TBK Madde 72 Haksız fiilde zamanaşımı: Kural

Özet 2 fıkra · ~3 dk okuma

TBK 72, haksız fiilden doğan tazminat isteminin zamanaşımını düzenler: istem, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır. Zarar gören, haksız fiil dolayısıyla bir borç altına girmişse, tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

Resmi Metin

Kural

Madde 72- (1) Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.

(2) Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Haksız fiilde zamanaşımı, dava dilekçesi yazılmadan önce kontrol edilmesi gereken ilk kalemdir. İki yıllık süre zararın ve failin birlikte öğrenildiği tarihten işler; bu “öğrenme” anı çoğu uyuşmazlıkta çekişmelidir ve davacı vekili olarak öğrenmenin geç gerçekleştiğini, davalı vekili olarak ise erken öğrenildiğini delillendirmek belirleyicidir. On yıllık azami süre ise öğrenmeden bağımsız mutlak tavandır; gizli kalan zararlarda dahi bu sınır işler.

En kritik pratik nokta ceza zamanaşımı uzaması: fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza kanunu daha uzun süre öngörüyorsa, tazminat talebi için de o uzun süre uygulanır; iki yıl geçmiş görünen bir dosya bu sayede kurtarılabilir, bu yüzden fiilin ceza boyutu mutlaka değerlendirilmelidir. Zamanaşımının hâkimce re’sen dikkate alınmadığını, def’i olarak ileri sürülmesi gerektiğini unutmamak; davalı tarafta süresinde ve usulüne uygun zamanaşımı def’i kaçırmamak şarttır. Son fıkra ayrıca, talebi zamanaşımına uğramış mağdura, doğmuş borcu ifadan sürekli kaçınma (def’i) imkânı tanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 72. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 71. maddesinde, haksız fiilden doğan tazminat isteminin zamanaşımı süresi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun söz konusu maddesinin kenar başlığında kullanılan “F. Müruruzaman” şeklindeki ibare, Tasarının 71. maddesinde, “C. Zamanaşımı / I. Kural” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinin ikinci fıkrası hükmü, Tasarının 71. maddesinin birinci fıkrasıyla birleştirildiği için, 818 sayılı Borçlar Kanununda üç fıkradan oluşan madde, Tasarıda iki fıkraya dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Zarar ve ziyan yahut manevi zarar nedeniyle nakdi bir meblağ tediyesine müteallik dava” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 71. maddesinin birinci fıkrasında, kısaca “Tazminat istemi” ibaresi kullanılmıştır. Gerçekten, tazminat isteminin mutlaka bir dava açılarak ileri sürülmesi şart olmayıp, bu istem dava dışında da ileri sürülebilir. Haksız fiil tazminatı için, 818 sayılı Borçlar Kanununda öngörülen bir yıllık kısa zamanaşımı süresinin, yetersiz bulunması nedeniyle, Tasarıda iki yıla çıkarılması öngörülmüştür. Nitekim, motorlu taşıt işletenlerin sebep oldukları maddi zararlar da, niteliği itibarıyla bir haksız fiil oluşturduğu halde, bu tür zararlardan doğan sorumluluk, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda iki yıllık zamanaşımı süresine tabi tutulmuştur.

Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununda on yıllık uzun zamanaşımı süresi için kullanılan “zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren” şeklindeki ibarenin, haksız fiilin “zarar” unsuru gerçekleşmedikçe, fiilin işlendiği tarihten itibaren kaç yıl geçerse geçsin, haksız fiil nedeniyle tazminat isteminin zamanaşımına uğramayacağı şeklinde yorumlanmasını önlemek amacıyla, bu ibare “her halde, fiilin işlendiği tarihten başlayarak” şeklinde değiştirilmiş ve 818 sayılı Borçlar Kanunundaki on yıllık uzun zamanaşımı süresinin de, bu değişiklik göz önünde tutularak yirmi yıla çıkarılması öngörülmüştür. Nitekim, haksız fiil zamanaşımı süreleri olarak Alman Medeni Kanununun (BGB) 852. maddesinde on ve otuz yıllık süreler öngörülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Eğer haksız bir fiil, mutazarrır olan taraf aleyhinde bir alacak tevlit etmiş olursa” şeklindeki ibare, “Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa” şeklinde değiştirilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “mutazarrır kendisinin tazminat talebi müruru zaman ile sakıt olsa bile o alacağı vermekten imtina edebilir” şeklindeki hüküm ise, Tasarının 71. maddesinde “zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir.” şeklinde ifade edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.72 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/59 K. 2024/27 Bozma

Haksız fiilden doğan tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıllık ve her hâlde fiil tarihinden başlayarak on yıllık zamanaşımına tabi olup, sürenin başlangıcı bu ölçütlere göre belirlenir.

Detaylı özeti gör

Dava dışı bir şirkette elektrik-elektronik teknisyeni olarak çalışan davacı, GSM baz istasyonu işi için Siirt'e görevlendirildiği sırada 21.12.2011'de yolcu olduğu minibüse tır çarpması sonucu yaralanmış, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle önce %30, sonra %100 sürekli iş göremezlik raporu almıştır. İşverenin işçileri için yaptırdığı ferdi kaza sigortası poliçesine dayanarak, işverene değil doğrudan davalı sigorta şirketine açtığı tazminat davasında ilk 15.000 TL'lik talebini ıslahla 250.000 TL'ye yükseltmiştir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Özel Daire kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Uyuşmazlık, ıslahla artırılan kısmın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmış; Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu bozma yönünde karar verirken, karşı oyda alacağın belirsiz olduğu ve zamanaşımının ancak sürekli iş göremezlik oranının kesinleştiği anda işlemeye başlayacağı, bu nedenle ıslahla artırılan miktarın zamanaşımına uğramadığı ileri sürülmüştür.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/902 K. 2022/1049 Bozma

Haksız fiilden doğan maddi ve manevi tazminat davalarında zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlar; 6098 sayılı TBK m.72 ile eski kanundaki bir yıllık süre iki yıla çıkarılmıştır.

Detaylı özeti gör

Davacının, davalı Atatürk Organize Sanayi Bölgesi sınırındaki fabrikası 16-17.12.2001 tarihli şiddetli yağışlarla Çiğli Deresi'nin taşması sonucu su altında kalarak zarara uğramış; İdare Mahkemesi kusur oranlarını belirlemekle birlikte davalı yönünden yargı yolu nedeniyle davayı reddetmiş, davacı bunun üzerine adli yargıda 62.612 TL maddi tazminat istemiştir. Davalı, ihtarname tarihi 30.09.2002 itibarıyla zararı ve faili öğrenen davacı bakımından zamanaşımının dolduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, İstinaf mahkemesi ise kararı kaldırıp davayı zamanaşımından reddetmiş; Özel Dairenin bozması üzerine yerel mahkemenin direnmesi Hukuk Genel Kurulunca incelenmiştir. Kurul, bozma kararındaki gerektirici nedenleri benimseyerek direnme kararının oy çokluğuyla BOZULMASINA karar vermiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/942 K. 2022/3023 Bozma

Haksız fiil aynı zamanda cezayı gerektiren bir eylem oluşturuyorsa, tazminat istemine iki yıllık olağan zamanaşımı yerine ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) ceza zamanaşımı süresi uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacılardan biri, 07/01/2014'te evinin damında dış cephe boyarken evin yakınından geçen ve davalıya ait yüksek gerilim hattına temas edip ağır yaralanmış ve sürekli iş göremez hale gelmiş; davacılar manevi tazminat ile bakıcı gideri ve iş göremezlik zararının tahsilini istemiş, davalı ise kusuru bulunmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. İstinaf incelemesinde bölge adliye mahkemesi, birleşen davada TBK'nın iki yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle bu davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay ise elektrik çarpmasından doğan olayın taksirle yaralama suçu niteliğinde olduğunu, bu nedenle sekiz yıllık uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiğini; davacının 07/01/2014'te yaralandığı ve birleşen davanın 08/02/2019'da açıldığı dikkate alındığında sürenin dolmadığını belirterek, iki yıllık zamanaşımını esas alan kararı davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.72 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2093 K. 2026/1463 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yaralamalı trafik kazasından doğan tazminat istemine, iki yıllık olağan süre yerine fiilin suç oluşturması nedeniyle uzamış ceza zamanaşımı uygulanmış; sekiz yıllık süre dolmadan açılan asıl ve birleşen davalar bakımından sigortacının zamanaşımı definin yerinde olmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan sürücü, karşı aracın sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısından geçici ve kalıcı iş göremezlik ile manevi tazminat, birleşen davada ise bakıcı gideri ve değer kaybı istemiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen, birleşen davayı tamamen kabul etmiştir. Daire; mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu, işletenin tehlike sorumluluğu gereği husumetin doğru yöneltildiğini, zarar görenin zararı artırdığına dair delil bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamasının yerinde olduğunu, yaralamalı kaza nedeniyle uzamış ceza zamanaşımının uygulanacağını ve davaların süresinde açıldığını, maluliyet ve hesap raporlarının hükme elverişli olduğunu belirleyerek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2026/597 K. 2026/1030 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ölümle sonuçlanan trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı isteminde, TBK 72'deki iki ve on yıllık sürelerin değil, KTK 109/2 yollamasıyla ceza zamanaşımının uygulanacağı; TCK 85 ve 66 uyarınca on beş yıllık süre dolmadan açılan davanın zamanaşımına uğramadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında ölen desteğin yakınlarının açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davasında ilk derece mahkemesi davayı zamanaşımından reddetmiştir. Daire, ölümlü trafik kazasında KTK 109/2 ile TCK'nın 85 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde on beş yıllık ceza zamanaşımının uygulanacağını, davanın bu süre dolmadan açıldığını belirlemiş; ayrıca eksik inceleme ve araştırma yapıldığını, gereken delillerin toplanmadığını saptayarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2024/1053 K. 2026/601 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ölümlü trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma tazminatı isteminde, eylem taksirle ölüme sebebiyet verme suçunu oluşturduğundan Borçlar Kanunu süreleri yerine ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağı, on beş yıl içinde açılan davada zamanaşımı definin yerinde olmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ölümlü trafik kazasında hayatını kaybeden sürücünün annesi ve çocukları, sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, itiraz hakem heyetinin usulden ret kararının kesin hüküm oluşturmadığını, eylem suç oluşturduğundan ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağını ve on beş yıllık sürede dava açıldığını, desteğin tam kusurlu olmasına karşın davacıların üçüncü kişi sıfatıyla teminattan yararlanacağını, aktüerya raporunun ve faiz başlangıcının da yerinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2026/106 K. 2026/245 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Haksız ihtiyati hacizden doğan tazminat isteminde iki yıllık zamanaşımının, takibin ve hacizlerin haksızlığını ortaya koyan menfi tespit hükmünün kesinleştiği tarihte işlemeye başlayacağı; bu tarihten sonra iki yıl geçirilerek açılan davanın zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Haksız ihtiyati haciz nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zararın tazmini istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi, istemi zamanaşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, haksız fiile dayalı tazminat taleplerinde iki yıllık zamanaşımının, takibin ve hacizlerin haksızlığını ortaya koyan menfi tespit hükmünün kesinleşmesiyle işlemeye başladığını, bu tarihten itibaren iki yıllık sürenin dava açılmadan önce dolduğunu belirterek ilk derece kararını yerinde bulmuş ve davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2025/2460 K. 2025/2806 Düzelterek Esastan Red

