TBK Madde 477 Eserde ayıp: d. Eserin kabulü

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 477, eserin işsahibince açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağını, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirmede fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğun devam edeceğini düzenler. İşsahibi gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse ya da sonradan ortaya çıkan ayıbı gecikmeksizin yükleniciye bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.

Resmi Metin

d. Eserin kabulü

Madde 477- (1) Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.

(2) İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.

(3) Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Pratikte bu hüküm, işsahibinin muayene ve ihbar külfetini yerine getirmemesinin bedelini gösterir: eseri gözden geçirip TBK m.474 uyarınca ayıpları bildirmeyen işsahibi eseri kabul etmiş sayılır ve TBK m.475’teki seçimlik haklarını (dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım) yitirir. Kabulden sonra yüklenici kural olarak kurtulur; ancak yüklenicinin kasten gizlediği ve olağan gözden geçirmede fark edilemeyecek ayıplarda sorumluluk sürer. Bu ayrım kritiktir: açık (görülebilir) ayıpta eser tesliminden sonra işin olağan akışına göre uygun sürede muayene ve bildirim, sonradan çıkan gizli ayıpta ise ayıp ortaya çıkınca gecikmeksizin ihbar şarttır; aksi hâlde eser kabul edilmiş sayılır. İhbar süresinden ayrı olarak dava, TBK m.478’deki zamanaşımına tabidir: taşınmaz dışı eserde iki yıl, taşınmaz yapıda beş yıl, yüklenicinin ağır kusuru varsa yirmi yıl. Sık hata, bağımsız iş sonucu taahhüt eden eser yüklenicisini, bağımlı çalışan işçiye ilişkin TBK m.393 hizmet rejimiyle karıştırmaktır. İhbarı yazılı ve tarihli yapıp ispatı saklamak yerinde olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 477. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 477 nci maddesinde, eserin kabulü düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “d. İşin kabulü” şeklindeki ibare, Tasarıda “d. Eserin kabulü” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde kullanılan “Ancak, müteahhidin kasten sakladığı usulü veçhile muayenesinde müşahede edilemeyecek olan kusurlar hakkında, mesuliyeti bakidir.” şeklindeki ibare, Tasarının, tek cümleye dönüştürülen 477 nci maddesinin birinci fıkrasında, “ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder.” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “Eğer iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve ihbarı ihmal ederse zımnen kabul etmiş sayılır.” şeklindeki ibare, Tasarıda “İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır.” şeklinde ifade edilmiştir. Tasarıdaki metnin “zımnen” sözcüğünü de kapsadığı göz önünde tutularak, bu sözcük fıkraya alınmamıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin son fıkrasında kullanılan “Yapılan şeydeki kusur” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eserdeki ayıp” şeklinde; “…keyfiyeti müteahhide haber vermeğe mecburdur.” şeklindeki ibare ise, “…gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır.” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 362 nci maddesinin son fıkrasının “Aksi takdirde iş sahibi kabul etmiş sayılır.” şeklindeki ikinci cümlesi, Tasarının tek cümleye dönüştürülen 477 nci maddesinin son fıkrasında, “bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.” şeklinde kaleme alınmıştır.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.477 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2024/2379 K. 2025/1975 Bozma

Ayıp bildirimi kural olarak şekle bağlı değildir; içeriği itibarıyla karşı tarafın ayıptan haberdar olmasını sağlamaya elverişli her bildirim ayıp ihbarı sayılır, bu nedenle delil tespiti dilekçesinin ya da tespit raporunun tebliği de gizli ayıp yönünden geçerli bir bildirim niteliğindedir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, davalı yüklenici ile 23.11.2016 tarihinde imzaladıkları sözleşmeyle çelik silo tesisinin elektrik, tesisat ve otomasyon işlerinin anahtar teslimi yapımını kararlaştırmış; işlerin sözleşmede belirlenen markalar yerine daha düşük kaliteli malzemeyle yapıldığını ileri sürerek delil tespiti yaptırmış ve şimdilik 10.000,00 TL istemiş, 12.09.2022 tarihli ıslahla talebini 428.809,31 TL'ye yükseltmiştir. İlk derece mahkemesi ayıp ihbarının süresinde olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi 19.07.2017 tarihli faturayı teslim tarihi sayıp ıslahla artırılan kısmı zamanaşımından, kalan bölümü de süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, beş yıllık zamanaşımına ilişkin değerlendirmeyi yerinde bulmuş; ancak 02.04.2018 tarihli delil tespitinin gizli ayıp yönünden geçerli bildirim sayılması ve ayıplı ile eksik işlerin bilirkişi incelemesiyle ayrıştırılması gerektiğinden kararı bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2024/486 K. 2025/1539 Bozma

Teslim anında basit bir muayeneyle veya gözle görülemeyen, ancak kullanım sonucu ortaya çıkan bozukluk açık ayıp değil gizli ayıptır; iş sahibi böyle bir ayıbı öğrenir öğrenmez bildirimde bulunmuşsa eseri kabul etmiş sayılmaz ve yüklenicinin ayıplı imalattan doğan zarardan sorumluluğu sürer.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, ihale ile üstlendiği pazaryeri ve düğün salonu yapım işinin betonarme karkas bina ve uzay kafes çelik çatı kısmını davalı taşerona yaptırmış; kullanım sırasında aşık dikmeleri sisteme bağlayan cıvataların kırıldığı, dikmelerin eğildiği ve panellerin sarktığı tespit edilince onarımı kendisi yaptırıp 316.050,16 TL onarım bedelini istemiştir. Davalı taşeron, hasarın kendi işinden kaynaklanmadığını ve periyodik bakım yapılmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi 13.01.2016 tarihli kararıyla davacının kontrol ve denetim görevini yerine getirmediğini, gizli ayıptan söz edilemeyeceğini belirterek davayı reddetmiş, bozmaya uyularak yapılan yargılamada da aynı sonuca varmıştır. Daire ise hükme esas bilirkişi raporundaki uzay çatının projelendirilmesindeki eksiklik ve yatay stabilite tespitine göre ayıbın teslimde gözle görülemeyen, kullanımla ortaya çıkan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, ihbarın da süresinde yapıldığını belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2019/6 K. 2022/775 Direnme Bozuldu

Eser sözleşmesinde açık ayıp, teslimi izleyen makul süre içinde yapılan gözden geçirme ile görülüp saptanabilen ayıptır; iş sahibi bu gözden geçirme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmezse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplardan doğan sorumluluktan kurtulur.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, davalının müşterisi olan dava dışı şirketin iki yüz altmış beş aracındaki takip sistemlerini eski araçlardan sökerek yeni araçlara monte etme işini üstlenmiş, işi 25.12.2013 ile 30.12.2013 tarihleri arasında teslim etmiş ve 06.01.2014 tarihli 12.038,95 TL fatura düzenlemiştir. Bunun 6.000 TL'si ödenince bakiye 6.038,95 TL için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiştir. Davalı, montaj hatası nedeniyle araçlarda arıza doğduğunu, ayıpları defalarca bildirdiğini savunmuştur. Mahkeme, teslimden kırk gün sonra yapılan ayıp ihbarını süresinde saymayarak davayı kabul etmiş; Özel Daire arızaların kaynağının uzman bilirkişi ile saptanmasını isteyerek bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının 02.01.2014 tarihli e-posta ile ilk bildirimi yaptığını, ayıbın niteliğinin ve açık mı gizli mi olduğunun belirlenmediğini, üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2019/815 K. 2019/4872 Bozma

Ayıp, ileri sürülmedikçe mahkemece kendiliğinden gözetilemeyecek bir def'idir; süresinde ayıp bildiriminde bulunulduğu ileri sürülüp kanıtlanmadığında iş sahibi eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır, seçimlik haklarını kullanamaz ve iş bedelinden ayıp nedeniyle indirim yapılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı iş sahibi, davalı yüklenicinin başlattığı ve kesinleşen ilamsız icra takibi nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini istedi. Taraflar arasında yazılı sözleşme yoktu; davacıya ait restoranın mimari tasarımı konusunda sözlü eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş, 26.11.2012 tarihli faturayla belirlenen 162.604,00 TL proje bedeli ihtilaf konusu olmamıştı. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etti; Bölge Adliye Mahkemesi bu kararı kaldırarak davayı 187.729,32 TL'lik kısım yönünden kabul etti ve davacıyı İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca inkar tazminatıyla sorumlu tuttu. Daire, bedelde anlaşılamadığından TBK'nın 481. maddesi gereğince iş bedelinin mahalli piyasa rayiçleriyle hesaplanması gerektiğini, süresinde ayıp ihbarında bulunulduğu ileri sürülüp kanıtlanmadığından bedelden ayıp nedeniyle indirim yapılamayacağını belirterek hükmü taraflar yararına bozdu.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2016/2999 K. 2017/4504 Bozma

Gözden geçirme, bildirim ve bildirimin yapılmaması hâlinde eserin kabul edilmiş sayılması kuralları yalnız ayıplı işlere ilişkindir; eksik işler bakımından bu hükümler uygulanmaz, eksik iş bedelinin istenebilmesi için teslim sırasında ihtirazi kayıt konulması ya da ihtar çekilmesi aranmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirkete ait taşınmaz üzerine kurulacak akaryakıt istasyonunda yapı denetim hizmeti verilmesi ve proje yapılması konulu eser sözleşmesi uyarınca bedelin 38.000 TL kararlaştırıldığını, işi tamamlayıp teslim ettiğini belirterek 9.000 TL bakiye iş bedeli ile ilave işler karşılığı 1.000 TL istemiş, ıslahla ek iş talebini 10.192 TL tutarına yükseltmiştir. Davalı, davacının işleri eksik bıraktığını savunmuş, mahkeme bilirkişi incelemesi yaptırmadan davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, davalı ayıplar için ihbarda bulunduğunu kanıtlayamamış olsa da eksik işler yönünden ihbar aranmayacağını, eksikliklerin fiziki oran kurularak, ilave işlerin ise oda tarifesine göre hesaplanarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca ıslah dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden savunma hakkının kısıtlandığını belirterek hükmü bozmuştur.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2016/2612 K. 2017/2417 Bozma

Ayıp bildirimi hukuki işlem değil hukuki işlem benzeri bir fiil olduğundan hiçbir şekle bağlı değildir; taraflar tacir olsa bile bildirimin kanunda öngörülen süreler içinde yapılıp yapılmadığı tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir, bu yöndeki tanık deliline olanak tanınmadan hüküm kurulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, davalı iş sahibiyle arasındaki yapı ve tadilat işine ilişkin eser sözleşmesinden doğan bakiye iş bedeli için icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptalini istemiştir. Davalı, teslim edilen işin ayıplı olduğunu, ayıbı yükleniciye ihbar ettiğini savunmuş ve bunu tanık beyanlarıyla kanıtlayacağını muhtelif celselerde bildirmiş; mahkeme tanık dinlenmesi istemini reddederek davanın kısmen kabulüne karar vermiş, ayrıca davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmetmiştir. Hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Daire, eser sözleşmesinde ayıp ihbarının tacirler arasında dahi şekle bağlı olmadığını, davalıya ihbarı süresinde yaptığını ispat için tanık bildirme olanağı tanınması, ayıp kanıtlanırsa giderim bedelinin bilirkişiye hesaplatılıp iş bedelinden mahsubu gerektiğini; İİK m.67/II uyarınca kötüniyet kanıtlanmadan tazminata hükmedilemeyeceğini belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.477 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/363 K. 2022/1293 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İstinat duvarında teslimden sonra beliren çatlama ve açılmalar gizli ayıp olarak nitelendirilmiş; TBK 477 uyarınca durumun süresinde yükleniciye bildirildiği saptanarak eserin olduğu gibi kabul edilmiş sayılamayacağı ve yüklenicinin sorumluluğunun sürdüğü kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Akaryakıt istasyonu çevresine istinat duvarı yapımı için eser sözleşmesi imzalanmış; duvar teslim edilip bedeli ödendikten sonra köşelerde açılma ve çatlaklar oluşmuş, ardından duvarın bir bölümü çökmüş ve idarece tesisin yıkımına karar verilmiştir. İşsahibi yıkım, yeniden yapım ve kazanç kaybı zararlarını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, duvarın projesine aykırı imal edildiğini, işsahibinin verdiği projede de hata bulunduğunu ve öngörülmeyen dolgu malzemesi kullanıldığını, yüklenicinin proje eksikliklerini sözlü bildirdiği savunmasını ispatlayamadığını belirlemiş; işsahibi, yüklenici ve yapı denetim firması arasındaki kusur dağılımını dosya kapsamına uygun bularak her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/2091 K. 2022/1188 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayıp ihbarının tacirler arasındaki eser sözleşmesinde de şekle tabi olmadığı ve tanıkla ispat edilebileceği belirtilerek, teslim ve montajdan hemen sonra sözlü uyarıda bulunan işsahibinin eseri kabul etmiş sayılmayacağı, yüklenicinin sorumluluktan kurtulmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, restorasyon işinde alüminyum doğrama ve kayar toplanır kapı imalatı yapan yüklenicinin bakiye alacağı için başlattığı takibe itirazın iptaline ilişkindir. İş sahibi, dış cepheye uygun olmayan kapı takıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Yüklenici, eserin kabul edildiğini ve süresinde ayıp ihbarı yapılmadığını ileri sürmüştür. Daire, eser sözleşmesinde ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığını, tanık beyanlarına göre montajdan hemen sonra sözlü ihbarda bulunulduğunu belirlemiş ve önceki kararın yalnız yüklenici tarafından istinaf edilmesiyle oluşan usuli kazanılmış hakkı da gözeterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/458 K. 2020/511 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde geçici ve kesin kabul yapılmış olmasının yüklenicinin sorumluluğunu yalnız açık ayıplar yönünden sona erdirdiği; eksik işler ile kabulden sonra ortaya çıkan gizli ayıplar yönünden sorumluluğun zamanaşımı süresi sonuna kadar sürdüğü belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yapılan vakıf binalarında kesin kabulden sonra çatı ve nem kaynaklı hasarlar ortaya çıktığı ileri sürülerek onarım bedeli istenmiştir. Yüklenici, kesin kabulden uzun süre sonra bildirim yapıldığını savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek dava tarihi rayiçlerine göre hesaplanan hasar bedeline hükmetmiştir. Daire, kabulün yalnız açık ayıplar yönünden sorumluluğu sona erdirdiğini, gizli ayıplarda sorumluluğun sürdüğünü belirtmiş; ancak kullanıcı hatasından kaynaklanan zararın ayrıştırılması ve bedelin ayıbın ortaya çıkıp yükleniciye bildirildiği 2014 yılı rayiçleriyle hesaplanması gerektiğinden, eksik incelemeyle kurulan hükmü kaldırarak dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/613 K. 2020/335 Kısmen Kabul

Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde eksik iş bedelinin ihbara gerek olmaksızın her zaman istenebileceği; ayıplı iş bedeli için ise gizli ayıbın ortaya çıkışından sonra arsa sahibinin TBK m.477 uyarınca yükleniciye bildirimde bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kendisine bırakılan blokun sözleşmedeki niteliklere uygun yapılmadığını ileri süren arsa sahibi, eksik ve ayıplı imalat bedelini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, ortak yerlerdeki eksik ve ayıplı imalat bedelinin ancak arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin arsa payı oranında istenebileceğini belirterek arsa sahibinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş; buna karşılık projede değişiklik yapılıp yapılmadığı ile eksik ve ayıplı iş ayrımı ve ayıp ihbarı araştırılmadan hüküm kurulduğu gerekçesiyle yüklenicinin istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırarak dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/535 K. 2019/21 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinde, teslim tutanağından önce e-posta ile bildirilen fakat tutanağa geçirilmeyen eksiklik ve ayıplar dikkate alınmamış; iş sahibinin eseri tutanakta yazılı ayıp ve eksiklerle kabul ettiği, bedelden indirimin de bu kalemlerle sınırlı kalacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yurt dışında yapımı süren bir otelin çok amaçlı salonuna ses, ışık ve görüntü sistemi temini ve montajına ilişkin sözleşmeden doğan bakiye alacak için başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine yüklenici itirazın iptali davası açmıştır. İş sahibi, işin eksik ve ayıplı teslim edildiğini, eksiklikleri başka bir firmaya gidertip bedelini ödediğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi teslim tutanağını esas alıp eksik ve ayıplı iş bedelini alacaktan indirerek davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, taraflar arasındaki ilişkinin alım satım değil eser sözleşmesi olduğunu, iş sahibinin eseri teslimde gözden geçirip tespit ettiği ayıp ve eksikleri tutanağa geçirdiğini, tutanaktan önce e-posta ile bildirilip tutanağa yazılmayan ayıpların dikkate alınamayacağını ve sonradan sunulan ayıp faturasının ticari deftere işlenmediğini belirterek iş sahibinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!