Adana BAM, 1. HD., E. 2020/390 K. 2020/1076 T. 26.10.2020

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :

TARSUS 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ :

23/01/2020

NUMARASI :

2019/436 Esas, 2020/93Karar

İHBAR EDEN :

ADANA 9. AİLE MAHKEMESİ

KÜÇÜK:

K1 – N2

KAYYIM:

K2 – N1

DAVANIN KONUSU :

Kayyımlık (Kayyım Atanması)

DAVA TARİHİ :

19/02/2019

DAİRE KARAR TARİHİ :

26/10/2020

KARAR YAZIM TARİHİ :

26/10/2020
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, kayyım K2 istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK’nın 352 ve devamı maddeleri uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

İhbaredenADANA9.AİLEMAHKEMESİihbar yazıları ile;

Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/284 esas 2019/460 karar 20/03/2019 tarihli ilamında küçük K1’ın mernis adresinin ”A1″ olduğu anlaşıldığından yetkisizlik kararı verilerek dosya hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna gönderilmiş olup mahkememiz 2019/436 esasına kaydı yapılmıştır. Adana 9. Aile Mahkemesinin 19/02/2019 tarih, 2019/108 Esas sayılı ihbar yazılarının incelenmesinde; mahkemelerinde görülmekte olan Babalık (Soybağının Reddi) davasında küçük K1’ın menfaati ile yasal temsilcisinin menfaatinin çatışması nedeniyle küçük K1’ı temsil etmek üzere küçüğe temsil kayyımı atanmasını dava ve talep ettiği anlaşılmıştır. Kayyım adayı Av. K2 duruşmadaki beyanında; Küçük K1 ile aramda herhangi bir menfaat veya husumet çatışması bulunmamaktadır, küçüğe temsil kayyımı olarak atanmak istiyorum, demiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmesinde; Adana 9. Aile Mahkemesinin 2019/108 esas sayılı Babalık (Soybağının Reddi) davasında yaşı küçük K1’ı temsil etmek üzere TMK 426/2 maddesi uyarınca Av. K2’in temsil kayyımı olarak atanmasına, yönelik karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Kayyım
K6 istinaf dilekçesinde özetle;

Yerel mahkemenin 23.01.2020 tarihli, yaşı küçük çocuk K1’a temsil kayyımı olarak atanmasına ilişkin kararının istinafen incelenmesinin gerekmekte olduğunu, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesinde kaldırılarak tarafına tevdii edilen Temsil Kayyımı görevinin kaldırılması gerektiğini, Adana 9. Aile Mahkemesinin 2019/108 esas sayılı dosyasında yapılan Babalık (Soybağının Reddi) dava konulu yargılamada; yaşı küçük çocuk K1 için ihbarda bulunularak menfaatlerinin zayi olmaması için kayyım atanması karar verilmiştir. İş bu karar doğrultusunda Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesine ihbarda bulunulmuş, Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/436 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde de yaşı küçük çocuk K1’a Temsil Kayyımı olarak atanmış bulunmakta olduğunu, ancak mahkemece tarafına tevdii edilen görevi gereklerine uygun olarak icra edemeyeceğinin kanaatinde olduğunu, çünkü hem Avukatlık hem de Arabuluculuk mesleklerini icraa ettiğini, iş bu meslekleri kahir ekseriyetle iş yerinin bulunduğu Mersin İli, Tarsus ilçesinde icra ettiğimden temsil kayyımı olarak atandığı dosyayı iş yoğunluğu nedeniyle takip edemeyeceği kanaatinde olduğunu, öte yandan temsil kayyımlığı gibi bir görev karşılığında emek ve mesaimize karşılık olarak yerel mahkemece takdir edilen 250 TL ücretin de fazlasıyla yetersiz olduğunu, Temsil kayyımı olarak görevlendirildiği mahkemenin gerek yerel mahkeme yargı çevresinin dışında olması gerekse kendinin iş yerinin bulunduğu ilden başka bir ilde olması karşısında tek duruşmalık masraflarını dahi karşılamayacağı açık olacağını, istinaf dilekçesinin ekinde istinafa konu yerel mahkeme kararından yaklaşık 3 yıl önce verilmiş başka bir temsil kayyımı atama kararını sunduğunu, sunulan kararda hükmedilen ücretin en azından karar tarihindeki karşılığına/tarifesine uyarlanması gerektiğini, detaylıca açıklamış olduğu nedenlerle yerel mahkeme kararının öncelikle temsil kayyımlığı ata kararı yönünden kaldırılmasını, tarafına tevdii edilen temsil kayyımlığı görevinin kaldırılmasına ve yeniden temsil kayyımı görevlendirilmesine karar verilmesini talep ettiğini, öte yandan ve aksi halde dahi tarafına tevdii edilen temsil kayyımlığı görevine karşılık olarak emek ve mesaisi karşılığında hükmedilen ücretin AAÜT 2020 yılı tarifesine göre belirlenmesine karar verilmesini, yukarıda açıklamış olduğu gerekçeler ve RE’SEN nazara alınacak sebepler ile istinaf incelemesi talebimizin kabulüne, iş bu istinaf talebimizin, vasilik görevinin niteliği gereği harç ve gider avansından muaf tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER ve GEREKÇE:

Dava dosyasında, Adana 9. Aile Mahkemesi’nin 19/02/2019 tarih, 2019/108 Esas sayılı ihbar yazılarının incelenmesinde; mahkemelerinde görülmekte olan Babalık (Soybağının Reddi) davasında küçük K1’ın menfaati ile yasal temsilcisinin menfaatinin çatışması nedeniyle küçük K1’ı temsil etmek üzere küçüğe temsil kayyımı atanmasının talep edildiği, mahkemece kayyım adayı Av.K2’in kayyım tayin edildiği, kayyımın atamaya ve şartlarına itiraz ile istinaf yoluna başvurmuştur.

Bilindiği gibi miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK’nın 431. maddesi uyarınca vasi tayininde usul kayyım (mümessil) için de uygulanır. TMK’nın 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi ile ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur.

Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir. TMK’nın 422. maddesi uyarınca davalı-mirasçının tereke temsilcisinin şahsına yönelik ileri sürdüğü hususları inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye mahkemesine aittir.

Dava, kayyım atanmasına ve şartlarına itiraz istemine ilişkindir.

TMK’nın 422. maddesi uyarınca, ilgili olan herkes, temsilcinin atandığını öğrendiği günden başlayarak on gün içinde atamanın kanuna aykırı olduğunu ileri sürebilir. Vesayet makamı, itiraz sebebini yerinde görürse yeni bir temsilci; yerinde görmediği takdirde, bu konudaki görüşü ile birlikte gerekli kararı vermek üzere durumu denetim makamına bildirir. TMK.nın 397/2 maddesi uyarınca; vesayet makamı, sulh hukuk mahkemesi; denetim makamı, asliye hukuk mahkemesidir. (TMK m. 397). (Bkz.Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 13/09/2017 tarihli 2016/5674 Esas, 2017/6214 Karar sayılı ilamı yine 8. Hukuk Dairesi Esas No:2019/5155 Karar No:2019/10119)
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 422. maddesinde vasinin şahsına-sıfatına karşı yapılan itirazları veya vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme görevinin öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamına ait bulunduğu, 488. maddesinde vesayet makamının kararlarına ilişkin itiraz üzerine verilen denetim makamı kararlarının kesin olduğu, 431. maddesinde ise vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanacağı hükme bağlandığından, bu dilekçe Türk Medeni Kanunu’nun 422. maddesi gereğince, kayyım yapılan itirazları veya kayyımın ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) ve şartlarını inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan Asliye Mahkemesine ait olduğundan ve Aynı Kanun’un 431. maddesinde vasinin atanması usulüne ilişkin kuralların kayyım ve yasal danışman atanmasında da uygulanacağı hüküm altına alındığından, yasal kayyım atanmasına yönelik itirazları içerir dilekçenin öncelikle vesayet makamınca incelenip itiraz nedenleri yerinde görülmediği takdirde buna ilişkin kararla birlikte evrakın denetim makamına gönderilerek denetim makamınca bu konuda kesin bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-
Kayyım K2’in küçük K1’a temsilci atanmasına yönelik itirazlarıyla ilgili istinaf başvuru dilekçelerinin görev yönünden reddine,
TMK’nın 422. maddesindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere, dosyanın ilk derece mahkemesine
GERİÇEVİRİLMESİNE
,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-b maddesi uyarınca,
KESİN olarak oy birliğiyle karar verildi. 26/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 14 Haziran 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!