TBK Madde 512 Vekâletin sona ermesi: Tek taraflı sona erdirme

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 512, vekâlet veren ve vekil sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir; ancak uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Tek taraflı sona erdirme

Madde 512- Vekâlet veren ve vekil, her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebilir. Ancak, uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf, diğerinin bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.512, vekâlet veren için azil, vekil için istifa hakkını iki tarafa da tanır; bu yetki vekâletin güven ilişkisi olmasının doğal sonucudur. Pratikte kritik nokta, hakkın emredici çekirdek oluşturmasıdır: sözleşmeye konulan “azil/istifa yasağı” veya haktan tümüyle feragat kaydı geçersizdir, sona erdirme yine geçerli sonuç doğurur. Sık rastlanan yanılgı, uygunsuz zamanda sona erdirmeyi geçersiz saymaktır; oysa sona erme geçerli kalır, yalnız uygun olmayan zamanda sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını giderir (haksız değil, tazminatlı). Dava vekâletinde dava açma genel dava vekâletnamesiyle mümkünken, sulh, davadan feragat ve davayı kabul gibi tasarrufi işlemler için HMK m.74 uyarınca ayrıca özel yetki aranır; azlin usulî sonuçları ayrıca değerlendirilir. Sona ermenin etkileri için TBK m.513 (ölüm/ehliyet/iflas) ve TBK m.514 birlikte okunmalı: vekilin sona ermeyi öğrenmeden yaptığı işlemler sözleşme sürüyormuş gibi geçerlidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 512. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 396 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 512 nci maddesinde, vekalet sözleşmesinin tek taraflı olarak sona erdirilmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 396 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Vekaletin Hitamı / I. Sebepleri / 1. İstifa, azil” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. Sona ermesi / I. Sebepleri / 1. Tek taraflı sona erdirme” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.512 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2148 K. 2024/1752

Vekillikten istifa her zaman mümkündür ve vekâlet ilişkisini ileriye doğru sona erdiren bozucu yenilik doğuran bir işlemdir; ancak istifa haksızsa ve vekâlet veren bu nedenle zarara uğramışsa doğan zarardan vekil sorumlu olur. Sona erdirme hakkının varlığı, uygun olmayan zamanda kullanılmasının sonuçlarını ortadan kaldırmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı avukatlar, davalı şirketin 05.04.2012 tarihli vekaletnamesiyle şirketin dava ve icra dosyalarını takip etmiş; takip dosyasına 21.12.2015 tarihinde yatan 179.164,60 TL'yi tahsil ettikten sonra 24.12.2015 tarihli mail ve 25.12.2015 tarihli ihtarla şirketten hesap numarası istemiş, aynı dosyaya başka bir avukatın vekaletname sunup paranın iadesini talep etmesi üzerine 31.12.2015 tarihinde istifa etmiştir. Vekalet ücreti alacağı ıslahla 79.088,46 TL'ye çıkarılmış, ayrıca manevi tazminat istenmiştir. İlk Derece Mahkemesi istifayı haklı sayarak alacak istemini kabul etmiş, manevi tazminatı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise avukatların tahsil ettikleri paranın bir bölümü için bildirim yapmadıklarını ve hapis hakkını usulsüz kullandıklarını belirterek davayı tümden reddetmiştir. Daire, vekaletnamede aksi belirtilmedikçe ahzu kabz yetkisinin bulunduğunu ve şirketin istifadan önce ihtarda bulunmadığını vurgulayarak istifayı haklı görmüş, kararı oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2147 K. 2024/677 Onama

Vekâlet ilişkisi bir bütün oluşturur; tek taraflı sona erdirme beyanı yalnız tek bir işi değil, o ilişki kapsamında yürütülen tüm dava ve takipleri etkiler. Zira azil ve istifa ile birlikte sözleşmenin en önemli unsuru olan güven ilişkisi bütünüyle sona erer.

Detaylı özeti gör

Davacı avukat, davalı şirketle 01.10.2004 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi kapsamında danışmanlık hizmeti verdiğini ve şirketi mahkemelerde temsil ettiğini, takip ettiği dava ve icra dosyalarından doğan vekalet ücretlerinin ödenmediğini, danışmanlık ücretinin de eksik ödendiğini belirterek 06.01.2016 tarihinde istifa etmiş, şimdilik 20.000,00 TL istemiş, 14.06.2019 tarihli ıslahla talebini 472.904,94 TL'ye çıkarmıştır. İlk derece mahkemesi istifayı haklı görmüş, ancak tahsil edilen 452.575,00 TL danışmanlık ücretini mahsup ederek davayı kısmen kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi, sözleşmenin 3 üncü maddesi gereğince danışmanlık dışındaki işlerin ayrı ücrete tabi olduğunu belirterek kararı kaldırmış ve davayı tümüyle kabul etmiştir. Daire, danışmanlık ücretinin vaktinde ödenmemesi nedeniyle istifanın haklı olduğunu, haklı istifanın takip edilen tüm dava ve takiplere sirayet ettiğini, Avukatlık Kanunu'nda hakkaniyet indirimi bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1361 K. 2023/3304

Sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkının her zaman kullanılabilmesi, sona erdirmenin her hâlde haklı sayılacağı anlamına gelmez; uzun süre sessiz kalınarak kabullenilmiş bir olgunun sonradan gerekçe gösterilmesiyle yapılan istifa, haklı nedene dayanan istifa olarak kabul edilemez.

Detaylı özeti gör

Davacı avukat, davalıların vekilliğini yürüttüğü asliye ticaret mahkemesi dosyasında muvafakati alınmadan başka bir avukatla temsilin sağlandığını, bu nedenle 13.12.2017 tarihli duruşmada haklı nedenle istifa ettiğini ileri sürerek Avukatlık Kanunu'nun 164/4. maddesi uyarınca ticaret mahkemesi dosyası yönünden şimdilik 5.000 TL, münferiden temsil ettiği icra dosyaları yönünden 1.000 TL olmak üzere toplam 7.000 TL vekalet ücreti istemiştir. Davalılar, ikinci vekile ait vekaletnamenin 13.10.2016 tarihinde dosyaya sunulduğunu, davacının uzun süre çekilme dilekçesi vermeyerek zımnen muvafakat ettiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi, ön inceleme davet tutanağında her iki avukatın da adının yer aldığını, davacının bu duruma sessiz kaldığını belirterek davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, aradan yaklaşık on dört ay gibi makul olmayan bir süre geçtikten sonra yapılan istifayı haklı görmeyerek başvuruyu esastan reddetmiştir. 3. Hukuk Dairesi, uzun süre sessiz kalındıktan sonra bu nedene dayanılamayacağını ve istifa tarihi itibarıyla takip edilip kesinleşen bir iş bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2022/1072 K. 2023/1064

Vekâlet sözleşmesi güven unsuruna dayandığından taraflar sözleşmeyi her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir; vekil dilediği anda istifa edebileceği gibi vekâlet veren de dilediği anda azil hakkını kullanır. Azil ve istifa, karşı tarafa varması gereken tek taraflı irade beyanıyla yapılır, hiçbir şekle bağlı değildir ve sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirir.

Detaylı özeti gör

Davacı avukat, 12.12.2012 tarihli vekâletnameyle davalının boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davalarını üstlenmiş; tarihsiz avukatlık ücret sözleşmesinde başlangıçta 150.000 USD, dava bitiminde 150.000 USD ve her dava için müvekkilin eline geçenin yüzde onu oranında ücret kararlaştırılmıştır. 09.05.2013 tarihinde azledilen avukat, azlin haksız olduğunu ileri sürerek ücretin tahsilini istemiş, talebini 1.232.051,20 TL olarak belirlemiştir. Davalı, avukatın özensiz davrandığını ve azlin haklı olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi bilirkişi raporlarına dayanıp davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiş; Özel Daire, iki dosyada gerekli özenin gösterilmediğini saptayan ancak yine de azli haksız sayan raporu çelişkili bularak bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, raporun kendi içinde çelişkili olduğunu ve yeni bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/6597 K. 2023/2169 Bozma

Sözleşmeyi her zaman tek taraflı sona erdirme hakkı emredici niteliktedir; vekâlet veren azil, vekil de istifa hakkından önceden vazgeçemez. Bunun aksini öngören sözleşme hükümleri geçersiz olduğu gibi, sona erdirme hâlinde bakiye sürenin ücretini cezai şart olarak yükleyen düzenlemeler gibi bu hakkın kullanılmasını zorlaştıran kararlaştırmalar da geçersizdir.

Detaylı özeti gör

Davacı avukat, davalı kooperatifle 01.04.2015 tarihli avukatlık ve danışmanlık sözleşmesi, ardından 31.07.2015 tarihli ek sözleşme yaptıklarını, ek sözleşmenin üç yıl süreli olduğunu ve aylık ücretin ilk iki ay dışında 7.400,00 TL kararlaştırıldığını, 24.11.2016 tarihli azilname ile haksız biçimde azledildiğini ileri sürerek bakiye sözleşme bedelinin cezai şart olarak ödenmesini, şimdilik 1.000,00 TL alacağın tahsilini istemiştir. Davalı kooperatif, azlin haklı olduğunu ve sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkı emredici olduğundan aleyhine konulan cezai şartın geçersizliğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi cezai şart hükmünü emredici kurallara aykırı bularak davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinafı esastan reddetmiştir. Daire, cezai şart kararlaştırmasını geçersiz saymakla birlikte davacının dönem sonuna kadar ödenmeyen aylık ücretlerini isteyebileceğini belirterek kararı bozmuştur.

Diğer kararlar (2)
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2020/1920 K. 2021/1292 Bozma

Vekâlet ilişkisinin sona erme sebepleri kanunda sınırlı olarak sayılmıştır; sayılanlar dışında kalan bir olgu, örneğin vekâlet verenin ergin hâle gelmesi, vekâleti sona erdirmez. Sona erdirme ileriye etkili olduğundan, vekilin istifasından önce yaptığı usul işlemleri de geçerliliğini korur.

Detaylı özeti gör

Davacılar, eşi ve anneleri olan yakınlarının davalıların maliki ve sürücüsü olduğu araçta yolcuyken meydana gelen trafik kazasında ölmesi üzerine destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istediler. Bozmaya uyulduktan sonra yerel mahkeme, delil avansının kesin süre içinde yatırılmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemini reddetti, manevi tazminata ise hükmetti. Temyiz aşamasında, dava tarihinde ergin olmayan davacının temyiz sırasında rüştünü doldurması nedeniyle vekilinin görevinin sona erdiği kabul edilmişti. Daire, vekalet ilişkisinin sona erme sebeplerinin TBK 512 ve 513'te sınırlı sayıda gösterildiğini, rüşte ermenin bunlar arasında bulunmadığını ve vekilin istifasından önceki usul işlemlerinin geçerli kaldığını belirtti; delil avansının 26.10.2015 tarihli makbuzla süresinde yatırılmış olduğunun gözden kaçırıldığını saptayarak kararı bu davacı yönünden bozdu, 13.05.2016 tarihli dilekçeyle temyizden feragat eden diğer davacıların istemlerini reddetti.

Yargıtay HGK E. 2018/395 K. 2018/1184 Bozma

Vekâlet ilişkisini sona erdiren hâller kanunda sayılmıştır; bu sayımda yer almayan bir olgu vekâleti kendiliğinden sona erdirmez. Küçüğü temsilen düzenlenen vekâletname ile verilen vekâlet görevi de çocuğun ergin olmasıyla son bulmaz; ergin olduktan sonra vekilin yaptığı işlemler ancak icazet verilmediği takdirde geçersiz hâle gelir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı şirketin üretip sattığı ve davacı şirkete ait olan aracın 23.04.2009 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu üç kişinin öldüğünü, bir kişinin yaralandığını, araç hurdaya dönecek kadar hasar görmesine rağmen sekiz hava yastığından hiçbirinin açılmadığını ileri sürerek asıl davada 16.000,00 TL, birleşen davada 295.000,00 TL maddi ve 725.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak ön hava yastıklarını tetikleyici şartların oluşmadığı ve illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davaları reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önce, yargılama sırasında ergin olan davacılar adına velileri tarafından verilmiş vekaletnameyle yapılan temyizin geçerli olduğunu, çocuğun ergin olmasının vekaleti sona erdiren haller arasında sayılmadığını kabul etmiş; esasta ise yan, tavan ve perde hava yastıkları ile illiyet bağı araştırılmadığından direnme kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.512 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1634 K. 2023/434 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sözleşmenin tek taraflı sona erdirilmesi nedeniyle tazminat istemine ilk kez istinaf aşamasında dayanıldığı, ilk derece yargılamasında böyle bir talep bulunmadığı ve fesih yüzünden zarara uğranıldığına ilişkin somut delil de sunulmadığı belirtilerek bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yurt dışı pazarlarda aracılık hizmeti veren şirket, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik olduğunu ve sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek denkleştirme tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi, beş yıllık sürede düzenlenen fatura sayısını esas alarak faaliyetin simsarlık boyutunda kaldığını ve denkleştirme tazminatı istenemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Daire, acenteliğin varlığı için süreklilik arz eden aracılık hizmeti gerektiğini ve bunun ispatlanamadığını; ilk kez istinafta ileri sürülen tek taraflı sona erdirme tazminatı yönünden ise ilk derecede talep bulunmadığını ve zararın ispatlanmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2021/1574 K. 2023/1034 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Avukatlık ücret sözleşmesine konulan, azil halinde belirli bir ücretin ödeneceğine ilişkin cezai şart, vekaleti tek taraflı sona erdirme hakkını zorlaştırdığı için geçersiz sayılmış; azil haksız olsa dahi bu hükme dayanılarak ücret istenemeyeceği kabule göre belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Avukat, azil halinde ödeneceği kararlaştırılan ücret için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş; müvekkil ise azlin haklı olduğunu ve cezai şartın geçersizliğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek takibin bir bölüm üzerinden devamına karar vermiştir. Daire; taraflar arasındaki ilişkinin vekalet sözleşmesi olması nedeniyle tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, kabule göre de vekaleti sona erdirme hakkını zorlaştıran cezai şartın geçersiz sayılması gerektiğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2020/1047 K. 2022/1360 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Avukatlık ücret sözleşmesinde azil hâlinde belirli bir bedel ödeneceğine ilişkin düzenleme, azil hakkını zorlaştırdığı için geçersiz sayılmış; azil haksız olsa dahi bu hükme dayanılarak vekâlet ücreti istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Avukat, trafik kazası nedeniyle açtığı tazminat davasının müvekkilleri ile sigorta şirketinin haricen anlaşması ve kendisinin azledilmesi nedeniyle akdi ve karşı yan vekâlet ücreti alacağını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı bir müvekkil yönünden kısmen kabul etmiş, diğer müvekkil ve sigorta şirketi yönünden reddetmiştir. Daire, dava tarihinden önce her iki müvekkilin de azletmiş olması karşısında sigorta şirketinin müteselsil sorumluluğunun doğmadığını, henüz dava takibi talimatı verilmeyen müvekkil yönünden ücret istenemeyeceğini ve sözleşmedeki azil hâlinde ödenecek bedele ilişkin hükmün geçersiz olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1299 K. 2020/4 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Vekalet verenin sözleşmeyi her zaman tek taraflı sona erdirebilmesi karşısında, avukatlık ücret sözleşmesine haksız azil halinde cezai şart öngören ve müvekkilin azil hakkından vazgeçmesi sonucunu doğuran hüküm konulamayacağı, bu nedenle cezai şart isteminin yerinde olmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazası nedeniyle tazminat başvurusu için vekil tayin edilen avukat, haksız azledildiğini ileri sürerek vekalet ücreti, karşı yan vekalet ücreti ve cezai şart alacağı istemiştir. İlk derece mahkemesi azlin haksız olduğunu kabul ederek azil tarihine kadar yapılan işlerin tarifeye göre hesaplanan karşılığına hükmetmiş, karşı yan vekalet ücreti ve cezai şart taleplerini reddetmiştir. Daire, sigortacıya başvurudan sonra iki hafta içinde dava açılmamasının haklı azil sebebi oluşturmadığını, dava açılmadan azil nedeniyle karşı yan vekalet ücreti doğmadığını ve vekalet verenin azil hakkından vazgeçmesi sonucunu doğuran cezai şart kaydına değer verilemeyeceğini belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/290 K. 2018/317 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Vekilin her zaman azledilebilmesi karşısında, azlin haklı olup olmadığı ve buna bağlı avukatlık ücretinin ancak yargılamayla belirlenebileceği; bu nedenle azledilen vekilin ücret alacağının yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasından doğan tazminat davasını takip ederken azledilen avukatın, müvekkilinden olan ücret alacağı için açtığı davada, borçlunun üçüncü kişi sigorta şirketinden olan tazminat alacağı üzerine ihtiyati haciz ya da ihtiyati tedbir konulması talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi alacağın ihtilaflı olduğunu ve yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığını belirterek talebi reddetmiştir. Daire, azlin haklı olup olmadığı ile istenebilecek vekalet ücretinin ancak yargılamayla belirlenebileceğini, sunulan belgelerin alacağın varlığı bakımından yaklaşık ispat ölçüsünü karşılamadığını ve borçlunun mal kaçırmaya hazırlandığına dair delil bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!