T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI : K1 -N1
VEKİLİ : Av. K2- A1
DAVALI : 1-F1 BANKASI A.Ş.
VEKİLİ : Av. K3
DAVALI : 2-K4 -N2- A2
DAVANIN KONUSU :Kefaletin geçersizliğinin tespiti
İSTİNAF KARARININ
YAZIM TARİHİ : 05/10/2020
Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/194 Esas, 2018/431 Karar sayılı kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf taleplerinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla istinaf incelemesi sonucunda:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalılardan K4’ın eşi olduğunu, kendisinin bilgi ve rızası olmadan dava dışı K5’ın F1 Bankası’ndan kullandığı 250.000,00.TL tutarındaki kredi ile K6’ın kullandığı 180.000,00.TL krediye kefil olduğu, eş rızası bulunmaması nedeniyle bu kefaletlerin geçersiz olduğunu, ayrıca davalı K4’ın rahatsızlığı sebebiyle bu sözleşmelere nasıl kefil olduğunu bilmediklerini, K6’ın kullandığı krediden dolayı Ceyhan İcra Müdürlüğü’nün 2016/317 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını belirterek, davalı K4 yönünden her iki kefilliğin ve sözleşmenin iptalini istemiştir.
Davalı F1 Bankası A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davalı K4’ın kendi adına da kredi kullandığını, ayrıca K5 ve K6’ın kullanmış oldukları tarımsal kredilere kefil olduğunu, söz konusu kredilerin imzalanması aşamasında borçlu K4’ın akıl sağlığının ve temyiz gücünün yerinde olduğunu, dava dilekçesinde bahsedilen sağlık durumunun bozulması olayının yeni olduğunu, borçlunun borcun doğumu sırasında sağlıklı bir şekilde ve ailesinin bilgisi dahilinde kredi kullandığını, kefaletin geçerliliğini etkileyecek bir durumun bulunmadığını, TBK’nın 584. md. gereğince tarımsal kredilerde kefaletin geçerliliği için eş rızasının gerekmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı K4 cevap dilekçesi vermemiş ve herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/11/2018 tarih ve 2016/194 Esas, 2018/431 Karar ile; davacının kefalet sözleşmesinin tarafı olmadığı, tarafı olmadığı bir sözleşmenin iptalini isteyemeyeceği, davada aktif husumet ehliyetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin zarar gören kişi olarak ve kendisinin rızası alınmadan kefalet verilmesinden dolayı aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, kullandırılan kredilerde kefalet için eş rızası gerektiğini, diğer taraftan K4’ın tasarruf ehliyetinin bulunmadığından bahisle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/11/2018 tarih ve 2016/194 Esas, 2018/431 Karar sayılı dosyası, Adana 6.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/1634 esas sayılı dosyası fotokopisi, taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ile tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
.
Dava; davacının eşi davalı K4’ın yönünden kefilliğinin ve sözleşmenin iptali talebine ilişkindir.
HMK’nın 355. md. gereğince inceleme, davalının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava dışı K5 ile F1 Bankası arasında 06/04/2015 tarihinde 500.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davalı K4 bu sözleşmeyi kefil olarak imzalamıştır. Bu sözleşmeden dolayı K5’a 250.000,00.TL tutarında 24 ay vadeli, yıllık % 12 faizli taksitli tarım destek kredisi kullandırılmıştır. Diğer taraftan dava dışı K6 ile banka arasında 28/03/2014 tarihli 300.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalanmış, K4 bu sözleşmeyi de kefil olarak imzalamıştır. Bu sözleşme gereğince K6’a 180.000,00.TL kredi 18/04/2014 tarihinde kullandırılmıştır. Her iki sözleşmenin 22. md.de, tarımsal faaliyetlerin finansmanına yönelik krediler düzenlenmiştir. Kredilerin ödenmemesi üzerine, K5’ın kullandığı kredi için Ceyhan İcra Müdürlüğü’nün 2016/4335 esas sayılı dosyasında, K6’ın kullandığı krediden dolayı ise Ceyhan İcra Müdürlüğü’nün 2016/317 esas sayılı dosyasında icra takibi başlatılmıştır.
İlk derece mahkemesi’nin, davalı K4’ın kısıtlanarak, vasi atanmasının gerekip gerekmediği konusunda ihbarda bulunması üzerine Adana 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/1634 esas sayılı dosyasında, K4 için Adana Doktor Ekrem Tok Ruh Sağlığı Hastanesinden alınan ” şahsın psikiyatrik açıdan vesayet altında alınması gerekmez, medeni hakları kullanır.” görüşünü içeren rapora itibar edilerek, 2018/95 karar sayılı karar ile, davanın reddine karar verilmiştir.
TBK’nın 584/1.maddesinde;Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır. hükmü bulunmaktadır. Aynı maddenin 3. Fıkrası gereğince; 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.
İlk derece mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişinin hazırladığı 26/09/2018 tarihli rapora göre; K6’ın 18/04/2014 tarihinde kullandığı 180.000,00.TL tutarındaki kredi, genel kredi sözleşmesinin ” tarımsal faaliyetlerin finansmanına yönelik kredilere ilişkin hükümler ” başlıklı 22. maddesine istinaden kullandırılmıştır. Bu kredi sübvansiyonlu- yaygın bitkisel üretim kredisi olup, Bakanlar Kurulunun 2014/5767 sayılı kararı kapsamında, faiz desteği sağlanan ve 5570 sayılı yasa kapsamında kullandırılan, dolayısı ile TBK’nın 584/3 md.ne göre eş rızası gerekmeyen bir kredidir. K5’ın 07/04/2015 tarihinde kullandığı 250.000,00.TL tutarındaki kredi ise, sözleşmenin 22. Maddesi gereğince kullandırılan, ancak sübvansiyon kapsamı dışında kalan, faiz desteği bulunmayan bir kredidir. 5570 sayılı yasa kapsamında faiz destekli kullandırılan bir kredi olmadığından TBK’nın 584/3. maddesi gereğince eş rızası gerekmektedir. Keza her tarımsal kredi TBK’nın 584/3 md. kapsamına girmemektedir.
Kanun koyucu aile bütünlüğünün, ailenin ekonomik varlığının korunması, aile birliğinin, geleceğinin devam etmesi amacıyla, 584. maddedeki düzenleme ile eşlerin kefil olma iradelerine diğer eşin rıza göstermesi halinde hukuki sonuç bağlamaktadır. Anayasa Mahkemesi TBK’nun 584.maddesi ile 603.maddesindeki eşin rızası ibaresinin Anayasaya aykırılık itirazını değerlendirirken, yasal düzenlemenin amacının ailenin korunması olduğunu tespit ederek Anayasaya aykırılık itirazını reddetmiştir. (Anayasa Mahkemesi,KT.26.12.2013, 2013/57E.-2013/162K.) Dava bir başkası tarafından subjektif hakkı ihlal edilen veya tehlikeye sokulan veya kendisinden haksız bir talepte bulunulan kimsenin mahkemeden hukuki koruma istemesidir. Somut olayda; davacı taraf, eşi tarafından verilen kefaletin rızasının alınmamış olması nedeniyle geçersizliğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Dolayısıyla, geçersiz kefalet akti nedeniyle hukuku doğrudan ihlal edilen ve zarar gören davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerekir. (Erzurum BAM 3. HD 2019/765 E. 2019/1883 K.)
Bu açıklamalara göre davacının istinaf sebepleri değerlendirildiğinde; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacının istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 md. gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı K4’ın fiil ehliyetinin bulunduğu, keza kıstlanması için açılan davanın reddine karar verildiği, kaldı ki dava dilekçesinde kredi sözleşmelerinin yapıldığı tarih itibariyle fiil ehliyetini ortadan kaldıracak nitelikte bir akıl hastalığından söz edilmediği, davalının şeker ve tansiyon hastası olduğu, bu olaylardan dolayı felç geçirdiğinin iddia edildiği, bu durumun sözleşme tarihindeki fiil ehliyetini etkilemeyeceği, TMK’nın 408. maddesi gereğince isteğe bağlı kısıtlanma sebebi olabileceği, K5’ın kullandığı kredinin 5570 sayılı yasa kapsamında faiz destekli kullandırılan bir kredi olmadığından TBK’nın 584/3. maddesi gereğince eş rızası gerektiği, davacı eşin rızasının alınmadığı bu durumda davalı K4’ın 06/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesine kefaletinin geçersiz olduğu, 28/03/2014 tarihli kredi sözleşmesinin 22. maddesine dayanarak kullandırılan kredinin ise, 5570 sayılı yasa kapsamında faiz destekli bir kredi olduğu, TBK 584/3. Maddesi gereğince eş rızasının gerekmediği, TBK’nın 583. maddesinde belirtilen şekil şartlarını taşıdığı, K4’ın bu sözleşmedeki kefaletinin geçerli olduğu, anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, davalı K4’ın 06/04/2015 tarihli 500.000,00.TL limitli genel kredi sözleşmesindeki kefaletinin geçersiz olduğunun tespitine, diger sözleşme hakkındaki davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 19 HD. 2016/10886 E. 2017/493 K. ,2018/2152 E. 2020/230 K. , Ankara BAM 21. HD 2019/15 E. 2020/526 K., Antalya BAM 11 HD 2018/36 E. 2018/1325 K. , Trabzon BAM 2020/571 E. 2020/577 K.)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1)
-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun
KABULÜNE
,
2)-
Ceyhan 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14/11/2018 tarih ve 2016/194 Esas, 2018/431 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA
,
3)-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,
4)-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a-)
Davalı K4’ın, davalı T.C. F1 Bankası A.Ş. ile dava dışı K5 arasında imzalanan 06/04/2015 tarihli genel kredi sözleşmesine kefaletinin geçersiz olduğunun
TESPİTİNE ve İPTALİNE,
Davalı K4’ın, dava dışı K6 ile T.C. F1 Bankası A.Ş. Arasında imzalanan 28/03/2014 tarihli genel kredi sözleşmesindeki kefaletine yönelik davanın
REDDİNE, b
-)
Davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 17.077,50.TL nispi karar ve ilam harcından peşin yatırılan 7.391,23.TL harcın mahsubu ile bakiye 9.686,27.TL harcın davalılardan tahsil edilerek
HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacının peşin olarak ödediği 7.391,23.TL harcın davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, c
-)6100 Sayılı HMK’nın 326/2 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 6,00.TL müzekkere gideri, 185,00.TL tebligat gideri ve 350,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 541,00.TL yargılama giderinden kabul ve red oranı dikkate alınarak 312,49.TL’sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde
BIRAKILMASINA, d-)
Davanın kabul edilen kısmı üzerinden AAÜT gereğince hesaplanan 25.950,00.TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya
VERİLMESİNE, e-)
Davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 21.246,35 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı T.C. F1 Bankası A.Ş.’ne
VERİLMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden,
1)
-Davacı tarafından yatırılan 44,40.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya
İADESİNE,
2)
–
6100 sayılı HMK’nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 121,30.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 42,00.TL tebligat gideri, 24,38.TL dosya gönderme ücreti, 9,00.TL müzekkere gideri olmak üzere toplam
196,68.TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3)-
6100 sayılı HMK.333 maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara
İADESİNE
,
4)-
İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
5
)-
6100 sayılı HMK’nın 359/3 maddesince karar tebliğ işlemlerinin
Dairemizce yapılmasına,
7036 sayılı Kanunun 7’nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361’inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 05/10/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe