Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca, vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, vesayet (yasal danışman atanması) davasında davalının, atanan yasal danışmanın şahsına/sıfatına yönelik itirazının hangi makam ve mahkemece inceleneceğine ilişkindir. Yargıtay, hükmün esasa ilişkin temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek (1.) bent yönünden ONAMIŞ; ancak yasal danışmanın sıfatına ilişkin itiraz bakımından, dilekçenin görev yönünden reddi ile gereği yapılmak üzere dosyanın mahalli mahkemesine iadesine (geri çevrilmesine) karar vermiştir. Gerekçede, TMK m.431 uyarınca vasi tayinindeki usulün yasal danışman için de uygulanacağı; bu nedenle TMK m.422 gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazların ve kaçınma sebeplerinin incelenmesine ilişkin hükümlerin yasal danışmana yapılan itirazda da gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazın denetim makamınca inceleneceği, TMK m.397'de belirtilen denetim makamı görevinin ise Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu vurgulanarak, itirazın bu çerçevede değerlendirilmesi için dosyanın geri çevrilmesine hükmedilmiştir.
Kararı incele →
Vasinin atanmasındaki usule ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanır (TMK m.431); bu nedenle kayyımın atanması ve sıfatına yönelik usul, vasilik hükümlerine tabidir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, dahili davalı/kayyımın hem kayyımın şahsına-sıfatına yönelik itirazlarını hem de esasa ilişkin itirazlarını kapsayan temyiz başvurusunun nasıl ele alınacağına ilişkindir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, esasa yönelik itirazlar bakımından bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olması ile delillerin takdirinde yanlışlık bulunmaması nedeniyle hükmün ONANMASINA; kayyımın şahsına yönelik itirazlar bakımından ise dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE karar vermiştir. Daire, TMK m.431 uyarınca vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanacağını, bu nedenle TMK m.422 ve m.431 gereği kayyımın şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya kaçınma sebeplerini (özürlerini) inceleme görevinin öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi hâlinde TMK m.397 uyarınca denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine ait olduğunu belirtmiştir. Bu gerekçeyle itiraz nedenlerinin önce sulh hukuk mahkemesince değerlendirilmesi, yerinde görülmezse buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilerek kesin karar verilmesi gerektiğinden, temyiz dilekçesinin bu kısmı yönünden dosyanın iadesine hükmedilmiştir.
Kararı incele →
TMK m.431 uyarınca, vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyım (mümessil) ve yasal danışman atanmasında da uygulanır; nitekim miras ortaklığı temsilcisi (TMK m.640) özel kayyım niteliğinde olup atanması bu usule tabidir.
Detaylı özeti gör
Uyuşmazlık, miras ortaklığına temsilci (tereke temsilcisi) atanması ile bu temsilcinin sıfatına/şahsına yöneltilen itirazları inceleme görevinin hangi makama ait olduğuna ilişkindir. Yargıtay, terekeye temsilci atanmasına yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek hükmün bu yönünü (1. bent) onamış; temsilcinin sıfatına yönelik kısım bakımından ise dilekçenin görev yönünden reddiyle dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermiştir. Gerekçede, miras ortaklığı temsilcisinin (TMK m.640) özel kayyım niteliğinde olduğu ve TMK m.431 uyarınca vasi tayinindeki usulün kayyım (mümessil) için de uygulanacağı belirtilerek, TMK m.422 gereğince vasinin sıfatına karşı itirazlar ile kaçınma sebeplerini inceleme görevine ilişkin kuralların mümessile yapılan itirazda da gözetilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Buna bağlı olarak, vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazın denetim makamınca incelenmesi gerektiği ve TMK m.397/2 ile 5133 sayılı Kanun m.2-3 uyarınca denetim makamı görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu sonucuna varılmıştır.
Kararı incele →
Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca, vasi atanmasına (tayinine) ilişkin usul kuralları yasal danışman atanmasında da uygulanır.
Detaylı özeti gör
Dava, vesayetin (vasiliğin) kaldırılması ve vasinin değiştirilmesine ilişkin olup, çekişmeli nokta kısıtlıya atanan yasal danışmanın şahsına yönelik itirazların hangi usulle ve hangi makamca inceleneceğidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, vesayetin kaldırılması ile yasal danışman atanmasına yönelik hükmü yerinde bularak ONAMIŞ; yasal danışmanın şahsına yönelik itirazlar yönünden ise dosyanın mahal mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE karar vermiştir. Gerekçede, TMK m.431 uyarınca vasi tayinindeki usulün yasal danışman için de uygulanacağı esas alınarak, TMK m.422 gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları ya da ileri sürülen kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevine ilişkin hükümlerin yasal danışmana yapılan itirazda da gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Daire, vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazın denetim makamınca incelenmesi gerektiğini ve TMK m.397/2 ile 5133 sayılı Kanun uyarınca denetim makamı görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu vurgulayarak, yasal danışmanın şahsına yönelik dilekçenin görev yönünden reddiyle gereğinin yapılması için dosyanın mahalline geri çevrilmesi sonucuna varmıştır.
Kararı incele →
Türk Medeni Kanunu'nun 431. maddesi uyarınca, vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar kayyımın (ve yasal danışmanın) atanmasında da uygulanır; bu nedenle vasinin sıfatına itirazı düzenleyen hükümler (TMK m.422), kayyımın sıfatına ilişkin itirazlar bakımından da geçerlidir.
Detaylı özeti gör
Anne ölmüş, velayet sahibi baba uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olup TCK m.53 gereği velayet hakkını kullanmaktan mahrum bırakıldığından, çocuğun kişisel ilişki tesisine dair diğer davada hak ve menfaatlerini korumak için kayyım atanmış; mahkumiyet kararı karşısında ayrıca velayetin kaldırılmasına lüzum bulunmadığı belirtilmiştir. Yargıtay, babanın esasa ve kayyım atanmasının gerekliliğine yönelik temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek hükmü (1.) bent yönünden onamıştır. Kayyımın sıfatına yönelik itiraz bakımından ise TMK m.431 uyarınca vasi atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım için de uygulanacağından hareketle, vasinin sıfatına itirazları ve kaçınma (özür) sebeplerini düzenleyen TMK m.422 hükümlerinin kayyımın şahsına yapılan itirazda da gözetilmesinin zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazın TMK m.397/2 uyarınca denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesince incelenmesi gerektiğinden, kayyımın sıfatına ilişkin dilekçenin görev yönünden reddi ile bu konuda kesin karar verilmek üzere dosyanın mahalline iadesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
Kararı incele →
Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.