MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Kayyım Atanması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, küçüğün babası tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle küçüğün annesi ölmüş olup, velayet hakkına sahip olan baba da uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkum olmuş, mahkumiyet kararıyla Türk Ceza Kanununun 53. maddesi gereğince “velayet hakkını kullanmaktan mahrumiyetine” karar verilmiş olmasına, bu durumda, ayrıca velayetin kaldırılması kararına lüzum bulunmadığına, bu bakımdan kişisel ilişki tesisine dair diğer davada çocuğun temsili gerekli hale geldiğinden, o davada çocuğun hak ve menfaatlerini korumak ve temsil etmek amacıyla sadece bunun için kayyım atanmış bulunmasına göre küçüğün babasının bu yöne ve işin esasına ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Atanan kayyımın sıfatına ilişkin itiraza gelince;
Türk Medeni Kanununun 431. maddesi uyarınca vasi tayinin de usul kayyım için de uygulanır. Türk Medeni Kanununun 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevine ilişkin hükümlerin, kayyımın şahsına yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı ret etmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. Türk Medeni Kanununun 397. maddesinde belirtilen denetim makamı görevi; Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. (5133 S.K.m.2-3, TMK.md.397/2) Öyle ise kayyımın şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle, yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere denetim makamınca bu konuda kesin karar verilmek üzere dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz edenin kayyımın sıfatına ilişkin itirazıyla ilgili olarak yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple dilekçenin görev yönünden reddi ile bu yönden gereği yapılmak üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE, oybirliğiyle karar verildi.14.03.2013(Prş.)
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe