONUSU :

Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ
İlk derece mahkemesince verilen karar karşı istinaf başvurusu üzerine dosya dairemize gönderilmekle incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

A)DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacınındavalının yetkilisi olduğu F1 Kargo Yurt içi ve Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş. Ceyhan Şubesinde 27.01.2017-23.09.2018 tarihleri arasında çalıştığını, davacının davalı işverenin yanında çalıştığı dönem boyunca fazla mesai çalışmalarının olduğunu ve davalı işverenin bu fazla çalışmalarının karşılığını davcıya ödemediğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100,00 TL fazla mesai ücreti alacağının davalı taraftan tahsil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

B)DAVALININ CEVABININ ÖZETİ
Davalı tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir.

C
)İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince,
“…1-Davanın kısmen kabulü ile %30 hakkaniyet indirimi sonrasında 5.297,08 TL net fazla mesai alacağının 100,00 TL’lik kısmına dava tarihi olan 25.03.2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte, bakiye 5.197,08 TL’lik kısmının ise ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine…” şeklinde karar verilmiştir.

D)İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının fazla çalışmasından dolayı iş bu davayı açtığını, davacının işten ayrılırken herhangi bir alacağının bulunmadığını, buna dair dosyada kendi feragatname ve ibranamesinin bulunduğunu, çalıştığı süre içinde oluşan fazla mesailerin bordroda gösterildiğini, buna karşı davacının ihtirazi bir kayıt koymadığını, çalışma saatleri dışında sistemin kapalı olduğunu, herhangi bir işlem yapılmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun dini bayram ve resmi tatillerde yapılan izinler ile arefe günlerine yarım gün çalışmalar dikkate alınmadan düzenlendiğini, davacının talep ettiği ve alacaklara karşı zaman aşımı def’inde bulunulduğunu beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dairemizce istinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355 inci maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.

Dava; fazla mesai ücreti alacağı talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.

Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.

İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.06.2020 tarih: 2016/16852 Esas, 2020/5337 Karar sayılı ilamı)

Bu değerlendirmeler ışığında somut olayda; davacının davalı işyerinde 27.01.2017-23.09.2018 tarihleri arasında brüt 2.120,00 TL ücretle kurye olarak çalıştığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça fazla mesai çalışmaları yönünden yazılı belge sunulmamıştır. Davacı iş yeri ve çalışma koşullarını bilen davacı dönem tanıkları beyanlarıyla fazla çalışma yaptığını ispatlamıştır. Davalı tarafça sunulan imzasız bordrolardaki fazla çalışma tahakkuklarının hesaplanan fazla çalışma ücretinden mahsup edilmesi yerindedir.
6098 sayılı Yasanın 420 inci maddesine göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmesi, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Bu açıklamalar ışığında her ne kadar davalı taraf davacının işten ayrılırken herhangi bir alacağı olmadığına dair feragat ve ibraname verdiğini belirtmiş ise de, dosya arasında mevcut ibraname ve feragatnamenin yapılan incelemesinden ilgili belgenin iş akdinin sona erdiği tarihten 2 gün sonra düzenlenmiş olduğu, ibra konusu alacakların türünün ve miktarının açıkça belirtilmediği, aksine genel ifadeler kullanıldığı, böylece söz konusu ibranamenin 6098 sayılı Yasanın 420 nci maddesindeki şartları taşımaması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın bu yöndeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

Her ne kadar davalı taraf istinaf dilekçesinde çalışma saatleri ve fazla mesainin F1 Kargo Genel Müdürlüğünce belirlendiğini, bu sebeple dava dışı şirketin asıl işveren olarak sorumluluğunun kararda yer almadığını, dini ve resmi bayramlarda yapılan izinlerin, arife günleri yapılan yarım gün çalışmaların ve izinlerin dikkate alınmadan fazla çalışma ücretinin hesaplandığını belirtmiş ve zamanaşımı def’ini ileri sürmüş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 357/1 inci maddesinde de belirtildiği üzere, yargılamada ileri sürülmeyen hususlar istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceğinden davalı tarafın bu yöndeki istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.

Bu açıklamalar altında davalının istinaf talepleri isabetsiz olup tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre davalı tarafından yapılan istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekir.

F)HÜKÜM
1

Davalının istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2

Davalının yaptığı istinaf masraflarının üzerinde bırakılmasına,
3

Alınması gereken 361,84 TL istinaf karar harcından peşin alınan 90,50 TL’nin mahsubu ile bakiye 271,34 TL harcın davalıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
4

İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5

Kesinleşme, harç ve tebliğ işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 362 nci maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!