Vesayet kamu düzenine ilişkin olduğundan, kısıtlama ve vesayet altına alma bildirimi bir dava değil, hâkimi harekete geçiren uyarıdır; bildirimde bulunanın taraf sıfatı aranmaz. Herhangi bir kişinin bildirimi yeterli olup hâkim işlemleri re'sen yürütür ve işin esasını inceler.
Detaylı özeti gör
Kısıtlı adayının kiracısı olan davacı, adayın akli melekelerinin zayıfladığını, malvarlığını savurduğunu ve çevresine sürekli zarar verdiğini ileri sürerek kısıtlanmasını ve kendisine vasi atanmasını istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi, davacının bu davayı açmakta hak ve yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, TMK m.434 hükmünü esas alarak vesayetin kamu düzenine ilişkin olduğunu, kısıtlama ve vesayet altına alma bildiriminin bir dava değil hâkimi harekete geçiren bir uyarı niteliği taşıdığını, dolayısıyla ihbarda bulunanın gerçek anlamda taraf sayılamayacağını belirtmiştir. Herhangi bir kişinin bildirimi yeterli olduğundan ve işlemlerin hâkim tarafından doğrudan yürütülmesi gerektiğinden, mahkemenin sıfat gerekçesiyle ret yerine işin esasına girip iddia ve savunma çerçevesinde değerlendirme yapması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe