TBK Madde 69 Yapı malikinin sorumluluğu: a. Giderim yükümlülüğü

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 69, bir bina veya diğer yapı eserinin malikini, bunların yapımındaki bozukluklardan ya da bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlü tutar; bu, yapı malikinin kusursuz sorumluluğudur. İntifa ve oturma hakkı sahipleri de binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumlu olup, sorumluların kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır.

Resmi Metin

a. Giderim yükümlülüğü

Madde 69- (1) Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür.

(2) İntifa ve oturma hakkı sahipleri de, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludurlar.

(3) Sorumluların, bu sebeplerle kendilerine karşı sorumlu olan diğer kişilere rücu hakkı saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.69 saf objektif (sebep) sorumluluk kurar; yapı malikini “gerekli özeni gösterdim” savunması KURTARMAZ. Bina veya yapı eserindeki yapım bozukluğu ya da bakım eksikliği nedeniyle zarar doğmuşsa, malik kusursuz olduğunu kanıtlasa dahi sorumludur. Bunu adam çalıştıranın sorumluluğuyla (TBK m.66) veya hayvan bulunduranınkiyle (TBK m.67) karıştırmayın; oralardaki kurtuluş kanıtı burada yoktur. Davacı vekili olarak ispat yükünüz dardır: zararı, yapıdaki bozukluğu/eksikliği ve illiyet bağını ortaya koymanız yeterli. Bilirkişiyle yapı kusurunu somutlaştırmak davanın belkemiğidir.

Davalı belirlerken yalnız maliki değil, bakım eksikliğinden intifa ve oturma hakkı sahiplerini de hasım gösterin; bunlar malikle müteselsilen sorumludur, bu da tahsil güvencesini artırır. Malik tarafının asıl manevrası savunma değil, müteahhide ya da önceki malike rücu hazırlığı olmalı; bu kişileri davaya dahil etmek veya rücu hakkını dilekçede saklı tutmak gerekir. Zamanaşımına dikkat edin ve teknik delili gecikmeden tespit ettirin.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 58. maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 68. maddesinde, yapı malikinin, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin sorumluluğu ve bu sorumluluğun yaptırımı olan giderim yükümlülüğü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 58. maddesinin kenar başlığında kullanılan “E. Bina ve diğer şeylerde mesuliyet / 1. Zarar ve ziyan” şeklindeki ibareler, Tasarının 68 inci maddesinde, “3. Yapı malikinin sorumluluğu / a. Giderim yükümlülüğü” şeklinde değiştirilmiştir. Her ne kadar, Tasarının 68 inci maddesinde, yapı maliki yanında, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin müteselsil sorumluluğundan da söz edilmekte ise de, maddenin kenar başlığının uzatılmaması düşüncesiyle, kısaca “Yapı malikinin sorumluluğu” ibaresinin kullanılmasıyla yetinilmiştir. Maddede, söz konusu edilen intifa ve oturma hakkı sahipleri terimleriyle kast edilen kişiler, Türk Medeni Kanununun 794 ve 823 üncü maddelerine göre belirlenecektir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 58. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan, “bir bina veya imal olunan herhangi bir şeyin maliki” şeklindeki ibare, Tasarının 68. maddesinde, “Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, bir binanın veya taşınmazla bağlantılı diğer yapı eserlerinin malikinin, bunların yapım bozukluğundan veya bakım eksikliğinden doğan zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hüküm olup, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin, sadece binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaları öngörülmektedir. Gerçekten, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin de geniş yetkilere dayanarak binayı fiilen ellerinde bulundurdukları göz önünde tutularak, bakım eksikliğinden doğan zararlardan malikle birlikte müteselsilen sorumlu tutulmaları uygun görülmüştür. Buna karşılık, intifa ve oturma hakkı sahiplerinin, binanın yapımındaki bozukluklardan, malikle birlikte müteselsilen sorumlulukları söz konusu değildir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 58. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Bu cihetten dolayı” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 68. maddesinin son fıkrasında, maddenin birinci ve ikinci fıkralarında değişik sebeplerle sorumlu olanlara ilişkin bir düzenleme yapıldığı göz önünde tutularak, “Sorumluların, bu sebeplerle” şeklinde bir ibare kullanılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.69 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4197 K. 2025/4439 Onama

6098 sayılı TBK'nın 69. maddesi uyarınca yapı eseri malikinin sorumluluğunda, olay tarihi itibarıyla işin asıl sahibi konumundaki davalıya husumet yöneltilebilir ve doğan zarardan bu kişi sorumlu tutulur.

Detaylı özeti gör

Davacı, 24.09.2003 tarihinde köyünde hayvan otlatırken davalı elektrik dağıtım şirketine ait kopup yere düşen tellere dokunması sonucu uzuv zaafı niteliğinde ağır biçimde yaralanmış; kendisi ve anne-babası maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalı şirket; kusuru bulunmadığını, bir yıllık zamanaşımının dolduğunu ve olayın özelleştirme öncesine ilişkin olması nedeniyle sorumluluğun başka bir dağıtım şirketine ait olduğunu savunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, hükme esas alınan raporların denetime elverişli olduğunu ve olay tarihi itibarıyla işin asıl sahibi konumundaki davalıya husumet yöneltilebileceğini belirterek davalının temyiz itirazlarını yerinde görmemiştir. Reddedilen 65.000 TL'lik bölüme yönelik davacılar temyizini kesinlik sınırı altında kaldığından miktardan reddeden Daire, Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/376 K. 2024/3935 Bozma

Bina veya diğer yapı eserlerinin maliki, yapımdaki bozukluk veya bakımdaki eksiklikten doğan zarardan kusursuz (özen) sorumluluk esasıyla sorumludur; zarar görenin kusuru illiyet bağını kesecek ağırlıkta değilse yalnızca tazminattan indirim sebebi oluşturur.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 02.11.2015'te elektrikli bisikletle giderken dengesini kaybederek kaldırıma yuvarlanan yakınlarının, sökülmüş elektrik direğinden kalan açık ankraj civatalarının başına ve göğsüne batması sonucu öldüğünü ileri sürerek davalı elektrik şirketinden maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalı, ölenin kasksız şekilde kendi kusuruyla düşüp öldüğünü savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi ölenin tam kusurlu olduğu ve illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise davalının kaldırımdaki civataları açık bırakıp önlem almadığını, kusursuz sorumluluk gereği illiyet bağının kesildiğini ispatlayamadığını, ölenin kusurunun illiyet bağını kaldıracak ağırlıkta olmayıp yalnızca tazminattan indirim sebebi oluşturduğunu belirterek, %30 kusur tespit eden bilirkişi raporu esas alınmalıyken davanın reddedilmesini hatalı bulmuş ve kararı davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/2930 K. 2021/13715 Bozma

Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina veya diğer inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsar; niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden olağan sebep sorumluluğudur.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalılara ait binanın 2011 depremi sırasında kendi binalarının üzerine yıkılarak ağır hasara yol açtığını ileri sürerek tazminat istemiş; davalılar husumet yöneltilemeyeceğini ve sorumlu tutulamayacaklarını savunmuştur. Yerel mahkeme, dava tarihinden önce vefat eden bazı davalılar yönünden davayı ölü kişi adına açılamayacağı gerekçesiyle usulden reddetmiş, diğer bina malikleri yönünden kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, davaya konu binadaki ağır hasarın ne zaman ve ne şekilde oluştuğunun uzman bilirkişi heyetinden alınacak denetime elverişli raporla belirlenip malikin kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldıracak biçimde illiyet bağının kesilip kesilmediğinin araştırılması, depremin mücbir sebep sayılamasa da niteliği gözetilerek TBK'nın 51/1. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması gerektiğini, eksik inceleme ve yetersiz raporla hüküm kurulduğunu belirterek kararı taraflar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/6870 K. 2019/8619 Bozma

Bir bina veya yapı eserinin malikinin, yapının yapımındaki bozukluk ya da bakımındaki eksiklikten doğan zarardan sorumluluğu, kusur aranmayan bir olağan sebep (kusursuz) sorumluluğudur; malik kusuru olmasa da bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacıların çocuğu, 23/05/2013 tarihinde komşularının teras katındayken, terasın çok alçağından geçen davalı elektrik şirketine ait enerji nakil hattına temas etmesi sonucu elektrik çarpmasıyla, beş gün yoğun bakımda kaldıktan sonra vefat etmiştir. Anne, baba ve kardeşler maddi-manevi tazminat ile destekten yoksun kalma tazminatı istemiş; bilirkişi raporunda davalı kuruma, dava dışı 7 ve 9 numaralı bina maliklerine ve anne ile müteveffaya çeşitli oranlarda kusur atfedilmiştir. Yargıtay, davalı kurum ile dava dışı bina maliklerinin enerji nakil hattı ve yapı maliki sıfatıyla kusursuz ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatının anne ve müteveffaya düşen %20 kusur indirildikten sonra tamamının davalıdan tahsili gerekirken, yalnızca davalının kusuru oranında hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/13829 K. 2018/12168 Bozma

Bina veya yapı eseri maliki, yapımındaki bozukluk ya da bakımındaki eksiklikten doğan zarardan kusuru bulunmasa dahi sorumludur; bu, olağan sebep sorumluluğu niteliğinde bir kusursuz sorumluluktur ve illiyet bağı kurulduğunda sorumluluk gerçekleşir.

Detaylı özeti gör

Davacı idare, 13.09.2014 tarihinde davalı elektrik dağıtım şirketine ait enerji nakil hattından çıkan orman yangını nedeniyle uğradığı 72.533,63 TL maddi zararın faiziyle tahsilini istemiş; davalı sorumluluğu bulunmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, yangının hatta kuş çarpması sonucu dış sebeplerden çıktığı ve kısa devreye bağlı teknik bulgu bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, suç tutanağı ve bilirkişi raporuyla iki kuşun elektrik tellerine temas edip sigortayı patlatarak otları tutuşturması sonucu yangının çıktığının sabit olduğunu, enerji nakil hattı işletmesinin tehlike taşıyan niteliği gereği davalının kusursuz (olağan sebep) sorumlu olduğunu, zarar ile faaliyet arasında illiyet bağı kurulduğundan sorumluluğun gerçekleştiğini belirterek, tazminata hükmedilmesi gerekirken davanın reddini isabetsiz bulmuş ve hükmü BOZMUŞTUR.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.69 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 16. Hukuk Dairesi E. 2024/1144 K. 2026/71 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Trafoda çıkan yangından doğan zarardan elektrik dağıtım şirketinin, yapım bozukluğu ve bakım eksikliğine dayalı kusursuz sorumluluk kapsamında sorumlu tutulduğu; trafonun üzerine düşen parça bakımından iş merkezi yönetiminin kusuru bulunsa dahi bunun illiyet bağını kesmeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş merkezinin bodrum katındaki trafoda çıkan yangın nedeniyle davacı şirketin işyerinde ve cihazlarında oluşan zararın tazmini istemi. İlk derece mahkemesi davayı kabul etti. Davalı elektrik dağıtım şirketi, rapora itirazlarının karşılanmadığını ve havalandırma borusunun trafo üzerine düşmesiyle illiyet bağının kesildiğini ileri sürerek istinaf etti. Daire, dağıtım şirketinin sorumluluğunun kusursuz sorumluluk olduğunu, trafonun bakım ve korunmasının davalıya ait bulunduğunu, metal parçanın yangından önce düştüğüne dair delil olmadığını, aksi kabul edilse dahi iş merkezi yönetiminin kusurunun illiyet bağını kesmeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/1846 K. 2026/50 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Elektrik dağıtım şebekesindeki voltaj yükselmesiyle abonenin cihazlarının hasar gördüğü olayda, hizmeti ayıplı ifa eden dağıtım şirketi zarar görenin kusuru, üçüncü kişinin kusuru veya mücbir sebep gibi illiyet bağını kesen halleri ispatlayamadığından gerçek zararın tamamından sorumlu tutulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Elektrik dağıtım şebekesindeki voltaj yükselmesi nedeniyle işyerindeki elektronik cihazları hasar gören abone, zararın tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarına dayanarak dağıtım şirketinin kusurlu olduğunu kabul edip davayı kabul etmiştir. Davalı dağıtım şirketi, hükme esas alınan raporun denetime elverişli olmadığını ve iç tesisatın hasardan sonra yenilendiğini ileri sürmüştür. Daire; dağıtım hizmetinin mevzuata aykırı ve ayıplı ifa edildiğini, şirketin illiyet bağını kesen halleri ispatlayamadığını ve raporların dosya kapsamına uygun bulunduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/581 K. 2020/1312 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yıkılma aşamasındaki eski duvarın çevresinde park edilmemesi ya da tehlike uyarısı için levha asılması gibi önlemleri almayan taşınmaz malikinin, taşınmazın kültür varlığı sayılması ve inşai müdahalenin engellenmiş olmasına dayanarak sorumluluktan kurtulamayacağı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hastane yanındaki alanda park halindeki aracın, komşu parseldeki eski binaya ait duvarın çökmesi sonucu pert olması nedeniyle açılan tazminat davasında ilk derece mahkemesi, taşınmaz malikinin yapı maliki sıfatıyla sorumlu olduğunu kabul ederek davayı kısmen kabul etmiştir. Malik, taşınmazın kültür varlığı sayılması nedeniyle her türlü inşai ve fiziki müdahalenin engellendiğini, kendisine atfedilecek kusur bulunmadığını, zararın aracını izinsiz park eden davacının kusurundan kaynaklandığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, duvarın eskiliği nedeniyle yıkılma aşamasında olduğunu, park edilmemesi veya tehlike uyarısı için levha asılmadığını, olay öncesinde malikin bilgilendirildiğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2020/235 K. 2020/781 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Enerji nakil hattı yapı eseri sayılarak, hat sahibi dağıtım şirketinin hattın yapımından, bakımından ve işletilmesindeki eksikliklerden kusursuz sorumlu olduğu; güvenli yaklaşma sınırının aşılmasını önleyici tedbirleri almakla yükümlü bulunduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Evinin damında uçurtma uçuran on yaşındaki çocuğun, yakından geçen yüksek gerilim hattının akımına kapılarak ağır yanması nedeniyle elektrik dağıtım şirketine karşı yapı malikinin sorumluluğuna dayalı tazminat istenmiştir. İlk derece mahkemesi dağıtım şirketini yüzde 75, binayı yaptıran babayı yüzde 25 kusurlu sayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, öğrenci olan çocuğun geçici iş göremezlik döneminde gelir elde etmesi mümkün olmadığından bu istemin reddi gerektiğini, kusur raporunun yetersiz kaldığını ve hane halkının bakım ile gözetim kusurunun tartışılmadığını belirterek, kusursuz sorumluluk çerçevesinde illiyet bağının kesilip kesilmediğinin uzman heyetçe değerlendirilmesi için her iki tarafın istinafını kabul edip kararı kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!