Adana BAM, 6. HD., E. 2019/641 K. 2020/317 T. 11.6.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 82

İ S T İ N A F K A R A R I
DAVANIN KONUSU
: Alacak (Sebepsiz Zenginleşme Nedeniyle) sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede;

Davacı 03.08.2017 tarihli dava dilekçesinde,
Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının 18/05/2017 tarihli 1914 sayılı emri ile davalı yanın Mersin Devlet Klasik Türk Müziği Korusu sanatçısı olduğunu, çalıştığı kamu kurumu ile aralarında imzalanan tip sözleşme 6. Maddesi b fıkrasında Bakanlık, Bakanlığın bağlı ve ilgili kuruluşları tarafından düzenlenen çalışma, prova, konser, gösteri turnelerinde görevlendirilen sözleşmeli personele yasal harcırah dışında herhangi bir ilave ücret ödenemeyeceğinin hüküm altına alındığını, bu hükme rağmen adı geçenlerin Mersin Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğüyle imzaladıkları temsil başına yerli uyruklu sanatçı sözleşmeleri sonucunda davalı adına 2012 yılında 4.070,24 TL 2013 yılında 1.161,07 TL, 2014 yılında 952,76 TL ve 2015 yılında ise 381,19 TL olmak üzere toplam 6.565,24 TL haksız ücret ödendiği tespit edilerek bu ücretlerin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını talep etmiştir.

Davalı vekili cevap lahiyasında, kurumların ihmal ya da bilgi azlığından kaynaklı kusurlarına dayalı işlemler nedeniyle yapılan fazla ödemelerin tamamının geri istenemeyeceğini, ödemenin yapıldığı tarihten itibbaren 60 günlük dava açma süresinde istenebileceğini, 60 gün geçtiğinden zamanaşımı itirazının olduğunu, dava konusunun sebepsiz zenginleşme hükümleri dışında olduğunu, sözleşme serbesti içinde ek maddenin eklendiğini, özel hukuk hükümleri gereği ikinci sözleşme maddelerinin geçerli olduğunu, davalı taraf kötüniyetle sustuğu iddiası asıl kötüniyetli olan figüranlık sözleşmesini gizleyen ve dava dilekçesinde belirtmeyen davacı idarenin olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
; Davanın Kabulü ile, 6.535,24 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği,
DAVALI İSTİNAF NEDENLERİ
;

Ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresinde istenebileceğini, 60 gün geçtiğinden zamanaşımı itirazının olduğunu, dava konusunun sebepsiz zenginleşme hükümleri dışında olduğunu, sözleşme serbesti içinde ek maddenin eklendiğini, özel hukuk hükümleri gereği ikinci sözleşme maddelerinin geçerli olduğunu, Mersin 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.02.2019 tarih ve 2018/204 E.-2019/75 K.sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istediği,
DAVACI İSTİNAF NEDENLERİ
;

Faize ödeme tarihinden itibaren hükmedilmediğinden bu yönden Mersin 7.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.02.2019 tarih ve 2018/204 E.-2019/75 K.sayılı kararının kaldırılmasına ve faiz yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istediği,
DELİLLER
: Tüm dosya.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Mersin Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü ile davalı arasındaki sözleşmeler (2012 ile 2015 yılları arası sözleşmeli personel olarak çalıştığı), Kültür ve Turizm Bakanlığının 14.08.2015 tarih ve 17/11 sayılı raporu ve ekleri dosyaya konulmuştur.

Dava, hukuki niteliği itibariyle sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan yersiz ödemenin tahsili iptali isteğidir.

Somut olayda, davalının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunua istinaden 4/C personel olarak çalışırken Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Mersin Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Müdürlüğü ile 2012 ile 2015 yılları arasında misafir sanatçı sözleşmesi imzaladığı ve ücret aldığı sabittir.

Buradaki hukuk sorun, davalının Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü ile yaptığı tip sözleşmenin 6.maddesinin (b) fıkrası uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bağlı ve ilgili kuruluşları tarafından düzenlenen çalışma, prova, konser, gösteri ve turnelerinde görevlendirilen personelin ilave ücret alıp alamayacağı, zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

İdarenin parasal ödeme kararları (decisions pecuniaires), hak yaratıcı işlemler (şart tasarruf işlemleri) niteliğinde değildir. İdarenin para ödeme kararları kanunla öngörülen şartların gerçekleşmesi durumunda, hak sahibi haline gelmiş kişilere belli bir paranın ödenmesi kararı niteliğindedir. İdarenin aldığı ödeme kararı “tespit edici” niteliktedir, hak doğurucu işlem değildir. Bu işlemlere konu olan hak, bu kararların alınmasıyla değil, kanunun öngördüğü koşulların gerçekleşmesi ile ortaya çıkar. Söz konusu kararlar ortaya çıkmış hakkı tespit ederler. Dolayısı ile ödeme kararlarında bir hata olmuş ve hak edilmediği halde ödeme yapılmış ise bu karar iptal edilebilir veya geri alınabilir.

Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 23/06/2011 tarih ve 2011/6896 Esas-2011/10863 Karar sayılı kararı ve Hukuk Genel Kurulu’nun 05/12/1984 tarih ve 1982/13-387 Esas-1984/997 Kararı,”herhangi bir şart tasarrufa dayanmayan salt hatalı ödemelerin idare tarafından BK.’nun sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri istenebileceği” şeklinde olduğu,
Yine Hukuk Genel Kurulu’nun 2011/3-809 Esas-2012/125 sayılı kararı,” Hiç bir hukuki dayanağı olmayan şart tasarrufa konu olmayan hatalı ödemelerin BK. ‘nun sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri alınması gerekir.” şeklindedir.

Türk Borçlar Kanunun 82. maddesi uyarınca, dava açmaya yetkili kişi ya da organının yersiz ödemeyi öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre zamanaşımı def’i karşısında nazara alınmalıdır.(Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 22/01/2014 tarih ve 2013/21171 Esas-2014/795 Karar sayılı kararı)

Somut olayda, davacı idare tarafından, davalı ile yapılan sözleşmeye göre sözleşmeli personele yasal harcırah dışında ilave ücret ödenmeyeceği hüküm altına alınmasına rağmen, ödenen fazla ücretin iadesi istenmiştir. Hiç bir hukuki dayanağı olmayan hatalı ödemelerin Borçlar Kanununa göre sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarıca geri alınacağı yerleşik Yargıtay ve Hukuk Genel Kurulu kararları gereği olduğundan yerel Mahkeme kararı yerindedir. Davalı vekili istinaf isteği yerinde değildir.

Her ne kadar bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ise de miktara tarafların itirazı bulunmadığından sonuca etkisi yoktur.

Faiz için, Türk Borçlar Kanunu 117. maddesine uygun biçimde davalının temerrüde düşürülmesi gerekir. 17.07.2017 tarihli ödeme yazısının davalıya tebliğ edildiğine dair bir tebliğ evrakı yoktur. Davalı bu yazıya karşı 24.07.2017 tarihinde itiraz ettiğine göre faizin bu tarihten başlatılması gerektiğinden davacı vekili istinaf isteğinin kısmen kabulü gerekir. (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 03.05.2017 tarih ve 2015/20050 Esas-2017/6456 Karar sayılı kararı)
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekili istinaf başvurusunun esastan reddine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM
: Yukarıda gerekçeleri açıklandığı üzere,

1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi uyarınca davalı vekili İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
,

2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca davacı vekili İstinaf Başvurusunun Kısmen Kabulü ile ,
Mersin 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2019 tarih ve 2018/204 E.-2019/75 K..sayılı kararının
KALDIRILMASINA ve YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA
,
Davanın Kabulü ile ,
6.535,24 TL yersiz ödeme nin temerrüd tarihi olan 24.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Kabul edilen değer üzerinden hesaplanan
446,42 TL harcı n davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı vekil marifetiyle temsil edildiğinden
2.750,00 TL nispi/maktu vekalet ücreti nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan
130,00 TL yargılama gideri nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde ve istek halinde, artan gider avansının
İLGİLİSİNE İADESİNE
,
İstinaf yönünden
;

Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı tarafından yatırılan
121,30 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 111,61 TL nispi istinaf karar harcı nın hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA
,
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 359/3.maddesi uyarınca, kararın ilk derece Mahkemesi tarafından
TARAFLARA TEBLİĞİNE
,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a ve 362/1-a bentleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11.06.2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!