Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekâlet verenin ölümü ile kendiliğinden sona erer. Vekilin, vekâlet verenin ölümünden sonra onun adına dava açması mümkün değildir; ölü kişi adına açılan davada taraf ehliyeti bulunmadığından dava dinlenemez.
Detaylı özeti gör
Davacı murise ait aşılı zeytin ağaçları, Dalaman Akköprü Barajı taşocağı sahasında toprak alımı sırasında davalı idarece kesilmiş; muris 17.06.1998 tarihinde avukatına vekâletname vermiş, ancak 07.06.2005 tarihinde vefat etmiştir. Vekil, müvekkilinin ölümünden sonra 07.03.2007 tarihinde onun adına kamulaştırmasız el atılan ağaç bedelinin tahsili davasını açmış; yerel mahkeme davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme ise direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işin esasına girmeden önce ölü kişi adına dava açılmasını ön sorun olarak ele almış ve olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK m.397 (güncel TBK m.513) uyarınca, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâletin müvekkilin ölümüyle kendiliğinden sona ereceğini vurgulamıştır. Bu nedenle vekilin, müvekkilinin ölümünden sonra onun adına dava açmasının mümkün olmadığını, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından davanın dinlenemeyeceğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oyda ise mirasçıların davaya icazet verdiği gerekçesiyle davanın onlar adına açılmış sayılması ve esasın incelenmesi gerektiği savunulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe