Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/51 K.2025/3583

İlgili TBK madde: TBK Madde 89

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1710 E., 2024/2115 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/370 E., 2024/156 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; tarafların Muğla İli, … İlçesi, … Mahallesi … pafta, 1127 ada, 9 parsel sayılı taşınmazın alımı hususunda anlaşmaları üzerine, müvekkilinin davalının hesabına 1.800.000,00 TL para havale ettiğini, dava konusu ev müvekkiline devredilmediği gibi ödenen bedelin de iade edilmediğini belirterek, satış bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptalini ve davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; mahkeme ve icra müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, tarafların taşınmazın satışı hususunda 3.500.000,00 TL’ye anlaştıklarını, bakiye satış bedelinin ödenmediğini, ödeme emri müvekkiline tebliğ edilmeden dava açıldığını, davacının icra dosyasına sunmadığı belgeleri işbu davada sunamayacağını, davacının sözleşmeden döndüğüne dair bildirimde bulunmadığını ve müvekkili ile iletişime geçmeden satış bedelini icra takibine konu ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yetki itirazının reddedildiği, taraflar arasında taşınmazın satımı hususunda resmi ve geçerlilik şekline haiz bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından ödenen bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği, geçerli olmayan bir sözleşme dolayısıyla davacı tarafından banka havalesi yoluyla “ada 1127 parsel 9 B TİP 4 1 Alım bd” işlem açıklaması ile 1.850.000,00 TL gönderildiği, davacı takip tarihinden önce davalıyı usulüne uygun şekilde temerrüde düşürmediğinden takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği, takip öncesi işlemiş faiz isteğinin yerinde olmadığı, banka havalesi yoluyla davalı hesabına gönderilen bedel likid ve belirlenebilir nitelikte olduğundan icra inkar tazminatı taleplerinin de kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin 1.800.000,00 TL asıl alacak üzerinden (asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) takip talebindeki şartlarla devamına, takip tarihi öncesi işlemiş faize ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibin ve davanın konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 10. maddesi ile TBK’nın 89. maddesi uyarınca davalı aleyhine yapılan takip ve açılacak davalar yönünden, davacı alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olan Bodrum icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu, davanın itiraz süresi içerisinde açıldığı, taraflar arasında harici taşınmaz satım sözleşmesi bulunduğunun sabit olduğu, davacı tarafından ödenen satış bedelinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebileceği, davacı tarafından banka havalesi yoluyla davalının hesabına gönderilen bedel likit ve belirli olduğundan, Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; yetkiye ilişkin kuralların sebepsiz zenginleşme hükümlerince belirlenmesi gerektiğini, mahkemenin yetkisiz olduğunu, ödeme emri müvekkiline tebliğ edilmeden önce dava açıldığını, müvekkiline karşı başlatılan icra takibinin bildirim yapılmadan başlatıldığını, dava konusu icra takibinin muaccel olmayan bir alacak için başlatıldığını, davacı tarafından sunulan … yazışmalarının gerçekliğinin tespit edilemeyeceğini, taşınmazın satış bedelinin tamamının ödenmediğini, taşınmaz bedeliyle ilgili taraflar arasında ihtilaf çıktığını, taraflar arasında sözleşme kurulmadığını, icra inkar tazminatının reddedilmesi gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince ödenen bedelin iadesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasında haricen sözlü olarak yapılan taşınmaz satış sözleşmesi uyarınca, davacı alıcı tarafından davalı satıcıya satış bedeline mahsuben 1.850.000,00 TL havale edildiği, davacı tarafından sözleşme uyarınca ödenen ve iade edilmeyen bedelin davalıdan tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalının takibe vaki itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı; taraflar arasında imzalanan davaya konu harici taşınmaz satış sözleşmesinin resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz olduğu, taraflara geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmayacağı, ancak tarafların sözleşme gereği birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri isteme hakkına sahip oldukları, dolayısıyla davalının takibe itirazında haksız olduğu, diğer yandan alacağın likit olduğu anlaşılmış olmasına olmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 11 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!