T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
DAVACI:
K1
VEKİLİ:
Av. K2
DAVALI:
K3
VEKİLİ:
Av. K4
İHBAROLUNAN:
F1 SİGORTA A.Ş.-A1
DAVANIN KONUSU :
Vekalet ücreti alacağı
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:
K1
VEKİLİ
:
Av. K2.
KATILMA YOLU İLE
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVALI
:
K3.
VEKİLİ
:
Av. K4
TALEP KONUSU :
Mahkeme kararının kaldırılması
Adana 1. Tüketici Mahkemesi’nin 28.12.2017 tarih 2017/919 Esas 2017/2840 sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı ve davalı vekilince istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Müvekkili avukatın davalının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle kalıcı ve geçici maluliyetine ilişkin maddi tazminat davası açlma, takip etme, sonuçlandırma, icra takibine koyma, tahsil etme vs. tüm bu dava ile ilgili işlemleri yürütmek üzere davalı tarafından vekil tayin edildiğini,müvekkilinin ihbar edilen F1 Sigorta A.Ş aleyhine davalı yararına fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davasının açıldığını,delil listesi sunduklarını, 02/11/2016 tarihinde davalı müvekkili haksız yere vekillikten azlettiğini, müvekkilinin haksız azil sonucu avukatlık ücreti alacağından yoksun kaldığını beyanla, müvekkilin vekalet ücreti alacağının tespiti fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 1.000-TL vekalet ücreti alacağının ve mahkeme dosya masrafı ile 20.000-TL cezai şart bedelinin azilname tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE;
Vekaletnameden de görüleceği üzere birlikte ve ayrı ayrı vekalet yetkilerini ifaya yetkili avukatlardan birisinin davacı, diğerinin davacı vekili olarak yargılamaya dahil olması menfaat çatışmasına neden olacağını, davalının vekaletten önce tarihsiz bir vekalet ücret sözleşmesini müvekkiline imzalattığını, bir suretini de müvekkiline vermediğini, davacının üstlendiği vekalet görevinin gereklerini yerine getirmeyerek, haklı bir gerekçe yok iken davayı ikame etmeyerek müvekkilin alacağına kavuşmasının gecikmesine neden olmasının yanında hukuki bilgi ve yetkilerini müvekkilinin bu husustaki bilgisizliğini kullanarak hukuka aykırı biçimde kendi mefaatleri lehine bilinçli olarak kullanan davacı avukata gönderilen azilnamenin haklı gerekçelere dayanması hasebiyle huzurdaki davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Davanın kısmen kabulü ile, 720,00 TL’nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACI VEKİLİNİN İSTİNAF TALEBİNDE
İLERİ SÜRÜLEN
SEBEPLER:
Davalının, müvekkiline verdiği vekaletname ile davalının ailesinin geçirdiği trafik kazası nedeniyle ölümünden ötürü maddi tazminat talebi için sigorta şirketine başvuruda bulunma dava açma sonuçlandırma, icra takibine koyma gibi işleri yürütmek üzere yetki verdiğini, bu yetkiye istinaden müvekkilinin Avukat K1’ın müvekkili davalı tarafından haksız olarak azledildiğini, bu nedenle müvekkilinin azil tarihine kadar sarf ettiği emek çerçevesinde ilk derece mahkeme nezdinde davalıdan davalı lehine hükmedilecek maddi tazminatın %7’si oranında akdi vekalet ücreti alacağının karşı taraf vekalet ücreti alacağı ve haksız azil nedeniyle 20.000,00-TL cezai şart bedeli talep ettiklerini, mahkemenin gerekçeli kararında haksız olarak azledilen avukatın takip ettiği her dava için avukatlık ücretinin tamamına hak kazandığını ve avukatın bu ücret alacağı kapsamında müvekkili ile arasında yapılan ücret sözleşmesi gereğince hesaplanan vekalet ücretine hak kazanacağını kabul ettiğini, aynı zamanda mahkemenin davaya konu taleplerine dayanak olan azlin haksız azil olduğu konusunu da kabul etmesine rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, karşı taraf vekalet ücreti talebini de reddettiğini, haksız azilde azil tarihi itibariyle yapılan işlerin ücretinin verilmesi gerektiğini, müvekkilinin dava açmasa da ilgili sigorta şirketine başvuru sürecini tamamladığını, bu durumunda bir dava ön şartı olduğunu, müvekkilinin emeğinin sadece Avukatlık Ücret Tarifesi doğrultusunda 2 tane dilekçe yazım ücreti olan 720,00-TL kadar düşük rakamın ödenmesinin aykırı olduğunu, davalı lehine yapmış olduğu işlemlerde birtakım masraflar yaptığını, dava dilekçesinde bilirkişi delillerine dayandıklarını belirttiklerini ancak mahkemenin bu istemlerini reddettiğini belirterek, ilk derece mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Katılma yolu ile istinaf talebinde bulunan davalı
K3 vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri:
Davacı avukat ile müvekkilinin hiçbir şekilde yüz yüze gelmediklerini, aracısı kişi ile yaptıkları görüşmede müvekkilinin sigorta şirketinden alınacak tazminatı defaten almak istediğini belirttiğini ve en kısa sürede davanın açılması koşuluyla vekalet ettiğini, davacı tarafın sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra davalı şirketin eksik ödeme biçimindeki teklifini reddettiğini ve müvekkilinin de dava açılması isteğini defalarca avukata bildirmesine karşılık davacı tarafın ısrarla müvekkiline kısmi ödemeyi almaya zorladığını, davacı tarafın meslek kurallarını ihlal ettiğini, davacı tarafın sigorta şirketinin 35.355,78-TL ödeme teklifinde bulunduğunu ve ibraname düzenleme aşamasında bulunduğunu iddia ettiğini ancak müvekkiline şifahi görüşmelerde teklif edilen rakamın 95.000,00-TL olduğunun söylendiğini, davacı avukatın trafik kazası kaynaklı tazminat davaları ile ilgilendiğini, poliçede teminat altına alınan tazminatın tamamına yakın alabilecek bir kişiye 35.355,78-TL’yi kabule yönlendirmenin ve zorlamanın güven ilişkisine zarar veren bir davranış olduğunu bu sebepten ötürü kendisini azlettiğini belirterek, davacı tarafın itirazlarının reddine, İlk derece mahkemesine sunmuş oldukları cevap dilekçesindeki beyanlarının yanlış ve hatalı olarak yorumlandığını, mahkemenin vekalet tarihi olan 13.07.2016 tarih ile 01.11.2016 azil tarihi arasında geçen yaklaşık 4 aylık süreyi hiç bir şekilde değerlendirmediğini, bu süreçte davanın ikame edilmemiş olmasının kabul edilebilir makul bir mazeretinin olup olmadığını tartışmadığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Yazılı beyanlar, Zorunlu Mali Sorumluluk( Trafik) Sigorta Poliçesi, Kaza Tespit Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, vekalet ücreti alacağı talebidir.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, müvekkili avukatın davalının ailesinin geçirmiş olduğu trafik kazası nedeni ile vekil tayin edildiği F1 Sigorta A.Ş. aleyhine destek zararından ötürü tazminat talebi başvurusunda bulunulduğu, müvekkilinin haksız yere azledildiği bu başvuru ve muhtemel dava yolu ile davalı tarafa hükmedilecek maddi tazminat konusunda sözleşme yapıldığı bu nedenle şimdilik 1000 TL vekalet ücreti alacağı ve dosya masrafı ile 20.000 TL cezai şartın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sigorta şirketinin uzlaşma ve kısmi ödeme taleplerinin kabul etmeyip dava yolu ile alınmasını istediğini, dava açılmasını istemesine rağmen açılmadığından haklı olarak azlettiğini cezai şart konulduğundan yeni haberdar olup vekalet sözleşmelerinde cezai şart koşulunun bulunmasının mümkün olmadığı, bütün giderlerin avukat tarafından karşılanacağına ilişkin sözleşme hükmünün hukuki sonuç doğurmayacağı vekalet tarihinden itibaren 4 aydan fazla süre geçmesine rağmen dava açmamasına ve Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmamasına rağmen sözleşme hükümleri uyarınca ücret talep etmesinin hukuka aykırı olup davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme, davalının davacıyı vekil olarak tayin ettiği, davacının azilin haksız olduğu, dava açılmadan önce azledildiği, azledildiği tarihe kadar yapmış olduğu işlerin AAÜT ‘ye göre hesaplanan değerinin 720,00-TL olduğu,karşıyan vekalet ücreti ve cezai şart talebinin yerinde olmadığı davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği anlaşılmakladavanın kısmen kabulü ile 720,00-TL’nin dava tarihinden itibaren davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davacı ve katılma yolu ile davalı tarafından istinaf edilmiştir.
Davalı, davacı avukatın sigorta şirketine başvuru yaptığını ve 95.000 TL ödeme teklif ettiği ancak bunu kabul etmediklerini iki hafta sonra 110.000 TL teklif edildiği kabul etmeyerek dava açılmasını istemesine rağmen bu görüşmenin üzerinden 2 hafta geçmesine rağmen dosya numarasını E-Devlet şifresi ile yaptığı görüşmelerde görmemesi üzerine ve vekalet tarihinden itibaren azil tarihine kadar 4 ay geçmesine rağmen dava açılmadığından davacı avukatı azlettiğini beyan etmiş olup, sigorta şirketine başvuru dava ön şartı olup uzlaşmayı kabul etmediğini belirttiği süreden sonra iki hafta içerisinde dava açılmaması haklı bir azil sebebi oluşturmaz. Dava açılması için gerekli olan belgelerin toplanması bir süreyi gerektirmekte olup dosya kapsamı itibari ile azlin haksız olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmakta olup ancak davacı tarafından henüz dava açılmadan davacı azledilmiş olup, haksız azil halinde azil tarihi itibari ile yapılan işlerin ücreti vekile verileceğinden davacı sigorta şirketine başvuru için yazmış olduğu dilekçe ücreti olarak hukuki yardımda bulunduğu, ayrıca veraset ilamı almak için notere başvurduğu bu yapmış olduğu hizmetlerden dolayı vekalet ücreti alacağının bulunduğu, karşı yan vekalet ücreti olarak henüz bir dava açılmadan azledildiğinden karşı yan vekalet ücreti bulunmamakta olup, davacı masraflarının kendisi tarafından yapıldığını yasal delillerle ispat edememiştir.
Ayrıca taraflar arasında düzenlen ücret sözleşmesinin 5. Maddesinde haksız azil durumunda cezai şartın avukata ödeneceği düzenlenmiş ise de, TBK’nın 512. Maddesi uyarınca vekalet veren her zaman sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdirebileceği ancak uygun olmayan zamanda sözleşmeyi sona erdiren taraf diğerinin bundan doğan zararını karşılamakla yükümlü olup, Avukatlık Kanuna göre de haksız azil halinde ücretin tamamını talep etme hakkı bulunduğundan, avukatın özenle iş görme ve hesap verme borcu bulunmakta olup müvekkilinin gerektiğinde kullanabileceği azil hakkından vazgeçmeyi doğuran hükümler konulamaz, cezai şart talebi yerinde değildir.
Açıklanan nedenlerle; Davalının davacıyı azlinin haksız olduğu, azledildiği tarihe kadar yapmış olduğu işlemlerden dolayı ücret alabileceği, karşı yan ücreti ve cezai şart taleplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla,
Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve katılma yolu ile istinaf talebinde bulunan davalının istinaf başvurularının HMK. ‘nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca esastan reddinedair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-Tarafların
İstinaf Başvurularının
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40TL harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50 TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan alınmasına,
3- Davalı tüketici olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
4-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan taraflar üzerinde bırakılmasına,
5-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-a maddesi gereğince
KESİN olarak
08/01/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe