TBK Madde 99 Para borcunun ödenmesi: Ülke parası ile

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 99, konusu para olan borç kural olarak Ülke parasıyla ödenir; borç Ülke parası dışında başka bir para birimiyle kararlaştırılmış ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade bulunmuyorsa borçlu, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödeyebilir. Böyle bir borç ödeme gününde ödenmezse alacaklı, alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir.

Resmi Metin

Ülke parası ile

Madde 99- (1) Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.

(2) Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.

(3) Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Konusu para olan borç kural olarak Ülke parasıyla (TL) ödenir. Borç yabancı para üzerinden kararlaştırılmışsa, sözleşmede “aynen ödeme” ya da bu anlama gelen bir kayıt yoksa, borçlu dilerse ödeme günündeki rayiç üzerinden TL ile de ödeyebilir. Avukat olarak en sık görülen hata, sözleşmedeki “aynen/efektif ödenecektir” kaydını gözden kaçırmaktır: bu kayıt varsa borçlu TL’ye dönerek kurtulamaz, yabancı parayı aynen öder. Müvekkil lehine sözleşme kurarken bu kaydı koymak, kur düşüşü riskini karşı tarafa bırakır.

Temerrütte denklem değişir. Yabancı para borcu, aynen ödeme kaydı yokken ödeme gününde ödenmezse, seçim hakkı alacaklıya geçer (TBK m.99): aynen, vade günündeki ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden TL talep edebilir. Burada klasik hata, kur seçimini borçluya vermektir; alacaklı vekili olarak lehinize en yüksek kuru veren günü seçip talebi buna göre kurun. İcra takibi veya dava dilekçesinde hangi rayiç gününü esas aldığınızı açıkça belirtin; ispat ve hesaplama bu seçime bağlıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 98. maddesinde, para borçlarının ödenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Tediye / 1. Memleket parasıyla” şeklindeki ibare, Tasarıda “D. Ödeme / I. Ülke parası ile” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesinin birinci fıkrasında “Mevzuu para olan borç memleket parasıyla ödenir.” denildiği halde, Tasarıda aynı hüküm şöyle ifade edilmiştir: “Konusu para olan borç, Ülke parasıyla ödenir.”

818 sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Akit tediye mahallinde kanuni rayici olmayan bir para üzerine varit olmuş ise” şeklindeki ibare, Tasarıda “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa,” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 83. maddesinin son fıkrasında kullanılan “yabancı para borcunun” şeklindeki ibare, Tasarının 98. maddesinin son fıkrasında “Ülke parası dışında başka bir para birimi”, şekline dönüştürülmüş ve fıkraya “sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça” şeklinde bir ibare eklenmiştir. Böylece fıkra, aynı maddenin ikinci fıkrasıyla uyumlu hale getirilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.99 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2232 K. 2023/1698

Sözleşmede yabancı para üzerinden aynen ödeme kararlaştırılmışsa, alacaklı borcun ödeme günündeki kur üzerinden Türk parası karşılığı olarak aynen ödenmesini isteyebilir; icraya esas olmak üzere bu yönde verilen aynen ödeme kararı yerindedir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, taşınmazlarını 01.11.1999 tarihli sözleşmeyle 10 yıllığına özel öğretim kurumu olarak kullanılmak üzere davalıya kiralamış; davalının kiralananı süresinden önce tahliye edip anahtarı 16.10.2008'de teslim etmesi üzerine sözleşmenin 10. maddesindeki 10.000 USD cezai şart ile hor kullanma ve boş kalma tazminatlarının tahsilini istemiştir. Davalı, tahliye kararı nedeniyle çıkmak zorunda kaldığını savunmuş; birleşen davada fazla tahsil edilen kira ile yaptığı imalat bedellerinin iadesini talep etmiştir. Uyuşmazlık, yabancı para olarak kararlaştırılan cezai şartın ne şekilde hükmedileceğine ilişkindir. Yargıtay, sözleşmenin ilgili maddesinde herhangi bir uyarlama kararı bulunmadığını ve alacağın yabancı para olarak istendiğini belirterek, mahkemece ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk parası karşılığı olarak icra işlemlerine esas aynen ödeme kararı verilmesini isabetli bulmuş ve davalı/birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme talebini oy birliğiyle reddetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/318 K. 2019/7234 Bozma

Yabancı para üzerinden belirlenen borçta sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir kayıt bulunmadıkça alacaklı, alacağının fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Türk parası karşılığının ödenmesini isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalıya ait taşınmazı 2009 tarihli sözleşmeyle kiralayıp 10.000 USD teminat ödemiş; kiracının yurt dışına atanması üzerine sözleşmeyi feshederek peşin ödenen kira ile teminat olmak üzere toplam 20.000 USD'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının döviz mevduat faiziyle iadesini istemiştir. Davalı, mecurdaki hasar ve anahtarın geç teslimini ileri sürerek iadeyi reddetmiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul edip 9.710,89 TL'ye yasal faizle hükmetmiştir. Yargıtay, davacının döviz alacağının fiili ödeme günündeki TL karşılığını talep etmesine karşın mahkemece TL üzerinden ve yasal faize hükmedilmesini taleple bağlılık ilkesine (HMK m.26) aykırı bulmuş, hükmü davacı gerçek kişi yararına bozmuş, tarafların diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/2549 K. 2016/11315 Bozma

Konusu yabancı para olan ve sözleşmede aynen ödeme kaydı bulunmayan borçta, alacaklının talebi hâlinde borç, fiilî ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası karşılığına hükmedilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalıdan bir taşınmazı 43.000 Euro karşılığında satın alıp bedeli davalının banka hesabına havale etmelerine rağmen davalının kat'i ferağı vermediğini ileri sürerek, ödedikleri 43.000 Euro'nun faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. İlk hükmün yabancı para cinsinden kabulü Dairece bozulmuş; bozma sonrası mahkeme uyma kararı vermekle birlikte 43.000 Euro'yu fiili ödeme tarihi yerine, satış bedelinin ödendiği 2006/Haziran kuruna göre TL karşılığına çevirerek 85.337,80 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, bozmaya uyulmakla davacılar lehine usuli müktesep hak doğduğunu, tutarın fiili ödeme (ifa) tarihindeki efektif satış kuru üzerinden hesaplanması gerekirken bozma gereğinin yerine getirilmediğini belirterek hükmün yeniden BOZULMASINA karar vermiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.99 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2404 K. 2025/56 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yabancı para alacağının Ülke parasıyla da istenebilmesi karşısında, icra takibi talebinde alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmediği için geçerli bir takip bulunmadığı, bu nedenle itirazın iptali davasının dava şartı yokluğundan usulden reddinin doğru olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşıma hizmetinden doğan navlun ve demuraj alacağı için yürütülen icra takibine yapılan itirazın iptali istemidir. İlk derece mahkemesi davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Daire, yabancı para borcunun Ülke parasıyla da ödenebileceğini düzenleyen hüküm ile takip talebinin zorunlu içeriğine ilişkin kuralları birlikte değerlendirmiş; takip talebinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığı gösterilmediğinden geçerli bir takip bulunmadığını belirterek usulden red kararını hukuka uygun görmüş ve alacaklı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1053 K. 2024/987 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yabancı para üzerinden düzenlenen ve borçlunun kabul ederek kısmi ödeme yaptığı faturalarda ticari ilişkinin yabancı para üzerinden kurulduğu kabul edilip, ödeme tarihlerindeki kur esas alınarak bakiye borcun hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hizmet faturalarına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasında uyuşmazlık, yabancı para üzerinden düzenlenen faturaların ödenmesinde uygulanacak kur ve kur farkından kaynaklanmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek takibin 4.357,84 USD asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz talebinin reddine karar vermiştir. Daire, faturaların yabancı para alacağı olarak düzenlendiğini ve borçlunun bunları kabul ederek ödeme yaptığını, bu nedenle ödeme tarihlerindeki kur esas alınarak bakiye borcun hesaplanmasının doğru olduğunu; temerrüt faizi koşullarının bulunmadığını ve vekalet ücretinin tarifeye uygun takdir edildiğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2024/484 K. 2024/606 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İkame iş makinesi kirasının fiilen dövizle ödendiği ileri sürülse de, dava ve ıslah dilekçelerinde alacağın Türk Lirası olarak ödenmesi istendiğinden, TBK m.99 uyarınca hükmün Türk Lirası üzerinden kurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, yetkili servisin iş makinesine geç ve hatalı müdahalesinden doğan zararın tazminine ilişkindir; motor değişim bedeli ile makinenin çalışmadığı dönemde kiralanan ikame makinenin bedeli istenmiştir. Dairenin önceki kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesi bilirkişi incelemesi yaptırarak satıcı distribütör şirket hakkındaki davayı reddetmiş, yetkili servis hakkında motor bedeli ile 90 gün üzerinden hesaplanan kira bedeli yönünden davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, arıza bildirim tarihinin dosya kapsamına göre belirlenmesini ve günlük kira bedelinin ticaret odası cevabındaki ortalama üzerinden hesaplanmasını hukuka uygun bulmuş; alacağın Türk Lirası olarak istenmesi nedeniyle hükmün Türk Lirası üzerinden kurulmasını da yerinde görerek hem davacının hem yetkili servisin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2023/2480 K. 2024/100 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Sözleşmede temerrüt hâlinde ödemenin ne şekilde yapılacağı düzenlenmediğinden, yabancı para alacağının temerrüt tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak belirlenmesi yerinde görülmemiş; TBK m.99/3 uyarınca alacaklının alacağını aynen isteyebileceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, borcun üstlenilmesi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. Yabancı para cinsinden kararlaştırılan taksitler ödenmediği için başlatılan takibe itiraz edilmiş; ilk derece mahkemesi alacağı temerrüt tarihindeki merkez bankası döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, sözleşmedeki kur hükmünün yalnız vadede yapılacak ödemeye ilişkin olduğunu, temerrüt hâli için bir düzenleme bulunmadığını belirterek bu hesaplamayı yerinde görmemiş; TBK m.99/3 uyarınca alacaklının alacağını aynen isteyebileceğini, ayrıca yabancı para alacağına devlet bankalarının fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranının araştırılması ve icra inkâr tazminatının Türk Lirası olarak hükmedilmesi gerektiğini belirtip eksik inceleme nedeniyle kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/353 K. 2022/805 Kısmen Kabul

Yabancı para alacağında alacaklıya tanınan seçimlik hak yenilik doğurucu sayılmış; icra takibinde borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini isteyen alacaklının, sonradan açtığı davada bu tercihinden dönerek alacağı yabancı para cinsinden isteyemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, çeklere ve taraflar arasındaki protokole dayalı yabancı para alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, protokolün borcu yenilediğini ve alacağın zamanaşımına uğramadığını kabul ederek davayı Amerikan doları üzerinden kabul etmiştir. Daire, eski çek ve bonoların borçluya iadesi karşılığında yeni çekler verilmesini ve protokoldeki tasfiye iradesini gözeterek yenilemenin gerçekleştiğini, sürenin son gününün resmî tatile denk gelmesi nedeniyle davanın süresinde açıldığını doğrulamış; ancak alacaklının daha önce başlattığı icra takibinde borcun Türk Lirası üzerinden ödenmesini istemekle seçimlik hakkını kullandığını, bu tercihinden dönemeyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle davalının istinafını kabul edip kararı kaldırmış, alacağı Türk Lirası üzerinden hüküm altına almış; davacının gerekçeye yönelik istinafını ise reddetmiştir.

Diğer kararlar (1)
Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2019/973 K. 2020/1091 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yabancı para üzerinden kararlaştırılan kira alacağında alacaklının seçimlik hakkı bulunduğu; fiilî ödeme günü rayici istenirse alacağın tahsile kadar yabancı para alacağı sayılacağı ve faizin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesine göre hesaplanacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kiralananın sözleşme süresi bitmeden geri verilmesi hâlinde doğan kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporlarına dayanarak davayı kısmen kabul etmiş ve inkâr tazminatına hükmetmiştir. Daire, kiracının anahtar teslimine kadarki kira bedelinden, sonrası için de kiralananın aynı koşullarla kiraya verilebileceği makul süre bedelinden sorumlu olduğunu, kiralanandaki eksiklikler karşısında bu sürenin on ay olduğunu kabul etmiş; ancak yabancı para alacağında faizin alacaklının seçimlik hakkı ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gözetilerek hesaplanması gerektiğini belirterek istinafı kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!