T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1846 – 2026/50
T.C.
ADANA
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1846
KARAR NO : 2026/50
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
MAHKEMESİ : …. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/03/2024
NUMARASI : 2023/270 Esas 2024/240 Karar
DAVACI : … GIDA VE İHTİYAÇ MADDELERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVALI : … ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/01/2026
….Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21/03/2024 Tarih ve 2023/270 Esas – 2024/240 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK’nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Mülkiyeti müvekkili şirkete ait taşınmazın içerisinde yer alan birçok teknolojik aletin davalı şirket tarafından tedarik edilen enerjide meydana gelen dalgalanmalar sebebiyle hasar gördüğünü, davalının yan kusuru ile sebebiyet verdiği arıza ve hasarları onarmadığından davalı şirket aleyhine … İcra Müdürlüğü’nün 2022/82289 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, fazlaya ilişkin taleplerinin ve dava haklarının saklı kalmak koşuluyla davanın kabulüne, davalının haksız itirazının iptaline, takibin 43.278,35 TL asıl alacak ve ferileri üzerinden devamına, davalıya %20’den aşağı olmamak üzeri icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Müvekkilinin iddia edilen hasarlar kusuru bulunmadığını, davacının bulunduğu tesisattaki trafonun özel trafo olup olmadığının ve aynı şebeke üzerinden elektrik enerjisi alan başkaca tesisat kullanıcılarından arıza, hasar başvuru ve şikayetlerinin olup olmadığını tespit edilmesi gerektiğini, hasar adresinin belirli olduğunu ancak dava dilekçesi ve eklerinde hasar tarihi konusunda açıklama bulunmadığını, hasar tarihinde ve hasar adresinde voltaj dalgalanması olup olmadığının tespitinin gerektiğini, aynı şebeke hattından beslenen davacının tesisatından farklı abonelerden aynı tarihlerde voltaj kaynaklı şikayet, ihbar, başvuruların olup olmadığının araştırılmasını, davacının hasar tarihi ile ilgili açıklama yapması sonrasında cevaplarını sunmak üzere ek cevap ve delil bildirme süresi verilmesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece”…. Toplanan deliller ışığında; davacı alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinde; davacının … Mah. 296 sok. No: 80/Z01 Adana adresinde mukim iş yerinde 15/06/2022 tarihinde işyerini besleyen enerji hattına şehir şebekesinden gelen yüksek voltaj sebebiyle davacıya ait elektronik cihazların zarar gördüğünü, bu zararların tespiti için …. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/194 Esas sayılı değişik iş dosyası ile delil tespiti davası açıldığı, tespit edilen zararın giderilmesi için davalı kuruma ihtarname müracaatta bulunduğu , davalı şirketin şebeke arızası ve voltaj dalgalanmasını kabul etmediği, zararın giderilmemesi cihazlarda meydana gelen zararın giderilmesi için davalı aleyhine …. Genel İcra Müdürlüğünün 2022/82289 Esas sayılı icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulması üzerine itirazın iptaline karar verilmesi talep ettiği, davalı tarafça müvekkilinin şirket kayıtlarında yapılan incelemede hasar tarihinde, hasar mahalli ve yakınlarında herhangi bir elektrik voltaj dalgalanması, arzı kaydı ve ihbar başvurusu bulunmadığının savunulduğu, mahkememizce yapılan keşif sonucu alınan hükme elverişli heyet raporu uyarınca; iş yerinin elektriğini …’a ait havai hatlı demir direkli şebekesinden aldığı, alınan enerjinin iş yerinin ana dağıtım panosundan bina içerisinde bulunan tali panolara dağıtıldığı, ana panoda kaçak akım rölesinin bulunduğu, ana panodan tali panolara çıkışların ayrı ayrı anahtarlı sigortalar ile yapıldığı, panoların topraklanmalarının mevcut olduğu, iş yerinin elektrik tesisatının uygun olduğu, olayın meydana gelişinin iş yerinin elektrik aldığı elektrik dağıtım şebekesinde yapılan incelemede şebekenin yenilenmiş olduğun, hasar gören cihazlarla ilgili olarak teknik servisler tarafından düzenlenen arıza tespit raporları ve …’a ait demir direkli havai hatlı elektrik şebekesinde yapılan incelemede cihaz arızalarına, şebekede nötr hattının kullanıcıya gelmemesi halinde meydana gelen voltaj yükselmesinden kaynakladığının kanaatine varıldığı ve …’ın 01/11/2023 tarihli verdiği müzekkere cevap yazısında aynı şebeken enerji alan başka aboneni de voltaj yükselmesine maruz kaldığına dair beyanda bulunduğu, davacının iş yerinde özel trafo kullanmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, meydana gelen hasarda davalı kurumun kusurlu olduğu, davacıya atfedilecek bir kusur bulunmadığı, değişik iş dosyası ve mahkememizce alınan heyet raporunun tespiti yapılan zarar kalemlerin uyumlu olduğu ve davalının tespiti yapılan tüm zarardan sorumlu olduğu kanaatiyle; davanın kabulü ile davalının … İcra Müdürlüğünün 2022/82289 Esas sayılı takip dosyasında 43.278,35 TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 43.278,35 TL asıl alacak yönünden devamına, davacının icra takibine konu ettiği alacak haksız fiilden kaynaklı likit bir alacak olmadığı dikkate alındığında icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ ile davalının … İcra Müdürlüğünün 2022/82289 Esas sayılı takip dosyasında 43.278,35 TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 43.278,35 TL asıl alacak yönünden devamına,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, ….” karar verilmiştir.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun denetlenebilir nitelikte olmayıp yasal düzenlemeler ve maddi gerçeklerle uyuşmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hasar tarihinden yaklaşık bir yıl sonra yapılan keşif sırasında gözlemlenen davacı tesisatının hasar gördüğü iddia edilen tesisat olmayıp sonradan yenilenmiş bir tesisat olduğunu, hasara uğrayan emtianın bir kısmının elektrik tesisat panolarında yanma izlerinin keşif sırasında fotoğraflandırılarak tespit edilmiş olması ve elektrik tesisat ekipmanlarının çok yeni olduğunun görülmesinin iç tesisat hatasının olduğunu ve hasardan sonra yenileme ve düzeltme yapıldığı ihtimalini kuvvetlendirdiğini, ticari defterlerinde hasar tarihinden sonraki bir zamanda elektrik iç tesisat malzemelerinin alınıp alınmadığının tespitinin istenmiş olduğu halde bilirkişiden keşif tarihindeki tesisatın voltaj dalgalanmasından hasarı önleyebilecek nitelikte olup olmadığının sorulmadan ve raporun içeriğine alınmadan hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda ve hükme esas alınan yerel mahkeme kararında davacı şirketin iç tesisatında bulunan ekipmanın düzgün ve güvenlik önlemleri içerdiğinin belirtildiğini ve bu durumun aleyhte verilen karara ana gerekçe haline geldiğini ancak bu bahsedilen iç tesisat ekipmanlarının hasar tarihinden sonra alınıp iç tesisata eklenmesinin, hasar tarihindeki tesisatın hatalı olmadığının, iç tesisat şase ve voltaj sorunları çıkarıp çıkarmayacağı durumunu aydınlatmadığını, ayrıca değişik iş dosyasındaki tespitlerde de hasar tarihindeki tesisat durumunun neredeyse hiç ele alınmadan hasar tespiti üzerinden yapıldığını, bu nedenle denetlemeye elverişli olmayan hasar tarihi sonrası iç tesisatlar ele alınarak yapılan bilirkişi tespitinin esas alınmasının hukuka uygun olmadığını, dosya içerisinde bulunan müzekkere cevabına konu aynı şebekeden başka bir voltaj hasar ihbarı olduğu örneklemesinin olaydan bağımsız olduğunu, bu hasar başvurusunun bizzat ihbarda bulunanın beyanıyla ‘tele kuş çarpma’ iddiası ile ilgili olduğunu, bu durumdaki şikayetlerin lokal olup trafo kaynaklı genel bir voltaj dalgalanması olmadığını, dava konusu hasar tarihinde münferit ve ayrı sebepten değil aynı sebepten başkaca bir hasar kaydı bulunmadığını, bahsedilen ikinci başvuru sahibi tesisatının aynı şebeke veya trafodan enerji alıp almadığının da tespit edilmiş olmadığını, bu konu ile ilgili olarak davaya konu tesisatı besleyen şebeke krokilerinin … Elektrik Dağıtım A.Ş.’den istenmesinin talep edildiği halde mahkemece bu yönde de bir araştırma yapılmadan istinaf talebine konu hükmü kurduğunu beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Elektrik enerjisi dağıtım hizmetinin ayıplı ifasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının, şirkete ait taşınmaz içerisinde bulunan elektronik eşyaların, davalı şirket tarafından sunulan elektrik dağıtım hizmetinde 29/09/2022 tarihinde dalgalanma/kesintiler meydana gelmesi nedeni ile zarar gördüğünü, ortaya çıkan zararın tazmini istemi ile …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2023/270 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 21/03/2024 Tarih, 2023/270 Esas ve 2024/240 Karar sayılı karar ile “Davanın kabulüne, davalının … İcra Müdürlüğünün 2022/82289 Esas sayılı takip dosyasında 43.278,35 TL asıl alacak yönünden yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 43.278,35 TL asıl alacak yönünden devamına, Davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşulları oluşmadığından reddine, ” karar verildiği, davalı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece taraf delillerinin toplandığı, davalı şirketten elektrik dağıtım hizmetine ilişkin tüm belgelerin getirtildiği, keşfin yapıldığı, bilirkişiler makina mühendisi bilirkişi …, Elektrik Mühendisi … ve nitelikli hesap uzmanı Prof. Dr. …’den alınan 08/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle ” iş yerinin elektriğini …’a ait havai hatlı demir direkli şebekesinden aldığını, alınan enerjinin iş yerinin ana dağıtım panosundan bina içerisinde bulunan tali panolara dağıtıldığını, ana panoda kaçak akım rölesinin bulunduğunu, ana panodan tali panolara çıkışların ayrı ayrı anahtarlı sigortalar ile yapıldığını, panoların topraklanmalarının mevcut olduğunu, iş yerinin elektrik tesisatının uygun olduğunu, olayın meydana gelişinin iş yerinin elektrik aldığı elektrik dağıtım şebekesinde yapılan incelemede şebekenin yenilenmiş olduğunu, hasar gören cihazlarla ilgili olarak teknik servisler tarafından düzenlenen arıza tespit raporları ve …’a ait demir direkli havai hatlı elektrik şebekesinde yapılan incelemede cihaz arızalarına, şebekede nötr hattının kullanıcıya gelmemesi halinde meydana gelen voltaj yükselmesinden kaynakladığının kanaatine varıldığını, …’ın 01/11/2023 tarihli verdiği müzekkere cevap yazısında aynı şebeken enerji alan başka aboneni de voltaj yükselmesine maruz kaldığına dair beyanda bulunduğunu, toplam hasar bedelinin 44.323,35 TL olduğunu, bilgi ve belgelere göre meydana gelen olayda davacıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı” kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2018/7589 Esas ve 2019/9124 Karar sayılı ilamında bahsedildiği üzere; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 5. maddesinde; “Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır.”
Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’nin 27. maddesinde; “Tesislerin ve aygıtların teknik belgelerinde belirtilen aralıklarda bakım ve onarımları yapılmalıdır. Yapılan bakım ve onarımlar kalıcı bir şekilde kaydedilmelidir.” düzenlemeleri yer almaktadır.
29/12/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasasında Dağıtım Ve Perakende Satış Faaliyetlerine İlişkin Kalite Yönetmeliği’nin “Dağıtım Faaliyeti Kalitesinin Sorumluluğu” başlıklı 5. Maddesinde;
“Dağıtım şirketi, dağıtım faaliyeti gösterdiği bölgede bulunan kullanıcılara sunduğu hizmetin kalitesinden sorumludur.”
“Kullanıcı Hasarının Tazmini” başlıklı 26. Maddesinde;
(1) Kullanıcı, elektrik dağıtım sisteminden kaynaklanan kalite sorunları nedeniyle teçhizatında oluşan hasara ilişkin zararın tazmini için zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde dağıtım şirketine talepte bulunur.
(2) Kullanıcı tarafından yapılan teçhizat hasarının tazminine ilişkin başvurularda, hasarın niteliği, kullanıcı tesisinin durumu, dağıtım sisteminde meydana gelen kesinti, arıza, gerilim dalgalanması gibi hususlarda dağıtım şirketi tarafından yapılacak inceleme ve değerlendirme neticesinde teknik rapor düzenlenir. Kullanıcı teçhizatı hasarının tazmin edilebilmesi için hazırlanan teknik rapor sonucunda söz konusu hasarın dağıtım sisteminden kaynaklandığının tespit edilmesi gereklidir.
(3) Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde başvurunun haklı bulunmadığı durumda, dağıtım şirketi başvuruyu müteakip 10 (on) iş günü içerisinde, gerekçe ve inceleme sonuçlarını içeren teknik rapor ile birlikte kullanıcıya bildirimde bulunur.
(4) Başvurunun haklı bulunduğu durumlarda;
a) Dağıtım şirketi tarafından hasarın onarımının ya da hasarın onarımı için anlaşmalı servise/servislere yönlendirme yöntemlerinden birinin tercih edilmesi halinde, başvuru tarihini müteakip 3 (üç) iş günü içerisinde dağıtım şirketi hasarın tazminine ilişkin hususları kullanıcıya bildirir. Teçhizatın garanti haklarının korunması kaydıyla onarım, cihazın bulunduğu yerde veya başka bir yerde yapılabilir. Onarım, kullanıcının başvurusunun haklı bulunmasından itibaren azami 15 (on beş) gün içerisinde gerçekleştirilir.
b) Dağıtım şirketi tarafından onarım masrafının ödenmesinin tercih edilmesi halinde ise başvuru tarihini müteakip 10 (on) iş günü içerisinde, dağıtım şirketi hasarın tazminine ilişkin hususları kullanıcıya bildirir. Kullanıcı tarafından teçhizatın onarım masrafına ilişkin faturanın ibraz edilmesinden itibaren dağıtım şirketi tarafından 5 (beş) iş günü içerisinde, kullanıcının tercih ettiği şekilde (banka/PTT vb. aracılığıyla) fatura tutarı ödenir.
(5) Hasar gören teçhizatın onarımının yapılamaması durumunda dağıtım şirketi tarafından tespit edilecek/ettirilecek rayiç bedel veya dağıtım şirketinin uygun görmesi halinde kullanıcının talep ettiği bedel kullanıcıya ödenir.
Yargıtay 3.Hukuk Dairesi’nin 2021/1182 Esas ve 2021/12606 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
“Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.69). Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden “olağan sebep sorumluluğu”dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir.
Enerji nakil hatları da yapı eseri niteliğinde olup, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir. Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur.
Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15).
Öte yandan; Türk Borçlar Kanunu’nun 52 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.”
Somut olay incelendiğinde; Davacı şirkete ait taşınmazda 29/09/2022 tarihinde voltaj dalgalanması nedeniyle elektronik cihazların hasar gördüğü, kullanılamaz hale geldiği, elektrik tesisatının Elektrik İç tesisat Yönetmeliğine uygun olarak tesis edilmiş olduğu ve bahsedilen arızalara sebep olabilecek herhangi bir olumsuzluğun bulunmadığı, davalı şirketin elektrik dağıtım faaliyetini yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak ve ayıplı ifa ettiği ve yine davalının kendisini sorumluluktan kurtaracak davacının kusuru, üçüncü kişinin kusuru ve mücbir sebebin varlığı gibi illiyet bağını kesecek hususları tatmin edici delillerle ispat edemediği sabit olduğundan ortaya çıkan gerçek zarar miktarının tamamından sorumlu olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne yönelik kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık tespit edilemediğinden davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 2.956,35 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 739,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.216,94 TL harcın istinaf talebinde bulunan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Temyizi kabil olmayan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkartılıp harç tahsil işlemlerinin yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.08/01/2026
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe