TBK Madde 320 Yenilik ve değişiklik: Kiraya veren tarafından

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 320, kiraya veren, kiralananda kira sözleşmesinin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek olan yenilik ve değişiklikleri yapabilir; bu çalışmaların yapılması sırasında kiracının menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür ve kiracının kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır.

Resmi Metin

Kiraya veren tarafından

Madde 320- (1) Kiraya veren, kiralananda, kira sözleşmesinin feshini gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilecek olan yenilik ve değişiklikler yapabilir.

(2) Bu yenilik ve değişikliklerin yapılması sırasında kiraya veren, kiracının menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür. Kiracının, kira bedelinin indirilmesine ve zararının giderilmesine ilişkin hakları saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu maddenin pratikteki en kritik noktası, kiraya verenin tek taraflı yapabileceği iş ile kiracının onayını gerektiren iş arasındaki sınırdır. Tadilat feshi gerektirmeyen ve kiracıdan katlanması beklenebilir nitelikteyse kiracı engelleyemez; ancak işin kapsamı kiralananın kullanımını esaslı biçimde kısıtlıyorsa katlanma yükümlülüğü tartışmalı hale gelir ve ayıp rejimi (m.304-308) ile fesih (m.306) gündeme gelebilir. Sık yapılan hata, kiracının çalışmadan doğan zararını ve kullanım kaybını sessizce kabul edip sonradan talep edememesidir.

Kiracının kira indirimi ve zarar tazmini hakları saklı olduğundan, çalışma süresince yazılı bildirim, fotoğraf ve tarih ile kullanım kısıtlamasının ispatını oluşturmak belirleyicidir. Kiraya veren açısından risk, kiracının menfaatini gözetmeden, uygunsuz zamanlama veya aşırı süreyle iş yapmaktır; bu durumda indirim ve tazminat talepleriyle karşılaşması olağandır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 320. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “3. Ayıp halinde muamele” şeklindeki ibare, Tasarıda “E. Özel durumlar / I. Kiralananda yenilik ve değişiklik yapılması / 1. Kiraya veren tarafından” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin birinci fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 251 inci maddesinin birinci fıkrasından farklı olarak, kiraya verene, kiralananın durumunu iyileştirme yetkisi verilmiştir. Bu yetki, kiralananın değerinin korunmasının gerektirdiği çalışmaların yapılması için kullanılabileceği gibi, kiralananın değerinin artırılması için de kullanılabilir. İlk durum için “yenilik”, ikinci durum için “değişiklik” terimleri kullanılmıştır. Kiraya verenin kiralananda yenilik ve değişiklik yapma yetkisini kullanması şu iki koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlanmıştır:

1. Kiraya verenin bu yetkisini kullanmasının kira sözleşmesinin sona ermesini gerektirmemesi;

2. Bu iyileştirme ve değişiklik girişiminin, kiracıdan katlanması beklenebilecek nitelikte olması.

Kiracıdan katlanması beklenmeyecek yenilik ve değişikliklerde ise kiraya veren, bu yetkisini, Tasarının 349 uncu maddesinin (2) numaralı bendinde öngörülen koşullar çerçevesinde, kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirerek kullanabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, kiraya verenin yenilik ve değişiklik yapma yetkisini kullanması karşısında, kiracının korunması amaçlanmıştır. Böylece, yenilik ve değişiklik yapma yetkisini kullanacak olan kiraya veren, kiracının çıkarını gözetmek, gerektiğinde kira bedelinden indirim yapılmasına katlanmak ve tazminat ödemek zorunda kalacaktır. Kiracının kira bedelinden indirim yapılmasını isteme hakkı ile tazminat isteme hakkı, Tasarının 306 ve 307 nci maddelerinde düzenlenmiş bulunmaktadır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 260 ıncı maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.320 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/10389 K. 2018/3526 Bozma

Kiralananın zorunlu onarıma ihtiyaç göstermesi hâlinde kiraya veren geçici tahliye davası açabilir; bu dava, yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarım nedeniyle açılan tahliye davasından farklı bir dava türü olup süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabilir ve hem konut ve çatılı işyeri kiralarında hem de diğer kira ilişkilerinde uygulanır.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, davalının 01.01.2011 tarihli kira sözleşmesiyle taşınmazda market işlettiğini, öncesinde davalının babasının yirmi yılı aşkın süredir kiracı olduğunu ve bu nedenle bugüne kadar hiçbir tadilat yapılamadığını, eskiyen binanın esaslı tamir ve tadilata ihtiyaç duyduğunu ileri sürerek yeniden inşa veya imar amacıyla esaslı onarım nedeniyle tahliye istemiştir. Davalı, sözleşmenin bitiş tarihinin 01.01.2016 olduğunu, davanın süresinde açılmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme, davanın süresinde açılmadığı ve onaylı proje sunulmadığı gerekçesiyle istemi reddetmiştir. Daire, davalıya bildirdiği sözleşmeyi ibraz için kesin süre verilmesi, ibraz edilmezse hükme esas alınan 15.01.2000 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşmeye göre 30.01.2015 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, esaslı onarım gerekliliği ile fennen oturumun mümkün olup olmadığı ve geçici tahliye koşulları değerlendirilmeden eksik incelemeyle karar verilemeyeceği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2013/6924 K. 2013/10360 Bozma

Geçici tahliyeye ancak kiralananın zorunlu onarıma ihtiyacının bulunması hâlinde ve yalnızca onarım süresince karar verilebilir; mahkeme, kiralananda yapılması istenen işlerin kaç günde tamamlanacağını keşif ve uzman bilirkişi aracılığıyla belirlemeden ve tahliye süresini hükümde göstermeden geçici tahliyeye hükmedemez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, eski eser olarak tescilli kiralanandaki kaçak imalatların eski hale getirilmesi için geçici tahliye kararı verilmesini istemiştir. Davalı kiracı, tahliye talebine gerekçe sayılan eski eser ve yıkım kararının Tekirdağ İdare Mahkemesinin 2010/603 esas sayılı dosyasına konu olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele sayılmasını isteyerek davanın reddini savunmuştur. Sulh hukuk mahkemesi davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, TBK 320. maddesindeki geçici tahliye davasının aynı Kanunun 350/2. maddesinde düzenlenen imar amaçlı esaslı onarım ve değiştirmeden farklı bir dava türü olduğunu, süreye bağlı olmaksızın her zaman açılabileceğini belirtmiş, ancak mahkemece ne kadar süre için tahliye kararı verileceği konusunda bir araştırma yapılmadığını ve bu sürenin hükümde gösterilmediğini saptayarak kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!