TBK Madde 476 Eserde ayıp: c. İşsahibinin sorumluluğu

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 476, eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın iş sahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple iş sahibine yüklenebilecek olursa, iş sahibi eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.

Resmi Metin

c. İşsahibinin sorumluluğu

Madde 476- Eserin ayıplı olması, yüklenicinin açıkça yaptığı ihtara karşın, işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa işsahibi, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, ayıptan doğan riski istisnaen işsahibine kaydıran bir savunma aracıdır: yüklenici, ayıbın işsahibinin talimatından kaynaklandığını ileri sürerek TBK m.475‘teki seçimlik haklara (dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım) karşı çıkabilir. Ancak korumanın kilit koşulu, yüklenicinin talimatın sakıncasına dair açık ihtarda bulunmuş olmasıdır. Sessiz kalan veya kendi ihmaliyle ayıba yol açan yüklenici bu savunmadan yararlanamaz; buradaki mantık TBK m.472‘deki ihbar külfetiyle paraleldir. Pratikte ihtarın yazılı ve tarihli yapılması ispat açısından önemlidir. Sık yapılan hata, işsahibinin talimatı ile yüklenicinin mesleki özen borcunu karıştırmaktır: basiretli yüklenici, açıkça uyarmadıkça sorumluluktan kurtulmaz. Süre bakımından ise ayıp davasında TBK m.478 geçerlidir (taşınmaz dışı eserde iki yıl, taşınmaz yapıda beş yıl, ağır kusurda yirmi yıl). Ayrıca bu ilişki eser sözleşmesine özgüdür; yüklenicinin bağımsız konumu, TBK m.393‘teki bağımlı hizmet ilişkisiyle karıştırılmamalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 476. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 476 ncı maddesinde, eserin ayıplı olmasından işsahibinin sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. İşsahibinin mesuliyeti” şeklindeki ibare, Tasarıda “c. İşsahibinin sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinde kullanılan “Yapılan şeyin kusurlu olması” şeklindeki ibare, Tasarıda “Eserin ayıplı olması” şeklinde; “sarahaten beyan eylediği mütalaaya mugayir olarak” şeklindeki ibare de, “açıkça yaptığı ihtara karşın” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinde kullanılan “işsahibinin verdiği emirlerden neşet etmiş bulunur veya her hangi bir sebeple iş sahibine isnadı kabil olursa” şeklindeki ibare, Tasarıda, “işsahibinin verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 361 inci maddesinin sonunda kullanılan “o şeyin kusurlu olmasından” şeklindeki ibare ise, “eserin ayıplı olmasından” şeklinde düzeltilmiştir. Gerçekten, eserin kusurlu olmasından değil, ayıplı olmasından söz edilmelidir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.476 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2023/10 K. 2024/1946 Bozma

Sonuç taahhüdü içeren eser sözleşmesinde yüklenici, taahhüt edilen sonucun fen ve bilim kurallarına göre gerçekleşmesinin mümkün olmadığını görüyorsa işi kabul ederken iş sahibini uyarmakla yükümlüdür; uyarmaksızın işi üstlenen yüklenici sonucu taahhüt etmiş sayılır ve sonuç gerçekleşmedikçe ücrete hak kazanamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, burnundaki kırıklık, şekil yamukluğu ve nefes alma sorunu nedeniyle davalı hastanede 20.09.2016 tarihinde 1.500,00 TL ödeyerek ameliyat olmuş; sonuç alınamayınca 27.08.2018 tarihinde 7.000,00 TL ödeyerek ikinci kez ameliyat edilmiştir. Bu ameliyatın da başarısız geçtiğini, yeniden ameliyat olmak zorunda kaldığını ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Davalı hastane, müdahalelerin tıp kurallarına uygun olduğunu, sonucun beklenebilir bir komplikasyon olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporlarına göre tıbbi kurallara ve aydınlatma yükümlülüğüne aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, estetik amaçlı müdahalenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinin uzman kuruldan alınacak raporla saptanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/3475 K. 2023/4077 Bozma

Ayıbın iş sahibine yüklenebilmesi, yüklenicinin ihbar yükümlülüğünü yerine getirmesine bağlıdır; sözleşmede malzeme seçiminden iş sahibinin sorumlu olduğu kararlaştırılmış olsa bile, yüklenicinin bu seçim konusunda iş sahibini uyarıp uyarmadığı araştırılmadan yüklenicinin sorumluluktan kurtulduğu sonucuna varılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, davalı iş sahibiyle 08.03.2012 tarihli sözleşme uyarınca Bursa'daki projede yer alan blokların ince inşaat işlerini üstlenmiş, iş teslim edildikten sonra 31.01.2015 ile 02.02.2015 arasındaki lodos fırtınasında çatılarda ve cephelerde hasar oluşmuştu. İş sahibi 04.04.2015 tarihli ihtarnameyle onarım istemiş, sonra hasarı teminat mektubundan karşılayacağını bildirerek teminat mektubunu 09.05.2017 tarihinde 155.381,22 TL olarak paraya çevirmişti. Yüklenici 107.500,00 TL borçlu olmadığının tespitini ve tahsil edilen 90.547,16 TL'nin istirdadını istedi. Yerel mahkeme hasarın hatalı malzeme seçiminden doğduğunu ve bunun gizli ayıp olduğunu kabul ederek davayı reddetti; Bölge Adliye Mahkemesi fırtınayı mücbir sebep sayarak davayı kabul etti. Daire, bilirkişi raporundaki montaj hatası saptamasının tartışılmadığını ve sözleşmenin 12-d maddesine rağmen yüklenicinin TBK 476 uyarınca ihbar yükümlülüğünü yerine getirip getirmediğinin incelenmediğini belirterek kararı bozdu.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2022/407 K. 2023/432 Onama

İş sahibinin talimatı doğrultusunda meydana getirilen eserin ayıplı çıkması, ancak yüklenicinin önceden açık bir ihtarda bulunmuş olması halinde iş sahibine yüklenebilir; talimatla hazırlanan projenin ilgili idarece onaylanmayacağı yolunda açık ihtarda bulunmayan yüklenici, işin sonuçsuz kalmasına dayanarak iş bedeline hak kazanamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalıya ait otelin tarihi eser niteliğindeki hamam bölümüne ilişkin mimari tadilat projesinin hazırlanması ve ilgili makamlara onaylatılması konusunda davalı ile sözlü olarak anlaşmış; projeyi hazırlayıp Koruma Kurulu Müdürlüğüne sunmuş, iş bedeli ödenmeyince icra takibi başlatmış ve itiraz üzerine 23.03.2016 tarihinde itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, projenin onaylanmamış olmasının ücrete engel olmadığı gerekçesiyle takibe vaki itirazın 200.000,00 TL üzerinden iptaline karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi ise onay alınmasının da yüklenicinin edimine dahil olduğunu, davacının bu yükümlülüğü yerine getirmediğini belirterek davayı reddetmiştir. Daire, Kurulun 18.01.2018 tarihli yazısına göre hazırlanan iki projenin de idarece uygun bulunmadığını, onaylanmayan projenin tamamlanmış eser sayılamayacağını ve yüklenicinin projenin bu haliyle onaylanmayacağı yolunda açık bir ihtarı da bulunmadığını belirterek red hükmünü onamıştır.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2018/4893 K. 2019/129 Bozma

Ayıbın iş sahibinin kendi yaptığı imalattan kaynaklanması, yükleniciyi tek başına sorumluluktan kurtarmaz; yüklenici, iş sahibinin hatalı imalatı üzerine yapacağı işte sonradan doğabilecek hasarlar bakımından uyarı görevini yerine getirdiğini kanıtlayamazsa, ortaya çıkan zarardan sorumlu tutulur.

Detaylı özeti gör

Davacı iş sahibi, şarap fabrikasının yapımı için davalı yüklenici ile sözleşme düzenlediklerini, primler dahil 214.320,00 TL ödeme yaptıklarını, işin tamamlanmaması üzerine sözleşmeyi feshettiklerini ileri sürerek 58.646,00 TL hakediş iadesi ile betonarme perde derzlerindeki kusur, hidrofor odası, izolasyon ve perde duvar hataları karşılığı toplam 84.723,32 TL istemiştir. Davalı yüklenici, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunmuş, karşı davayla 1.000,00 TL hakediş alacağını talep etmiştir. Mahkeme, bozma ilamına uyarak asıl davanın reddine, karşı davanın 85,05 TL üzerinden kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, inşaat alanındaki stabilize dolgu malzemesinin sıkıştırılması işini iş sahibinin kendisinin yaptığı ve bu imalatın iyi yapılmaması nedeniyle sonradan ortaya çıkan ayıplardan yüklenicinin sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Daire ise yüklenicinin, iş sahibinin hatalı dolguları nedeniyle kendi imalatlarında sonradan oluşabilecek hasarlar konusunda uyarı görevini yerine getirdiğini kanıtlayamadığını, ek raporla zararın tespit ettirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2016/194 K. 2017/487 Bozma

İşin uzmanı olan yüklenici, iş sahibinin sağladığı veya önceden yaptırdığı imalatın kendi yapacağı işe elverişli olup olmadığını bilmek ve elverişsizse iş sahibini uyarmakla yükümlüdür; bir belgede yer alan salt durum tespiti uyarı niteliği taşımaz ve yükleniciyi ayıptan doğan sorumluluktan kurtarmaz.

Detaylı özeti gör

Dava dışı belediyeye ait park alanının yapımını üstlenen davacı, sipariş formuyla davalıya 3050 metrekare PVC kaplı tel örgünün nakliye ve montaj işini toplam 29.000 TL bedelle verdiğini, sahadaki yükseklik farkı nedeniyle 01.06.2013 tarihli teklif mektubuna göre ek imalat yaptırıldığını, ancak işin yama şeklinde yapılması yüzünden idarece kabul edilmediğini belirterek tazminat ile 740 TL tespit giderinin tahsilini istemiştir. Davalı, ölçü farkının davacının kendi demir imalatından kaynaklandığını savunmuş, mahkeme de bu gerekçeyle davalıyı kusursuz sayarak davayı reddetmiştir. Daire, işin uzmanı olan davalının yapılacak ilavenin diğer kısımlarla uyumlu olup olmayacağını bilmesi ve aksi durumu davacıya bildirmesi gerektiğini, teklif mektubunun altındaki açıklamanın uyarı değil durum tespiti olduğunu, tespit raporunda da örgü hataları saptandığını belirterek kararı bozmuştur.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2016/1878 K. 2016/3355 Bozma

Yüklenicinin uyarısına iş sahibinin cevap vermemesi, işe devam edilmesi yolunda zımni talimat sayılamaz; ayıbın iş sahibine yüklenebilmesi için iş sahibinin açık talimatı aranır, açık talimat bulunmadıkça yüklenicinin eseri fen ve sanat kurallarına uygun yapma sorumluluğu ortadan kalkmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici, altyapı ihalesinin önce dava dışı bir yapı ortaklığına verildiğini, imalatın yüzde 32'si yapıldıktan sonra bu ortaklığa işten el çektirilip işin kendisine bırakıldığını, işe başlamadan önce yaptığı etütte önceki yüklenicinin imalatlarında boru hatlarının yerinde olmadığını ve kot farkları bulunduğunu saptayıp davalı idareye yazılarla bildirdiğini, cevap verilmemesini zımni muvafakat sayarak çalışmaya başladığını, sonra hakedişlerinin ödenmeyip sözleşmenin feshedildiğini ileri sürerek alacağının tahsilini istemiş, talebini ıslahla artırmıştır. İdare, imalatların eksik ve ayıplı olduğunu savunmuştur. Mahkeme, bilirkişi raporunu esas alıp yüzde 35 nefaset bedeli keserek davayı kabul etmiştir. Daire, iş sahibinin uyarıya cevap vermemesinin işe devam talimatı sayılamayacağını, önce açık talimatın bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.476 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/469 K. 2024/819 Düzelterek Esastan Red

Ayıplı araç servis hizmetinden doğan tazminat davasında davalı servis, istinaf sebebi olarak TBK m.476'ya dayanıp ayıbın işsahibinin talimatından doğduğunu savunmuş; daire, araç sahibinin eksik incelemeyle teslimin sonuçları konusunda uyarıldığına dair yazılı delil bulunmadığını belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı şirket, aracını yağ basıncı şikâyeti ve yıllık bakım için davalı yetkili servise teslim ettiğini, sorunun kaynağı araştırılmadan aracın iade edildiğini, dokuz gün sonra motorun hasarlandığını ileri sürerek motor, tescil ve ikame araç bedellerini istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulü ile 28.412,20 TL maddi tazminata hükmetmiştir. Daire, TBK'nın 471. maddesindeki özen borcu uyarınca servisin eksik ve ayıplı hizmet verdiğini, zamanaşımı ve husumet istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını belirtmiş; buna karşılık reddedilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini hatalı bulmuştur. Bu nedenle davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile karar kaldırılarak, tazminat miktarı korunup vekalet ücreti ve yargılama gideri düzeltilmek suretiyle yeniden hüküm kurulmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2024/723 K. 2024/804 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali davasında yüklenici, eserdeki ayıbın iş sahibinin talimatından kaynaklandığını ve TBK m.476 uyarınca sorumlu tutulamayacağını savunmuş; daire uyuşmazlığı yalnız görevli mahkeme yönünden inceleyerek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, gül serası yapımına ilişkin eser sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin iadesi için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, davacının tacir olmadığını, şahıs işletmesi, şirket ortaklığı, vergi ve esnaf kaydının bulunmadığını belirterek asliye ticaret mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş; davalı ise görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Bölge adliye mahkemesi, ticari davanın ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlendiğini, iş sahibi konumundaki davacının tacir sayılamayacağını, davalı yüklenici hizmet veren sıfatını taşısa da davacı tüketici sıfatına sahip olmadığından tüketici mahkemesinin görevinden söz edilemeyeceğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/896 K. 2020/711 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinde ödenen bedelin iadesi istenmiş; yüklenici cevap dilekçesinde, eserin işsahibine yüklenebilen sebeple tamamlanamaması hâlinde masrafın geri istenemeyeceğini TBK m.476'ya da dayanarak savunmuş; daire, yüklenicinin edimini eksiksiz yerine getirmediğini saptamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı iş sahibi, taşınmazındaki inşaat için tadilat projesinin hazırlanması, ruhsatın alınması ve yapının kat mülkiyetine çevrilerek teslimi konusunda 44.000,00 TL bedelle eser sözleşmesi yapıldığını, iş 05/09/2012 tarihine kadar bitirilecekken teslim edilmediğini belirterek ödediği 30.500,00 TL'nin iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Davalı yüklenici istinafında projeleri çizip belediyeye sunduğunu, ruhsatın yalnızca hissedarların imza eksikliği nedeniyle alınamadığını ileri sürmüştür. Daire, bilirkişi incelemesine göre projelerin belediyece bildirilen aykırılıkları gidermediğini, elektrik projesi ile HUS dosyasının hazırlanmadığını ve yaklaşık üç yılda sözleşmeye uygun teslim gerçekleşmediğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!