TBK Madde 513 Vekâletin sona ermesi: Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 513, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekilin ya da vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi veya iflasıyla (taraflardan biri tüzel kişiyse, o tüzel kişiliğin sona ermesiyle) kendiliğinden son bulur; ancak bu sona erme vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa vekil ya da onun mirasçısı veya temsilcisi, vekâlet veren, mirasçısı ya da temsilcisi işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.

Resmi Metin

Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas

Madde 513- (1) Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça sözleşme, vekilin veya vekâlet verenin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası ile kendiliğinden sona ermiş olur. Bu hüküm, taraflardan birinin tüzel kişi olması durumunda, bu tüzel kişiliğin sona ermesinde de uygulanır.

(2) Vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren veya mirasçısı ya da temsilcisi, işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar, vekil veya mirasçısı ya da temsilcisi, vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.513, vekaletin kişiye bağlı güven ilişkisi olmasının doğal sonucudur: taraflardan birinin ölümü, ehliyetini kaybetmesi ya da iflası, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekaleti kendiliğinden sona erdirir; tüzel kişilerde tüzel kişiliğin sona ermesi de aynı sonucu doğurur. Bu kural mutlak değildir; sözleşmeye mirasçılarla devam kaydı konularak bertaraf edilebilir, dolayısıyla önce sözleşme metni okunmalıdır. Sona erme vekalet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekil veya mirasçısı, vekalet veren işleri kendi başına görebilecek duruma gelene kadar geçici olarak ifaya devam etmekle yükümlüdür; bu, hakkın değil borcun sürdüğü istisnai bir durumdur. TBK m.512 uyarınca azil ve istifa her an mümkünken, buradaki sona erme irade dışı gerçekleşir. Vekilin sona ermeyi öğrenmeden yaptığı işlemlerde TBK m.514 koruması devreye girer. Dava vekaletinde vekaletnamenin özel yetkiyi içerip içermediği HMK m.74 yönünden ayrıca denetlenmelidir. Sık rastlanan hata, ölümle sona ermeyi azil hükümleriyle karıştırmak ve geçici devam yükümünü gözden kaçırmaktır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 513. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 397 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 513 üncü maddesinde, ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas nedenleriyle sözleşmenin sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 397 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Ölüm, ehliyetsizlik, iflas” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Ölüm, ehliyetin kaybedilmesi ve iflas” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.513 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2017/2377 K. 2021/487 Bozma

Sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâlet, vekâlet verenin ölümü ile kendiliğinden sona erer. Vekilin, vekâlet verenin ölümünden sonra onun adına dava açması mümkün değildir; ölü kişi adına açılan davada taraf ehliyeti bulunmadığından dava dinlenemez.

Detaylı özeti gör

Davacı murise ait aşılı zeytin ağaçları, Dalaman Akköprü Barajı taşocağı sahasında toprak alımı sırasında davalı idarece kesilmiş; muris 17.06.1998 tarihinde avukatına vekâletname vermiş, ancak 07.06.2005 tarihinde vefat etmiştir. Vekil, müvekkilinin ölümünden sonra 07.03.2007 tarihinde onun adına kamulaştırmasız el atılan ağaç bedelinin tahsili davasını açmış; yerel mahkeme davayı reddetmiş, Özel Daire bozmuş, mahkeme ise direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işin esasına girmeden önce ölü kişi adına dava açılmasını ön sorun olarak ele almış ve olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK m.397 (güncel TBK m.513) uyarınca, sözleşmeden veya işin niteliğinden aksi anlaşılmadıkça vekâletin müvekkilin ölümüyle kendiliğinden sona ereceğini vurgulamıştır. Bu nedenle vekilin, müvekkilinin ölümünden sonra onun adına dava açmasının mümkün olmadığını, ölü kişinin taraf ehliyeti bulunmadığından davanın dinlenemeyeceğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oyda ise mirasçıların davaya icazet verdiği gerekçesiyle davanın onlar adına açılmış sayılması ve esasın incelenmesi gerektiği savunulmuştur.

Yargıtay 1.HD E. 2016/8754 K. 2019/2681 Onama

Vekilin ehliyetini kaybetmesiyle vekâlet ilişkisi kendiliğinden sona erer; bu tarihten sonra yetkisiz kalan vekilin yaptığı işleme değer verilemez. Ehliyetsizlik akit tarihinde adli tıp raporuyla saptanmışsa, bu işleme dayalı tescilin iptali gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı, parseldeki payının satışı için Düsseldorf Başkonsolosluğunun 09.07.1998 tarihli vekâletnamesiyle babasını vekil tayin etmiş, ancak satıştan vazgeçtiği için işlem gerçekleşmemiştir. Sonradan vekil babasının Alzheimer hastası olduğunu, davalı kız kardeşinin bu durumu fırsat bilerek vekilin ehliyetsizliğinden yararlanıp taşınmazı kendi adına devraldığını, tüm işlemlerin bilgisi ve rızası dışında yapıldığını ve satış bedelinin ödenmediğini ileri süren davacı, ehliyetsizlik ve hile nedenlerine dayanarak tapu iptali ile adına tescil istemiştir. Davalı, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını ve vekilin işlem tarihinde ehliyetli olduğunu savunmuştur. Yerel mahkeme, vekilin işlem sırasında ehliyetsiz olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, TBK m.513 uyarınca vekilin ehliyetini kaybetmesiyle vekâlet ilişkisinin sona ereceğini, akit tarihi itibarıyla vekilin hukuki ehliyeti haiz olmadığının Adli Tıp Kurumu'nun 12.10.2015 tarihli raporuyla saptandığını belirtmiş; vekâlet ilişkisi sona erdiğinden yetkisiz hâle gelen vekilin yaptığı temlik işlemine değer verilemeyeceğini vurgulamıştır. Daire, dosya içeriği ve toplanan deliller karşısında davanın kabulünün bu gerekçeyle ve sonucu itibarıyla doğru olduğunu belirterek davalının temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmün onanmasına karar vermiştir.

Yargıtay HGK E. 2014/662 K. 2015/781 Kabul

Vekâlet verenin ölümü kural olarak vekâlet ilişkisini kendiliğinden sona erdirir; ancak sona erme vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, TBK m.513/2 uyarınca vekilin vekâleti geçici olarak devam eder ve gerekçeli karar mirasçıya değil vekile tebliğ edilir.

Detaylı özeti gör

Alacak davasında yerel mahkeme istemi reddetmiş, davacının temyizi üzerine Özel Daire kararı bozmuş, mahkeme ise önceki kararında direnmiştir. Direnme kararı, davacı kendisini vekille temsil ettirdiği hâlde asile tebliğ edilmiş; Hukuk Genel Kurulu geri çevirme kararıyla bunun 7201 sayılı Tebligat Kanunu m.11'e aykırılığını saptamıştır. Yerel mahkeme ise davacı asilin 01.07.2013'te öldüğünü, ölümle vekâlet ilişkisinin son bulduğunu, mirasçıların çoğunun yurt dışında bulunduğunu ve avans yokluğunu belirterek eksikliği gideremediğini bildirmiştir. Hukuk Genel Kurulu, TBK m.513/1'in ölümle vekâletin kendiliğinden sona ermesi kuralını anmakla birlikte, aynı maddenin ikinci fıkrasındaki istisnaya dayanmıştır: vekâletin sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürüyorsa, vekâlet veren, mirasçısı ya da temsilcisi işleri kendi başına görebilecek duruma gelinceye kadar vekil vekâleti ifaya devam etmekle yükümlüdür; bu yükümlülüğe aykırılık TBK m.506 gereğince tazmin sorumluluğu doğurur. Somut olayda vekâletin bu aşamada sona ermesi vekâlet verenin menfaatlerini tehlikeye düşürme ihtimali taşıdığından, vekilin vekâletinin geçici olarak devam ettiğinin kabulü gerekmiş; gerekçeli direnme kararı ile geri çevirme kararının mirasçılara değil davacı vekiline usulünce tebliği, asilin ölümünden önce açıkladığı temyiz iradesi de gözetilerek vekile gerekçeli temyiz dilekçesi sunma olanağı tanınması ve yasal temyiz süresinin beklenmesi gerektiği belirtilerek, dosya yerel mahkemeye oybirliğiyle geri çevrilmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.513 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2163 K. 2026/52 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde taraf ehliyetiyle birlikte vekalet ilişkisinin de kural olarak sona erdiği, davaya vekil eliyle değil ancak mirasçılar eliyle devam edilebileceği belirtilerek taraf teşkili için karar kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bira ürünlerinin satışına ilişkin sözleşmeye dayalı katkı payı ve cezai şart alacağı istenmiş, ilk derece mahkemesi sözleşmenin usulünce feshedilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davalının öldüğünü saptamış; ölümle taraf ehliyetinin ve kural olarak vekalet ilişkisinin sona erdiğini, davanın ancak mirası reddetmeyen mirasçıların katılımıyla sürdürülebileceğini belirterek, esas ve istinaf sebepleri incelenmeksizin kararı kaldırmış ve taraf teşkili sağlanmak üzere dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2448 K. 2025/2652 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yargılama sürerken davacının ölümüyle vekâlet ilişkisinin kural olarak kendiliğinden sona erdiği, vekilin davaya devam edemeyeceği; istinaf aşamasındaki ölüm üzerine taraf teşkilinin mirası reddetmeyen mirasçılarla sağlanması gerektiği belirtilerek karar kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşıma kooperatifinde çalışan minibüsün sıra hattının yarısını noterde yapılan satış sözleşmesiyle satın aldığını ileri süren davacı, satışın tespiti ile adına tescilini istemiştir. İlk derece mahkemesi aynı hattın yarı yarıya birden fazla kişiye tescil edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davacının vefat ettiğini saptamış; ölümle taraf ehliyetinin ve vekâlet ilişkisinin sona erdiğini, davaya ancak mirasçılarla devam edilebileceğini belirterek istinaf sebeplerinin esasını incelemeksizin kararı kaldırmış ve taraf teşkili eksikliği giderilip yeniden hüküm kurulmak üzere dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/426 K. 2025/203 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İstinaf aşamasında davalının ölmesi üzerine vekalet ilişkisinin kendiliğinden sona erdiği ve vekilin davaya devam edemeyeceği kabul edilerek, mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak katılımıyla taraf teşkilinin sağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt bayilik sözleşmesine garantör sıfatıyla imza atan kişi aleyhine yürütülen ilamsız takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, garanti sözleşmesinin asıl borçtan bağımsız bir sorumluluk doğurduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davalının vefat ettiğini saptamış, ölümle taraf ehliyetinin ve vekalet ilişkisinin sona erdiğini, mirası reddetmeyen mirasçıların mecburi dava arkadaşı olarak davaya katılımı sağlanarak taraf teşkilinin tamamlanması gerektiğini belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/118 K. 2024/2134 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde taraf ehliyeti yanında vekalet ilişkisinin de kural olarak sona ereceği, davanın vekil tarafından değil ancak mirasçılar tarafından sürdürülebileceği belirtilerek, taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm kaldırılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt bayilik sözleşmesini garantör sıfatıyla imzalayan kişiye karşı cari hesap borcunun tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi alacağın haricen tahsil edildiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Daire, dosya istinaf aşamasındayken davalının öldüğünü saptamış; ölümle taraf ehliyetinin ve varsa vekalet ilişkisinin sona ereceğini, yargılamanın ancak mirasçılarla sürdürülebileceğini belirterek taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulamayacağı sonucuna varmış ve kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2022/2646 K. 2023/313 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ticaret sicilinden re'sen terkin edilen şirketin vekili, vekâletin sona ermesine rağmen şirket menfaatlerinin korunması için ihalenin feshi şikayetinde bulunabilirse de, yargılamanın sürdürülebilmesi eldeki dosyaya özgü ihya kararına bağlı görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte araç ihalesinin feshi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, zarar unsurunun ispatlanamadığı ve hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, şikayetçi şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini, başka bir dosyayla sınırlı olarak verilen ihya kararının eldeki şikayet bakımından etkisi bulunmadığını saptamış; eldeki dava için şirketin ihyası ve ardından vekilin yeni vekâletname sunması amacıyla kesin süre verilmesi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle ilk derece kararını kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Diğer kararlar (4)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1278 K. 2021/1406 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İflasın açılmasıyla müflis şirketin temsil yetkisi iflas idaresine geçtiğinden vekalet görevinin, iflas kararının kesinleşmesi beklenmeksizin kendiliğinden sona erdiği ve önceki vekilce verilen istinaf dilekçesinin reddinin usule uygun olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Finansal kiralama sözleşmesine konu taşınmazın iadesi istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesi yetki sözleşmesi nedeniyle yetkisizlik kararı vermiş; davalı şirket hakkında iflas açıldığından, önceki vekilin sunduğu istinaf dilekçesini ek kararla reddetmiştir. Daire, iflasın açılmasıyla temsil yetkisinin iflas idaresine geçtiğini ve vekalet görevinin iflas kararının kesinleşmesi beklenmeden kendiliğinden sona erdiğini belirterek ek kararı usul ve yasaya uygun bulmuş, ayrıca istinaf başvurusunun kötü niyetli sayılamayacağını kabul ederek başvuruyu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/769 K. 2021/1291 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Davacı şirketin iflasına karar verilmesiyle şirket vekillerinin vekâletinin kendiliğinden sona erdiği ve yönetimin iflas idaresine geçtiği kabul edilerek, yeni duruşma gününün iflas idaresi vekiline tebliğ edilmeden dosyanın işlemden kaldırılması usule aykırı bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat davası sürerken davacı şirketin iflasına karar verilmiş; ilk derece mahkemesi duruşmaya gelinmediği gerekçesiyle dosyayı işlemden kaldırmış ve üç ay içinde yenilenmediğinden davanın açılmamış sayılmasına hükmetmiştir. Daire, iflas kararıyla şirket vekillerinin vekâletinin sona erdiğini, yönetimin iflas idaresine geçtiğini, buna rağmen yeni duruşma gününün iflas idaresi vekiline tebliğ edilmediğini, ayrıca ikinci alacaklılar toplantısı yapılmadığından yargılamanın durması gerektiğini belirtmiştir. İstinaf başvurusu kabul edilerek karar kaldırılmış, dosya yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/1722 K. 2020/1958 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Vekalet verenin ölümüyle vekalet ilişkisi sona erdiğinden, ölüm tarihinden sonra ölen borçlu adına vekilince yapılan icra şikayetinin aktif husumet yokluğundan reddi gerektiği, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmadığı için işin esasının incelenmesinin isabetsiz olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi sözleşmesine müteselsil kefil olan ve aynı borç için taşınmazları üzerinde ipotek bulunan iki kişi hakkında bankaca genel haciz yoluyla takip başlatılması üzerine, takibin iptali istemiyle icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesi, itirazların süresinde icra dairesine yapılması gerektiği gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Daire, kefillerden birinin şikayet tarihinden önce öldüğünü ve ölümle vekalet ilişkisi sona erdiğinden onun adına vekilce yapılan başvurunun aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, diğer kefil yönünden ise kefalet borcunun ipotek teminatı kapsamında kalması nedeniyle önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılması zorunlu olduğunu belirterek istinafı kısmen kabul edip ilk derece kararını kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/405 K. 2020/731 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Davalı şirketin yargılama sırasında iflasıyla vekalet ilişkisinin kendiliğinden sona ereceği ve vekillik görevinin biteceği belirtilerek, ilk derece mahkemesince davalı vekilinin vekalet görevinin devam edip etmediğinin araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Nakliye hizmetine ilişkin faturalara dayanan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesi davacının ticari defterlerinin lehine delil olmadığı gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. İstinaf aşamasında davalı şirketin iflasına karar verildiği ileri sürülmüştür. Daire; iflasın açılmasıyla vekalet ilişkisinin sona ereceğini ve masaya ilişkin davalarda dava takip yetkisinin iflas idaresine geçeceğini, bu nedenle iflasın ve alacağın masaya kabul edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğini; ayrıca faturaya konu hizmetin ifasının ispatına ilişkin delillerin eksik toplandığını belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!