Adana BAM, 8. HD., E. 2019/918 K. 2020/1617 T. 19.11.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 420

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

ADANA 4. İŞ MAHKEMESİ

TARİHİ :

27/12/2018

NUMARASI :

2015/890- 2018/1328E.K.

DAVACI:

K1 – -N1 T.C. Nolu

VEKİLİ:

Av. K2- A1

DAVALI:

F1 HAZIR BETON SANAYİ PAZARLAMA TİCARET LTD. – A2

VEKİLİ:

Av. K3

DAVANIN KONUSU :

Alacak (İşçi İle İşveren İlişkisinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ :19/11/2020

KARAR YAZIM TARİHİ :20/11/2020.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı işyerinde 09/06/200-06/07/2015 tarihleri arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, ücretinin 1.700 TL olduğunu ancak resmiyette daha düşük gösterildiğini, iş akdine işverence haksız olarak son verilmesine rağmen fesih sonrası hak ettiği alacakların ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100 TL kıdem tazminatı, 100 TL ihbar tazminatı, 100 TL izin ücreti, 500 TL genel tatil ücreti, 1.000 TL hafta tatili ücreti, 10.000 TL fazla mesai ücreti alacağı olmak üzere toplam 11.800 TL alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili 17/10/2017 tarihli dilekçesi ile zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacının 18/01/2009-06/07/2015 tarihleri arasında çalıştığını, davacının fazla mesailerinin her ay bankaya yatırıldığını, davacının fazla mesai bedellerine hiç bir zaman itiraz edilmediğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı yıllık izinlerinin ise parasının ödendiğini, dini ve milli bayramlarda işyerinde çalışmasının bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :”

Davanın Kısmen Kabul, Kısmen Reddi ile;

Yıllık izin ve UGBT talebinin reddine,
Hesaplanan net 5.476,67 TL kıdem tazminatının iş sözleşmesinin fesih tarihi olan 06/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine,
Hesaplanan net 1.430,42 TL ihbar tazminatının kabulü ile; 100 TL’sinin dava tarihi olan 25/11/2015 tarihinden itibaren, kalan kısma ise ıslah tarihi olan 05/04/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine,
Hesaplanan ve takdiren %30 oranında indirim uygulanmak suretiyle net 19.293,45 TL fazla çalışma ücret alacağının kabulü ile; 10.000 TL’sinin dava tarihi olan 25/11/2015 Tarihinden itibaren, kalan kısma ise ıslah tarihi olan 05/04/2017 Tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine,
Hesaplanan ve takdiren %30 oranında indirim uygulanmak suretiyle net 9.381,11 TL hafta tatili ücret alacağının kabulü ile; 1.000 TL’sinin dava tarihi olan 25/11/2015 Tarihinden itibaren, kalan kısma ise ıslah tarihi olan 05/04/2017 Tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte, davalı taraftan alınıp, davacı tarafa verilmesine,
” şeklindedir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davalı vekili istinaf dilekçesinde;”Adana 4. iş mahk.’ın 27/12/2018 tarihli , 2015/890 e – 2018/1328 k sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. sayın yerel mahkeme tarafında verilen bu karar usule, yasaya ve hakkaniyete aykırıdır. bu nedenle yasal süresi zarfında iş bu istinaf başvurumuzu yapmaktayız. izahına gelince ,davacının çalışma dönemi : 18/01/2009 – 06/07/2015 tarihleri arasında olup iş akdi müvekkil tarafından sonlandırılan davacıya işçilik tazminatları olarak,10.494,96 tl kıdem tazminatı,2.736,12 tl ihbar tazminatı ,1.390,07 tl yıllık izin ücreti,toplam : 14.621,15 tl yi, kendisinin imzaladığı 06/08/2015 tarihli ibranameden ve tazminat bordrolarından da anlaşılacağı üzere zaten davacının yapı kredi bankası çukurova şubesi’nde bulunan hesabına yatırmak suretiyle ödemiştir. yapılan ödemeler ve ibranamesi de dikkate alındığında talep edilen alacak ve tazminatlara dair itirazlarımız aşağıda izah edildiği gibidir. kıdem ve ihbar tazminatı alacağına itirazlarımız. çalışma dönemi sonunda iş akdinin feshi akabinde kendisine 10.494,96 tl kıdem tazminatı + 2.736,12 tl ihbar tazminatı ödenmiştir. bu paralar da davacının banka hesabına yatırılmıştır. bu hususta müvekkil şirket ibra edilmiştir. hal böyle olunca kendisine ödenmesi gereken bakiye kıdem tazminatı alacağından söz etmek mümkün değildir. fazla mesai alacağına itirazlarımız. fazla mesai alacağı hususunda yargıtayın yerleşik içtihatlarından biri olan “fazla çalışma süresi ve ücreti gösterilen bordroyu ihtirazi kayıt koymadan imzalayan işçi, eşdeğer belgelerle daha fazla çalıştığını kanıtlamaması halinde bordroda gösterilen fazla çalışma süresini kabul etmiş sayılır. buna göre, imzalı bordrolarda fazla çalışma süresi gösterilen ayların hesaplamada nazara alınmaması gerekir.” görüşü nedeniyle salt tanık beyanı ile fazla mesainin ispatlanması mümkün değildir. ancak yerel mahkeme , davacının imzalı ve ihtirazi kayıt içermeyen maaş bordrolarına rağmen tanık beyanlarıyla yetinerek davacı lehine fahiş miktarda fazla mesai alacağına hükmetmiştir. bu da istinaf başvuru sebeplerimizden bir tanesidir. yıllık izin ve ubgt alacağına itirazlarımız. davacı, yıllık izinlerini kullanmış, kullanmadıklarının parası ise 1.390,07 tl olarak kendisine ödenmiştir. hafta sonları tatilini yapmış ve yıllık izinlerini kullanmıştır. dini ve milli bayramlarda çalışması olmamıştır. hal böyle olunca davaya cevap dilekçesinde de belirttiğimizi üzere davacının müvekkil nezdinde kalan bir tek alacağı bile yoktur. buna rağmen bu kalemlerde hesaplama yapılması davacı lehine alacak hükmedilmesi isabetsiz kararlardan biridir.davacının maaşını aldığı banka kayıtları incelenmemiştir. davaya cevap dilekçemizde de belirttiğimiz üzere davacının müvekkil şirket bünyesinde çalıştığı dönemdeki maaşları ve bilumum alacakları,*t.iş bankası gazipaşa şube *finansbank çukurova şube*yapı kredi bankası adana organize sanayi şube müdürlüğü hesabındaki maaş hesabına yatmıştır. yatan paralar içinde maaş , fazla mesai , kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklar ve tazminatalar mevcuttur. ancak yerel mahkeme tarafından bu bankalardaki hesap hareketleri celp edilmemiş ve yapılan ödemeler mahsup edilmemiştir. ilgili bankalardan bu hesap hareketlerinin celbi halinde iddialarımız doğrulanacaktır.bütün alacak kalemlerine dair davacının bizzat kendisi tarafından imzalanmış ibranamesi mevcut olup dosyaya ibraz edilmiştir. kendisinin müvekkilden alacağının olmadığı açıkça ortadadır. bu nedenlerle iş bu istinaf başvurusunun tarafımızca yapılması durumu hasıl olmuştur. yukarıda kısaca izah edilen ve sayın makamınzıca re’sen bulunacak nedenlerle; adana 4. iş mahk.’ın 27/12/2018 tarihli , 2015/890 e – 2018/1328 k sayılı dosyası üzerinden verilen nihai kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini vekaleten talep ederim.”ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılması gerektiği yönünde istinaf sebeplerine dayanmıştır.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:

Dairemizce istinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.

Dava Kıdem Tazminatı, İhbar Tazminatı, Yıllık İzin Ücreti, Fazla Mesai Ücreti, Hafta Tatili Ücreti ve Genel Ücret alacaklarına ilişkindir.

Fesih noktasında ispat külfeti üzerinde olan davalı işveren taraf davacının iş akdinin tazminat ödemesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiğini ispatlayamamıştır. Haksız ve önelsiz sayılan işveren feshinin sonucu olarak davacı kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hak kazanmıştır.
6098 sayılı Yasanın 420 inci maddesine göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmesi, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Dosyadaki ibraname yasal şartları taşımamaktadır.

Davalı tarafın delil olarak sunduğu banka kayıtları dosya içerisine alınmış olduğu anlaşılmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını ve genel tatil günlerinde de çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla mesai ve diğer günler yapıldığı iddia edilen çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle iş yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille sözkonusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu alacakların yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan şahitlerin anlatımlarına değer verilemez.

Bordro imzalı olsa da bordroda fazla mesai çalışmaları karşılığı ücret göstermelik ve sembolik olarak gösterilmiş ise, bu durumda da işçi tanıkla daha fazla mesai yaptığını kanıtlarsa, bu halde fark ücretleri hesaplanmalıdır.

Davacı taraf bilirkişi raporunda belirtildiği gibi fazla mesai yapıldığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığını kanıtlamıştır. Davalı işveren bu çalışmaların ve bilirkişinin belirlediği ücret alacağının karşılığının davacıya ödendiğini imzalı ücret bordroları veya eş değer yazılı belgelerle ispat edememiştir.

Dosya üzerinden, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonunda; ileri sürülen tüm istinaf nedenlerinin ilk derece mahkemesince yargılama sırasında incelenip karar gerekçesinde izah edildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun bulunduğu, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM/
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince
ESASTAN REDDİNE,

2-
Alınması gereken 2.430,58 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 607,75 TL nin mahsubu ile bakiye 1.822,83 TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

3-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

4-
Davalı tarafça yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Artan istinaf gider avansının ilgilisine iadesine,

5-
Karar kesin olarak verildiğinden tebliğ ve harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda miktar itibari ile KESİN olmak üzere 19/11/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!