Kanun, borcu kimin ifa edeceği yönünden genel bir kural getirmekle birlikte ifanın kime karşı yapılacağını belirlememiştir; alacaklı dışındaki bir üçüncü kişiye yapılan ifa ancak alacaklının onayıyla borcun ifası yerine geçer, böyle bir yetkilendirme yoksa üçüncü kişiye yapılan ödeme borçlu iyiniyetli olsa dahi onu borcundan kurtarmaz.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalıdan 2014 yılında 150.000 TL bedelle bir daire satın aldığını, 100.000 TL peşinat ödediğini, kalan bedelden 8.000 TL'yi de 03.12.2014 tarihli ara protokol başlıklı belgeyle elden verdiğini, buna rağmen tapu devrinin yapılmadığını belirterek başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını istemiştir. Davalı, yalnızca 8.000 TL aldığını ve bu tutarı banka yoluyla iade ettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, söz konusu 8.000 TL'nin davacının ağabeyinin hesabına yatırıldığını, ağabeyin sözleşmenin tarafı olmadığını ve ödemenin davacıya yapıldığının ispatlanamadığını kabul ederek 108.000 TL asıl alacak ile 54.192,33 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline ve yüzde yirmi icra inkar tazminatına hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, alacaklının onayı olmadan üçüncü kişiye yapılan ödemenin borçluyu borcundan kurtarmayacağını belirterek kararı onamıştır.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe