MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar vekili dilekçesi ile; davalının 43.000 Euro karşılığında … İli, …İlçesi,… Köyü, Köyiçi mevkiinde kain … parsel no.lu taşınmazı müvekkillerine sattığını, müvekkillerinin kararlaştırılan bedeli davalı adına banka hesabına havale ettiklerini, ancak davalının halen taşınmazın kat’i ferağını vermediğini iddia ederek müvekkilleri tarafından ödenen 43.000 Euro’nun ödeme tarihi olan 08/06/2006 tarihinden itibaren işleyecek merkez bankası avans faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükeltelimsine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıların dava dışı bir emlakçi ile kapora verip anlaştıkları ancak mülkiyetini almadıkları davaya konu taşınmazın devri için müvekkiline gidip yardım istediklerini, bunun üzerine dava konusu taşınmazı emaneten müvekkilinin üzerine aldığını, davacılardan gelen parayı mülk sahibine ödediğini, müvekkilinin taşınmazı ferağa hazır olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile, 43.000 Euronun dava tarihinden itibaren Euro’ya uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ilişkin verilen hüküm Dairemizin 12.05.2014 tarih 2014/6704E-7313K sayılı ilamı ile; ”…mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınan 43.000 Euro’nun, BK.nun 83.madde (TBKnun 99.madde) hükmü gereğince, fiili ödeme tarihindeki …Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi gerekirken, yabancı para cinsinden talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonunda; 43.000 Euronun ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden hesap edildiğinde 85.337,80 TL olduğu, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 85.337,80TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozma ilamının gereği yerine getirilememiştir. Şöyle ki;
Kural olarak bozma kararına uyan mahkeme, artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep(kazanılmış) hak doğmuştur. Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz.
Bozulan bir hükmün, bozma sebepleri dışında kalan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle; kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Zira, kesinleşmiş olan kısımlar, lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.
Somut olayda; mahkemece uyma kararı verilen Dairemizin bozma ilamı uyarınca hüküm altına alınan 43.000 Euro’nun, 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi de dikkate alınarak BK’nın 83.madde (TBKnun 99.madde) hükmü gereğince, davalı/borçlunun borcunu, davacı/alacaklıya fiili ödeme tarihindeki diğer bir değişle borcun ifa tarihindeki … Bankası’nın efektif satış kuru üzerinden TL karşılığına hükmedilmesi hususunda usuli müktesep hak oluşmuştur.
Ne var ki mahkemece; bozma ilamına uyulma kararı verilmiş ancak; 43.000 Euro’nun davacının davalıya satış bedelinin ödediği tarih olan 2006/Haziran kuruna göre TL karşılığına hükmedilmiştir. Böylece bozma gereği yerine getirilmeden,yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe