TMK Madde 434 Vesayet önlemlerinde bildirim yükümlülüğü

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TMK 434, kuruma yerleştirme, alıkoyma veya ergin kişi hakkında diğer vesayet önlemleri söz konusu olduğunda devreye giren bildirim yükümlülüğünü tek fıkra üzerinden düzenler.

Resmi Metin

Bildirim yükümlülüğü

Madde 434- Kısıtlı bir kişi bir kuruma yerleştirildiği veya alıkonulduğu ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerin alınmasına gerek görüldüğü takdirde, kişinin bulunduğu yer vesayet makamı veya özel kanunlarda öngörülen ilgililer, durumu yerleşim yeri vesayet makamına bildirmekle yükümlüdürler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde, kuruma yerleştirme, alıkoyma veya ergin kişi hakkında diğer vesayet önlemleri söz konusu olduğunda devreye giren bildirim yükümlülüğünü tek fıkra üzerinden düzenler. Yükümlülük üç hâlden birinin gerçekleşmesine bağlanır: kısıtlı bir kişinin bir kuruma yerleştirilmesi, kısıtlı bir kişinin orada alıkonulması veya ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin başka bir önlemin alınmasına ihtiyaç görülmesi. Bildirim yükümlüleri iki kategoriye ayrılır: birincisi kişinin bulunduğu yer vesayet makamı, ikincisi ise özel kanunlarla bildirim ehliyeti tanınan kişi veya kurumlar. Bildirimin yapılacağı muhatap ise tek noktada toplanmıştır: ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamı. Bu tasarım, yerel düzeyde tespit edilen vesayet ihtiyacının yerleşim yeri makamında merkezi olarak değerlendirilmesini temin eder ve dosya bütünlüğünün dağılmasını engeller. Hüküm İsviçre Medeni Kanunu 397c maddesinden alınmıştır.

Gerekçe

Madde İsviçre Medeni Kanununun yeni 397c maddesinden alınmıştır. Burada kısıtlı bir kişinin kuruma yerleştirilmesine veya alıkonulmasına ya da ergin bir kişi hakkında vesayete ilişkin diğer önlemlerden birinin alınmasına gerek görüldüğü takdirde bildirim yükümlülüğü getirilmektedir. Bildirim yükümlülerinden birisi, kişinin bulunduğu yerdeki vesayet makamı, diğeri ise özel kanunlarda öngörülen ilgililerdir. Bildirimin yapılacağı yer ilgilinin yerleşim yeri vesayet makamı olarak belirlenmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları

Seçilmiş 8.HD içtihatları

Yargıtay 8.HD E. 2017/6905 K. 2017/15394 Bozma

Vesayet kamu düzenine ilişkin olduğundan, kısıtlama ve vesayet altına alma bildirimi bir dava değil, hâkimi harekete geçiren uyarıdır; bildirimde bulunanın taraf sıfatı aranmaz. Herhangi bir kişinin bildirimi yeterli olup hâkim işlemleri re'sen yürütür ve işin esasını inceler.

Detaylı özeti gör

Kısıtlı adayının kiracısı olan davacı, adayın akli melekelerinin zayıfladığını, malvarlığını savurduğunu ve çevresine sürekli zarar verdiğini ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, davacının bu davayı açmakta hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, TMK m.434 hükmünü esas alarak vesayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu, kısıtlama ve vesayet altına alma bildiriminin bir dava değil hâkimi harekete geçiren bir uyarı niteliği taşıdığını, dolayısıyla ihbarda bulunanın gerçek anlamda taraf sayılamayacağını belirtmiştir. Herhangi bir kişinin bildirimi yeterli olduğundan ve işlemlerin hâkim tarafından doğrudan yürütülmesi gerektiğinden, mahkemenin sıfat gerekçesiyle ret yerine işin esasına girip iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Karar özetleri bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; tam karar metni esas alınmalıdır. Kaynak: Yargıtay Karar Arama.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!