Trafik kazasında yaralanan zarar görenin, sürücü ve araç malikine karşı dava açmakla zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmiş sayıldığı, kesilen zamanaşımının bu tarihten sonra yeniden iki yıl olarak işlediği ve sigortacılara karşı davanın bu süre geçtikten sonra açıldığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının iki sigorta şirketine karşı açtığı maddi ve manevi tazminat davası, ilk derece mahkemesince zamanaşımı nedeniyle reddedilmiştir. Daire, sürücü ve araç malikine karşı daha önce açılan davayla zamanaşımının kesildiğini, zarar ve tazminat yükümlüsü öğrenilmiş olduğundan sürenin yeniden iki yıl olarak işlediğini, salgın nedeniyle duran süre eklendiğinde dahi davanın süresinde açılmadığını belirtmiş; ancak maddi tazminat isteminin tamamen reddi halinde vekalet ücretinin maktu hesaplanması gerektiğinden hüküm fıkrasının ilgili bendini kaldırıp düzeltmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2202 K. 2025/2405 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Belirsiz alacak davası olarak açılan bedensel zarar davasında zamanaşımı süresinin, haksız fiil tarihine göre hem dava tarihinde hem de bedel artırımı bakımından dolmadığı belirlenerek, davalı tarafın zamanaşımı def'ine dayanan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı, sigorta şirketi ile aracın işleteni aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminata hükmetmiştir. Daire; kusur raporunun kaza tespit tutanağıyla uyumlu olduğunu, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükteki yönetmeliğe göre düzenlendiğini, hesap raporunun TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemine dayandığını, davacı sürücü konumunda bulunduğundan hatır taşıması indirimi yapılamayacağını, manevi tazminatın yüksek olmadığını, faiz başlangıcının ve yargılama giderlerinin doğru belirlendiğini ve zamanaşımının dolmadığını belirterek her iki davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2025/1893 K. 2025/2204 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yaralanmalı trafik kazasına dayalı tazminat isteminde, fiil suç oluşturduğundan daha uzun ceza zamanaşımının uygulanacağı belirtilerek sekiz yıllık süre esas alınmış; salgın ve deprem nedeniyle duran süreler de eklendiğinde davanın zamanaşımı dolmadan açıldığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yaya olarak yürürken araç çarpması sonucu yaralanan davacının, kusurlu aracın trafik sigortacısına karşı açtığı maddi tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesi, sigortaya başvuru ve arabuluculuk süreleri de hesaplanarak zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, yaralanmalı kaza nedeniyle ceza zamanaşımının uygulanacağını, sekiz yıllık sürenin salgın ve deprem nedeniyle duran sürelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumda davanın süresinde açıldığını belirlemiş; eksik inceleme ile kurulan hükmü kaldırarak dosyanın esasa girilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2378 K. 2025/1513 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Zamanaşımının işlemesi için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmiş olması gerektiği belirtilerek, yaralamalı trafik kazasında iki yıllık süre yerine uzamış ceza zamanaşımı esas alınmış ve sekiz yıllık süre dolmadan açılan davada zamanaşımı def'i yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yaya iken motosikletin çarpması sonucu yaralanan davacı, çalışma gücü kaybından doğan maddi tazminatı, kazaya karışan motosikletin zorunlu trafik sigortası bulunmadığı gerekçesiyle güvence kurumundan istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatına hükmetmiştir. Daire; kuruma usulüne uygun başvuru yapıldığını, uzamış ceza zamanaşımı nedeniyle sürenin dolmadığını, motosikletin kaza tarihinde poliçesiz olduğunu, kusur ve maluliyet raporlarının yerinde bulunduğunu, zararın TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemiyle hesaplandığını, geçici iş göremezlik zararının teminat kapsamında kaldığını ve faiz başlangıcının doğru belirlendiğini kabul ederek davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/1229 K. 2018/1277 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan tazminat istemlerinde haksız fiil zamanaşımı kurallarının uygulanma imkânının bulunmadığı ve bu davalar için ayrıca özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle TMK m.1007 kapsamında Devletten maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Adana BAM, davalının zamanaşımı istinaf sebebini reddederek, TMK m.705/2 uyarınca zararın tapu iptali kararının kesinleştiği tarihte doğduğunu esas alıp tazminat koşullarını değerlendirdi.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2018/255 K. 2018/375 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Haksız fiile dayalı tazminat isteminde iki yıllık zamanaşımı süresi zararın ve zarar verenin öğrenildiği günden işlemeye başlarsa da, zarara neden olan haksız eylem devam ettiği sürece bu sürenin başladığından söz edilemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı kadın, evli eşiyle ilişki yaşayıp çocuk sahibi olan davalı aleyhine kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat davası açmış; ilk derece mahkemesi 20.000 TL tazminata hükmetmiştir. Adana BAM, eylem devam ettiği için zamanaşımı definin reddini yerinde bulmakla birlikte, TMK m.185'teki sadakat yükümlülüğünün eşler arasında nispi bir hak olduğunu ve üçüncü kişiye karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının eyleminin kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını saptamıştır. Ayrıca davacının asıl sorumlu eşinden tazminattan feragat ettikten sonra davalıdan istemesini TMK m.2/2 anlamında hakkın kötüye kullanılması saymış; davalının istinafını kabul edip kararı kaldırarak davanın reddine karar vermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!