TBK Madde 583 Kefalet sözleşmesi: Şekil

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

TBK 583, kefalet sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihinin belirtilmesine bağlıdır; kefilin, bu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla yükümlülük altına girdiğini sözleşmede kendi el yazısıyla yazması şarttır. Kefilin sorumluluğunu sonradan artıran değişiklikler de aynı şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.

Resmi Metin

Şekil

Madde 583- (1) Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır.

(2) Kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verilmesi ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunulması da aynı şekil koşullarına bağlıdır. Taraflar, yazılı şekle uyarak kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilirler.

(3) Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişiklikler, kefalet için öngörülen şekle uyulmadıkça hüküm doğurmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, kefalet davalarında en sık başvurulan geçersizlik gerekçesidir; kefil tarafının avukatı dosyayı açar açmaz sözleşmenin şekil unsurlarını denetlemelidir. Yazılılık tek başına yetmez: kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalette bu sıfatın bizzat kefilin el yazısıyla yazılması gerekir. Bu üç unsurdan biri matbu/bilgisayar çıktısı olarak bırakılmış ya da kefilin elinden çıkmamışsa, kefalet baştan geçersizdir ve bu eksiklik sonradan tamamlanamaz; geçersizlik re’sen göz önüne alınır.

Alacaklı tarafında isen, sözleşme metnini matbu doldurup yalnız imza aldırmak en tehlikeli hatadır; el yazısı satırlarını kefile bizzat yazdırmak ve fotokopiyle yetinmeyip aslı saklamak şarttır. Sorumluluğu artıran sonraki değişikliklerin de aynı şekle tabi olduğu unutulmamalı; faiz/limit artışını sözlü mutabakatla yapmak hükümsüzdür. El yazısının kefile ait olup olmadığı tartışmasında imza ve yazı incelemesi delil değeri taşır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 583. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 484 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 583 üncü maddesinde, kefalet sözleşmesinin şekli düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 484 üncü maddesinde kullanılan “muayyen bir miktar” şeklindeki ibare, Tasarıda “azami miktar” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesinde, kefalet sözleşmesinin geçerliliği, sözleşmenin yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azami miktarın ve kefalet tarihinin sözleşmede belirtilmiş olmasına bağlanmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 484 üncü maddesinde yapılan düzenlemeden farklı olarak kefalet tarihinin de sözleşmede belirtilmesi, geçerlilik koşulu haline getirilmiştir. Çünkü, Tasarının 589 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen hüküm uyarınca, kefil, sözleşmede aksi açıkça kararlaştırılmadıkça borçlunun sadece kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonraki borçlarından sorumludur. Belirtilen hükmün uygulanabilmesi ve Tasarının 600 üncü maddesinde öngörülen süreli kefaletin sonunun belirlenebilmesi bakımından, kefalet sözleşmesinin kurulduğu tarihin sözleşmeden açıkça anlaşılması şarttır.

Maddenin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu cümlede, kefilin, kendi el yazısıyla belirtmesinin şart olduğu hususlar açıklanmıştır. Buna göre, kefalet sözleşmesinde, kefilin sorumlu olduğu azami miktarın, kefalet tarihinin ve müteselsil kefalet söz konusu ise, müteselsil kefil sıfatının veya bu anlama gelen herhangi bir ifadenin yer alması gerekmektedir.

Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Buna göre, kefil, kendi adına kefil olma konusunda özel yetki verecekse ve diğer tarafa veya bir üçüncü kişiye kefil olma vaadinde bulunacaksa, aynı şekil koşullarına uymak zorundadır. Aynı fıkranın son cümlesinde tarafların, yazılı şekle uyarak, kefilin sorumluluğunu borcun belirli bir miktarıyla sınırlandırmayı kararlaştırabilecekleri öngörülmüştür.

Maddenin son fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 484 üncü maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu hükme göre, kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumluluğunu artıran değişikliklerin, kefalet sözleşmesinin şekline uygun olarak yapılması da geçerlilik koşulu olarak kabul edilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 493 üncü maddesinin birinci, ikinci ve altıncı fıkraları göz önünde tutulmuştur.

TBK Madde 583 - Kefalet sözleşmesi: Şekil

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!