TBK Madde 97 İfada sıra

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 97, karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede ifayı isteyen tarafın, sözleşmenin koşul ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.

Resmi Metin

İfada sıra

Madde 97- Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.97, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde ifa sırasını düzenler ve uygulamada ödemezlik definin temelini oluşturur. Karşı taraftan ifa isteyen kişi, sözleşmenin koşullarına göre daha sonra ifa etme hakkına sahip değilse, kendi borcunu ya fiilen ifa etmiş ya da en azından ifasını usulüne uygun biçimde önermiş olmalıdır. En sık yapılan hata, kendi edimini sunmadan veya önermeden karşı taraftan ifa talep etmektir; bu durumda alacaklı, davalının ödemezlik defi ile karşılaşır ve talebi reddedilebilir.

Pratikte ispat yükü kritiktir. Davacı iseniz, dava veya icra öncesinde kendi ifanızı önerdiğinizi yazılı olarak belgeleyin (ihtarname, banka dekontu, teslime hazır olduğunu bildiren tebligat). Davalı iseniz, karşı tarafın kendi edimini sunmadığını ileri sürerek TBK m.97 çerçevesinde ödemezlik defini açıkça savunmanıza ekleyin; defi resen dikkate alınmaz, taraf ileri sürmelidir. İfa sırasının sözleşmeyle değiştirilip değiştirilmediğini de en baştan netleştirin, çünkü “önce ifa” yükümü varsa bu savunma işlemez.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 97. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 81. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 96. maddesinde, ifada sıra düzenlenmektedir. Öğreti ve uygulamada maddenin, “ödemezlik def’i”ne ilişkin olduğu bilinmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 81. maddesinin kenar başlığında kullanılan “VI. Mütekabil taahhüdatı ihtiva eden akitte / 1. İfanın tarzı” şeklindeki ibare, maddede ifa sırasının düzenlendiği göz önünde tutularak “VI. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde / 1. İfada sıra” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede kullanılan “karşılıklı borç yükleyen bir sözleşme” şeklindeki terim ile, tarafların edimlerinin karşılıklılık (sinallagma) ilişkisi içinde bulunduğu borçlar hukuku sözleşmeleri kastedilmektedir. Aynı terim, öğretide “tam iki tarafa borç yükleyen sözleşme” olarak da ifade edilmektedir. Mesela, satış, kira, hizmet, eser ve ölünceye kadar bakma, Tasarının 96. maddesi anlamında, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerdendir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.97 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/3750 K. 2025/2425 Onama

Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmede ifa isteminde bulunan taraf, daha sonra ifa etme hakkı bulunmadıkça kendi borcunu ifa ettiğini ispatlamalıdır; kendi edimini yerine getirmeyen taraf karşı taraftan edimin ifasını isteyemez.

Detaylı özeti gör

Davacı ile davalı arasında 01.04.2017 tarihli büyükbaş hayvan ve tarla takas sözleşmesi yapılmış; davalı, 949 parseldeki taşınmazının kararlaştırılan 3800 m2'lik kısmı yerine yalnızca 1901,06 m2'sini davacıya devretmiştir. Davacı, devredilmeyen bakiye alan için 475.000 TL üzerinden başlattığı icra takibine davalının itirazı üzerine itirazın iptalini istemiş; davalı ise davacının sözleşmede üstlendiği 57 büyükbaş hayvan ile makineleri teslim etmediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının kendi edimini yasal delillerle ispatlayamadığı ve kesin süreye rağmen yemin teklif etmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi başvuruyu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kendi borcunu ifa etmeyen davacının karşı taraftan edimin ifasını isteyemeyeceği gerekçesiyle kararı onamıştır.

Yargıtay HGK E. 2023/1073 K. 2025/85 Direnme Bozuldu

Satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil isteminin kabulü için alıcının kararlaştırılan bedeli ödemiş olması gerekir; bedelin ödenmeyen bir kısmı varsa bu tutar TBK m. 97 uyarınca depo ettirilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacılar ile davalılar arasında 23.07.2015 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzalanmış; davalılar, 1627 ada 80 parsel sayılı taşınmazdaki paylarını tapudaki hisse oranı yanlışlığı düzeltildikten sonra bir ay içinde 575.000,00 TL bedelle satmayı vaat etmiştir. Asıl davada davacı bu sözleşmeye dayanarak tapu iptal ve tescil istemiş, ilk derece ve Bölge Adliye Mahkemesi istemi reddetmiş, direnme kararı verilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, usulünce gerçekleşmiş bir fesih bulunmadığından vaat alacaklısının tescil isteme hakkının sürdüğünü ve paylı mülkiyette paydaşların kendi payları yönünden satış vaadi düzenleyebileceğini (4721 sayılı Kanun m. 688) belirterek, sözleşmenin diğer unsurları gözetilmeden tescil isteminin reddedilmesini doğru bulmamış ve direnme kararının Özel Daire bozma kararındaki gerekçelerle bozulmasına oy birliğiyle karar vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1829 K. 2021/635 Bozma

İnançlı işlem gibi karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, mülkiyetin iadesini isteyen taraf, sözleşme gereği daha sonra ifa hakkı bulunmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davacı, kendisine ait taşınmazdaki bağımsız bölümün, yakınının davalıya olan borcu ödendiğinde iade edilmek üzere 19.10.2006 tarihinde davalıya devredildiğini, ancak devir işleminin taraf muvazaası nedeniyle geçersiz ve yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı ile ilk derece mahkemesi ise ilişkiyi inançlı işleme dayalı görerek, 28.10.2010 tarihli belge uyarınca kredi borcunun tüm fer'ileriyle ödenmesi hâlinde taşınmazın iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davacının ise kendi edimini (kredi borcunu) yerine getirmediğini belirterek davayı reddetmiştir. Özel Daire, TBK'nın 97. maddesi gereğince öncelikle davacının ödemekle yükümlü olduğu bedelin belirlenmesi ve yatırması için süre tanınması, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yapılmadan verilen ret kararını bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu da direnme kararını davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.97 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1795 K. 2026/625 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Karşılıklı borç yükleyen panel satımında teslim, kesin ölçülerin bildirilmesine bağlandığından, ölçüleri bildirmeyen alıcının ifa isteyebilmek için gereken edimini yerine getirmediği; satıcının teslim borcunda temerrüde düşmediği ve aynen ifa ile gecikme tazminatı istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Soğuk oda paneli siparişine ilişkin uyuşmazlıkta alıcı, bedelini peşin ödediği panellerin teslim edilmediğini ileri sürerek aynen ifa ve gecikme tazminatı, ıslahla da terditli olarak bedel iadesi istemiştir. İlk derece mahkemesi aynen ifa ve gecikme tazminatı taleplerini reddedip bedel iadesine hükmetmiştir. Daire, sipariş formunda teslimin kesin ölçülerin verilmesi koşuluna bağlandığını, ölçüleri bildirmeyen alıcı nedeniyle satıcının teslim borcunda temerrüde düşmediğini, ancak kusursuzluğunu ispat eden satıcının sözleşme kapsamında aldığını iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2211 K. 2026/127 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Karşılıklı borç yükleyen danışmanlık sözleşmesinde ücret isteyen tarafın kendi edimini ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir; araştırma ve fiyatlandırma dışındaki edimlerini ifa etmeyen ve ifa yönünde bildirimde bulunmayan danışmanın ücret isteyemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yatırım danışmanlığı sözleşmesiyle makine alımı için araştırma, uzman incelemesi, fiyatlandırma, satın alma ve kurulum edimlerini üstlenen danışman, müşterinin kendisini devre dışı bırakarak alımı doğrudan yaptığını ileri sürüp bakiye ücreti istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, danışmanın yalnızca araştırma, uzman görüşü ve fiyatlandırma edimlerini kısmen ifa ettiğini, satın alma, kurulum ve çalışır halde teslim edimlerini yerine getirmediğini, müşteriye ifa yönünde bir bildirimde de bulunmadığını saptayarak sözleşmedeki tüm yükümlülüklerini yerine getirmeyen danışmanın ücret talep edemeyeceği sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/838 K. 2025/239 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinde üstlendiği çatı imalatını projeye aykırı ve ayıplı yapan, iş sahibinin talebine rağmen ayıbı gidermeyen taşeronun kendi edimini ifa etmiş sayılamayacağı, bu nedenle bakiye iş bedelini isteyemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, fabrika binasının çelik konstrüksiyon çatı imalatı ve montajını üstlenen taşeronun bakiye iş bedeli için başlattığı takip ile iş sahibi konumundaki yüklenicinin çöken çatının yenilenmesi masrafları için başlattığı takibe ilişkin itirazın iptali davalarının birleştirilmesinden doğmuştur. İlk derece mahkemesi asıl davayı reddetmiş, birleşen davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, birbirini teyit eden bilirkişi raporlarına göre çökmenin projeye aykırı iki parçalı makas imalatından kaynaklandığını, taşeronun edimini ayıplı ifa ettiğini, bu nedenle bakiye iş bedeli isteyemeyeceğini ve iş sahibinin ayıp giderim bedelini talep edebileceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/2159 K. 2024/2317 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Karşılıklı edim yükleyen protokolde, alacağını isteyen tarafın taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırma ve haciz konusu borçları ödeme edimlerini yerine getirmediği ve ifasını önermediği; sonra ifa hakkı da bulunmadığından alacağın muaccel olmadığı ve davanın erken açıldığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, şirket hisselerinin karşılıklı devri ile malvarlığı aktarımını düzenleyen protokol ve ek protokoller kapsamında davacının davalıdan istediği alacağa ilişkindir. İlk derece mahkemesi, borcun davalıya ait olduğunu ancak alacağın dava tarihinde muaccel olmadığını belirterek davayı erken açıldığı gerekçesiyle reddetmiştir. Karara karşı her iki taraf da istinafa başvurmuştur. Daire, dava konusu tutarın protokolde ayrıca kararlaştırılan ödeme kalemine dahil olmadığını belirlemiş; buna karşılık taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması ve haciz konusu borçların ödenmesi edimlerinin davacıya ait olduğunu, davacının kendi borcunu ifa etmediği gibi ifasını da önermediğini saptayarak alacağın muaccel olmadığı sonucuna varmış; ayrıca maktu vekalet ücretine hükmedilmesini yerinde bularak her iki istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!