Tapuda kayıtlı olmayan taşınmaz, devir bakımından taşınır hükmündedir; mülkiyeti resmî şekle bağlı olmaksızın zilyetliğin karşı tarafa teslimiyle geçer. Bu nedenle irsen intikal, hibe ve zilyetliğin devrine dayalı kazanım, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarıyla ispatlanabilir.
Detaylı özeti gör
Kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacılar, çekişmeli parsellerin murislerinden irsen intikal ettiğini ileri sürmüştür. Bu yerler kadastroda zilyetlikle davalılar ve dava dışı kişiler adına tespit ve tescil edilmiş, 108 ada 4 parsel toplulaştırma sonucu 162 ada 7 ve 8 parsellere gitmiştir. İlk derece mahkemesi, önceki bozmaya uyduktan sonra davayı 119 ada 8 parsel yönünden kabul, diğer parseller yönünden reddetmiş; davacılar vekili reddedilen kısmı temyiz etmiştir. Daire, 119 ada 12 parsel bakımından davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini kabul ederek bu yöne ilişkin temyiz itirazlarını reddetmiş; buna karşılık yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanarak 119 ada 1 parselin evvelinde davacıların murisine ait olup ölümüyle davacılara kaldığını, 162 ada 8 parselin ise kan davası sonucu öldürülen murisin mirasçılarına kan parası olarak hibe edilip zilyetlik devrinin gerçekleştiğini, davalının uzun yıllara dayanan kullanımının ise feri zilyetlik niteliğinde kaldığını saptamıştır. Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların TMK m.762 hükmüne göre menkul mal niteliğinde olduğu ve m.763 uyarınca mülkiyetin devrinin zilyetliğin karşı tarafa teslimiyle gerçekleştiği gerekçesiyle, 162 ada 8 parsel ile 119 ada 1 parseldeki temyize konu 1/2 pay yönünden mülkiyetin irsen intikal, hibe ve zilyetliğin devri ile davacılara geçtiği kabul edilmiş ve hükmün bozulmasına 13.06.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe