T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
MERSİN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ :
29/01/2019
NUMARASI :
2018/751 Esas-2019/110Karar
DAVACI:
F1
KAROSER VE EKİPMANLARI LOJ. İTH. İHR. SAN VE TİC. LTD.ŞTİ.
VEKİLİ:
Av. K1 – A1
DAVALI:
F2
OTOMOTİV SAN TİC LTD ŞTİ.
VEKİLİ:
Av. K2 – A2
DAVANIN KONUSU :
İTİRAZIN İPTALİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:
F2 OTOMOTİV SAN TİC LTD ŞTİ.
VEKİLİ
:
Av. K2
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
27/11/2020
KARAR YAZIM TARİHİ :
27/11/2020
Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29/01/2019 tarih ve 2018/751 Esas 2019/110 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Davalı borçlunun müvekkili ile Mersin ili, Akdeniz ilçesi, A3 mevkiinde vaki ve kain parsel numarada kayıtlı 2.400 m² kapalı alan ve 2600 m² açık alanıln imalat atölyesi-işyeri olarak kullanılması amacı ile 5 yıl süreli ve 01/08/2012 başlangıç tarihli kira kontratı düzenlediklerini, davalının Adana 10. Noterliğinin 07/11/2014 tarih ve 23445 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kiralanan gayrimenkulü 01/05/2015 tarihinde tahliye edeceğini bildirmesine rağmen bahse konu kiralanan yeri tahliye etmediğini, bunun üzerine müvekkili davalı-borçluya karşı Mersin 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/14488 Esas sayılı dosyasıyla 02/08/2015-02/08/2016 dönemine denk gelen kira alacağının tahsili amacı ile icra takibi başlattıklarını, davalının yasal süresi içinde takibe itiraz ettiğini, iş bu itirazın iptali davasını açtıklarını, itirazın iptaline, kötü niyetli icra takibi borçlusunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2015/14488 esas sayılı icra takibinin iptaline, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine, karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI :
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile; 214.423,99 TL miktar üzerinden Mersin 2. İcra Müdürlüğünün 2015/14488 takip sayılı dosyası üzerinden yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, İtirazın kötü niyetli yapıldığı ve alacak miktarının likit olması nedeniyle asıl alacak miktarı üzerinden %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verildiği görülmüştür.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Anahtar teslimi için muhatap şirketin, müvekkili şirket ile irtibata geçmesini ihbar ve ihtaren bildirdiğini, ancak sonuç alınamadığını, demirbaşların hepsi çalışır vaziyette olduğunu, bunun haricindeki işyeri kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere demirbaşlar listesinde yer almadığını, diğer büyük çapta makineler ise davalı müvekkili şirketin degil davacı tarafın ve çalışır vaziyette olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itirazlar neticesinde yeniden keşif ve bilirkişi heyeti belirlendiğini, bu bilirkişi heyeti raporunun sonuç ve kanaat bölümünde, “yukarıda yapmış olduğumuz inceleme ve tespit neticesinde davaya konu taşınmazın kiraya verilebilme durum süresinin 10 ay içinde olabileceği kanaatine varılmıştır.” denildiğini, yapılan bu açıklamanın hukuki dayanaktan uzak olduğunu, dosyanın yeterli bir şekilde incelenmediğini, iddia edilen hususların hiç birinin, gerçeği yansıtmadığını, davanın kabulü halinde, davacı taraf, sebepsiz yere zenginleşerek, hakkaniyete tamamen aykırı bir hüküm tesis edildiğini, Mersin 2.İcra Müdürlüğünün 2015/14488 esas sayılı icra dosyasında takip kira alacağından kaynaklı ilamsız takip olmasına rağmen icra dosyasına bakıldığında yıllık ticari faiz uygulanması gerekirken yıllık % 30 faiz uygulandığını belirtip, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf dilekçesine cevap veren davacı vekili dilekçesinde özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar, Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/50 D.İş sayılı dava dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, kira alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
İstinaf incelemesi
HMK. 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili davalı şirkete 01/08/2012 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile 5 yıllığına kiralanan dava konusu taşınmaza ilişkin 02/08/2015-02/08/2016 dönemine denk gelen kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itiraz edildiğinden davalının icra dosyasına itirazının iptalini talep etmiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça Mahkemenin kararı istinaf edilmiştir.
Dairemizin 16/02/2018 tarih 2018/32 Esas 2018/203 Karar sayılı ilamı ile “…
Yerel Mahkemece Gayrimenkul Değerleme Uzmanı İnşaat Mühendisi-Emlakçı-Hukukçu bilirkişi heyeti ile keşif yapılarak, dava konusu yerin aynı şartlarda ne kadar sürede kiraya verilebileceği ve bu nedenle uğradığı kira kaybı ile kiracının tahliye tarihi olarak kabulü gereken tespit tarihi olan 26/10/2015 tarihine kadarki kira bedelinden de sorumlu olduğu kabul edilerek, davalıdan talep edilebilecek toplam kira bedelinin ne kadar olduğu hususunda bilirkişilerden denetime el verişli raporda alınarak, bahsi geçen tüm deliller toplandıktan sonra karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle İlk Derece Mahkeme kararı ortadan kaldırılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararı doğrultusunda, 26/06/2018 tarihinde keşfe gidildiği, 02.07.2018 tarihinde inşaat mühendisi, gayri menkul değerlendirme uzmanı ve emlakçı bilirkişi heyetinden alınan raporda davaya konu taşınmazın kiraya verilebilme süresinin 12 ay olduğunun tespit edildiği, 05.09.2018 hesap raporunda da; 209.482,50 TL asıl alacak, 4.941,49 TL faiz olmak üzere toplam 214.423,99 TL davacının alacaklı olduğunun hesaplandığı; F3 Odasın’nın 25.07.2018 tarihli ekspertiz raporunda 2 ile 3 ay arasında kiraya verilebileceğinin bildirildiği; mahkemece 31.10.2018 tarihinde yeniden keşfe gidildiği, 12.11.2018 tarihli gayrimenkul arsa ve arazi değerlendirme uzmanı, fen bilirkişisi, hukukçu bilirkişi ve inşaat bilirkişisinden oluşan heyet raporunda; taşınmazın kiraya verebilme süresinin 10 ay olduğu ve takip tarihi itibariyle 09.482,50 TL asıl alacak, 4.941,49 TL faiz olmak üzere toplam 214.423,99 TL alacak tutarı olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Davalı borçlu Türk Borçlar Kanununun 325. maddesine göre, anahtar teslim tarihine kadar kira bedelinden, anahtar teslim tarihinden itibaren ise kiralananın aynı şartlarda kiraya verilebileceği makul süre kira bedeli ile sorumlu olacağı gözetilerek kira dönemi başlangıcı olan 01/08/2015 tarihinden, dairemizce tahliye tarihi olarak kabul edilen 25/10/2015 tarihine kadar ki kira borcundan davalı borçlu sorumludur. Bu tarihten sonrasına yönelik makul süre yönünden ise;
Mersin 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/50 D.İş sayılı tespit dosyası içerisinde mevcut bilirkişi heyet raporuna göre, idari bina giriş kısmında ve cephede bulunan kapalı alanın ve 6 metre yürüyen kapının yan tarafı dışarıdan ısı yalıtımlı cephe kaplama sökülerek galvanizli sac yapıldığı, yürüyen kapı önündeki çelik boru dikmenin sökülerek yan kısma kaydırıldığı, idari bina içi jaluzi ve kornişlerin söküldüğü, çivi izlerinin mevcut olduğu, klima sökülen yerlerin kapatılmadan bırakıldığı, bahçeye yapılan kumlama ve boyahane kuyusunun toprak malzeme ile doldurulduğu, 1 adet mobese tipindeki kameranın yerinde olmadığı, kamera kayıt sisteminin bulunmadığı, kamera kablo ve bağlantılarında eksiklik olduğu ve kamera sisteminin çalışmadığı, bir kısım priz ve elektrik tesisatlarında eksikler olduğu, bilgisayar ve telefon santrallerinin bulunmadığı, bilgisayar ve telefon kablo ve bağlantılarında eksiklikler olduğu, sistemin çalışmadığı, dik milli kademeli Hidrofor pompalarından bir adedinin çalıştırılamadığı ve arızalı olduğu, Gamak marka hidrofor pompasının arızasının giderilmesinin verimli olmayacağı ve yenisi ile değiştirilmesi gerektiği, bir adet su deposunun alt kısmından su akıttığı, kuyu içerisinde bulunan dalgıç motor ile iki adet santrifüj motorlarının yerlerinden sökülmüş olup bulunmadığı, sabit tezgah mengenelerinden iki adedinin yerinde olmadığı tespit edilmiş ve bu durumun aksini ispata yönelik davalı tarafça herhangi bir delil sunulmamış olup, tespit edilen bu hususlar ile yeniden aynı şartlarla kiraya verilebilmesi için gereken süre dikkate alındığında taşınmazın aynı şartlarda 10 ay içerisinde kiraya verilebileceğine dair 08/11/2018 tarihli bilirkişi heyet raporu oluşa ve dosya içeriğine uygun bulunmuştur. Her ne kadar F3 Odasın’nın 25/07/2018 tarihli ekspertiz raporunda 2 ile 3 ay arasında kiraya verilebileceğinin bildirilmiş ise de, kiraya konu yerdeki mevcut eksiklikler ve ekonomik koşullar dikkate alınarak bu hususa itibar edilmemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99/son maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 83. md) gereğince; “Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir.” Buna göre; alacaklının seçimlik hakkı mevcut olup, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılmasını istemesi halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir.
O halde; mahkemece, davalı borçlunun faize itirazı hakkında TBK.99/son ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip dayanağı yıllık peşin ödemeli kira sözleşmesinde kararlaştırılan dönem için ödenmesi gereken tarihten, takip tarihine kadar, devlet bankalarından o yabancı para için açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödedikleri en yüksek faiz oranları sorularak tespit edildikten sonra bilirkişiye hesaplama yaptırılarak, alacaklının talep edebileceği işlemiş faiz miktarı saptanmalı, takip tarihinden sonrası için de işleyecek faizin nitelik ve oranı da yukarıdaki ilkeler doğrultusunda belirlenerek ve davalının ticari temerrüt faizi uygulanması yönündeki savunması da değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılması dair aşağıdaki hüküm kurulması yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;
1-
Davalı tarafın istinaf başvurusunun
KABULÜ ile,
İstinaf konusu mahkeme kararının HMK. ‘nın 353/1-a-6 maddesi gereğince
KALDIRILMASINA,
Deliller tam olarak toplandıktan sonra, yeni bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine
GÖNDERİLMESİNE,
2-
Peşin alınan istinaf karar harcı olan 3.662,00.-TL. TL’ nin talep halinde davalıya iadesine,
3-
İstinaf yoluna başvurma harcıve diğer istinaf masraflarının ilk derece mahkemesince yargılama gideri olarak değerlendirilmesine,
4-
Kararın tebliği, harç iadesi vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a maddesi uyarınca
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.27/11/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe