TBK Madde 324 Kullanmama hâlinde kira bedeli: Genel olarak

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 324, kiralanan kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece, kiracının kendisinden kaynaklanan bir sebeple kiralananı hiç kullanmaması veya sınırlı olarak kullanması hâlinde bile kira bedelini ödemekle yükümlü olduğunu düzenler; bu durumda kiraya verenin yapmaktan kurtulduğu giderler kira bedelinden indirilir.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 324- Kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece kiralanan, kiracının kendisinden kaynaklanan bir sebeple kullanılmasa veya sınırlı olarak kullanılsa bile kiracı, kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Bu durumda, kiraya verenin yapmaktan kurtulduğu giderler kira bedelinden indirilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hükmün kalbi şudur: kira borcu kiralananın fiilen kullanılmasına değil, kullanıma elverişli tutulmasına bağlıdır. Kiracı zilyetliği elinde tutarken kendi sebebiyle kiralananı kullanmasa veya sınırlı kullansa bile, örneğin işyerini kapalı tutsa, taşınmasa ya da uzun süre seyahatte olsa, kira ödemekten kurtulamaz. Bu yüzden zaten kullanmıyordum savunması tek başına sonuç doğurmaz. Kiraya veren, kiralananı kullanıma elverişli bulundurduğunu ortaya koyduğunda ödeme yükümlülüğü ayakta kalır.

Kiracının elindeki tek imkân, kiraya verenin kullanılmama yüzünden yapmaktan kurtulduğu giderlerin (örneğin ısıtma, işletme masrafları) kira bedelinden indirilmesidir; ancak bunu kiracının somut olarak ileri sürüp belgelemesi gerekir, kendiliğinden uygulanmaz. Erken çıkıp borcundan tümüyle kurtulmak isteyen kiracının dayanağı ise bu madde değil, kiralananın süresinden önce geri verilmesini düzenleyen TBK m.325‘tir; iki durum karıştırılmamalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 324. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin birinci fıkrasını tamamen, ikinci fıkrasını kısmen karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 323 üncü maddesinde, genel olarak kiralananın kullanılmamasına bağlanan sonuçlar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Kullanmanın mümkün olamaması” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Kiralananın kullanılmaması / 1. Genel olarak” şeklinde ifade edilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, aralarındaki bağlantı göz önünde tutularak, Tasarıda tek fıkra halinde kaleme alınmıştır.

Maddede, kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece kiralanan, kiracının kendisinden kaynaklanan bir sebeple kullanılmasa veya sınırlı olarak kullanılsa bile kiracının, kira bedelini ödemekle yükümlü olduğu ve bu durumda kiraya verenin, yapmaktan kurtulduğu giderlerin kira bedelinden indirileceği belirtilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 252 nci maddesinin, aynı Kanunun 264 üncü madde hükmünün saklı olduğuna ilişkin son fıkrası, Tasarıya alınmamıştır. Bunun sebebi, saklı tutulan durumun, Tasarının 330 uncu maddesinde, olağanüstü fesih yollarından birini oluşturan “önemli sebeplerle fesih” olarak düzenlenmiş olmasıdır. Böylece, kiracının kiralananı kullanamaması Tasarının 330 uncu maddesinde tanımlanan önemli sebeplerden birine dayanmadığı takdirde, Tasarının 323 üncü maddesi uygulama alanı bulacaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 264 üncü maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları göz önünde tutulmuştur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.324 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/7277 K. 2021/11574 Kısmi

Kiralanan kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece kiracı, kendisinden kaynaklanan bir sebeple (kiralananda üretim yapılamaması dahil) kiralananı kullanamasa veya sınırlı kullansa bile kira bedelini ödemekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalıyla imzaladığı on yıl süreli kaynak suyu kira sözleşmesine dayanak idari kararların iptal edilmesi ve ruhsat alamaması nedeniyle hiç üretim yapamadığını ileri sürerek ödediği kira bedellerinin iadesini (menfi tespit/istirdat); kiralayan ise birleşen davada 2008-2010 arası ödenmeyen kira ve KDV alacağının tahsilini istemiştir. Yargıtay, karşılıklı anlaşma veya mahkeme kararıyla feshedilmeyip ayakta kalan sözleşme gereği kiracının üretim yapamamasına dayanarak kira ödemekten kaçınamayacağını belirtip davacının temyizini reddetmiş; birleşen davaya ilişkin hükmü ise kabul edilen dönem, hükmedilen bedelin KDV'yi kapsayıp kapsamadığı ve ıslah talebi tartışılmadan, Anayasa m.141/3 ile HMK m.297'ye uygun yeterli gerekçe taşımadan verildiği için davalı (birleşen davada davacı) yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2020/9455 K. 2021/119 Bozma

Kiralanan kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece kiracı, kendisinden kaynaklanan bir sebeple kiralananı hiç kullanmasa ya da sınırlı kullansa bile kira bedelini ödemekle yükümlüdür; sözleşme hükümleri bu sonucu değiştirmez.

Detaylı özeti gör

Davacı su ve kanalizasyon idaresi, davalı işletmeyle kurulan kaynak suyu kira sözleşmesinden doğan ödenmemiş kira bedelleri için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş; davalı, sözleşmeye taraf olmadığını ve kiralananın kendisine hiç teslim edilmediğini ileri sürmüştür. Mahkeme, kaynağın teslim edilip kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, karar Daire'ce onanmıştır. Yargıtay ise karar düzeltme aşamasında; kira ilişkisinin tarafların iradelerinin uyuşmasıyla doğduğunu, aksi kararlaştırılmadıkça teslimin sözleşmeyle gerçekleşmiş sayılacağını, davalının teslimsizlik yönünde bir bildirimde bulunmayıp 2009 tarihli dilekçelerle sözleşmeyi ayakta tutma iradesi gösterdiğini ve 'kaynak suyu kira bedeli' açıklamalı ödemeler yaptığını belirterek kira bedeli ödeme yükümlülüğünün doğduğu sonucuna varmış, onama ilamını kaldırarak hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/2045 K. 2017/7398 Bozma

Kiralananın kullanılamaması kiracının kusurundan (ruhsat alınmaması nedeniyle mühürlenme) kaynaklanıyorsa, kiracının kira bedelini ödeme yükümlülüğü, kiralananın kiraya verene usulüne uygun biçimde teslim edildiği tarihe kadar devam eder.

Detaylı özeti gör

20.07.2010 tarihli bir yıllık sözleşmeyle boş bir arsa otopark olarak kiralanmış; kiracılar sözleşme sonunda taşınmazı boşaltmayınca açılan tahliye davası kesinleşmiş, taşınmaz icra yoluyla 25.05.2012'de teslim alınmıştır. Kiralayan bu döneme ait kira alacağını istemiş, yerel mahkeme yalnız otoparkın mühürlendiği 17.01.2012'ye kadarki kirayı hükme bağlamıştır. Yargıtay ise belediye yazılarına göre kiracının hiç ruhsat başvurusu yapmaması nedeniyle mühürlenmenin kiracının kusurundan doğduğunu, kira borcunun fiilen tahliye tarihi 25.05.2012'ye kadar sürmesi gerektiğini belirterek hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/2379 K. 2017/2164 Bozma

Kiralanan kullanıma elverişli bulundurulduğu sürece kiracının kira bedelini ödeme yükümlülüğü, kiralananın kiraya verene usulüne uygun biçimde teslimine kadar devam eder; fesih ve teslim iddiası ileri sürülmedikçe kira alacağı istenebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı idare, ihaleyle 3 yıl süreyle kiraya verdiği taşınmazı 15/05/2012 tarihli tutanakla davalıya teslim etmiş; davalı ise komşu parsel maliklerinin müdahalesi ve aplikasyon yapılamaması nedeniyle taşınmazı hiç kullanamadığını ileri sürerek 17/01/2014 tarihli dilekçeyle sözleşmenin baştan itibaren feshini istemiştir. Davacı, ödenmeyen kiralar için 4.545 TL kira alacağı ile cari yıl kira bedeli tazminatının tahsilini talep etmiş; yerel mahkeme kiralananın davalıca kullanılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, kiracılık ilişkisinin sözleşmenin imzasıyla doğduğunu ve yer teslim tutanağıyla teslimin gerçekleştiğini, davalının kira sözleşmesini feshedip kiralananı kiraya verene iade ettiğine dair bir iddia ileri sürmediğini belirterek kira alacağı yönünden hükmü bozmuş, davacının diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 324 - Kullanmama hâlinde kira…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!