TBK Madde 584 Kefalet sözleşmesi: Eşin rızası

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 584, eşlerden birinin kefil olabilmesi için diğer eşin yazılı rızasını şart koşar; bu rıza, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmelidir. Mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı bulunması veya yasal olarak ayrı yaşama hakkının doğması hâlinde rıza aranmaz. Kefilin sorumlu olacağı miktarı artırmayan, adi kefaleti müteselsil kefalete dönüştürmeyen ya da kefil yararına güvenceleri önemli ölçüde azaltmayan sonraki değişiklikler için de eşin rızası gerekmez; ayrıca ticari işletme sahibi veya şirket ortağı ya da yöneticisince işletmeyle ilgili verilen kefaletler ile esnaf ve sanatkârların mesleki faaliyetlerine ilişkin kefaletleri gibi hâllerde de rıza aranmaz.

Resmi Metin

Eşin rızası

Madde 584- (1) Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.

(2) Kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için eşin rızası gerekmez.

(3) Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.

Ek hüküm: · 6455 s.K. m.77

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Evli biri kefil olacaksa, kural olarak diğer eşin yazılı rızası şarttır. Bu rıza ya sözleşme kurulmadan önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmalıdır; sonradan verilen onay yeterli değildir ve sözleşme baştan sakatlanır. Bu nedenle rıza eksikliği, kefil lehine güçlü bir hükümsüzlük savunmasıdır; kural emredici niteliktedir. İstisnaen, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı varsa veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmuşsa eş rızası aranmaz.

Kefalet kurulduktan sonra yapılan değişikliklerde, eğer değişiklik kefilin sorumlu olacağı miktarı artırmıyor, adi kefaleti müteselsil kefalete çevirmiyor ya da kefil yararına güvenceleri önemli ölçüde azaltmıyorsa, ayrıca eş rızası gerekmez.

Maddenin son fıkrasında sayılan hâllerde de rıza aranmaz: ticaret siciline kayıtlı işletme sahibinin veya şirket ortak/yöneticisinin işletmeyle ilgili kefaletleri, esnaf ve sanatkârların mesleki kefaletleri, 5570 sayılı Kanun kapsamındaki kredilere ve belirli kooperatif ile kamu destekli kredilere ilişkin kefaletler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 584. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. Eşin rızası” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 584 üncü maddesinde, kefalette eşin rızası düzenlenmektedir.

Maddenin birinci fıkrasına göre, kefalet sözleşmesinde eşin rızasının, sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. Ancak, fıkrada bu kuralın iki istisnasına yer verilmiştir. Birinci istisna, mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olması, ikincisi eşlerden birinin yasal olarak ayrı yaşama hakkının doğmuş olmasıdır. Söz konusu istisnalardan birinin varlığı durumunda eşin rızası aranmayacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, eşin rızasının aranmadığı diğer istisnalara yer verilmiştir. Buna göre, kefalet sözleşmesinde sonradan yapılan ve kefilin sorumlu olacağı miktarın artmasına veya adi kefaletin müteselsil kefalete dönüşmesine ya da kefil yararına olan güvencelerin önemli ölçüde azalmasına sebep olmayan değişiklikler için de kefilin eşinin rızası aranmayacaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 494 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.584 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2017/1135 K. 2017/1012 Bozma

Kambiyo senedi (bono) üzerine "kefil" ibaresiyle atılan imza aval sayılır; aval bağımsız ve aslî nitelikte olup kambiyo senetlerine özgü TTK hükümlerine tabi olduğundan, TBK m.584'teki eşin yazılı rızası koşulu avale uygulanmaz ve rızanın yokluğu avali geçersiz kılmaz.

Detaylı özeti gör

Alacaklı, keşidecisi Mesut Turan olan 19.09.2012 tarihli üç bonoya (6.000, 6.000 ve 10.000 TL) dayanarak, senetlerde "kefil" olarak yer alan ve keşidecinin eşi olan borçlu aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatmıştır. Borçlu eş, İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurarak TBK m.584/1 uyarınca kefaletin geçerli olması için eşinin yazılı rızasının gerektiğini, bu rıza bulunmadığından kefaletinin geçersiz olduğunu ileri sürerek takibin ve ödeme emrinin iptalini istemiştir. Yerel mahkeme, eşin yazılı rızası alınmadığı gerekçesiyle şikâyeti kabul edip takibi İİK m.169/a uyarınca durdurmuş; Özel Daire kararı bozunca da önceki kararda direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık, eşin rızası koşulunun aval veren bakımından uygulanıp uygulanmayacağı noktasında toplanmıştır. Kurul çoğunluğu, bono üzerine "kefil" ibaresiyle atılan imzanın aval sayıldığını, avalin kambiyo senetlerine özgü bağımsız ve aslî nitelikte bir taahhüt olarak TTK hükümlerine tabi bulunduğunu, bu nedenle TBK m.584'teki eşin yazılı rızası koşulunun avale uygulanamayacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.584 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/752 K. 2026/1192 Kısmen Kabul

Kefaletin geçersizliği sonucuna varılırken, el yazısı koşullarının yanı sıra kefilin eşinin rızasının da alınmadığı ayrıca saptanmış; eş rızası bulunmayan kefalete dayanılarak başlatılan takiplerde kefilden alacak istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, genel kredi sözleşmelerinde kefil olduğunu ileri sürdüğü kişiye karşı başlattığı altı icra takibine yapılan itirazların iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi kefaletin şekil şartlarını taşımadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, takibe konu kredilerin dayandığı sözleşmelerde kefilin el yazısıyla azami miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil sıfatını yazmadığını, eşin rızasının da alınmadığını saptayarak davanın reddini yerinde bulmuş; ancak kötü niyet tazminatı talebi hakkında hüküm kurulmamasını hatalı görerek kararı kaldırmış ve yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2023/188 K. 2026/532 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kredi sözleşmesinde müşterek borçlu müteselsil kefil olan şirket ortağı yönünden, kefaletin şirketle ilgili olması nedeniyle TBK 584 uyarınca eşin rızasının aranmayacağı ve kefaletin geçerli olduğu kabul edilerek kefilin sorumluluğuna gidilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bankanın genel kredi ve teminat sözleşmesine dayanarak müşterek borçlu müteselsil kefil hakkında başlattığı takibe itirazın iptali istenmiştir. Kefil, kredi taleplerinin reddedildiğini ve sonradan hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığını savunmuş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, sözleşmedeki kefaletin şekil koşullarına uygun olduğunu, şirket ortağınca verilen kefalette eşin rızasının aranmayacağını, ortaklıktan ayrılmanın kefaleti tek başına geçersiz kılmadığını ve kefilin sözleşmedeki azami miktar üzerinden nakdi kredi ile çek depo bedelinden sorumlu olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1947 K. 2025/2707 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticaret şirketinin ortağı veya yöneticisi tarafından şirketin kredi borcu için verilen kefalette TBK m.584/3 uyarınca eşin rızasının aranmadığı, bu nedenle eş rızasının usulsüz olduğu yönündeki savunmaya rağmen müteselsil kefaletin geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka ile bir limited şirket arasındaki genel kredi sözleşmesinden doğan alacak için asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine yürütülen takibe itirazın iptali istemidir. Kefiller, eş rızasının sözleşmeden yıllar önce alındığını ve sözleşmenin her sayfasının imzalanmadığını ileri sürerek kefaletin geçersizliğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Daire, ticaret şirketinin ortağı ya da yöneticisi tarafından şirketle ilgili verilen kefaletlerde TBK m.584/3 uyarınca eş rızası aranmadığını, kefaletin geçerli olduğunu ve bilirkişi hesabında hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/958 K. 2025/523 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kefaletin, eşin rızası sözleşme tarihinden sonra alındığı için geçersiz olduğu savunması, kredi sözleşmesinin imzalandığı tarih ile eşin rızasının verildiği tarihin aynı gün olduğu saptanarak kabul edilmemiş; rıza en geç kefaletin kurulduğu anda verilmiş sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kredi çerçeve sözleşmesine müteselsil kefil olan kişi hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Kefil, eş rızasının sözleşmeden sonra alındığını ve kefaletin geçersiz olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı kefalet limiti olan asıl alacak yönünden kısmen kabul etmiş, hesap kat ihtarı tebliğ edilemediğinden temerrüdü takip tarihine bağlamıştır. Daire, eş rızasının kefalet sözleşmesiyle aynı tarihte verildiğini, kefaletin geçerli ve kefilin limitle sınırlı sorumlu olduğunu, ihtar tebliğ edilemediğinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmemesinin hukuka uygun olduğunu belirterek alacaklı bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/768 K. 2025/459 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticaret şirketi ortağı sıfatıyla şirketin kredi borcuna müteselsil kefil olunması hâlinde, madde 584/3 uyarınca eşin yazılı rızasının aranmayacağı belirtilerek, ölen kefilin de taraf olduğu kefalet sözleşmelerinin bu yönden geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka ile bir limited şirket arasındaki genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olarak katılan iki şirket ortağından birinin ölümü üzerine, banka mirasçılara karşı da icra takibi başlatmış; itiraz üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, kefaletlerin şekil şartlarını taşıdığını ve şirket ortağı sıfatıyla verilen kefaletlerde eşin rızasının aranmayacağını, kefilin ölümüyle kefaletin sona erdiğini, mirasçıların yalnız ölüm tarihine kadar kullandırılan kredilerden sorumlu olduğunu, hükme esas alınan hesaplama yönteminin de yerinde bulunduğunu belirterek mirasçıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/444 K. 2023/1101 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan kişinin kefalet tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı olduğu saptanarak, eşin yazılı rızası aranmaksızın kefaletin geçerli sayılacağı belirtilmiş ve takibe itirazın iptaline dair hüküm bu yönüyle hukuka uygun bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borcu için başlatılan takibe itirazın iptali istenmiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, karar yalnız davacı banka tarafından istinaf edilmiştir. Daire, kefilin sözleşme tarihinde asıl borçlu şirketin ortağı olması nedeniyle eşin rızasının aranmayacağını ve kefaletin geçerli olduğunu, alacağın ticari kredi kartından doğması karşısında bileşik faiz uygulanamayacağını, hükmün talep ile bağlı kalınarak kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/88 K. 2023/911 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticaret şirketinin ortağı ve yetkilisi olan kefilin, şirketin kredi borcu için verdiği müteselsil kefalette eşin yazılı rızasının aranmayacağı ve kefaletin bu yönden de geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Genel kredi sözleşmesine dayanan kredinin geri ödenmemesi üzerine banka hesabı kat etmiş, asıl borçlu şirket ile müteselsil kefiller aleyhine başlattığı takibe itiraz edilince itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, alacaklı banka akdi ve temerrüt faizinin eksik hesaplandığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, kefaletin şekil şartlarını taşıdığını ve şirket ortağı ile yetkilisi olan kefil yönünden eşin rızasının aranmayacağını, ihtarnamelerin akıbetine göre temerrüt tarihlerinin doğru belirlendiğini, faizi anaparaya eklemeden hesaplayan bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/2272 K. 2022/1135 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Müteselsil kefilin kredi kullanan şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle, şirketle ilgili verilen bu kefalet bakımından TBK 584 uyarınca eşin yazılı rızasının aranmayacağı ve kefaletin bu yönden de geçerli olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Banka, genel kredi ve teminat sözleşmesinden doğan kredi borcunun ödenmemesi üzerine borçlu şirket ve müteselsil kefil hakkında başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini, ayrıca iade edilmeyen çeklerin garanti bedellerinin depo edilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, kefaletin şekil şartlarını taşıdığını ve eşin rızasının gerekmediğini saptamış; temerrüt tarihindeki yanılgıyı gidererek alacağı yeniden belirlemiş, kefilin depo talebinden sorumlu tutulamayacağını ve iade edilen çekler yönünden davanın konusuz kaldığını kabul ederek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/451 K. 2020/759 İstinaf Kabulü / Kaldırma

TBK 584/3'teki eş rızası istisnası dar uygulanmış; tarımsal nitelikte olsa da 5570 sayılı Kanun kapsamında faiz destekli kullandırılmayan kredide eşin yazılı rızasının arandığı, rıza alınmadığından bu kredi sözleşmesindeki kefaletin geçersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Eşinin bilgisi ve yazılı rızası olmadan iki ayrı tarımsal kredi sözleşmesine kefil olunduğunu ileri süren davacı, kefaletlerin geçersizliğinin tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi davacının sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle aktif husumet yokluğundan davayı reddetmiştir. Daire, rızası alınmayan eşin hukuku doğrudan ihlal edildiğinden dava açma ehliyetinin bulunduğunu kabul ederek kararı kaldırmış; yeniden kurduğu hükümde faiz desteği bulunmayan kredideki kefaleti eş rızası alınmadığından geçersiz saymış, 5570 sayılı Kanun kapsamındaki faiz destekli kredideki kefaleti ise geçerli kabul ederek davayı kısmen kabul etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/1275 K. 2020/652 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kefalette eşin rızasının sözleşme tarihindeki hukuka göre değerlendirileceği; Kanunun yürürlüğünden sonraki sözleşmede eşin yazılı rızası bulunduğu, 6455 sayılı değişiklikten sonraki sözleşmede ise kefilin asıl borçlu şirketin ortağı ve yöneticisi olması nedeniyle rıza aranmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, üç ayrı genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan kişi hakkında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi nakdi kredi alacakları yönünden davayı kısmen kabul etmiş, çek sorumluluk tutarına ilişkin gayrinakdi alacak talebini reddetmiştir. Daire, kefaletin geçerli olduğunu saptadıktan sonra, takipten sonra tazmin edilerek nakde dönüşen çek bedelleri yönünden sözleşmede hüküm bulunmasa dahi tahsil hükmü kurulması gerektiğini belirterek davacı bankanın istinaf başvurusunu kabul etmiş ve ilk derece kararını kaldırarak yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!