TBK Madde 323 Kira ilişkisinin devri

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 323, kiracının kira ilişkisini (sözleşmedeki taraf sıfatını) ancak kiraya verenin yazılı rızasıyla başkasına devredebileceğini düzenler; işyeri kiralarında kiraya veren, haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz. Yazılı rızayla kira ilişkisi kendisine devredilen kişi kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı, kiraya verene karşı borçlarından kurtulur; işyeri kiralarında devreden kiracı, sözleşmenin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur.

Resmi Metin

Kira ilişkisinin devri

Madde 323- (1) Kiracı, kiraya verenin yazılı rızasını almadıkça, kira ilişkisini başkasına devredemez. Kiraya veren, işyeri kiralarında haklı sebep olmadıkça bu rızayı vermekten kaçınamaz.

(2) Kiraya verenin yazılı rızasıyla kira ilişkisi kendisine devredilen kişi, kira sözleşmesinde kiracının yerine geçer ve devreden kiracı, kiraya verene karşı borçlarından kurtulur.

(3) İşyeri kiralarında devreden kiracı, kira sözleşmesinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Geçmiş uygulama dönemi

Kiracısı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sayılan kişi veya özel hukuk ya da kamu hukuku tüzel kişisi olan işyeri kiralarında bu madde, 6217 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde düzenlenen geçici uygulamama rejimine tabi olmuştur. Geçici 2. madde, 6353 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 12/7/2012'de tümüyle değiştirilmiş; bu madde kapsama açıkça alınmış ve süre 1/7/2012'den başlayan sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Dönem 30/6/2020 sonunda sona ermiş; bu madde 1/7/2020'den itibaren söz konusu kira ilişkilerine de uygulanır hâle gelmiştir. Dönem içinde ilgili konularda kira sözleşmesi hükümleri; sözleşmede hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır.

Uygulamama dönemi: 1/7/2012–30/6/2020 · 6353/53 yürürlük: 12/7/2012

Kaynaklar: 6217 Geçici m.2 · 6353 m.53 ve m.89

Avukat Yorumu

Devirde en sık hata, kiracının yazılı rızayı sözlü mutabakata güvenip atlamasıdır; TBK m.323 rızayı yazılı şekle bağladığından, ispat yükü devri ileri süren tarafın üzerindedir ve yazılı belge yoksa devir kiraya verene karşı hüküm doğurmaz. İşyeri kiralarında kiraya verenin haklı sebep olmadıkça kaçınamaması, devralanın ödeme gücü ve faaliyet türü gibi somut gerekçeler tartışılırken kiracı lehine bir koz yaratır; reddin haklılığını kiraya veren ispatlamak durumundadır.

Devreden kiracı açısından kritik nokta: rızayla geçerli devirde borçtan kurtulsa da, işyeri kiralarında sözleşme bitimine kadar ve en çok iki yıl devralanla müteselsil sorumluluğu sürer; bu süreyi gözden kaçırıp “devrettim, ilişkim bitti” varsaymak ciddi risktir. Erteleme 1/7/2020’de sona erdiğinden madde işyeri kiralarında bugün tam yürürlüktedir. Devir sözleşmesine devralanın iç ilişkide rücu kabulünü yazmak, devreden lehine pratik bir güvencedir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 323. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 259 uncu maddesinin birinci fıkrasında “kiranın üçüncü bir şahsa ferağı” ifadesiyle, sadece ismen belirtilen, “III. Kira ilişkisinin devri” kenar başlıklı maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 322 nci maddesinde, sözleşmenin devri niteliğinde olan kira ilişkisinin devri düzenlenmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, kiracının kira ilişkisini başkasına devredebilmesi, kiraya verenin yazılı rızasına bağlanmış; ancak, kiraya verenin işyeri kiralarında haklı sebep olmadan bu rızayı vermekten kaçınamayacağı öngörülmüştür. “Haklı sebep”, somut olaydaki durum ve koşullar göz önünde tutularak, hakim tarafından belirlenecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kira ilişkisinin devrinin, kira sözleşmesinin kiracı tarafını değiştirdiği açıkça ifade edilmiştir. Devir ile birlikte devreden kiracı, kiraya verene karşı tüm borçlarından kurtulacak ve devralan devredenin yerine geçerek, kiraya verene karşı sorumlu olacaktır. Kiraya verenin rızasıyla bu devir gerçekleşmekle, borçlunun değişmesinin kiraya verenin sözleşmedeki durumunu olumsuz yönde etkilediği söylenemeyecektir.

Maddenin son fıkrasında, işyeri kiralarında, devreden kiracının devir konusu kira sözleşmesi süresinin bitimine kadar ve en fazla iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 263 üncü maddesi göz önünde tutulmuştur. Bununla birlikte, kaynak Kanunda sadece işyeri kira ilişkisinin devri düzenlendiği halde, konut ve işyeri ayrımı yapılmaksızın buna imkan veren 818 sayılı Borçlar Kanunundaki düzenleme, Tasarıda da korunmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.323 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/3415 K. 2025/2813 Onama

Kiracı, kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kira ilişkisini başkasına devredemez; işyeri kiralarında kiraya veren haklı sebep olmadıkça rızayı vermekten kaçınamaz, devreden kiracı en fazla iki yıl devralanla müteselsilen sorumludur.

Detaylı özeti gör

Side Belediyesi'nin halefi olan davacı, ihaleyle kiraya verilen büfeyi kiralayan davalının yazılı izin almaksızın sözleşmeyi ortağı olduğu şirkete devrederek bu şirket adına işyeri ruhsatı aldığını ileri sürüp, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca yıllık kira bedelinin 10 katı olan 392.920 TL cezai şartın tahsilini istemiştir. Davalı, devir bulunmadığını ve ruhsatın Belediye oluruyla düzenlendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi, kiralananın sözleşmenin 9. maddesi anlamında devredilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay da davalının 20.04.2010 tarihli talebi üzerine verilen ruhsat ve dosya kapsamına göre bir devir bulunmadığını belirterek usul ve kanuna uygun kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5457 K. 2019/7562 Bozma

Kiracının kira ilişkisini başkasına devredebilmesi kiraya verenin yazılı iznine bağlıdır; bu izinle devir gerçekleştiğinde devralan kişi kira sözleşmesinde kiracının yerine geçerek kiracı sıfatını kazanır.

Detaylı özeti gör

Davacı, Belediyeye ait haldeki 255 nolu dükkânı 01/01/2013 tarihli sözleşmeyle kiralamış; ancak kefil olduğu kredi sözleşmesinden doğan borç nedeniyle başlatılan icra takibinde bu sözleşmedeki kiracılık haklarına haciz konulmuş ve haklar ihaleyle diğer davalıya satılmıştır. Davacı, kiracılık hakkının haczedilip satılamayacağını ileri sürerek kira ilişkisinin devam ettiğinin tespitini ve muarazanın önlenmesini istemiş; yerel mahkeme davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay ise kiracının kullanma hakkının kiraya verenden bağımsız tasarruf edilebilir bir mal niteliğinde olmadığını, kiraya verenin onayı olmadan haciz ve satış yoluyla kira ilişkisinin devredilemeyeceğini belirterek, işin esasına girilmesi gerekirken verilen ret kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/9121 K. 2019/5470 Bozma

TBK m.323 uyarınca kira ilişkisinin devri; kiraya veren, kiracı ve devralan üçüncü kişi arasında yapılan sözleşmedir. Geçerli devir yoksa sözleşme tarafı olmayan üçüncü kişiye husumet yöneltilemez; kiraya veren kendi kiracısından talep edebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, maliki olduğu taşınmazı 2004 başlangıç tarihli sözleşmeyle davalı Mak. San. Ltd. Şti.'ye kiraya vermiş; kira bedelinin eksik ödenmesi üzerine taşınmazda bilgisi dışında diğer davalı şirketin faaliyet gösterdiğini görüp kira alacağı için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı kiracı, kira ilişkisini bu şirkete devrettiğini savunmuşsa da devrin davacının muvafakati ve yazılı izniyle yapıldığını ispat edememiştir. Yargıtay, sözleşmenin nispiliği gereği davacının kendi kiracısından talepte bulunabileceğini, bu nedenle asıl kiracı yönünden işin esasına girilmesi, sözleşmenin tarafı olmayan diğer davalı yönünden ise davanın husumetten reddi gerektiğini belirterek yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5629 K. 2019/4779 Bozma

Kira ilişkisinin devri; kiraya veren, kiracı ve kiralananı devralan üçüncü kişi arasında yapılan bir sözleşme olup, devir ile ilk kiracının kira sözleşmesinden doğan tüm hak ve yükümlülükleri devralan kiracıya geçer.

Detaylı özeti gör

Davacı, önceki malik kiraya veren Kiriş Otelcilik A.Ş. ile dava dışı kiracı arasında yapılan 99 yıl süreli kira sözleşmesini 14.08.2002 tarihli sözleşmeyle devraldığını ve sözleşmede tapuya şerh şartı bulunduğunu belirterek, kira sözleşmesinin kendi lehine tapu siciline şerhine karar verilmesini istemiştir. Taşınmazı sonradan satın alan davalı davanın reddini savunmuş, sulh hukuk mahkemesi davayı reddetmiştir. Yargıtay, davalının TBK m.310 uyarınca taşınmazı satın almakla sözleşmenin tarafı olduğunu, davacının devir yoluyla ilk kiracının tüm hak ve yükümlülüklerini kazandığını ve sözleşmede tapuya şerhin kararlaştırıldığını belirterek, şerh isteminin kabulü gerekirken verilen ret hükmünü davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.323 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1618 K. 2020/442 Düzelterek Esastan Red

Tacir kiracılı işyeri kirasında kira bedelinin tespiti uyuşmazlığında daire, 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesini aktarmıştır; bu düzenlemede, kira ilişkisinin devrine ilişkin TBK m.323 de sekiz yıl süreyle uygulanmayacak hükümler arasında sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz malikleri, işyeri olarak kiraya verdikleri yerin bir kira dönemine ilişkin bedelinin artırılarak tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi kira bedelini hak ve nesafet kurallarına göre yıllık brüt tutar olarak tespit etmiştir. Kiracı şirket, tespit edilen bedele, harcın tamamlanmamasına ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur. Daire, kiracının tacir olması nedeniyle 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca kira artışına ilişkin düzenlemenin uygulanamayacağını, bu nedenle bedelin hak ve nesafete göre tespitinin ve brüt gösterilmesinin yerinde olduğunu belirtmiş; ancak harç ile vekalet ücretinin son ödenen kira ile artırılan miktar arasındaki fark üzerinden hesaplanması gerektiğinden istinafı kısmen kabul ederek kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/573 K. 2020/550 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşyeri kirasına dayalı itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığında daire, kira ilişkisinin devrini düzenleyen TBK m.323'ün de içinde bulunduğu maddelerin TBK Geçici m.2 uyarınca işyeri kiralarında 8 yıl uygulanmadığını, bu konularda sözleşme hükümlerinin tatbik olunacağını belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, işyeri kirasından doğan kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiracının tahliyesi istemine ilişkindir. İcra hukuk mahkemesi, ödemenin ispat edilemediğini ve kiralananın işyeri olması nedeniyle sözleşmedeki %15 artış oranının uygulanacağını belirterek itirazın bilirkişi hesabı kadarki kısmının kaldırılmasına, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatına ve tahliyeye karar vermiştir. Daire, kiracının sözleşmedeki imzaya itiraz etmediğini ve ödemeyi ispatlayamadığını, işyeri kiralarında TBK'nın Geçici 2. maddesi gereği sözleşmedeki artış şartının geçerli olduğunu, İİK m.68/son uyarınca tazminata hükmedilmesinde de aykırılık bulunmadığını belirterek kiracının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!